Cumali KARATAŞ


HALK MÜZİĞİNİN GİZLİ KALAN TAN YELİ


Güfteleri de kendisine ait olan bestelerinden “İki Damla Yaş” adlı eseri Müslüm Gürses, Fahri Işık ve Sadık İçlises tarafından  plak yapılan Atilla Tanyeli; Kazım Karaörs, Ali Şenozan ve Kazım Sanrı gibi müzik ustalarından yararlanan ve bir dönem Adana Radyosu’nun müzik programlarında solist ve korist olarak yer alan bir halk müziği sanatçısıdır.  

***Sayın Atilla Tanyeli ne zaman müziğe başladınız?

---Yedi, sekiz yaşlarında şarkı ve türkü söylemeye başladım. İlkokul ve ortaokulda devam etti.

***Ailenizde başka sanatla ilgilenen var mıydı? Ailede ve çevrenizde sizi destekleyen oldu mu?

---Babamın, annemin sesi güzeldi. Kardeşim rahmetli Oktay Tanyeli iyi bir bağlamacıydı. Adanalı Şakir Oktay’la birlikte ikisi Ahmet Sezgin’in başbağlamasıydılar. Müslüm Gürses, Hayri Şahin, Bedri Ayseli gibi birçok sanatçılara çaldılar. Destekleme konusuna gelince, babam, ailem beni destekledi… İstiklâl mahallesinde, Zafer sinemasına yakın bir noktada bulunan, kulübesinde Teksas, Tommiks, Pekosbil gibi kitaplar okutan Nurettin Altunhisar 15 liraya da bir bağlama satıyordu. Onu görüp de almak istediğimde, babam almayınca iki ay kadar babama küstüm. İki ay kadar sonra ise babam bana, Tekel’de çalışan bir arkadaşından 50 liraya bir divan sazı aldı. Ben bağlamada bir, iki türkü çalmasını öğrendim ama daha çok kardeşim Oktay bağlamayı öğrendi… Ben okuldan gelip top oynamaya gittiğimde bakıyordum Oktay bağlama çalıyor; oynayıp geldiğimde bakıyordum hâlâ bağlama çalmaya devam ediyor. Çok emek verince iyi bir bağlamacı oldu. Önce, ben sahnedeyken benim arkamda saz çalmaya başladı. Adana Halk Eğitim Türk Halk Müziği  Korosu’na da birlikte gitmeye başladık.   

***Daha sonra müzik hayatınız nasıl devam etti? Askerlikte müzikle ilgilendiniz mi?

---Adana Erkek Lisesi’ndeyken Yaşar Akgüneş yönetiminde Erkek Lisesi Türk Halk Müziği Korosu kuruldu, ben de orada görev aldım. Gazeteci Musa Alkan, rahmetli Ahmet Turşah gibi isimlerle birlikte koroda yer aldım ve solo yaptım.  Askerlikte Orduevinde solist olarak programlar yaptım.

***Müzik eğitimi aldınız mı?

---Gazipaşa İlkokulu’ndaki Halk Eğitim THM Korosu’nda Kazım Karaörs ve daha sonra Kazım Sanrı, bir dönemde son olarak Ali Kaptıkaçtı (Şenozan) yönetiminde çalışmalarda bulundum. Nazari bilgi konusunda da aynı yerde ders aldım.   

***Müzikten para kazandınız mı o dönemlerde?           

 ---Ben onun derdinde değildim. Para alsam bile sazlar için alıyordum. Ben zevkine okuyordum ama o zaman fazla bir para yoktu. Fakat Adana Radyosu programlarından para kazandığımızı söyleyebilirim.

***Besteleriniz var mıdır? Hangi şarkı ve türküler sizin bestelerinizdir? Besteleriniz toplam olarak ne kadardır?

---Bestelerim vardır… En çok tanınan, Fahri Işık tarafından benim ilk okunan “İki Damla Yaş” adlı beste ve güftesi bana ait olan şarkıdır. Bunu daha sonra, Sadık İçlises ve Müslüm Gürses izledi, onlar da aynı şarkıyı plakta okudular. Ortaya çıkarmadığım bestelerim de var. Okunmayan, bilinmeyen bestelerimle birlikte toplam olarak 7-8 bestem bulunmaktadır.

***Bestekârlık nasıl ve ne zaman başladı? Ayrıca ilk besteniz,  hangisiydi?

---İstanbul’da yüksek öğrenim görürken beste yapmaya başladım. İlk bestem “İki Damla Yaş”tır.

