Siyaset insanlığın var oluşundan beri mevcut olan fakat yazılı kuralları olmayıp ahlaka, kültür seviyesine dayalı bir yönetim tarzı olarak varlığını devam ettirmektedir. Siyasetin konusu toplumu huzura kavuştumak,bunun için düzgün yönetmek, başarılı olmak, özgürlük başta olmak üzere hukuk, adalet düzeni kurmak, tarım ve benzeri gibi işlerde, sanayide ileri gitme sebepleri aramak gibi çok sayıda ve çeşitte çalışma amacı taşımaktır.
Amacı ve gidiş yolu ülkeye göre, ihtiyaca göre değişen bu düzen ki buna siyaset diyoruz. Genel anlamda ülkeye, millete hizmet etme yoludur. Siyaset herşey gibi zaman içinde gelişme istidadı olandır. Geliştikçe demokrasi meydana çıkar ve olgun siyaset tam demokrasiyi hayata geçirir.
Siyaset bu hali ile bir yarış türüdür. Herhangi bir oyun türüdür. Kuralları kendiliğinden zaman içinde doğar. Hedef olarak halkı inandırmak, ikna etmek, halkın yararına doğruları ve iyileri bulmak ilk amaçlardır. Bunların yanında lazım olan kurallar samimiyet, halkın seviyesine inmek, düzgün ahlak, doğru söz sahibi olmak, yalan konuşmamak gerekir. Siyaset bu hali ile zor ve şerefli bir iştir. Karşılığı halkı memnun etmek, oyların çoğunluğunu alabilmektir. Bu konuda akıl, zeka, kişinin genel yapısı, güven veren hali baş roldedir. Pek bilgili, pek akıllı ve zeki bir insan olabilir fakat siyaseti yukarıda saydığımız özel kurallarıiçinde kullanamıyorsa fiziki yapısı, söz ve ses yeteneği müsait değilse bütün iyi niyetine rağmen başarılı olamaz.
Ülkemizde ise birkaç parti dışında gerisi isimden ibaret kırktan fazla parti vardır. Aslında ülkenin bu kadar siyasi role bürünmüş olması pekte hoş bir görüntü değildir. Büyük partilerden birisi 15 senedir iktidarda olup eksileri ve artıları ile tarihe geçmiş bulunmaktadır. Bir diğeri istikamet ve niyet değiştirerek haklıdır veya değildir, doğru yoldadır veya yanlış yoldadır. Bunu tarih yazacaktır. İktidarla aynı safhadadır. Ana muhalefet kendi içinde sarsıntı geçirmektedir. Çok defa ifade ettiğimiz gibi bu partinin bir siyasi müze, siyaset akademisi ve Atatürk´ten bir hatıra olarak cumhuriyetimizin kuruluş yıllarının hatırası olarak tercihan Çankaya Köşkünde bir kütüphane veya akademik siyasi merkez olarak tarihe armağan edilmesi ve varlığına yeni bir isimle devam etmesi aklın yolu olmalıdır. Zira kuruluş tarihinden bugüne kadar defalarca ve safha safha değişmiş, sosyal hayat, demokrasi anlayışı böyle eski bir bünyede, yaşlı zeminde yeni ve değişik roller bulamaz bulsa da yerleştiremez.
Diğer bir siyasi parti halkın oyları ile TBMM´ne girdiğine göre bir yeri ve itibarı olabilir. Başka bir istikameti var ise TBMM´de yeri yoktur. Fakat bu partiye oy veren yüzbinleri, milyonları ise nasıl iyileştirmek mümkün olur. Bunu da diğer partilerin ve siyaset dünyasının çözümlemesi gerekir. Bu partiyi sadece dışlamak amacın dışında kalır. Ya oy veren milyonları ikna edeceksiniz ya da meclis içinde dışlamayacaksınız.
Siyasetin bu genel oluşumu altında ülke geneline bakılırsa göreceğimiz manzara şudur gençlik başka başka belirsiz istikametler içinde, bir grup halk dinci, bir kısmı laiklik yönünde, bir kısım genç işsiz, bir büyük kesim aşağı yukarı yoksulluk sınırında, aile hayatı dediğimiz esas birim sarsıntılı, gizli faaliyetler bol, bol miktarda uyuşturucu kaçakçılığı, aile cinayetleri dikkat çeken seviyede olup devletin birimleri bunlarla savaşmakta ve gelecek için güven vermektedir.
Ne var ki yeni anayasa küçük bir farkla yürürlüğe girmiş olup anayasa ismine özel oranda bulunmasa bile herhangi bir yasa olarak geçerli sayılmak zorundadır. Fakat günümüzdeki siyasi ortam içinde bu anayasa ile ülkeyi yönetmek zor olacağı akla yatkın bulunmaktadır. Temennimiz ve gönülden isteğimiz bütün bu eksilerin bertaraf edilip ülke genelinde samimi bir işbirliğinin kurulması ve yaşatılması, yargı sisteminin bir an evvel ideal seviyeye getirilmesi, yargının üstünlüğünün sağlanması, aile düzeninin sağlamlaştırılması, eğitim ve sağlık hizmetlerinde gerçeğe uygun yatırımlar olması ve parti farkı ile işlemlerin olmadığına tüm halkın inandırılması milli zaruret olarak ortada bulunmaktadır. İç ve dış olaylar, terörist hareketler ciddiyetle, sebatla ele alınıp çözülmelidir. Bu yolda devlet güçlerine Allah güç katsın, siyasilere sağ duyu ve sadece Türk Milleti, Türkiye Cumhuriyeti ideali hedef olsun.