Ahmet DUMAN


Salgından geriye ne kalacak?

düş kırıklığı...


İnsanlık büyük bir sınavdan geçiyor. Başarılı mı? Şu durumda, hayır!

Pekiii, başarabilecek mi? Sanmıyorum.

Karamsarlıktan değil, salgının dünyayı kasıp kavuracağı ilk günlerde anlaşıldığı ve adının covid-19 olarak koyulduğu günden bu yana görüp yaşadıklarımız bu düşüncelere neden oluyor.

Dünya çok kötü yönetiliyor. Doğal olarak, sözünü ettiğimiz, dünya ülkelerinin kötü yönetildiği. Henüz-görünüşte de olsa- her şeye karşın, laf aramızda, bazılarının yürekten istemesine karşın Dünya tek merkezli değil! Birkaçını ayırmak koşuluyla rahatça dünya uluslarının neredeyse tümüne yakınının birbirlerine ikizler gibi benzeyen kifayetsiz muhteris kişiler veya kliklerce yönetildiklerini söyleyebiliriz. Özellikle geri bırakılmış ya da az gelişmiş dediğimiz ülkelerde ki bunların çoğunluğu Asya ve Afrika’da bulunmaktalar bu ülkelerin ortak özellikleri, yoksulluk, gelir dağılımında adaletsizlik, yönetimde ve ekonomide dışa bağımlılık olarak sıralanabilir. Ekonomide dışa bağımlılıktan daha kötüsü yönetimde dışa bağımlılıktır. Birçok ülke yöneticilerinin anlattıklarına bakılırsa bu durumdan oldukça memnun ve mutludurlar.

Salgının başladığı ilk günden bu güne kadar burada anlatmaya çalıştığım şeylerin tümünü yaşadık diyebilirim. Toplumsal yapısını iyi örgütleyebilmiş birkaç ülke dışında salgın yayılmayı ve insanları öldürmeyi sürdürüyor.

Bir de “aşı sorunu” var ki, facia! Bir umut olarak beklenen aşı giderek bir ekonomik araç, mal durumuna sokuldu! İnsanlığı bu salgın belasından kurtaracağı umuduyla dört elle sarıldığı aşı, çok karlı bir mal durumunda. İlk bulanın zengin olacağı bir mal gibiydi. Önce büyük umutlarla Çin aşısına sarıldık. Getirilemedi, az getirildi, yapılamıyor derken ikişer doz çin aşısı oluverdik. Sonra duyuldu ki Almanya’da üstelik iki Türk bilim insanı aşı icat ediyormuş! Akan sular durdu. Aşı oldun mu? Sorusuna “hayır ben almanı bekliyorum” yanıtı verilmeye başlandı. Herkes sanki birer “aşı uzmanıydı” neye göre kime göre ben anlayamadım. Sonunda alman aşısı geldi ve ortalığı kırıp geçirdi! Belki inanılacak gibi değil ama koskoca bilim insanları bile Alman aşısı salık verdiler. Benim gibi iki doz Çin aşısı yapılanlar kara kara düşünmeye başladık. Ne oluyor yahu diyen kimse çıkmadı. Sorun sermayenin kar etme sorunuydu ve anında sermaye kendi arasında rekabete başlamıştı. İnsan sağlığı üzerinden hâlâ devam eden bir savaşım var…

İnsanlık bu salgını çok daha sağlıklı daha az zararla kapatabilirdi. kimse “bu hastalığın kökü kurutulabilir” diyemiyor. Anacak; bulaşmasını önleyebilecek durumdayız deniliyor ve bunu da aşı yoluyla olacağı söyleniyor. Ama bu kez de “aşı karşıtları” ortalıktalar.

Bizler, Mustafa Kemal Atatürk’e inanmış olanların bir savımız var: Uluslar arası ve Ulusal düzeyde her soruna Mustafa Kemal Atatürk’ün bir çözümü vardır! Eğer insanlık Mustafa Kemal Atatürk’ü dinlemiş olsaydı bu salgın iki yıl önce, daha hiç yayılmadan, milyonlarca insanı öldürmeden Çin’in Wuhan kentinde önlenmiş olurdu.  

Nasıl mı? Nasıl olacağını bu yılın başlarında, 28 Ocak 2021 tarihinde Yeni Adana’da yazmıştım.

 

 

 

 



YAZARLAR

  • Salı 27.1 ° / 17.3 ° Açık hava
  • Çarşamba 26.9 ° / 16.4 ° Bulutlar
  • Perşembe 26.7 ° / 16.1 ° Açık hava
  • BIST 100

    1.430%0,86
  • DOLAR

    9,3172% -0,15
  • EURO

    10,8411% -0,09
  • GRAM ALTIN

    530,13% 0,06
  • Ç. ALTIN

    874,7145% 0,06