Cumali KARATAŞ


“ALTIN SAZ”LI TRT SANATÇISI MUSTAFA CANAN-6


“Hayal mi gördüğüm gerçek mi bilmem”, “Aşık mısın Arkadaş?” ve “Gurbet Yolcusu” gibi eserleri başta olmak üzere 100 bestesi, 40 plağı ve üç kaseti bulunan; tarım uçaklarından atılan el ilanlarıyla duyurulan Adana Çay Bahçelerinde verdiği konserlerinin bir bölümü mikrofonsuz gerçekleşen, Adana müzik tarihinin önemli ismi, Altın Saz ödüllü Bestekâr-Ses Sanatçısı Mustafa Canan ile Urfa’dan TRT Adana İl Radyosu’una, konservatuvardan TRT İstanbul Radyosu’na uzanan sanat hayatını konuştuk.

***Sayın Mustafa Canan, uzun yanıtlarınızla nehir söyleşimizin sonuna gelirken,  radyo ve konservatuvar günlerinizden söz edelim biraz da…

---Radyo günlerim 1975’e kadar devam etti. Bu yıllarda İstanbul’da çevrem, sanatım çok genişlemiş, çok hemşeri ile sanatçı tanımıştım. Gerek konservatuvar konserlerinde, gerekse İstanbul Radyosu yayınlarında dergi ve gazeteler benden övgü ile bahsediyordu. Hey dergisi, Gong dergisi, Akşam ve Hürriyet gazeteleri sık sık benimle röportaj yapıyorlardı. Bu arada birçok firmada müzik direktörlüğü yaptım. O zamanın tanınmış sanatçılarına beste veriyor, ayrıca plak yapıyordum. Yetmişli yılın ortalarında kaset çıktı. İlk kasetimi Türkola firmasına yaptım. Taksim’de bir çalışma yeri tuttum. Adana’dan, benimle devamlı çalışan darbuka sanatçısı Haşim Şahin’i getirdim.  Ayrıca benim korumam olan Mersinli Sarı Ahmet  (Ahmet Ertanıroğlu) yanımdaydı. Adana demişken; Adana’dan birçok sanatçı ve adayları İstanbul’a yerleşmişlerdi. Meselâ Burhan Bilgen, Selahattin Sarıkaya, Kâzım Karaörs, Mürüvvet Kekilli, Cahit Seyhanlı ve burada adını sayamayacağım birçok arkadaş.

Ben Adnan Türközü’nü tanıdığım gün beni sevmiş, bana değer vermişti. Benim o zamanlar otelde kaldığımı biliyordu. Bir gün bana:”Mustafa evladım” dedi “sen otele kaç lira veriyorsun?”  ”Beş lira veriyorum” dedim. “Ee bir de Harman sigarası içiyorsun, etti yedi buçuk, senin yemen, içmen bir sürü masraf…!” Ben de:”E ne yapayım…” dedim. Bunun üzerine:”Bak Mustafa sen temiz bir insansın, eğer kızmazsan sana bir teklifte bulunacam. Sana bir ev bulalım, oraya taşın, sen de gelir benim yanımda çalışırsın. Abi kardeş geçiniriz gideriz?” dedi. Adanalı Kör Uğur (C.Allah günah yazmasın çünkü lakabı buydu) ile konuştu. Taksim, Cihangir’de bir daire bulduk. Hem radyoya, hem konservatuvara yakındım, oraya taşındım. Adana’dan eşim Ayşe’yi de getirdim ve yerleştim. Tuttuğum çalışma yerim de Beyoğlu’nun diğer tarafındaydı. İşte; bir yıl sonra Selahattin Sarıkaya’nın Beyoğlu İmam Sokak’ta plâk dükkânı açtığını duydum. Ve görmeye gittim. Sarıkaya, bir iş hanındaydı.  Handan içeriye girdiğimde çay ocağı gözüme çarptı. Çay söylemek için içeriye girince şaşırdım, karşımda önünde önlük, çay dolduran Kâzım Karaörs duruyordu. “Kâzım Abi burada ne yapıyorsun” dedim üzülerek. Kâzım Abi bana:”Valla ağaya çalışıyoruz” dedi. Selahattin Sarıkaya’yı kastetmişti. Ben hemen atıldım, belinden önlüğü çıkardım. “Hadi abi gidiyoruz” dedim. Bana:”Nereye gardaş?” dedi. Ben de:”Abi bizim ev iki katlı, müsait, orada kalırsın” dedim ve aldım bize götürdüm. Epey zaman sonra Kâzım Karaörs’ün, Silvana plaktan alacağı telif hakkı varmış. Onu alınca Adana’ya döndü. Selahattin Sarıkaya’ya da çok kızmıştım Bu arada Burhan Bilgen, Konya’dan İstanbul’a gelmişti. Gül Avalan ile Mürüvet Kekilli’nin evine misafir gitmişlerdi. Zaten Mürüvet daha önce İstanbul’a yerleşmişti.  

