Hem kadınlar, hem tiyatrolar yaşasın!

YAĞDIRAN'I 65. SANAT YILINDA UNUTMADILAR

Ev konserlerine Adana da katkı verecek

AÇGSD Başkanı Tevfik Gökdemir oldu

“Kıbrıs Türk Yazarları Büst Koleksiyonu” Büyümeye Devam Ediyor

Ünal,"Sanat ruhun ilacıdır"

 “KENT SOSYOLOJİSİ VE KENT TARİHLERİ” KİTABI YAYINLANDI

ÇÜTAM Konferansları Devam Ediyor

Oyuncu Atilla Pekdemir yaşamını yitirdi

Çukurova Ödülü 2021 Dil Derneği’nin

Bedri Baykam'dan Kültür ve Turizm Bakanı'na açık mektup

Arkeolojik Mirasımız Kapılarını İnsanlık İçin Aralıyor

Fotoğraf Profesörü Bayhan, Brassai’yi anlattı

Kadın Oyunları Festivali başlıyor

Yılın EN’leri Sonuçları Belli Oldu

Adanalı Bozkaya’ya ‘’Türkiye’nin Seyahat Rotalarını Keşfet’’ ödülü

Işığın Efendisi: İbrahim Zaman

Kepirtepe’nin geçmişle şimdiki hali bu sergide

Fotoğraf sanatçısı Onan,”Fotoğraf özel olmalıdır”

Nâzım Hikmet'in 119. doğum günü kutlanıyor

SABANCI VAKFI’NIN 5. KISA FİLM YARIŞMASININ KAZANANLARI BELLİ OLDU

ANKARA DEVLET RESİM VE HEYKEL MÜZESİ  RESTORASYON SONRASI YENİDEN AÇILDI

Erdoğan, Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi'nin açılış programında yaptığı konuşmada, “Ülkemizin kültür ve sanat hayatına ilave değer katacak, bu alanda çeşitliliği artıracak her türlü nitelikli esere destek veriyoruz," dedi

Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi’nin Ankara’nın sembol eserlerinden birisi olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Arif Hikmet Koyunoğlu tarafından 1930 yılında inşa edilen bu yapının, birinci millî mimarlık döneminin en güzel örneklerinden olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Ocakları Merkez Binası olarak projelendirilen, daha sonra Halkevine dönüştürülen bu müzenin, Ankara’da uzun yıllar kültür ve sanatın merkezi olduğunu anlattı.

Gerek kullanımından gerekse zamanla oluşan yıpranmadan dolayı kapsamlı bir restorasyon ihtiyacı doğan binada, Kültür ve Turizm Bakanlığınca 2017 yılında binada restorasyon çalışmalarına başlandığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, proje kapsamında yapının özgün mimari detaylarına sadık kalınarak taşıyıcı duvarların çelik kafeslerle güçlendirildiğini, böylece müzenin statik bakımdan tahkim edilerek depreme karşı eskisine göre çok daha dirençli hâle getirildiğini açıkladı.

Restorasyon sürecinde müzenin teknolojik altyapısını da yenilediğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk resim ve heykel sanatının en nadide örneklerine ev sahipliği yapan müzemizin depolarındaki eserlerin akıllı depolama sistemiyle koruma altına alındığını, müzenin envanterindeki tüm eserlerin fotoğraflanarak belgelenerek dijital ortama aktarıldığını bildirdi.

Müzenin sağlıklı bir belgelendirme ve arşivleme imkânına kavuştuğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ankara Resim ve Heykel Müzesi üç yıllık titiz bir çalışmanın sonucunda daha modern, daha kullanışlı bir altyapıyla hizmete hazır hâle gelmiştir. Yapılan restorasyonla yeni bir çehre kazanan müzenin Başkentimizin çekim merkezlerinden biri olmayı sürdüreceğine inanıyorum” dedi.

“İnsanlık tarihi kadar eski, binlerce yıldır insanlığa istikamet çizmiş, her karışından âdeta tarih fışkıran bir ülkede yaşıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 81 vilayetin tamamının ayrı bir medeniyetin, farklı bir kültürün eserleriyle birer açık hava müzesi gibi olduğunu vurguladı.

Afrika’dan Asya’ya, Kudüs’ten Kırım’a, Balkanlar’a kadar pek çok yerde ecdada ait bir eserin muhakkak bulunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Atalarımız fethettiği topraklara yüksek kültürü yanında medeniyetimizin ihtişamını yansıtan görkemli eserleriyle de mührünü vurmuştur. Medeniyet inşa etmek elbette zordur, emek ve zaman gerektiren bir iştir. Ama en az bunun kadar önemlisi; bu medeniyetin ürünlerine ve kültürüne sahip çıkmak, onu yaşatmak, devralınan mirası daha da geliştirmektir” diye konuştu.

