´İHTİLAL! ÇOCUKLARINI YEMEYE KOYULMUŞ İSE NE YAPMAK GEREK?
Yapılacak en doğru şey, hukukun üstünlüğü ilkesini öne çıkaracak ve 2002´den bu yana yıkılan ve yerine konulamayan tüm kamusal değerlerin analizini yapacak, en fazla da ülkenin adım adım kişisel dikta yönetimine gidişini ve bunun yarattığı tehlikeleri anlatabilecek mantık silsilesini seçmenin düşüncelerine katmaya çalışmaktır. Bunda geç mi kalındı, sonucu Pazar gecesi hep birlikte göreceğiz…
Tarih: 29.10.2015 15:53:30 / 1573okunma / 0yorum

Denetimsiz iktidar gücünün nerelere varabileceği seçimlere sayılı günler kala bir kez daha ortaya çıktı. “Cemaat” diye bilinen ve FETÖ Terör Örgütü olarak adli soruşturmanın şüphelisi/sanığı olarak haklarında dava açılmış bir kesimin ekonomik kaynağı olduğu iddiası ile bir holdingin mal varlığına el konuldu. Yine aynı holding ait tv kanalları önce yayın platformlarından çıkarıldı, sonra da ekranları karartıldı. Holdingin gazetelerine de kayyum tayin edilerek yayınlarına müdahale ortamı yaratıldı.

Bir hukuk devletinde böylesine keyfilik, kin ve intikam dozu yüksek bir yaptırım yöntemine rastlanabilir mi? Elbette önce işin bu yönü sorgulanmalı. İşlenen suç varsa bile, peşin cezalandırma ve infaz girişimi ile hukuk ve adalet sistemi bu denli orantısız güç kullanma yetkisine sahip mi? Bu hamlelere alınan yargı kararlarının temel alındığı izlenimi yaratılıyor olsa bile bu durum gerçeklerle bağdaşıyor mu? Hele basın yayın organlarının suç isnadı karşısında kalsalar dahi tesislerine, araçlarına el konulmasına Anayasa hükümleri izin vermiyorsa, hangi kamu yetkilisi ya da görevlisi kimin emirleri ile yayın organlarına baskın yapıp çalışanları terrorize edebilir? Bu yolda kanunsuz emirleri kim vermektedir?

Bu sorular ve yanıtları kamuoyunda, hukuk ve siyaset çevrelerinde tartışılıyor. İktidar güçlerince anayasa ve hukuk dışı yürütülen soruşturma ve cezalandırma yöntemleri şiddetli tepkilere konu oluyor. Ancak bu arada şunu diyenler de çıkabiliyor:

“Cemaat ve bileşenleri ettiklerini buluyorlar. Hani ne denir, “Men dakka, dukka”? Bugün başlarına bu işler gelen cemaat unsurları zamanında her türlü kumpas yöntemlerini seferber ederek, hukuksuz ve keyfi soruşturmalarla, yalan deliller üreterek Türk Silahlı Kuvvetlerinin şerefli mensuplarını, aydınları ve yurtseverleri Balyoz, Ergenekon ve benzeri davalarla yıllarca zindanlarda çürütmedi mi? Şimdi “ise benzer yöntemlerle karşılaşıyorlarsa, bu yolu ilk açan kendileri olmadı mı?”

Bu yaklaşım aslında tartışma götürmez biçimde gerçeklere uygun. Buna kuşku yok. Ama ortada daha vahim bir başka gerçek var. Bir kere hukuksuzluğu başka bir hukuksuzluk ile telafi edemezsiniz. Hele o hukuksuzluğa siz de zamanında ortak olmuşsanız bunu bugün başka bir cepheden örtbas edemezsiniz. Siz de “Ben bu soruşturmaların savcısıyım” demiş iseniz, hele siz, Türk askeri, bağımsız ve onurlu Türk hukuk adamları, aydınları ve yurtseverler kıyıma uğratılırken, Avrupalı ve Amerikalı dostlarınızın, sırf Atatürk Türkiye´sinin ulusalcı ve bağımsız yapısı ortadan kalksın diye “Bu iş sonuna kadar götürülmeli” direktiflerine uygun davranışı benimsemişseniz… Brüksel ve Vaşington kaynaklı yüreklendirmeler doğrultusunda o iğrenç kumpas sürecindeki hukuk cinayetine, yıllar boyu yargı ve yürütme unsurlarının tam desteğini sağlamış, hatta bundan nemalanmışsanız, bugün bu temelsiz gerekçelerin kamuoyundaki yansımalarından yararlanarak başka bir hukuk dışılığa kalkışamazsanız!