Benim konservatuvar ve radyo çalışmalarım devam ediyordu. İşte bu yıllarda (1968) Müslüm Gürses’le Mehmet Genç bana geldiler… Ben Adana’da Müslüm Gürses’e ders verdikten sonra 1965’in sonunda bırakmıştım. İstanbul’a yerleşmiştim. Benden sonra Müslüm Gürses’i, Bebili Mehmet (Mehmet Genç) çalıştırmıştı. 1968’de ben Cihangir’de otururken Müslüm ve Bebili Mehmet bana geldiler. Daha önce birçok firmaya gitmişler, kimse ne sesi, ne de eseri beğenmişti. İki gün kaldıktan sonra Bebili Mehmet bana:”Gardaş, “Müslüm’e (Müslüm Akbaş) kendi bestelerimi okutmak istiyorum. Bildiğin bir firma var mı?” dedi. Ben de İstanbul Radyosu’ndaki bağlama sanatçısı Alaaddin Palandöken (Palandöken Plak) abimizin yanına gönderdim. Beni dinlememişler, Burhan Bilgen’le görüşmüşler o da Palandöken Plak’a götürmüş. “Sevda Yüklü Kervanlar” türküsünü okumuş. Bu eser plak olduktan sonra sattı da. Müslüm’ün plağı çıkınca Müslüm Gürses diye adını değiştirmişlerdi. Bu arkadaşlarımız İstanbul’da Burhan Bilgen ve Burhan Bayar’la tanışmışlar. İstanbul’da epey kaldılar. Müslüm’ün ardından Cahit Seyhanlı, “Veremli Kız” plağını okudu. O plakta iyi sattı. 

***Siz de plak yaptınız mı?

---Do Re Mi’de iki yıl kadar direktörlük yaparken dört plak yaptım. Bunlar:“Oyun Havaları”, “Evlenmem”, “Çek Mastor Çek” gibi plaklardı. Bu arada konservatuvar müdür muavini olan ve müzik malzemeleri satan Adnan Türközü beni yanına aldı. Bana Arfon Plak firmasında “Antebin Taşları Ağlı Karalı”, “Tren İle Muz Gelir” adlı türküleri plak yaptırdı. Bu arada Selahattin Sarıkaya, dükkânını Beyazıt, Beyaz Saray Hanı’na taşımıştı. Geldi benim eve, iki plâk yapmamı rica etti. Ben de, eskinin hatırına iki plâk yaptım. Sarıkaya’nın işi açıldı. Yaptığım plaklar:”Yaram Sızlar” (Urfa hoyratı), bir de “Urfa’dan Araban” adlı gazeli okudum. Bu arada çeşitli firmalar da müzik direktörlüğü yaptım ve devamlı beste yapıyor, birçok sanatçıya okutuyordum.

***İlk plağınız hangisiydi?

---Odeon Plak firması 1962’de müdürünü Adana’ya yollamış. Benimle kontrat yapmışlardı. Bu benim ilk plağımdı. İlk plağımda “Buradan Bir Atlı Geçti” ile “Ayvana Gel Ayvana” adlı eserleri icra etmiştim.

***Besteleriniz var ayrıca… Toplam ne kadar besteniz oldu? Bestelerinizi okuyan sanatçılar oldu mu? 

---MESAM’a kayıtlı yüz kadar bestem var. “Aşık mısın Arkadaş”, “Emine”, “Bir Kadeh Susuz Rakı”, “Saçları Yüzüne Gölge Düşürmüş”, “Hayal mi Gördüğüm, Gerçek mi Bilmem”, ve “Gurbet Yolcusu.” gibi eserler.

