Anayasa Uzlaşma Komisyonu 4, 10 ve 16 Şubat 2016 günleri toplandı. Üçüncü toplantıda çalışmalar sona erdi. Buna “masa dağıldı” dendi.
AKP yetkilileri de dağıldı. Çünkü yapmak istedikleri şeyi, ancak sözde meşruiyet görüntüsü sağlayabilirlerse yapabilirler.
Aksi halde, AKP´li milletvekillerinin “90 yıllık parantez”, “reklam arası” ve son olarak Cumhurbaşkanı´nın eşi Emine Erdoğan´ın ilan ettiği üzere “90 yıllık enkaz” diye gördükleri Cumhuriyet´i ortadan kaldıracak “Yeni Anayasa”yı yapmaya güçleri yetmeyecek.
AKP sözcüsü Ömer Çelik açıkça söylemedi mi? “Yeni anayasa çok önemli, ama yapılış tarzı en az onun kadar önemli”… Önemli, demokratiklik kaygısıyla değil, demokratiklik görüntüsünün aldatıcılığına muhtaç olmaları nedeniyle çok önemli.
*
AKP – HDP ortaklığının Yeni Anayasa dedikleri iş, her ikisinin de “darbe”, “vesayet” saydıkları 90 yıllık Cumhuriyet´i ortadan kaldırmanın ve Türksüz anayasa yapmanın adı.
Durum bu kadar açık iken, Anayasa Uzlaşma Masası da, muhtaç oldukları meşruiyet görüntüsünün biricik aleti iken, MHP ne yapıyor?
*
MHP, Türksüz Anayasa yapılmaya çalışıldığını gördü ki, en yetkili ağızlardan bunu söylüyor.
Cumhuriyet ile hesaplaşmak isteyenlerin, Anayasa´nın ilk dört maddesini kaldırma emeli peşinde koştuklarını gördü ki, ilk dört maddeye dokunulamaz diyor. MHP bütün bunları gördü ki, “Yeni Anayasa” olmaz, ancak anayasa değişiklikleri yapılabilir diyor.
Bütün bunları diyor; ama Komisyon protokolünde “Yeni Anayasa mı Anayasa´da Değişiklik Yapmak mı” konusunu kesinliğe bağlayacak ikinci maddede bile diretmiyor. AKP´nin sözünü dinlememesine karşı kaşlarını çatmıyor. Bütün bunlardan sonra “masa dağıldı” denince de “dağılmasın” dileğinde bulunuyor.
Şimdi öğrendik ki, TBMM Başkanı kendilerine “masayı yeniden kuralım” diye mektup göndermiş, MHP de “iyi olur, siz CHP´yi dönmeye ikna edin” diyor.
*
MHP bütün bunları neden yapıyor? AKP – HDP ortaklığına, muhtaç oldukları meşruiyet görüntüsünü sunmak için neden bu kadar istekli davranıyor?
*
MHP´nin “uzlaşmadan kaçar” gibi bir etiket yemekten yana endişesi yok. Nereden biliyoruz? Tabanı Hükümet´e ortak almayı çok isterken, MHP tavanı “hayır” dedi. Bunun bedeli, 1 Kasım 2015 seçiminde oylarının yüzde 6´lık bölümünü AKP´ye kaptırması oldu; bu sonuç karşısında “bedele bakmam, doğru ne ise onu yaparım” diye kendini savundu.
Acaba mahkemelik olması nedeniyle mi? Bildiğiniz gibi, MHP´de delege çoğunluğu genel kongre için imza topladı; MHP tavanı imzaların gereğini yerine getirmedi; muhalefet de mahkemeye gitti. Kongre mahkeme zoruyla toplanacak. MHP tavanı, AKP´nin muhtaç olduğu meşruiyet can suyunu, bu işlerle ilgili olarak taşıdığı kaygılar nedeniyle mi veriyor?
“Yeni Anayasa” saldırısına, yani Türk Milletinin egemenlik hakkına kastetme sorununa karşı mücadele, hiçbir gerekçeyle, hele parti-içi sorunlar gerekçesiyle, elbette ertelenemez.
Herhalde bu değildir.
Öyleyse, neden?
MHP, yeni anayasacılara can suyu verme!
Yenianayasa Müzakeresi Yok!