Erdoğan son dönemde yaptığı konuşmalardan birisinde 2002 yılındaki seçimi kazanarak iktidara gelişlerini bir tür “demokrasi ihtilali” olarak niteledi. Türkiye´nin büyük bir dönüşümden geçiyor olduğu savlarının temeline oturttu bu olayı. Eğer ihtilali, sadece kurulu düzeni, yerleşik düşünce ve yaşam sistemlerini yerle bir etmek olarak tanımlarsanız, bu iddiada gerçek payı bulabilirsiniz. Gerçekten Türkiye artık 20. Yüzyılın ‘O´ ülkesi değil. Çok şey yakıldı yıkıldı: Ulus devlet bölünme noktasına getirildi. Ekonomik ve siyasal bağımsızlık, babalar gibi satılan tüm stratejik sektörlerin yeni dış sahiplerine peşkeş çekildi. Ekonominin dizginlerini ellerinde tutanlar, bir de yüzmilyarlarca dolar borçları sağlayanlar, ülkenin siyasal yönelişlerine de tahakküm eder oldular. Oluşan siyasal, askeri ve diplomatik şantaj ortamında iktidar sahipleri sadece kendi bireysel çıkarlarını ve güvenliklerini koruma kaygısı ile başbaşa kaldılar. Zira sözü edilen “ihtilal” sadece yıkmış, yerine toplumsal ve siyasal izdüşümleriyle güvenceler getirebilecek hiç bir ciddi ekonomik ve kurumsal yapıyı koyamamıştı. Hatta ortada sağlıklı ve güvenilir devlet kurumlarını bile bırakmamıştı.

İşte bu noktada ihtilalin ezeli yasaları işlemeye başladı: İhtilal kendi çocuklarını yemeye koyuldu. 2002 İhtilalinin iki ‘paralel´ kanadı vardı: Birisi oy tabanından çok örgütlü yapısıyla etkin olan Cemaat, diğeri AKP´nin sandıktaki siyasal gücü! 2010 sonrasında, o günlere kadar ortak amaçlarına uygun kadro ve erk paylaşımı, ortak hasım Cumhuriyet kurum ve işleyişlerine yöneltilen kumpaslar ve icraat bağlamında gül gibi geçinip giden kardeşlerin arasına nifak düştü.

Yolsuzluk savları, bilinen ya da bilinemeyen çıkar çatışmaları, dış kaynaklı baskılar, her neyse anlaşmazlık bugünkü boyutlarıyla kin ve intikam gösterilerine geldi dayandı. Şimdi ortada kim haklı, kim haksız hesabı yapılacak bir durum bulunmuyor. Türkiye´nin ve ulusumuzun güvenliği bağlamında bundan sonra ne yapılmalı sorusu gündeme geliyor. 2002´den bu yana tarümar edilen devlet düzeni, iktidardakilerin kendi kişisel güvenlik ve savunma kaygıları ile siyasallaştırıp sonra da kişiselleştirdikleri yargı sisteminin sağaltılması, artık işletilemez hale gelen parlamenter sistem, yürütme erki üzerindeki denetim mekanizmaların yeniden kurulması, velhasıl denetimsiz iktidar gücünün dizginlenmesi temelinde hukuk devleti işleyişlerinin yeniden etkin kılınması… Bunlar hep o sözde Demokrasi İhtilali denilen ‘yıkımlar bütününün´ sonuçları. Ve de mutlaka Türkiye´nin çağdaş biçimde yeniden kurulması gerekiyor.