Tarih içinden süzülüp gelen kültürel mirasın yeni nesillerin katkısıyla, yeni kuşakların ilaveleriyle zenginleştiğini ve süreklilik kazandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için geleneği yeniden üretmek, yeniden işlemek, geçmişin birikimini altın sandukasından çıkartarak bugüne taşımak gerekir. Yahya Kemal bu serencamı ‘kökü mazide olan ati’ diye tarif ediyor. Bu süreçte zengin ve köklü tarihimizin nişaneleri olan müzelerimizin çok önemli roller üstlendiğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir dönem tarihe, sanata, kadim değerlere sahip çıkma konusunda yaşanan ihmalkârlığın müzelere de yansıdığına işaret ederek şöyle devam etti: “Tarihe ve sanata kendi sığ ideolojilerinin merceğinden bakanlar uzun yıllar müzelerimize bakımsızlığa, yıkıma, talana mahkûm etmiştir. Türk müzeciliği sembolik birkaç adım dışında hak ettiği ilgiyi hiçbir zaman görmemiştir. Çok daha vahimi, bir dönem müzecilik Ayasofya Camii’nde olduğu gibi milletin kutsallarıyla hesaplaşmanın aracı hâline dönüştürülmüştür. Tarihimizin önemli bir bölümünü reddeden bu zihniyet, ülkemizi yüz yılların birikiminden mahrum etmenin yanı sıra, kültür ve sanat hayatımızın çoraklaşmasına sebep olmuştur. Oysa kökleri kuruyan bir ağaç nasıl ayakta duramazsa, mazisiyle bağları zayıflayan toplumlar da istikbali inşa edemez. Tarihimizle ve coğrafyamızla ilişkimiz ne kadar köklü ve sağlam olursa esen rüzgârlara karşı direncimiz de o kadar güçlü olacaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu amaçla bir taraftan geçmişin yanlışlarını düzeltirken, diğer taraftan geleceğe damga vuracak uzun vadeli çalışmalar yürüttüklerinin altını çizerek, özellikle gençlerin tarihini bilen, kültürüne vakıf, aklıselim, kalbi selim ve zevkiselim sahibi bireyler olarak yetişmeleri için gayret gösterdiklerini söyledi.

“İnsanımız arasında ayrım yapmadığımız gibi, sanatçılarımız, sanat dallarımız arasında da asla ayrımcılık yapmıyoruz” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İmtiyazlarını kaybedenler bizi sürekli eleştirse de bu topraklara ait ne varsa Türkiye’nin bir zenginliği olarak hepsini kucaklamaya çalışıyoruz. Ülkemizin kültür ve sanat hayatına ilave değer katacak, bu alanda çeşitliliği artıracak her türlü nitelikli esere destek veriyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 18 yılda milletin değerlerine yabancı zihniyetin bakımsızlığa mahkûm ettiği kültürel mirası tekrar ihya etmek için yoğun çaba harcadıklarına dikkati çekerek, tarihî eserleri restore etme, renove etme, kültür sanat hayatına yeniden katma noktasında pek çok projeyi hayata geçirdiklerini aktardı.

Koleksiyonuyla dünyanın sayılı örnekleri arasında yer alan Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nin restore edildiğini, geçen hafta Tunceli, Bursa ve Konya Akşehir’de üç önemli müzenin açıldığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye genelinde 156 müzemizi yenilerken, ayrıca ülkemize uluslararası standartta 52 yeni müze daha kazandırdık. Göreve geldiğimizde 42 olan kültür merkezi sayımız bugün 116’ya çıktı. Son 18 yılda 91 yurt içi ve 78 yurt dışı kültür varlığı sergisi düzenledik. Destek ve teşviklere bağlı olarak müze ve ören yerlerini ziyaret edenlerin sayısına da çok ciddi artış yaşandı. 2002 yılında 7,5 milyonu dahi bulmayan müze ve ören yeri ziyaretçi sayısı bugün 42 milyonu aşmıştır” açıklamasında bulundu.

Türkiye’nin, yurt dışındaki kültürel varlıklarını da ihmal etmediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, TİKA ve Yunus Emre Enstitüsü başta olmak üzere ilgili kurumlar vasıtasıyla nerede bir ata yadigârı eser varsa ona sahip çıktıklarını söyledi.

Yurt dışına kaçırılan eserlerin tekrar Türkiye’ye dönmesi için de yoğun gayret gösterdiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yönde yapılan hukuki ve diplomatik çalışmalar neticesinde son 18 yılda 4 bin 440 eseri yeniden ait olduğu topraklara kavuşturduklarını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bununla birlikte, paha biçilmez birçok eserimizin hâlen dünyanın önemli müzelerinde sergilendiğini de biliyoruz. Çalınan bu eserlerin iadesi için mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Türkiye’yi kültür ve sanatta hak ettiği konuma kavuşturana dek çalışmaya, koşturmaya, mücadeleye devam edeceğiz. Cumhuriyetimizin 100. yılını kutlayacağımız 2023 senesini inşallah diğer alanlarla birlikte kültür ve sanatta da çok daha güçlü karşılayacağız” diye konuştu. (Kaynak: Cumhurbaşkanlığı sitesi)