Diyanet işleri başkanı ve Eğitim bakanı bu yazıları okuyor musunuz?
Ya köylüler; köyden şehre taşınıp medenileştiğini zanneden dünün köylüleri ve köylü çocukları ve torunları bunları okuyor musunuz? Köklerinizi biliyor musunuz?
TBMM 1. DÖNEM
3.Yasama Yılı Konuşmaları
1 Mart 1922
BAŞKAN MUSTAFA KEMAL PAŞA HAZRETLERİ-
Efendiler, buraya kadar değindiğim konular milletin maddi kudretini geliştiren, devamını sağlayan önerilerdir. Bununla birlikte insanlar yalnız maddi değil özellikle; bu maddi kudret içinde yer alan manevi kuvvetlerin etkisi altındadır. Manevi kuvvet ise özellikle BİLİM ve İMAN ile yüce bir biçimde gelişir.
Bundan dolayı, Hükümetin en verimli ve önemli görevi eğitim işleridir. Bu görevde başarılı olmak için öyle bir program uygulamalıyız ki, o program milletimizin bu günkü durumu ile sosyal ve yaşamın ihtiyaçları ile, yerel şartlarla ve çağın gerekleri ile tam anlamıyla denk olsun. Bunun için büyük, hayali ve anlaşılması güç görüşlerden tamamen arınarak gerçeklere en iyi biçimde yaklaşmak gereklidir. Yapılacak girişimin neleri kapsadığı ancak bu suretle kendiliğinden açığa çıkar.
Efendiler, yüzyıllardan beri milletimizi yöneten hükümetler eğitimi genelleştirme dileğini belirtmişlerdir. Ancak bu dileklere ulaşmak için Doğu ve Batıyı taklit etmekten kurtulamadıklarından, sonuç milletin cahillikten kurtulamamasına neden olmuştur. Bu hazin gerçek karşısında bizim uygulamak zorunda olduğumuz eğitim politikamızın ana hatları şöyle olmalıdır: Demiştim ki, bu ülkenin gerçek sahibi ve sosyal yapımızın gerçek unsuru köylüdür. İşte bu köylüdür ki, bu güne kadar eğitim nurundan yoksun bırakılmıştır. Bundan dolayı, bizim uygulayacağımız eğitim politikasının temeli ilk önce var olan cehaleti yok etmektir. Ayrıntıya girmekten çekinerek bu düşüncemi birkaç kelime ile açıklamak için diyebilirim ki, genel olarak bütün köylüyü okumak, yazmak ve vatanını, dinini, dünyasını tanıtacak kadar coğrafya ve tarih, din ve ahlak ile ilgili bilgiler vermek ve dört işlemi öğretmek eğitim programımızın ilk amacıdır.
Atatürk 100 yıl önce bunları söylemiş.
Bugünün siyasetçilerinde, bugünün insanlık alemindekilerin Atatürk’ü anlayacak kapasiteleri var mı?