1 Kasım seçimlerine umutla bakıp bir çözüm olasılığı yatıyor mu orada dersek, bu biraz kuşkulu! Bugünlerde cemaat mallarına ve gazeteleriyle televizyonlarına karşı yürütülen hukuk dışı kovuşturma ve soruşturmalar merkezinde tabloyu bütünüyle görmeden sadece iktidara yüklenmekle yetinilen kampanyaların sonucu sandığa nasıl yansır, bunu da kestirmek zor. Hani en aklı başında olan insanların bile bir yanda kumpas kurucusu ve diğer yanda da kumpas savcısı olan parallel ihtilal çocuklarının hangisinden yana ağırlığını koyması gerektiğini bilmediğini dahi görmekteyiz. Olay, muhalefetteki siyaset erbabı açısından cemaat bileşenleriyle kolkola girerek bundan nemalanma kaygısına dönüşürse, bu seçmenimizin zeka düzeyini küçümsemek anlamna gelir ki, böyle bir hesabın sonu hüsrandır.

Yapılacak en doğru şey, hukukun üstünlüğü ilkesini öne çıkaracak ve 2002´den bu yana yıkılan ve yerine konulamayan tüm kamusal değerlerin analizini yapacak, en fazla da ülkenin adım adım kişisel dikta yönetimine gidişini ve bunun yarattığı tehlikeleri anlatabilecek mantık silsilesini seçmenin düşüncelerine katmaya çalışmaktır. Bunda geç mi kalındı, sonucu Pazar gecesi hep birlikte göreceğiz…









