SANİYE VİLDAN GÜZEL - İNADINA ŞİİR


-İZ BIRAKAN ÖĞRETMENLER-


ÇOCUKLARIM 
"Yoklama defterinden öğrenmedim sizi,
benim haylaz çocuklarım!
Sınıfın en devamsızını
Bir sinema dönüşü tanıdım,
Koltuğunda satılmamış gazeteler...
Dumanlı bir salonda
Kendime göre karşılarken akşamı,
Nane şekeri uzattı en tembeliniz...
Götürmek istedi küfesinde
elimdeki ıspanak demetini
En dalgını sınıfın!"- RIFAT ILGAZ

SINIF, 1944 yılında yayımlanan kitabıdır Rıfat Ilgaz'ın. Şair, kovuşturmaya uğrar ve altı ay hüküm giyer. 
Bir öğretmenin (Rıfat Ilgaz'ın) ağzından yoksul öğrencilerin okuldaki ve dışarıdaki yaşamı anlatılır kitapta. Ilgaz, çocukların yürek burkan durumlarını içerde ve dışarda gözlemlemiştir. Öğretmen duyarlılığı ile ortaya koymuştur gerçekleri; sevecen, insancıl bir deyişle... 
SINIF kitabındaki şiirlerde, acı gerçekler dile getirilmiştir. Çocuklarla birlikte, halkın da iç acıtan kahırlı yaşamı ince bir hüzünle, buruk bir ironiyle yalın bir anlatımla konu edilmiştir bu şiirlerde. Emekçiler, dar gelirli memurlar, iş için göçen köylüler, dilenciler...
Halk bu durumda olmasa, çocuklar rahat koşullarda olsalar, şair:

"Çoğunuz semtine uğramaz oldu okulun
Palto ayakkabı yüzünden...
Kiminiz limon satar Balıkpazarı'nda
Kiminiz Tahtakale'de çaycılık eder." der miydi?
Yine şair, "Biz inceleyeduralım aç tavuk hesabı/ Tereyağındaki vitamini/ Kalorisini taze yumurtanın." der miydi?
"Birlikte neler düşünmedik
Burnumuzun dibindekini görmeden...
Bulutlara mı karışmadık,
Güz rüzgârlarında dökülmüş
Hasta yapraklara mı üzülmedik,
Serçelere mi acımadık kış günlerinde
Kendimizi unutarak?" der miydi?
İşte öğretmen duyarlılığı bu!.. Öğretmen çocuklarını iyi tanımalı, neye gereksinimi olduğunu bilmeli; öyle eğitmeye çalışmalı... Eğitimden söz ediyorum, bilgi yığmaktan değil!..

ÖMRÜMCE

Ben ömrümce köylere gittim;
Taşlar arasından ıssız yollardan,
Garip akşamlar içine
Tek başına ışıdığı yere okulların
Avuçlarımda yüreğimi götürdüm.
Nedir çekisi kişinin
Gördüm orada gördüm.
Eğildim kardeşçe toprağa
Yüzlerini çizdim öğrencilerin.
Gözlerini yıldız yıldız
Bir umut sardı gönlümü
Dağbaşlarını ısıttı sevgim.  -MEHMET BAŞARAN  

İki usta öğretmen şairden sonra usta, duyarlı, sevgi dolu gerçek bir öğretmenle ilgili anımı paylaşmak istiyorum. Kırklareli Tevfik Fikret İlkokul'unda öğretmenim olan MELİHA VARLIK... 
27 Ekim 1947 doğumluyum. 1953-1954 öğretim yılında okula gitmek istiyorum ve her gün ağlıyorum. "Beni de gönderin okula" diyorum ve okul saatinde kapının önünden geçen çocukları gördükçe her defasında hıçkıra hıçkıra ağlıyorum.
"Ahmet de gidiyor, Sevim de gidiyor, Semra da gidiyor... Ben niye..." diyorum ağlamaktan sözümü tamamlayamıyorum. Onların benden büyük olduklarını hiç umursamıyorum. Annem anlatmakta çok zorlanıyor. 
Sonunda, beni dayısı İlhan Berkmen'in öğretmen, Vefik Sözen'in müdür olduğu ve bize en yakın okul olan Ahmet Mithat İlkokul'una kayıtsız öğrenci olarak gönderme kararı alınıyor. Pırıl pırıl, yepyeni önlük, kolalı yaka, kurdele, yeni çanta ve ayakkabıyla süslenmiş olarak, gururlanarak okula başlıyorum. Öğretmenim İlhan Berkmen... Çok mutluyum.
Mutluluğum uzun sürmedi. Defterimin arka sayfasında bir yazı ile evdeyim...
"Sevgili Âbide, Vildan'ı gören başka çocuklar da var kayıtsız gelmek isteyen ve tabii bu mümkün değil... Beni şikâyet edecekler. Artık Vildan'ı gönderme!"
Bu defa "Öğretmenim beni okuldan kovdu, neden?" kıyameti kopuyor evde.
Annemin yapabileceği ne var? Beni kolumdan tutup bize epeyce uzak olan Yayla Mahallesi'ndeki Şaban Gürdal'ın müdür olduğu Tevfik Fikret İlkokulu'na  götürmek. Ardından da yaşımı büyütmek için mahkemeye başvurmak...
Öğretmenim Meliha Varlık, çok seviyor beni; sınıfın en küçüğü, en heveslisi ve çalışkanı...
Kış geldi ve kar-kış koşa koşa okul yolunu tırmanan ben, kuru zatülcenp oldum. Iyileşir iyileşmez okulda aldım soluğu ve artık kayıtlı öğrenciyim. 
Kırklareli'de yaşayanlar bilir, kışlar çok soğuk geçer ve kar evlerin alt katının pencerelerini kapatacak kadar yağar. Şimdi de öyle mi bilmiyorum?
Öğretmenim beni iki büyük çocuk eşliğinde gönderiyor eve, okul çıkışında. Biri çantamı taşıyor, biri elimden tutuyor. Sınıf bir geziye mi gidecek, ben bir başka sınıfa misafir öğrenci olarak bırakılıyorum.
Özel ilgi görüyorum sözün özü... Diyorum ya öğretmen çocuklarını iyi tanımalı, neye gereksinimi olduğunu bilmeli; ama önce sevmeli...
"Sevgiden acılar tatlılaşır, sevgiden bakırlar altın kesilir."
"Sevgiden tortulu, bulanık sular, arı-duru bir hâle gelir, sevgiden dertler şifa bulur." -MEVLÂNÂ

Öğretmenler iyilikle, mutlulukla, huzurla, sevgiyle dolu bir dünya yaratmak için özveriyle çalışan eğitim emekçileridir. Yetişmem için emek veren tüm öğretmenlerime gönül borcum var. Onları sevgi ve saygıyla anıyorum. Ruhları şad olsun.
MELİHA VARLIK öğretmenimi hiç unutmadım; öğretmen olduğum sürece öğrencilerimi sınıfta ve dışarıda tanımaya çalıştım, en önemlisi  sevdim onları.
Yeni eğitim-öğretim yılı öğrenci ve öğretmenlere hayırlı olsun. 
HOŞÇA KALIN.


 



YAZARLAR

  • Cuma 27.9 ° / 16.7 ° Açık hava
  • Cumartesi 28.7 ° / 16.4 ° Açık hava
  • Pazar 27.2 ° / 16 ° Bulutlar
  • BIST 100

    1.466%0,74
  • DOLAR

    9,6211% 1,27
  • EURO

    11,2069% 1,15
  • GRAM ALTIN

    555,17% 1,83
  • Ç. ALTIN

    916,0305% 1,83