Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!


ORTAK POLİTİKALAR AYRIŞAN POLİTİKALAR

ORTAK POLİTİKALAR AYRIŞAN POLİTİKALAR


Millet İttifakı partilerinin üzerinde mutabık kaldıkları (anlaştıkları) ortak politikalar açıklandı. Havuz medyasındaki basın ve medya kuruluşları görmezden gelse de toplumun ilgi ve merakla izlediğini ve genel olarak memnuniyetle karşıladığını görüyoruz.

Açıklanan ortak politik kararlardan tamama yakını, benim de eskiden beri savuna geldiğim ve zaman zaman kalem oynattığım hususlar olup tarafımdan ‘oldukça yerinde politikalar’ olarak değerlendirilmiştir. Örneğin:
• Cumhurbaşkanlığı kullanımındaki uçakların satılarak orman yangınlarıyla mücadele filosu oluşturulması
• Kanal İstanbul Projesinden vazgeçilerek tarımsal sulama yatırımlarına yönelik projelerin hızlandırılması
• Çiftçilerin tarımsal üretimde kullandıkları traktör ve diğer üretim araçlarının haczedilememesi
• Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarıyla hükmedilen tazminat giderlerinin tazminata yol açan kararı veren hâkimlere rücu edilmesi
• Köy okullarının yeniden açılacak olması, konulu niyetler oldukça yerinde karar ve uygulamalar olacaktır.

Ancak, açıklanan bu ortak politik niyet belgesinin sonuç olarak, ‘hayata geçirilmezse yaptırımı olmayan’, seçmene hoş görünmeyi amaç edinmiş cümlelerden oluştuğu unutulmasın! Yapabilenler, 2002 seçimlerine giderken Ak Partinin açıkladığı seçim beyannamesini bulup karşılaştırırsa, arada büyük bir benzerlik bulunduğunu göreceklerdir. O zaman da ‘yasaklar kaldırılacak, yolsuzluklar son bulacak ve yoksulluk yok edilecekti’. “Avrupa Birliği’ne giriyor, zenginleşiyor, özgürlükler ülkesi olarak yepyeni ufuklara uçuyorduk!” Bugün, gerçekleşenin hiç de öyle olmadığı görülmektedir.

Bu sebeple ben biraz kuşkulu bakıyorum açıklamalara… Yaklaşımımın gerekçelerini paylaşmak isterim...

1. Bazı konulardaki açıklamalar temelsizdir. Örneğin sayfa 132’de madenlerle ilgili, “Bu güne kadar sayısız kez değişikliğe uğramış ve bütünlüğü önemli ölçüde zedelenmiş olan 3213 Sayılı Maden Kanunu yerine yeni bir maden yasası çıkaracağız,” denilse de, çıkarılacak yasada, “Madenlerin Türk milletine ait milli servet olduğuna, %2 - %4 arası kamu payı karşılığında yabancılara peşkeş çekilemeyeceğine, Batılı ülkelerde uygulanan işletme şartlarının esas alınacağına,” dair bir hüküm ve yaklaşım göremiyoruz.

2. Göç ve Sığınmacı Politikaları ile ilgili olarak sayfa 236’da, “Geçici Koruma Altındaki Suriyelilerin güvenli ve iç hukukumuz ile uluslararası hukuka uygun biçimde mümkün olan en kısa sürede ülkelerine geri dönmelerini sağlayacağız,” denirken önceki paragraflarda bulunan, “Göçmen ve sığınmacıların eğitim çağındaki tüm çocuklarının eğitime erişimini sağlayacak, bu konuda hızlandırılmış kurslar ve takviye dersler alınmasını sağlayacak bir mekanizma geliştireceğiz.” ve “Sığınmacıların Türkçe’yi öğrenmeleri amacıyla bu konuya odaklanan nitelikli eğitim materyalleri, müfredat ve ders programı hazırlanmasını sağlayacağız.” anlatımları çelişmektedir. Buradan anlaşılan odur ki aslında “entegrasyon politikalarını benimsemiş” ittifak partileri, sırf rakiplerinden çekindikleri için, “Geri göndereceğiz,” demektedirler.

3. Seçim ve Siyasi Partiler Mevzuatı başlıklı bölümde (Sayfa 55), “Siyasi partiler ve seçim mevzuatını ‘Siyasi partilerin faaliyetleri, parti içi düzenlemeleri ve çalışmaları demokrasi ilkelerine uygun olur.’ şeklindeki anayasal kurala uygun biçimde ve özellikle parti içi demokrasinin güçlendirilmesi amacıyla yeniden düzenleyeceğiz,” denilse de parti içi demokrasinin ve güçlü parlamentonun ön şartı olan, ‘milletvekili adaylarının parti üyelerince belirlenmesine dair’ hiçbir niyet ve düşünce kırıntısı yoktur.

Bu haliyle açıklanan 244 sayfalık bu doküman bir “Seçim Vaatleri Sepeti” olmanın ötesine geçebilecek midir? Doğrusu gerçekten kuşkuluyum.

Öte yandan metnin, benim gibi kendisini ‘milliyetçi ve demokrat’ olarak tanımlayanların bazı beklentilerinden de oldukça uzak kaldığı; ortakların bazı konularda anlaşamadıkları görülüyor. 244 sayfalık dokümanda Devletin banisi Mustafa Kemal Atatürk’e hiç atıf olmaması, ‘Atatürk’ kelimesinin ‘Atatürk Orman Çiftliği’ ve ‘Atatürk Hava Alanı’ şeklinde sadece üç defa geçmesi “ortaklaşılamayan politikalar” da bulunduğunun göstergesidir.

Günümüzde Türkiye Cumhuriyeti Devletine düşmanlığı açık, casusluk örgütü FETÖ ile bölücü terör örgütü PKK’dan bir kere bile bahis edilmemesi, “Güvenlik ve Terörle Mücadele” başlı başına bir alt başlık olarak ele alınmış olsa da, varlığımıza ve huzurumuza kasteden yapılarla mücadele konusunda ayrıştıklarını, ele alınıp tahlil edilmek yerine yuvarlak cümlelerle geçiştirilmesinden anlıyoruz.

Aynı şekilde “İstanbul Sözleşmesine dönülecek,” denilememesi, “kadına bakış” ve “dini yapıların devlet teşkilatından dışlanması” noktasında da bir uyumsuzluk bulunduğunun göstergesidir.

Anlaşılan odur ki, iki ittifak dışında genel kabul görecek bir aday çıkmaması ya da seçimin ikinci tura kalması halinde Millet İttifakının göstereceği CB adayı ikinci tura kalması halinde, istemeye istemeye oyumuzu celbedecektir.

Çünkü mevcut yönetim anlayışı ile bu ülkenin, fazladan bir gün bile, yönetilmesi büyük kayıptır.

Yeter artık, söz ve egemenlik kayıtsız şartsız milletindir!


YAZARLAR

  • Perşembe 14.6 ° / 6.5 ° Orta kuvvetli yagmurlu
  • Cuma 13.9 ° / 2.4 ° Parçali Bulutlu
  • Cumartesi 12.4 ° / 5.4 ° Düzensiz Yagmur Mümkün
  • BIST 100

    4.743%0,62
  • DOLAR

    18,8199% 0,08
  • EURO

    20,7204% 0,25
  • GRAM ALTIN

    1.184,3% 0,30
  • Ç. ALTIN

    1954,095% 0,30