Önce ifade edelim ki bu yazı herhangi bir siyasi akımın taraftarı bir yazı olmayıp vatanperver, milliyetçi bir görüşün tarafsız ve hukuki bir düşünce izahıdır.
Önce dikkat çekicidir ki Türkiye Cumhuriyetini 18 maddelik bir anayasa ile yönetmek mümkün müdür? Yeni kanunlar getirilecek midir yoksa Kanun Hükmünde Kararnameler mi çoğalacaktır? Meclis iç tüzüğü ile milletvekili seçim kanunu ve siyasi partiler kanunu yenilenmelidir.
Hayatta iki hakikat vardır. Birisi matematiksel hakikat olup fizik ve kimya dalında, uzay ve silah sanayiinde önemlidir. Fakat devlet yönetiminde matematiğin önemi sadece seçim sonuçlarında geçerli olup biraz da ekonomik konularda rakam olarak yer alır. Devlet yönetiminde matematiğin başkaca bir önemi yoktur.
ikici tür hakikat sosyal ve hukuki hakikattir. Bunda sosyal yarar, hukuki teminat, yargı gücü önem taşır. Matematiksel hakikatten ziyade akla, mantığa, hakkaniyete uygunluk ön sırayı alır.
Yukarıdaki düşünceler göre evet hayır oyları arasındaki küçük fark matematiksel bir gerçek olup sosyal yönü itibarı ile güçlü sayılacak bir oran değildir. Zira %51´lik oran anayasa için yeterli, kesin bir oran sayılmamalıdır. Çünkü böyle bir temel yasanın 70´ler, 80´ler gibi bir oran etkinliğini artırıcıdır.
Ancak siyasi partilerimizi eski ve yeni anayasa kapsamında eleştirmek doğru olacaktır. Nitekim önceki anayasa darbe anayasası diye nitelendirilmiş ve siyasiler bazen bu anayasadan güç almış, bazı siyasiler bu anayasayı işlerine gelmediği noktada ağır şekilde eleştirmiştir. Halbuki samimiyet bir noktada birleşmeyi gerektirir. Şayet darbe anayasası ise ve bunun teleffuz edilmeyen adı gayrimeşru anayasa ise 30 40 senedir bu anayasaya göre yürütülen bütün işler meşru mudur , değil midir? Bunu tartışmak gerekir.
Sonuç olarak şunu söylemek gerekir ki siyaset, insanlar eli ile oynanan bir siyasi oyundur. Bunda zeka, birikim, doğruluk, ülke millet yararı, hukukun üstünlüğü ilkeleri ve halkı ikna yeteneği baş roldedir.
Yeni anayasa ile siyasi ikdidarın ve muhalefetin samimiyeti, sayın iktidarın milletin bütününe birden yönelmesi milli birlik şuurunun sözde kalmaması, evet diyenlerle hayır diyenlerin aynı seviyede yönetim içinde ve eşit ölçülerde korunması yeni anayasanın teminatı olacaktır. Bu konuda her yenilik psikolojik tepki yaratabilir. Bu normaldir. Fakat önümüzdeki birkaç yıl içindeki icraat gerçeği ortaya çıkaracaktır. Dileriz ki sayın iktidar az farkı güzel icraatı ile yüksek seviyeye çıkartır ve önce yargı düzene konulur, sonra ekonomik gelişme ve iş hayatında gelişme olur ve halk ben halimden memnunum der o zaman bu yeni anayasa hedefine ulaşmış olur. Taraflı yönetim çekişmeyi artırır ve ülkeye zarar verir.
Yaşasın Türkie Cumhuriyeti, yaşasın Ne Mutlu Ben Türküm diyene