(DEFTER) Büyükelçi Hasan Sevilir AŞAN


SUDAN DARBELERE DOYMUYOR

‘’Sudan’ın alışık olduğu son iç savaş, iki generalinkanlı iktidar mücadelesi gibi görünse de perde arkasındageniş çevresinde zincirleme değişimleri tetikleyebilecek,vekalet savaşlarının deneyimli aktörlerinin varolduğu tahmin ediliyor’’


Bir dönem Mehmet Emin Paşa’nın genel valilik yaptığı Ekvatorya eyaletini de kapsayanSudan Osmanlı İmparatorluğunun en güneydeki topraklarını oluşturmuştu.

Tarihte kabile, yerel krallıkve mehdilerle yönetilen bu Afrika coğrafyası, Sudan 1956 yılında bağımsızlığını kazanana kadar Osmanlı, Mısır ve İngiliz idaresindeydi.

Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa 1821'de Sudan topraklarını ele geçirmişti.

Bağımsız Sudan sürekli askeri darbe, iç savaş, soykırım ve katliamlarla gündeme geldi. Dünya’da en çok darbe yaşanan ülkeydi, maruz kaldığı 15 darbe teşebbüsünden üç askeri darbe ve üç halk ayaklanması hükümetleri devirmişti.

Güneyde azınlıktaki Afrika kökenli Hristiyan kabilelerlekuzeydeki Arap asıllı Müslüman çoğunluk arasında tahripkar iç savaşa, son yıllarda Darfur’da yaşanan insanlık dramı ekleniyordu.

GÜNEY SUDAN

İngilizlerin Sudan’dan çekilirken kendilerine özerklik sözü verdiğihristiyanlaştırılmış Güneyli kabileler, 60 yıl süren mücadele sonunda 2005 yılında özerklik kazandıktan sonra 2011’dereferandumla Sudan’dan ayrıldı.

Kuzey ve Güney arasında ırk, din ve kültür farklılıklarıile öngörüsüz El Beşir’in kopmayı hızlandıran şeriat ve Arap kültürü empozesi inadı ayrılıkçı hareketleri radikalleştirmişti.

Güneyliler, Sudan’dan kopmalarını, demokratik vatandaşlık, kimlik ve temsil haklarının gaspı, Araplaştırma, şeriat baskılaması olarak anlatır. Başka çarelerinin kalmadığını, yok sayıldıklarını, kiliselerin yakılıp imha edildiğini, Hristiyan kadınların tesettüre, kapanmaya zorlandığını, hayat tarzlarına müdahale edildiğine işaret eder.

Güney Sudan Devlet Başkanı Salva Kiir, ayrılığı El Beşir’in sekülerolmayan, dini ve sosyal yaşantılarına, hayat tarzlarına katı yasaklar ve cezalar getiren Müslüman kardeşler şeriat anlayışına bağlarken, eşit vatandaşlık temelinde demokratik ve laik bir düzenin güvence altına alınması halinde, Sudan’la aynı devleti oluşturmakta bir beis görmeyeceklerini söylemektedir.

Sudan ve Güney Sudan arasında halen statüsü tartışmalı sınır alanları, ahali ve petrol paylaşımı ve borç sorunları mevcuttur.

EL BEŞİR

30 yıl süren diktasıyla ülkesinin düzenini alt üst eden, soykırımla suçlanan, şeriat dayatmasıylavatanını ikiye bölen El Beşir, 1989 yılında seçilmiş cumhurbaşkanını askeri darbeyle indirerek iktidara el koymuş ve tartışmalı bir seçimle Devlet Başkanı olmuştu.

Müslüman Kardeşler gölgesinde adım adım şeriat uygulamalarını hayata geçirdi.

Siyasi partileri kapattı, Parlamentoyu feshetti, basını sansürledi, Yargı emrindeydi, Yasama ve Yürütmeyi de tekeline aldı, ceza yasalarını şeriat şartlarına uydurdu.

Darfur iç savaşı sırasında 300 binden fazla kişinin öldürülmesi ve iki milyon 700 bin kişinin göçünden sorumlu tutuldu, fiilen görevdeyken hakkında yakalama emri verildi.