***Bestelerinizin güftelerini de siz mi yazıyorsunuz? Yazmıyorsanız kimlerin şiirlerini bestelediniz?

---Şarkılarımın güfteleri tamamen bana aittir.

***Şair olduğunuzu söyleyebilir misiniz o zaman?..

---Bu şarkılarla kaldı, başka şey yazmadım.

***Bestelerinizi nasıl yapıyorsunuz; özel bir ortam gerekiyor mu?

---Rastgele; yeri, zamanı yok ama şöyle bir şey de vardı… Arabalı vapurlarda sessiz ve kuytu yerlerde yalnızken şarkı mırıldanırdım, beste yapardım.

***Bestelerinizi siz mi notaya alıyordunuz? 

---Makam bilgim var fakat notam yok.

***Plak, kaset çıkardınız mı? Çıkardınızsa isimleri?..

---İstanbul’da öğrenci iken 1968’de bir 45’lik plak çıkardım. Bu plakta yer alan “Çile Çektirdin Çile” ve “Karanlık Geceler” adlı şarkılarımızı Şakir Oktay’la beraber yaptık. İki şarkı da plakta onun üstüne yazılı olarak çıktı. Bunun da ilginç bir hikâyesi vardır… O plakta okuyunca besteler benim üstüme, ben plakta okuyunca onun üstüne yazılacaktı. Ben okudum onun üstüne yazıldı ama o okuyamadığı için benim üstüme yazılamadı ve şarkılar haliyle onun üstünde kaldı. Birlikte birçok çalışmalar yaptığımız Diş Dr. Şakir Oktay’a gelince; Çifteminare semtinin çocuğuydu. Beyoğlu’nda Mis Sokak’ta muayenehanesi vardı.  ***Adana ve Çukurova’nın yanı sıra yurtiçinde ya da yurt dışında sahne aldığınız yerler oldu mu?  

---Kazım Sanrı yönetimindeki Halk Eğitim THM Korosu olarak Mersin’de bir kışlık sinemada konserimiz oldu. Ayrıca, İstanbul’da bulunduğum yıllarda Cağaloğlu Mühendislik ve Mimarlık’ın gecesinde amatörce sahneye çıktım. 

***Sizin müzik yaptığınız o yıllarda bir de Adana Radyosu ve “Çukurova’dan Sesler” dönemi vardı; siz hiç Adana İl Radyosu’nda program yaptınız mı? Yaptıysanız ne zaman ve kimlerle oldu?  Ayrıca,  o yılların Adana Radyosu ve Çukurova’dan Sesler topluluğunda yer alan sanatçılar olarak kimler vardı? 

---Şef Kazım Sanrı yönetimindeki Halk Eğitim THM Radyo Korosu olarak ben, gazeteci Musa Alkan, Mahmut Türegüllü ve Kenan Şele,  Adana İl Radyosu’nda sürekli programlar yaptık… Çarşamba günü bant doldurup, cumartesi günü radyoda çalıyordu. Bant başına 25.-TL alıyorduk. Hatta hiç unutmam, Cemal Gürsel’in öldüğü hafta (ölüm tarihi 14 Eylül 1966-Çarşamba) 6 bandımız çalacaktı, hesap ettik,  150.-TL para alacaktık. Fakat o ay ülke genelinde yas olunca hiçbir şey alamadık.

Diğer bir soruya gelince…

Adana Radyosu’nda “Çukurova’dan Sesler”de, ses olarak Mustafa Canan, İsmail Polat, Fahri Işık, Canan Işık, Sadık İçlises, Bahri Hazinses, Necla Babacan Gen, Ayten Maracı, Mürüvvet Kekilli gibi değerli ses sanatçılarıyla; Şaban Gen, Mithat Ateş, Mehmet Genç (Bebili Mehmet), Zihni Yalçın ve Halit Araboğlu gibi çok değerli saz sanatçıları vardı.

