İstanbul sallanmaya başladı. Büyük deprem geliyor mu?
İnsanlar evlerinden dışarı fırlamışlar, sokaklarda bekleşiyorlar. Ne yapsınlar? Boş alan yok ki.
Şehirlerin deprem toplanma alanları olması gerekirmiş. Ben köyde yaşadığım için böyle derdim hiç olmadı ama İstanbul’un her semtini bilen biriyim. Toplanma alanını boş verin, yeşil alanı yok. Her taraf beton… Çift yönlü daracık yolu olan semtte bitişik nizam beş- on katlı imar yapmışlar. Cezaevi gibi. Sadece gökyüzü görünür. Çocuklar yolda arabaların arasında oynar.
Tanrı aşkına; yeşil görmeyen, ayağı toprağa basmayan kişinin ruh sağlığı normal olabilir mi?
Ben siyaset adamlarını hiç sevmem. Siyasetçilerin, Belediyecilerin atıp tuttuklarına aldanmayın. Doğru düzgün bir şehir kuramamışlar. Bırakın şehri köy kuramamışlar.
Şehirde yeşil alan yok. Sahillerde denize varmaya yol yok.
Kim yapmış bu imar planlarını?
Güzelim kentlerimizi kim beton yığınına çevirmiş?
Uzaylılar mı?
Sizin partililer mi?
Bizim partililer mi?
Tanrı aşkına söyleyin, kim bu adamlar?
Kim zehirledi memleketimin suyunu?
Kim kirletti vatanımın havasını?
Kim soldurdu yeşilini?
Kim çaldı memleketin deprem toplanma alanlarını?
Bizim, mezarlıklardan başka toplanacak alanlarımız kalmadı mı?
Korkarım ki; havamıza, suyumuza, yeşilimize göz dikenler, bize yatacak yer dahi bırakmayacaklar...
Tanrım, bizi bu açgözlülerin şerrinden koru

