Resim Sanatı Üzerine Denemeler/ D. H. Lawrence/ Derleyen ve Çeviren: Recep Nas

polis çevirmesi / Levent Karataş

Söyleşi: Gül Parlak

YAZARLARA VE ŞAİRLERE SORDUK: Alper AKÇAM...

Nihat Ziyalan'dan Yaşama Dokunan Şiirler Sevdakeş...

Söyleşi: Süreyya KÖLE

VİRÜS: ONUR SAKARYA

M. ŞEHMUS GÜZEL

YAZARLARA VE ŞAİRLERE SORDUK: Gürsel KORAT...

KİTAP OKU-YORUM: Emel GENLİ

Recep Nas Çevirisiyle Bir Sylvia Plath Şiiri: Kesik

ÖYKÜ: Gülser KUT ARAT

YAZARLARA VE ŞAİRLERE SORDUK: Gültekin EMRE...

YAYFEN YAYINLARI ve ERDAL ÇAKICIOĞLU BULUŞMA

Söyleşi: Duygu TERİM

Eşyaların Ruhuna Dokunan Ressam: İman Afsarian

YAZARLARA VE ŞAİRLERE SORDUK: Asuman Kafaoğlu-Büke...

Yaşadığını Yazmak

çetele

YAZARLARA VE ŞAİRLERE SORDUK: Nedim GÜRSEL...

Söyleşi: Gül Parlak

Eşyaların Ruhuna Dokunan Ressam: İman Afsarian

Bırakıp gidişin, yok oluşun, yalnızlığın, yaşanmışlığın izlerini ve bu izlerin ıssızlığını tuvala aktaran gerçekçi İranlı ressam; İman Afsarian.

1974 Tahran doğumlu Afsarian, İran'ın yaşayan en meşhur ressamlarından biri. 1996'da Tahran Sanat Üniversitesi'nden resimleme (illüstrasyon) lisansını, 2000 yılında ise aynı üniversitede uzmanlık diplomasını almış sanatçı, ressamlığının yanı sıra, Herfeh: Honarmand (Meslek: Sanatçı) isimli prestijli sanat dergisinde sanat yönetmeni, editör, makale yazarı, eleştirmenlik de yapmaktadır.

İman Afsarian, "kaybediş", "eksiklik" ve "sessizlik" gibi kavramlara derinden ilgi duymuş, genel olarak boş odaları, iç mekanları, ev içi eşyaları resmetmektedir. Başka bir deyişle, ressam, resimlerinde insansız mekânları konu alır. Evet mekânları insan noksanıdır ama biz yine de resimlerinde insanın varlığının titreşimlerini hissederiz. Zira eserlerinde, o yerlerde bir zamanlar yaşayan ya da hâlâ yaşamakta olan insanların hayatlarının izleridir asıl ilk bakışta dikkati çeken. Duvarda bir zamanlar asılı bir çerçeve ya da uzun süre duvara dayalı konumlanmış bir kanepe artık orada değildir ama biz yine de bu eşyaları, tinlerinin duvarda bıraktıkları izlerde duyumsarız. Tablolarındaki sadelikle verilen yaşanmışlık hissinin izdüşümü zihnimizde imgelemem olarak yerini bulur.

Resimlerinde çokça rastlayabileceğimiz kapı, pencere, ayna, lamba, saat, yatak ve resim karesi gibi öğeler nostaljik bir varoluşa atıfta bulunmaktadır. Bu eşyalar, kendilerini geride bırakan sahiplerinin hikâyeleriyle ruh ve anlam kazanmıştır. Onun resmettiği nesnelerde, geçip gitmiş zaman somutlaşıp, mekanda hüzünlü, melankolik, dokunaklı lekeler bırakır.

Sanatçı bu nostaljik izleri öyle ustaca aktarır ki bu sıradan nesneler estetik olarak da önemi kazanır. Geleneksel yöntem ve teknikle çalışan Afsarian, resimlerinde özellikle ışığın doğru yansımasını tasvir etmeye odaklanmıştır. Bu odak doğrultusunda resimlerinde istediği sonucu elde edene dek katmanlarca vernik atar. Sanatçının özenli ve titiz çalışması sonucu, vermek istediği duyguya tam da denk düşen nesne, ışık, mizansen kompozisyonu sayesinde, kimimiz çocukluğunun çok uzakta kalan sesini duyar gibi olur, kimimiz sonsuza dek ayrıldığı bir sevdiğinin hasreti ile yüz yüze gelir, kimimiz ise unuttuğunu zannettiği, ama aslında bilinçaltında kıpır kıpır kıpraşan aile anılarının bir yerlerden başını çıkarmasıyla yaşanmışlıklarının içinde dolanır durur.

Şimdi sıra bu ressamla yeni tanışanlarda. Bakalım sizler de hangi zamanlardan kalan, üstü kat kat örtülmüş hangi anı ve duyguları uyandıracak.

Not: Bilmek isteyenler için; Afsarian hayatına ve çalışmalarına Tahran'da devam etmektedir. Yurt içinde ve yurt dışında sayısız gösteriye katılan sanatçının eserlerinden bazıları uluslararası alanda ün kazanmıştır. (Seyhan Aslan Hanotte)