Bir arkadaşımla sohbet ederken, arkadaşımın dilinden “bilgili olmak bir şeye yaramıyor” diye bir söz döküldü.
“Neden?” dedim.
“İnsan çevresindeki kötülükleri görüyor ve mutsuz oluyor. Bilmemek daha iyi” dedi.
“Bak işe yaramış” dedim.
Bilgiden sen ne bekliyorsun ki? Bilgi senin yolunu aydınlatır. Görürsün. İnsan karanlıktan, bilmediğinden korkar; gördükçe, tanıdıkça, öğrendikçe korkmazsın.
Evrende her şey zıddıyla var olur ve tanınır.
Kötü iyiyi, çirkin güzeli, soğuk sıcağı tanıtır.
Bunları tanıyarak bilgi edinirsin. Çok bilmek de önemli değil az bilip Bilge olmak önemli. Bilgini hayatına sokarsan “Bilge” olursun.
Bilge yalnız kalmaz, yalnız kalsa da mutsuz olmaz. Kimseyi kendine benzetmeye kalkmaz; her şeyi ve kişileri kendi hayatları içinde bırakır. Müdahale etmez.
Bilge kendi yaşamıyla çevresine örnek olarak insanlara katkı sağlar. Hakkedenler zaten hayattan ve Bilge’de gördüklerinden ders çıkarır.
Aksam başımı yastığa koyunca arkadaşımın söylediği söz yine aklıma takıldı.
Bilgili olmak işe yaramıyor demişti...
Belki arkadaşım haklıydı!
Zamanımız bilgili ve ahlaklı insanı, gerçeklerin peşinde koşan ve araştıran insanı kabullenmiyor. Bu tür insanlar yalnızlaşıyor, kimse itibar etmiyor böyle insanlara...
Parası olan, kolay yoldan şan şöhret sahibi olanların çevresi ise her gün biraz daha kalabalıklaşıyor. İtibar ve sevgi görüyor. Fakat bu sevgi ve saygı ne kadar gerçektir? Sakın bu yalakalıkla veya korkuyla karışık bir şey olmasın?
İnsan bunu ancak gücünü kaybettiğinde anlayabiliyor. Gücünüzü(para, makam, şan,) kaybettiğinizde, bir şekilde güzelliğinizi veya gençliğinizi kaybettiğinizde, yaşlandığınızda, yalnızlaştığınızda bunu anlıyorsunuz.
Doğru ile yanlışın göreceli kavramlar olduğunu bilerek ve gülümseyerek gerçeklerin peşine düşüyorsunuz. Çünkü doğru bilinenler bir gün yanlış, yanlış bilinenler doğru olabiliyor. Bunun için gerçeğin, sonsuzluğun, mutluluğun arayışı devam ediyor. Bu konuda yaşlandıkça ve yalnızlaştıkça daha duru görü sahibi oluyorsunuz. Çünkü insan da dahil fuzuli olan her şeyden kurtuluyorsunuz. Gönülden gelen o hiç yanıltmayan sese kulak veriyorsunuz.
Vicdanınızla irtibat kuruyorsunuz. Kim ne derse desin; artık sizi kimse gerçeklerden alıkoyamıyor.
Mutluluğa giden yolu kendinizi tanıyarak kendi başınıza yürüyorsunuz...
Sağlıcakla kalın