Kaynak: ÖZEL HABER

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
Güvenlik *
Yenile
Yorumunuz *
 “GEÇİŞ KANLI MI KANSIZ MI, SERT Mİ YUMUŞAK YA DA TATLI MI OLACAK?”
“GEÇİŞ KANLI MI KANSIZ MI, SERT Mİ YUMUŞAK YA DA TATLI MI OLACAK?”
Kılıçdaroğlu´nun bir çağrı, niyet ya da temenni niteliği taşımayan, sadece gelecekteki vahim koşulların habercisi sayılabilecek sözleri hakkında soruşturma başlatacağına Başsavcı, yaşanmakta olan Anayasa´yı fiilen “tebdil, tağyir ve ilga” etme eylemi için harekete geçmeliydi.
   LAİKLİĞİ TWİTLERLE – KUŞ CIVILTILARI İLE – KORUMAYA KALKIŞMAK!
LAİKLİĞİ TWİTLERLE – KUŞ CIVILTILARI İLE – KORUMAYA KALKIŞMAK!
Bu ciddi tehdidin ortaya yenilerde çıkışının nedeni çok açık aslında. Türkiye´nin ve Türk ulusunun çağdaşlaşma hamlelerine ödünsüz sahip çıkan bir siyasal yapı ve bunun altyapısını oluşturan halk katmanları ve seçmen kitlesi vardı yakın geçmişe kadar.
PKK´YI GERÇEKTEN YENDİK Mİ DERSİNİZ?
PKK´YI GERÇEKTEN YENDİK Mİ DERSİNİZ?
Yakılmış, yıkılmış kentlerimiz; bombalı tuzaklar yüzünden evinden yurdundan edilmiş yurttaşlarımız; onca şehidimiz, öksüz yetim kalmış yavrularımız, tehlikelerden ve tehditlerden korunamayan ülkemiz, çepeçevre düşmanlıklarla kuşatılmış Türkiye´miz ve içten vurulan sahipsiz ulusumuz… Sonuçta gerçek tablo bu
BUGÜN 23 NİSAN: ULUSAL EGEMENLİĞİMİZE EL KONULMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ
BUGÜN 23 NİSAN: ULUSAL EGEMENLİĞİMİZE EL KONULMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ
Ulusal iradeyi temsil ettiği yanılsamalarıyla beslenen ve kişisel otorite tahakkümüne dayalı oldubittilere, benzeri ancak 1930´ların diktatörlükler Avrupa´sının yıkıntıları arasında aranıp bulunabilecek bir dikta rejiminin hayallerine karşı uyanık olmalıyız
ERDOĞAN´IN DEMOKRASİ VAADİ Mİ? BUNU BİR DURUP DÜŞÜNELİM…
ERDOĞAN´IN DEMOKRASİ VAADİ Mİ? BUNU BİR DURUP DÜŞÜNELİM…
Cumhurbaşkanı Erdoğan´a göreve demokrasi vaadiyle geldiğini hatırlattığını söyleyen Başkan Obama aslında geçmişten bugüne uzanan ve Türkiye açısından karabasandan farksız bir başka tür vaadden ve bunlar karşılığı taahhüt edilen desteklerden bahsediyor.
 BOMBACILAR ELBET YAKALANIR AMA ASIL SORUN YÖNETSEL ANARŞİDEN KURTULAMAMAK
BOMBACILAR ELBET YAKALANIR AMA ASIL SORUN YÖNETSEL ANARŞİDEN KURTULAMAMAK
Yara büyüktür ve çok derinlerdedir. Bu duruma ancak “yönetsel anarşi” tanımı denk düşer. Anarşinin sorumluları ise bunu görmezden gelmeyi seçmişlerdir.
RUS´UN - VE DE AMERİKALI´NIN – PYD/YPG AŞKI BAŞKA
RUS´UN - VE DE AMERİKALI´NIN – PYD/YPG AŞKI BAŞKA
Davutoğlu, PYD´yi “Suriye rejiminin uzantısı olan terör örgütü, Rusya´nın sivil halkı bombalamasıyla iş birliği yapan bu terör örgütü,” diye nitelerken şu gerçeği gözlerden kaçırıyor: PYD sadece Rusya´nın değil, ABD´nin de ‘bizim çocuklar´ dediği ve bunu kafamıza vura vura tekrarladığı bir oluşum.
“GAZİ, KAHRAMAN, ŞANLI HALEP” NEYİN NESİ BİR ANLASAK!
“GAZİ, KAHRAMAN, ŞANLI HALEP” NEYİN NESİ BİR ANLASAK!
Dış siyasetimizin ulusal çıkarlarımız bağlamında nasıl bir kırılma noktasına getirildiğini görebilecek ve bundan kaygı duyacak yetkili, etkili kesimler, parlamentoda görev yapan milletvekilleri bu gidişe dur demenin çareleri geciktirmeden aramalı.
   “EY AMERİKA SÖYLE BANA,  DOST MUSUN, DÜŞMAN MISIN?”
