İlk toplantısı bu yıl Mart ayında yapılacak olan Antalya Diplomasi Forumu hazırlıkları sürmektedir. Dışişleri Bakanlığı tarafından düzenlenen Forumun her yıl tekrarlanarak gelenekselleşmesi beklenmektedir.
Anlaşıldığı kadarıyla, Forumda, güncel küresel veya bölgesel meselelerden seçilecek bir ana konu ve bazı yan konulara odaklanılarak, geleceğe yönelik fikir jimnastiği, diyalog ve çözüm önerilerinin ele alınacağı bir düşünce platformu oluşturulması öngörülmektedir.

Dışişleri Bakanlığı tanıtım sayfasında ‘‘Antalya Diplomasi Forumu’yla, liderlerin, siyasetçilerin, önde gelen akademisyenlerin, düşünürlerin, kanaat önderlerinin, diplomatların ve iş insanlarının her yıl bir araya gelerek, küresel ve bölgesel meseleleri vizyoner bir bakış açısıyla ele almalarını sağlayacak; sorunlara çözüm önerileri getirecek bir diyalog platformu oluşturulması amaçlanmaktadır. Forum, bölgemizin ve tüm dünyanın geleceğiyle ilgili yeni fikirlerin, eğilimlerin oluşmasına, gündemin ve söylemin şekillendirilmesine katkıda bulunacaktır’’ bilgisi yer almaktadır.
Foruma katılacakların profilinin, misafir yabancı zevat ve uluslararası resmi şahsiyetlerin yanı sıra bireysel başvuruları kabul edilen akademisyen, düşünür, diplomat ve kanaat önderleri olarak şekilleneceği tahmin edilmektedir.
İlk toplantının konusu ‘Dijital Çağda Diplomasi’ olarak duyurulmuştur.
***
Uluslararası arenada, bilhassa Avrupa Kıtasında farklı ad ve formatlarda da olsa, istişare, diyalog veya beyin fırtınası odaklı birçok strateji toplantısı düzenlendiği malumlarıdır.
Bu minvalde Davos, Münih Güvenlik, Bilderberg, Konrad Adenaur, Crans Montana, Bled, Wilton Park ve Chatham House periyodik konferansları ilk akla gelenlerdir. Bunların yanı sıra Oslo ve Camp David gibi ad hoc uzlaşı mekanizmaları da uluslararası diplomasi girişimlerinin en bilinen örnekleridir.
***
Önümüzdeki ay gerçekleştirilecek Antalya Diplomasi Forumunun etki alanı ve akıbetine ilişkin olarak bu aşamada fikir yürütmek elbette erken bir egzersiz olacaktır. Forumun zaman içinde kendi fırsatlarını da yaratarak kalıcı hale gelmesi ve başarısı uluslararası alanda kabul gören geleneksel Türk diplomasisine yeni bir soluk getirmesi ümit edilmektedir.
***
Antalya Forumunun başarısına, katkı teşkil etmesi yönünde akla gelen bir iki hususu burada dile getirmek istiyorum.
Her yıl farklı bir güncel konuya yoğunlaşacağı anlaşılan Forumun zihinlere daha kolayca yerleşme bağlamında ‘diplomasi’ başlığına ‘uzlaşı, uzlaştırma veya barış diplomasisi gibi’ bir vizyonu ekleyip, bu sıfatın her yıl tekrarlanması, markalaşma yolunu açabilir.
Uluslararası sorunlar yumağında ‘uzlaşı, uzlaştırma’ denildiğinde Antalya Diplomasi Forumunun akla gelmesi veya ona gönderme yapılmasının sağlanması önemli bir adım olacaktır.
![]()

***
Antalya Diplomasi Forumunun Dışişleri Bakanlığı tarafından düzenleniyor olması, yukarıda zikredilen benzer girişimlerin formatları da incelendiğinde, katılım düzeyi, özgür tartışma ve fikir üretme ortamı açılarından beklenti çıtasını düşürebilecektir.
Forumun Dışişleri Bakanlığı ile istişare ve irtibat içinde olabilecek müstakil bir yapılanma tarafından düzenlenmesi, girişimin bekası, başarısı ve kalıcılığı açısından daha isabetli olabilecektir.
Küresel meseleler üzerinde fikir üretecek bir Forumun katılımcılarının Dışişleri veya başka bir resmi makamın davet veya onayıyla oluşturulması, işin doğası açısından daha ilk başlarda eleştiri çekebilecektir.
Doğrudan resmi bir kurumun ev sahipliği yaptığı, iştirakçi akreditasyonlarının davetle yapıldığı bir Forumda, geleceğe yönelik serbest beyin fırtınası, fikir üretimi ve asimetrik tartışmalar yapılması kısıtlı kalabilecek veya algı bu yönde olabilecektir.
Dışişleri konferansları resmi devlet toplantılarıdır. Herhangi bir davetli konuşmacıya yönelik eleştiri veya resmi söylemle çelişen olası bir sunum öncelikle resmi makamları yıpratabilecektir. Böyle endişelerin gölgesinde cereyan edecek çekingen ve mahcup fikirli oturumlar ise Forumu düşük enerjili protokol toplantılarına dönüştürebilecektir.
Antalya Forumunun benzer uluslararası örneklerdeki gibi resmi kurumlarca da desteklenen vakıf, düşünce kuruluşu veya meslek örgütleri gibi tüzel ya da sivil toplum kuruluşları tarafından sahiplenilmesi bu açıdan önem taşımakta olup birçok endişe bu yolla izale edebilecektir.
Diplomasi Forumunun ilk toplantısını takiben, Dış Politika Enstitüsü, uluslararası konularla ilintili düşünce kuruluşları, akademisyenler ve deneyimli diplomatların oluşturacağı Büyükelçiler Konseyi benzeri meslek örgütlerinden teşkil edilecek, bağımsız bir kurul/vakıf yapılanmasına devredilmesi işlevsel olabilecektir.
***
Dışişleri Bakanlığının irili ufaklı çok sayıda uluslararası zirve ve resmi toplantıya ev sahipliği yapmakta olduğu malumlarıdır. Daha büyük uluslararası zirvelere imza atmış olan deneyimli Hariciye kadroları başka bir kulvarda da olsa Antalya Diplomasi Forumunun da üstesinden başarıyla gelecektir.
Ancak, küresel geleceğe yönelik beyin fırtınası ve fikir üretme egzersizi olarak tasarlanan bu girişimin, görünen resmi formatıyla bir serbest düşünce forumu olarak değil yeni bir Dışişleri Bakanlığı konferansı olarak algılanacağı hatırda tutulmalıdır.
Türk diplomasisi adına başarılı bir adım olması dileğimizle


