DÜŞÜNCE - SANAT VE TOPLUM 16.06.2022 14:50:00 354 0
  • BIST 100

    2.444%1,60
  • DOLAR

    16,7493% 0,30
  • EURO

    17,4918% -0,20
  • GRAM ALTIN

    973,27% 0,34
  • Ç. ALTIN

    1605,8955% 0,34

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.Adana Demirspor 0 0 0 0 0 0
2.Alanyaspor 0 0 0 0 0 0
3.Antalyaspor 0 0 0 0 0 0
4.Başakşehir FK 0 0 0 0 0 0
5.Beşiktaş 0 0 0 0 0 0
6.Fatih Karagümrük 0 0 0 0 0 0
7.Fenerbahçe 0 0 0 0 0 0
8.Galatasaray 0 0 0 0 0 0
9.Gaziantep FK 0 0 0 0 0 0
10.Giresunspor 0 0 0 0 0 0
11.Hatayspor 0 0 0 0 0 0
12.İstanbulspor 0 0 0 0 0 0
13.Kasımpaşa 0 0 0 0 0 0
14.Kayserispor 0 0 0 0 0 0
15.Konyaspor 0 0 0 0 0 0
16.MKE Ankaragücü 0 0 0 0 0 0
17.Sivasspor 0 0 0 0 0 0
18.Trabzonspor 0 0 0 0 0 0
19.Ümraniyespor 0 0 0 0 0 0
20.Yeni Malatyaspor 38 5 28 5 -44 20
21.Denizlispor 40 6 24 10 -39 28
  • Cumartesi 37.3 ° / 23.3 ° Açık hava
  • Pazar 38.3 ° / 22.4 ° Açık hava
  • Pazartesi 38.7 ° / 22.5 ° Açık hava