Ancak çok güvendiği birkaç ülkeye ve bu meyanda Türkiye’ye de ziyaretlerde bulunabildi.

Darbeyle gelmişti yine darbeyle düşürüldü.

Süregiden mahkumiyetlerine ilaveten, soykırım ve insanlık suçu isnadıyla Uluslararası Ceza Mahkemesinde yargılanması sözkonusudur.

DARFUR

Darfur Eyaleti, Osmanlı döneminde İstanbul’un vergi muafiyeti bahşettiği bir Sultanlıktı.

Nüfusu siyah Afrikalı Müslüman ve animist kabilelerdir. Türklerle ortak evlilikleri ve sempatilerinden dolayı kendilerini ‘siyahi Türk’ olarak adlandıranları mevcuttur.

Arap kabilelerinin, sulak topraklarına el koyması karşısındadirenmeleri üzerine El Beşir’in silah ve cephane sağladığı beyaz Müslüman Araplar, siyahi yerli Müslümanları katletmiş, bu iç savaşta 400 bine yakın Darfurlu öldürülmüş, üç milyona yakın nüfus göçe zorlanmıştır.

Diğer Afrika halklarının başına geldiği gibi emperyal güçlerinkışkırtmasıyla, Darfur’da insanlık tarihinin en acımasız katliam ve kitle göçlerinden birisi yaşanmıştır.

SON DARBE

Sudan bugünlerde yeniden kanlı bir iç savaşa sürüklenmekte.

Dış desteğe veaskeri güce sahip iki hırslı generalin iktidar mücadelesinin yol açtığı kanlı çatışmalar, ülke genelinde ağır silahlarla devam etmekte.

Sivil halk şehirleri boşaltırken, Türkler dahil tüm yabancıların, diplomatların, insani yardım kuruluşlarının güvenli yerlere sığındığı bir kaos ve can pazarı yaşanmakta.

Daha önce birleşerek El Beşir rejimini deviren, iki yıl içinde sivil yönetime geçileceğini vadededen generaller şimdiki savaşın baş aktörleri.

Bilindiği üzere Hızlı Destek Kuvvetleri El Beşir’in kurup, Darfur katliamlarında kullandığımeşruluğu tartışmalı paramiliterler yapı olup, daha sonrakabına sığmayıp El Beşir’in devrilmesinde de rol almıştı.

El değmemiş yeraltı ve yerüstü doğal kaynaklara sahip Sudan coğrafyası iç savaşlara alışıktır. Zenginaltın,uranyum,elmas madenlerinin yanısıra petrol kaynakları her dönemde dış güçlerin iştahını kabartmıştır.

Esasen Güney Sudan’ın ayrılmasıyla petrol yataklarını kullanamaz hale gelen Sudan kronik ekonomik sıkıntı ve kıtlıklarla baş edemez durumdadır.

Ancak süregiden iç savaş, silahlı güçlere sahipiki general arasındaki iktidar mücadelesi gibi görünse deperde gerisinde Çin, Rusya, ABD, Suudi Arabistan, BAE, İsrail’in yanı sıraYemen ve Libya üzerinden deneyimli vekalet savaşçılarının ve bölgesel aktörlerin varolduğu tahmin ediliyor.

Çok sayıda oyuncunun rol aldığı Sudan iç savaşı yakın çevresinde zincirleme darbelere yol açabileceği gibi ucu daha uzaklara ulaşabilecek değişimleri de tetikleyebilir.


YAZARLAR

  • Salı 24.5 ° / 12.4 ° Günesli
  • Çarşamba 24.4 ° / 12.1 ° Parçali Bulutlu
  • Perşembe 23.8 ° / 12.5 ° Parçali Bulutlu
  • BIST 100

    5.000%-0,46
  • DOLAR

    19,4276% 0,12
  • EURO

    21,4435% 0,22
  • GRAM ALTIN

    1.247,5% 0,52
  • Ç. ALTIN

    2058,375% 0,52