***O yıllarda mı beste yapmaya başladınız? Kimler okudu bestelerinizi?

---Ben devamlı beste yapıyordum ki geçimimi öyle sağlıyordum. Bestelerimi Ahmet Sezgin’e, Bedia Akartürk’e, Belkıs Akkale’ye, Mürüvet Kekilli, Ayten Şenol’a, Gülseren Ülkü Bilgin ve Mehmet Bozdoğan gibi sanatçılara veriyordum. Bazen kendim de eserlerimi okuyordum. Bu arada bir gün Sait Güngör adında birisi eve gelerek bana bir teklifte bulundu. Plak şirketi açmak istiyorlardı. Sanatçı ve bilirkişi olarak ortak olacaktık. Ve şirketi kurduk. İlk sanatçımız Liz adında Afrikalı bir kızdı. Sonra Muhterem Nur geldi. Ona iki bestemi çalıştırdım. Arkasından Yüksek Kaldırım’da plak dükkânında tezgâhtarlık yapan Mehmet Bozdoğan’ı aldım. Bir zamanlar orda direktörlük yaptım. Bu arada Selahattin Sarıkaya da İstanbul’a yerleşmişti. Bana plak yapmak istiyordu. İlk plağını bana yaptırdı: “Yaram Sızlar”-“Ayşem” adlı türküleri okumuştum bu plakta. Böylece birçok plak şirketinde plak yaptım. 1975 yıllarında kasetçilik çıktı. Ve ilk defa ben ve İbrahim Tatlıses Türkola firmasına ”Adil Efendi” adlı kasetleri yaptık.

***Bestelerinizi ne zaman ve nasıl yapıyorsunuz? Beste yaparken özel bir zaman ve mekân gerekiyor mu? Beste yaparken saz kullanıyor musunuz?

---Gece sessizliğinde genelde olur. Notistim, sazla alıyorum.

***Genel olarak hangi sazları kullanıyorsunuz?

---Bağlama, ut, tambur, org ve cümbüş.

***Müzik hayatınız boyunca kaç plak ve kaset çıkarttınız?  

---3 kaset ve 40 kadar plak yaptım.

***Sanat yaşamınızın en önemli olaylarından birini yaşamışsınız? Bir yarışmaya katılarak kazandığınız altın saz var birde…  

---“Altın Saz Yarışması”nı Gazeteci Erol Aktı organize etti.

***Hâlen beste yapıyor, güfte yazıyor musunuz? Eserlerinizin güftelerini ya da sözlerini siz mi yazıyorsunuz? 

---Beste yapmayı bıraktım artık. Bestelerimin güftelerini ben yazıyorum.

***Şiir mi yazıyorsunuz,şarkı sözümü?

---Şarkı sözü yazıyorum.

***Müziğin dışında ilgilendiğiniz bir sanat dalı var mıdır? 

---Vardı, tiyatro

***Bundan sonra yapmak istediğiniz herhangi bir projeniz var mıdır?

---Yok

***Halk müziğinin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

---Çok güzel sesler ve sazlar yetiştiriliyor ama bir dağınıklık var. Mesela ben Mustafa Canan Türkiye’nin birçok yeri dolaşıp arş yaptım. Bu yeni yetişen gençlerin de bunları yapması, kaynağından öğrenmesi gerekir.

***Etkilendiğiniz, örnek aldığınız sanatçılar oldu mu?

---Örnek aldığım yok. Abimin bir kaynı vardı, Şoför Kemal;  tambur çalıyor ve sesi çok güzeldi abim yetiştirmişti. Ondan etkilendim.  

***Beğendiğiniz sanatçılar kimlerdir?

---Sevim Tanürek, Müzeyyen Senar, Abdullah Yüce’nin 1945-50 yıllarındaki sesi. Belkis Akkalenin konservatuvar yıllarındaki sesini beğeniyorum.  

***Bir sanat anınız varsa bizimle paylaşabilir misiniz?

--- Hemen hemen tamamını sana anlattım sevgili Karataş. Bunların dışında olarak… Hıı şu olabilir… 1968 yılında Belkıs Akkale ile konservatuvardaydık. Bana:”Mustafa sen devamlı beste yapıyorsun, bana da beste ver, ben de okuyayım” dedi. Belkıs o güne kadar plak yapmamıştı.  Beni evine davet etti. Ben de ona iki beste yaptım. Birincisi:”Saçları yüzüne Gölge Düşürmüş”, ikincisi ise:”Elveda Artık Elveda” adlı bestelerimdi bunlar. Belkıs’ın bunlar ilk plaklarıydı. Çok güzel okudu ve de çok sattı. Sonradan Ahmet Sezgin ve Bedia Akartürk de okudular.

 

SAÇLARIN YÜZÜNE GÖLGE DÜŞÜRMÜŞ

 

Saçların yüzüne gölge düşürmüş

Solmuş al yanaklar bir hazan gibi.