ÖYKÜ: Nazire K. Gürsel

ZAMAN APARTMANI

Bugün bir kasvet var üzerimde. Üzüntü desem üzüntü değil, acı desem acı değil.
Yas tutmayı zaten öğrenemedim. Umursamazım aynı zamanda. Savruk bir akşamüstü, ellerimi nefesimle ısıtırken, yüzümü soğuğa vermişim de içimde ince bir sızı, gün batımını izliyormuşum gibi.
Ne güzel saatlerdi bu saatler eskiden. Karşı kıyıda güneşin sulara kavuşmasını izlerdim penceremden. Bu manzara bana bir günün bitmekte olduğunu değil de yarın yeni bir günün başlayacağını düşündürürdü. Yarın yeni bir gün.
Sonra yeni bir gün daha. Yaşama sevincim bu kadar güçlüydü işte. Belki bu yüzden şimdi bu kadar kırgınım. Kırıldı mı kolum, kanadım? Bilmiyorum. Başıma gelen felaketleri bile başkalarından öğreniyorum.
“Baksana, senin de başına neler geldi?” deyip, sustu. Sanki dünya alem biliyordu da daha fazla konuşmaya gerek yoktu. İşte benim hüznüm tam o gün bu cümleyi işitmemle başladı. Anladım ki zamanımız dolmuştu.
“Olur mu hiç öyle şey, kısalan sadece günler ya da gündüzler, geceler ise uzamaya devam ediyor.”
Mevsimleri birer mucize gibi yaşadığım saatler artık bana yetişemiyor. Sıklıkla ve aceleyle beni yakalamaya çalışıyor eski zamanlar, ama benim hüznüm hep daha derin ve zamandan hızlı.
Zamandan hızlıyım. Hüznüm de zamandan engin. Eski Zamanlar inatla arkamdan koşmaya devam ediyor, elinde bazen yakası kürklü bir manto, bazen fötr bir şapka, bazen güneş sarısı bir mayo. Mevsimine uygun giydirmeye çalışıyor beni. Hep bir şefkat, hep bir ihtimam. Beni kandırmaya çalışıyor abartılı bir ilgiyle. Bazen okul dönüşlerinde annemin pişirdiği keki ikram ediyor bana. Geniş mermer girişli eski bir apartmanın merdivenlerini çıkıyor benimle koşar adım, bir nefeste hem de.
Rüyalarım hayallerime karışmış Zaman Apartmanı’nın merdivenlerinde. Bazen de elimden tutup, bir film festivalinde akranlarımla buluşturuyor. Hevesleniyorum bir an için. Ama ağız dolusu güldüğümüzü görünce korkuya kapılıyorum. Gülmek korkulu bir eylem artık, o zaman hiçbirimiz bunu bilmiyoruz. Büyüdükçe daha çok güleceğiz sanıyoruz üstelik. Bu kadar uzaktan bizi uyaramıyorum. “Durun” diyemiyorum. Eksilmek aklımıza bile gelmiyor. Elele tutuşarak suda büyüyen halkalar gibiyiz henüz. Büyümek, gelişmek, uzamak sonsuz birer edim gibi. Bu edimlerin sürekliliği yeter sanıyoruz kendimizi gerçekleştirmeye. Oysa buradan gözlemleyince öyle açık seçik ki her şey. Daha o zamandan bitmiş payımıza düşen, bize ayrılan bölümün sonuna gelmişiz çoktan.
Sinemadan çıkıp, midye tava yiyoruz. Dostlar Tiyatrosu’na giriyoruz. İçimizden ikisi “oyunu” sonuna kadar devam ettirmeyi reddediyor. O zaman bu kadarını bile bilmiyoruz.
“En güzel yerinde kalkıp gidilir mi?”
Gülüyorlar, “en güzel yeri çoktan geçti,” diyorlar. Zaman bilenmiş onlara, o yüzden onlardan bahis açmıyor. Çokça yarı yolda bırakır zaman bizi ama içimizden birileri onu terk etmeye cüret ederse, öfkeden kuduran bir tanrıya dönüşür.
Eski zamanlar hala peşimde... Pörsümüş bir hevesi yeni bir elbise gibi giydirmeye çalışıyor üstüme. Neden bu ısrar, anlamadım. Oysa en iyi onun bilmesi gerekmiyor mu bundan sonra olacakları? Niyetini çözmek için gözlerinin içine bakıyorum zamanın. O da kırgın.
Zamanlar da usanmış yaşananlardan. O yüzden, o yüzden düşüyorlar peşimize. Medet umuyorlar bizden... Belki diyorlar, belki insanlar bize yardım edebilir. Eskisi, yenisi hepsi güçten düşmüş artık.
Dehşete kapılıyorum bunu fark edince. Ama dehşeti de susturmayı başarıyorum sessizce. Hiçbir aşırılığa yer yok artık ömrümüzde. Bir gıdım iç huzuru, sonra kontrol kaybı… Düşüyoruz tek tek. Göze göz, cana can mı? Ne ki öldükçe ölüyoruz hızla.
Cinayet, fedakârlık, cezalandırma… Nasıl istersen öyle adlandır sen. Yaşadığımız hep aynı. Düşüyoruz tek tek. Kimimiz merhametle, kimimiz içimizde kızgın demirle. Yaşadığımız hep aynı. Hepimize eşit dağıtılmış acı ve mutluluk. Farkına varıyoruz, düşerken tek tek.
Zaman en uzun geceyi örtüyor üstümüze son bir gayretle. Ve ağlıyor arkamızdan.
Bizden sonra sıra artık ona geleceği için belki, belki biraz sevdiği için.

Haber Kaynak : ÖZEL HABER


ÖYKÜLER: Kafiye Müftüoğlu

ÖYKÜLER: Gülşen Öncül

Öykü: BAŞAR UYMAZ TEZEL

ÖYKÜLER: Sema Canbakan

ÖYKÜ: Nazire K. Gürsel

ÖYKÜ: Başak Savaş

ZİNCİR ÖYKÜLER: GÜLSER KUT ARAT

ŞİİR: SEMA GÜLER

ZİNCİR ÖYKÜLER: TUBA ÖZKUR AKSU

ZİNCİR ÖYKÜLER: AYŞEGÜL DAYLAN

ZİNCİR ÖYKÜLER: ADALET TEMÜRTÜRKAN

ÖYKÜ: İLKNUR GÜNEYLİOĞLU ŞENGÜLER

ÖYKÜ: Neriman Ağaoğlu

ŞİİR:  Yonca YAŞAR

ÖYKÜ: İlkay Noylan

ÖYKÜ: Güngör Ağrıdağ Mungan

SÖYLEŞİ: Nefise Abalı

Öykü: İlknur Güneylioğlu Şengüler

SÖYLEŞİ: AYŞEGÜL DİNÇER

Söyleşi: Ebru Yavuz

Söyleşi: Didem Gökçay