Giyim eşyası ve iş güvenliği malzemeleri satın alınacaktır

ÖYKÜ: ALİ GÜNAY

ŞİİR: Münevver İzgi

YAZARLARA VE ŞAİRLERE SORDUK: ÖNER YAĞCI…

SÖYLEŞİ: GÜLSER KUT ARAT - BUKET ARBATLI

YAZARLARA VE ŞAİRLERE SORDUK: Mehmet Doğan Karakuş...

Süreyya Köle video söyleşi haber

ŞİİR: ARİFE KALENDER

Öykü: İlknur Güneylioğlu

Öykü: Saba Öymen

YAZARLARA VE ŞAİRLERE SORDUK: ZEYNEP ALİYE

YAZARLARA VE ŞAİRLERE SORDUK: Gülsüm CENGİZ...

Öykü: Ayşegül DAYLAN

Yeni Adana Gazetesi ve Çukurova Belediyesi İşbirliği ile…

YAZARLARA VE ŞAİRLERE SORDUK: Sibel K. TÜRKER...

ÖYKÜ: DİLEK ÜSTÜNDAĞ

ÖYKÜ: Adalet TEMÜRTÜRKAN

YALINLIĞIN ARDINDA BİR SİMURG

SÖYLEŞİ: Seyhan Aslan Hanotte - Hasibe Özdemir

YAZARLARA VE ŞAİRLERE SORDUK: Ayla KUTLU…

ÖYKÜ: NİHAT ZİYALAN

Öykü: Ayşegül DAYLAN

NURİ

- Hanımefendi isminiz?

- Bilmiyorum.

- Nerede oturuyorsunuz?

- Bilmiyorum.

- Nasıl bilmiyorsunuz?

- Bilmiyorum.

- İnsan nerede oturduğunu  bilmez mi?

 - Bilmiyorum dedim ya!

- Ailenize ulaşmamız lazım. Biraz yardımcı olur musunuz?

- Ailemi de bilmiyorum.

- Peki hanımefendi, bu çevrede tanıdığınız kimse var mı? Sizi ona götürelim.

- Bilmiyorum. Kimseyi tanımıyorum.

- Arkadaşlar en yakın Karakola götürelim. Bu arada ambulans geliyor mu? Hanımefendi, aklınıza gelen bir işyeri, isim, soy isim?

- Bilmiyorum.

- Telefon numarası?

- Bilmiyorum.

 - Eşiniz var mı?

- Olmaz mı? Nuri’m  var.

- Ohhh,  çok şükür, bir yol alacağız galiba.

- Nuri beyi nerede buluruz?

- Biz daha nişanlanmadık  ki. Gelip beni babamdan isteyecek.

 - Hay Allah! Hanımefendi kimliğinizi verir misiniz?

 - Çantamda mı bilmiyorum.

 - İzninizle ben bakabilir miyim?

- Hanımların çantası karıştırılmaz. Annen sana  öğretmedi mi?

- Lütfen, çantanızı alayım.

- İmdat hırsız varrr! Çantamı çalıyorlar!

- Hanımefendi, ben polisim. Lütfen, yardımcı olun da yakınlarınıza ulaşalım.

Pamuk gibi saçları vardı. Kırılgan bir Kumru gibiydi. Gözlerinin rengi bile yaşlanmıştı. Ambulans hızla geldi.  Yanına  gelen  hemşireye,

- Nuri’m iyi mi?

- Sizi  Nuri beye götürelim, hadi!

Şaşkın baktı hemşirenin gözlerine.

- Bilmiyorum.

- Size nasıl hitap etmemi istersiniz? İsminiz?

- Nuri’m nasıl?

- Hanımefendi, isminiz?

- Bilmiyorum.

- Tamam, ambulansa geçelim, tansiyon, şeker kontrolü yapalım. İsterseniz çantanızı bana verin.

Sıkı sıkı tutuğu çantasını ambulansa binerken hemşireye uzattı.

- Nuri’m iyi, değil mi? Hastaneye gideceğiz, değil mi?

- Tabi ki gideceğiz.

O sırada polis memuru irtibat sağlanacak telefon numaralarını gösterir kartı çıkarttı çantadan.

- Beyefendi, ben polisim.  Anneniz Nermin hanımı hastaneye götürüyoruz. İyi gözükmüyor. Hastaneye  gelir misiniz?

- Neredesiniz siz? Hastaneye gitmeden, gelip annemi alsam?

- Kurtuluş Parkı, İtfaiye tarafındayız.

- Ben çok yakındayım. Hemen geliyorum.

- Anneniz, Nuri beyi sorup duruyor. İsterseniz onu da getirin. Hanımefendiye  iyi gelir belki.

- Nuri bey mi? Öyle birini tanımıyorum ben.