Siyah gözlerinin altı çürümüş,

Uykusuz gecelerin izi var gibi.

***

-Gazel

Ey vefasız kadın elimden kaçacaksın.

Kendin gibi bir soysuza düşeceksin.

Bir gün olup bana çok yalvaracaksın.

***

Şu hâlinden belli azap çektiğin.

Her gün ağlamışsın dertliler gibi.

Zannetme ki sana kalır bana ettiğin.

Öyle sürüneceksin deliler gibi. 

Beste-Güfte:Mustafa Canan

   

***Dilinize sağlık Sayın Mustafa Canan… Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mıdır?

---Varr… TRT Çukurova Radyosu’nun yayınlamış olduğu, Mert Şahin ve Cem Kurtçu tarafından hazırlanan “Adana İl Radyosu’ndan Günümüze Çukurova Radyosu” adlı kitap beni çok üzdü. Sizin çektiğiniz ve gazetenizde yayınlanan bir fotoğrafı kaynak belirtmeden aldıkları gibi, benim Adana İl radyosu dönemine ait olan 70 yıllık üç fotoğrafımı Halil Atılgan adına yazmışlar. Bu asılsız ve yanlıştır. Kaç kez kitabı hazırlayan arkadaşlara ulaştımsa da bir sonuç alamadım. Bu tarihi hatanın düzeltilmesini bekliyorum ve hep bekleyeceğim.

***Bu konuda elbette ki haklısınız. 5846 sayılı telif hakları yasasına göre burada açık bir hak ihlali vardır. Ben de Mert Şahin’le 2-3 defa bu konu hakkında görüşsem de hâlâ bana dönecekler. Bu konuyu düzeltmeye çalışıyoruz. Düzeltene kadar da uğraşacağız. Mağduriyetimiz giderilmedikçe de, doğaldır ki bu konu zaman zaman gündeme gelecektir.

***Sayın Mustafa Canan, zarif ve yapıcı yaklaşımınız için teşekkür ederim. “Doğuluyam” şiiri diyordunuz, dilerseniz bu şiirinizle uzun söyleşimize son verelim.

---Ben teşekkür ederim. Emeğiniz, çabanız daim olsun. Adana’ya ve bizim zamanımızdan beriyayınını sürdüren yeni Adana gazetesi okurlarına selam, sevgi ve saygılarımı gönderiyorum.  

 

DOĞULUYAM

 

Sesini özledim tahta kaşığın.

Şairine ozan derler âşığın.

Görmediği güzeli var ışığın.

Doğuluyam, o ellerin oğluyam.

***

Ulu Ozan Erzurum’un Emrah’ı.

Pir Sultan Abdal’dır Sivas’ın şahı.

Arap Baba Harput’un ziyaretgâhı.

Doğuluyam, o ellerin oğluyam.

***

Sivralan’da Âşık Veysel merhumun,

Daimi, Sulari hem Akarsu’yun,

Şad olsun ruhları Beyhani kulun.

Doğuluyam, o ellerin oğluyam.

***

Ne güzeldir Malatya’nın kaysısı.

Fahri Kayahan da tambur ustası.

Selahattin Alpay seslerin hası.

Doğuluyam, o ellerin oğluyam.

***

Diyarbakır surları şehre perde.

Şenses’i var, Canan’ı var, Güzelses nerde?

Yavru Mehmet Efendi çok eskilerde,

Doğuluyam, o ellerin oğluyam.

***  

Mukim Tahir idi Urfa’nın sesi.

Cemil Cankat’ın da eski ustası.

Aynı çağda yaşadı Hamza Şanses’i.

Doğuluyam, o ellerin oğluyam.

***

Gaziantep kahramanların yurdu.

Karayılan, Şahin bey dağların kurdu.

Nizipli Deli Mehmet barak okurdu.

Doğuluyam, o ellerin oğluıyam.

***

Mustafa Canan der saymakla bitmez.

Bu bildiklerim de kendime yetmez.

Türkülerim bitmez, şair tükenmez.

Doğuluyam, o ellerin oğluıyam.

 

Mustafa Canan

 

son

 



YAZARLAR

  • Pazar 18 ° / 3 ° Parçalı bulutlu
  • Pazartesi 18 ° / 3 ° Parçalı bulutlu
  • Salı 18 ° / 5 ° Bulutlu
  • BIST 100

    1.542%-0,59
  • DOLAR

    7,4118% 0,60
  • EURO

    9,0428% 0,75
  • GRAM ALTIN

    441,95% -0,28
  • Ç. ALTIN

    729,2175% -0,28