***Peki, Adana Radyosu’nda nasıl program yapmaya başladınız?

---Erkek Lisesi’nde okurken, Adana Belediyesi Tiyatro Salonu’nda 18 Mart Çanakkale Şehitlerini Anma Gecesi’ne Yaşar Akgüneş yönetimindeki Adana Erkek Lisesi Korosu’yla katılmıştık. O zaman koro olarak 28 kişiydik. Konser programımız da şöyleydi… Önce koro iki türkü okuyacak, sonra ben bir türkü okuyup, ardından koro iki türkü daha okuyarak program bitecekti. O akşam konser saatini binanın arka tarafında ve dışında beklemek zorunda kalınca da üşütüp öksürmeye başlamıştım. Daha sonra, tiyatro salonunun içine gelerek, balkondaki sıcak yerde ter atıp, öksürüğümü kestim. Bu şekilde sahneye çıkmıştım. Koro iki eser okuduktan sonra sıra bana gelince “Şu Uzun Gecenin Gecesi Olsam” adlı türküyü okumuştum. En ön sırada oturan Adana İl Radyosu Müdürü, bizim okul müdürüne: ”Bu çocuklar radyoya gelip program yapsınlar” demiş.  Bunun üzerine biz ertesi günü Adana Radyosu’na gittik. Radyo programında, konserdeki gibi koro arasında ben aynı türküyü okuyacaktım. Fakat o gün orda ilginç bir şey oldu; sesimin kısılması üzerine benim yerime Hayri Aksoğan okudu ve ona 15 dakikalık radyo programı verdiler. Radyoya o gidişimizin ikinci haftasında sesim düzeldiği için ben okudum. Hatta yine bunun da ilginç bir hatırası var… Hacı’nın (Ahmet Tekbilek) askere gidecek olan ve bizim Erkek Lisesi Korosu’nda kaval çalan Kadir Tekbilek, Adana Radyosu’nda okuduğum benim türkünün ortasında kaval solosu yaptı ama o zamanlar saat 19:00 haberlerine 5 dakika kala Adana Radyosu Ankara Radyosu’na bağlandığı için benim türküm yarım kaldığı gibi, Kadir de kaval solosunu dinleyemeden askere gitti. Daha sonra, Yaşar Akgüneş yönetimindeki bizim Erkek Lisesi Korosu o sezon radyoda bir sezon program yaptı.

***O yıllarda, sizinle birlikte bir de Adana Kız Lisesi korosunun Adana Radyosu’nda program yaptığını biliyorum. Başka yapan oldu mu peki?

---O sıralarda Ceyhan Lisesi de Adana Radyosu’nda program yapıyordu. Daha sonra, Yaşar Akgüneş İstanbul’a gittiğinde Adana Erkek Lisesi Korosu’nu ben yönettim ama radyoda falan program yapmadık.   

***Hâlen müzik devam ediyor mu? Beste yapıyor musunuz?

---Müzik devam etmiyor artık; beste yok, 10 senedir bıraktım. 

***Müzik adına yapmak istediğiniz ama yapamadığınız bir şey oldu mu? Ayrıca da yapacağınız bir şey var mı?

---Her insanın kalbinden geçer doğal olarak müzikte daha güzel şeyler yapmak, ünlü olmak, benim de böyle aklımdan geçti?

***Başka sanat dallarıyla bir ilginiz oldu mu? 

---Halk Eğitim’de, tiyatroda oynayacak oyuncu aradıklarında kadroyu ben tamamlayarak; Adana Belediye Tiyatro Salonu’nda, Halk Eğitim tiyatro grubunun oynadığı “Keşanlı Ali Destanı”nda,  Ercan Kont’la birlikte rol aldım.            

***Sanatçı kime denir? Sanatçının üç olmazsa olmazı desem siz neler sıralamak istersiniz?

---Müzik anlamında sanatçı, sesi güzel, iyi ahlaklı olmalı, paraya düşkün olmamalı ve her şeyden bir menfaat beklememelidir. .

***Müzikte beğendiğiniz ses sanatçısı, besteci ve sanatçılar?

---Ahmet Sezgin, Yılmaz Güney, Suat Sayın, Orhan Gencebay ve Arif Sağ.

***Müzikle ilgilenen gençlere, sanatçı adaylarına söylemek istediğiniz bir şeyler var mıdır?

---Gençler bilgili, kültürlü, ahlaklı, saygılı olmalı, menfaatçi olmamalıdır… Müzikte sanatçı olmak isteyen gençler konservatuvara gitmeli, nota bilmeli ve müzik kültürüne sahip olmalıdır.  

***Söyleşi için teşekkür ederim… Son olarak söylenmek istediğiniz bir şey var mıdır?

C-19---Ben de ilginize, emeğinize teşekkür ederim. Söylemek istediğim başka bir şey yoktur.



YAZARLAR

  • Pazartesi 16 ° / 7 ° Bulutlu
  • Salı 17 ° / 8 ° Parçalı bulutlu
  • Çarşamba 16 ° / 9 ° Fırtına
  • BIST 100

    108.739%-0,12
  • DOLAR

    5,7996% 0,22
  • EURO

    6,4242% 0,35
  • GRAM ALTIN

    272,88% 0,40
  • ÇEYREK ALTIN

    450,252% 0,40