“EY AMERİKA SÖYLE BANA, DOST MUSUN, DÜŞMAN MISIN?”
Soru çok yanlıştı aslında! ABD´yi “Dost musun, değil misin?” yanıtına zorlamanın ne kadar tehlikeli olduğu açıkça ortaya çıkmadı mı? Soruyu yanıtlayan sıradan bürokratın ağzından, “Ne dostluğu? Sizin düşmanınızla birlikteyiz, bunu anlayın artık” sözlerini duymadık mı?
HALKI İSYANA ÇAĞIRANLAR MI, BUNA KALKIŞANLARI YÜREKLENDİRENLER Mİ DAHA SUÇLU?
HALKI İSYANA ÇAĞIRANLAR MI, BUNA KALKIŞANLARI YÜREKLENDİRENLER Mİ DAHA SUÇLU?
Kabul edilmeli ki ulusal yapımızı ve ülke bütünlüğünü bu denli tehlikeli sulara taşıyan önemli bir dönüm noktası vardır o da bugün iktidar partisi içerisinde sözlü çarpışmalara neden olan o Dolmabahçe Mutabakatı denilen olaydır.
“YENİ TÜRKİYE YOLUNDA” AKP´NİN TÜRKİYE´YE VE TÜRK ULUSUNA  NE KADAR BORCU VAR?
“YENİ TÜRKİYE YOLUNDA” AKP´NİN TÜRKİYE´YE VE TÜRK ULUSUNA NE KADAR BORCU VAR?
Hukukun üstünlüğüne dayalı bir anayasal düzeni, parlamenter demokratik rejimi, ulusal birlik ve bütünlüğü güvenceye alınmış bir vatanın korunup kollanması gibi bir sorumluluğun taşıdığı ödenemez borcu vardır. Davutoğlu ve iktidarı önce bu borcunun bedelini ödemek zorundadır. ,
CHP, “KENTLER NEDEN SİLAH DEPOSUNA DÖNÜŞTÜ?” DİYE SORUP  SORUMLULUKTAN SIYRILABİLİR Mİ?
CHP, “KENTLER NEDEN SİLAH DEPOSUNA DÖNÜŞTÜ?” DİYE SORUP SORUMLULUKTAN SIYRILABİLİR Mİ?
Görüleceği gibi, PKK´nın azgınlaşması, ülke topraklarımızın bir bölümünün savaş alanı haline gelmesi sadece AKP iktidarının yanlış, kabul edilemez, ulusal bütünlüğe ölümcül darbe vuran politikalarına bağlanamaz. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ve genç Türk Ulusu´nun Atatürk ilkeleri doğrultusunda kurucusu olma sorumluluğunu taşıyan CHP´nin yanlış ellerde, kasıtlı mı yoksa basiretsizlikten mi ileri geldiği yakında ortaya çıkacak, yanlış duruş ve siyasetinin de bu kanlı gidişte rolü vardır.
CUMHURİYET HALK PARTİLİLER ‘NEREYE GİDİYORUZ?´ SORUSUNA HAZIR OLMALILAR!
CUMHURİYET HALK PARTİLİLER ‘NEREYE GİDİYORUZ?´ SORUSUNA HAZIR OLMALILAR!
Cumhuriyet Halk Partililer ve bu partiye yılmadan usanmadan oy veren kitleler, yöneticilere ve yetki taşıyanlara ‘Nereye Gidiyorsunuz? Quo Vadis?” sorusunu yöneltme şansını yitirme tehlikesi ile karşı karşıya kalmışlarken, bundan sonra “Nereye Gidiyoruz” sorusuna kendilerini hazırlamalıdırlar. Ülke ve ulus çıkarları bunu gerektirecek yakın gelecekte…
SURİYE SINIRIMIZIN 98 KİLOMETRESİNE HAKİM OL(A)MAMANIN FATURASI
SURİYE SINIRIMIZIN 98 KİLOMETRESİNE HAKİM OL(A)MAMANIN FATURASI
Biz sınırlarımızın kaderini başkalarıyla ortaklaşa tayin etmeye zorlanıyor olmanın zilletini taşımak bir yana, gerçekten de Güney´imizde kurulmakta olan bir Kürt devletinin tehditlerini de hesaba katmak durumundayız artık
TÜRKİYE´Yİ ‘İTİBARSIZLAŞTIRMA´ HAMLELERİ KARŞISINDA GÜÇLÜ KILMAK
TÜRKİYE´Yİ ‘İTİBARSIZLAŞTIRMA´ HAMLELERİ KARŞISINDA GÜÇLÜ KILMAK
Son dönemde ve son günlerde Türkiye çok vahim hem de kurumsal değil kişiselleştirilmiş boyutlardaki kimi ithamlarla karşı karşıya kalmıştır.
   DAVUTOĞLU´NUN İSTİKRARI SAĞLAMADA VERECEĞİ SINAV
DAVUTOĞLU´NUN İSTİKRARI SAĞLAMADA VERECEĞİ SINAV
Davutoğlu liderliğindeki AKP iktidarı bir nebze ‘istikrarı yeniden sağlayan´ bir güç olmak istiyorsa, geçmiş yılların hayaletlerini temizleyip, kendi kendisi ile hesaplaşmak zorundadır. Bunu yaparken yeni anayas arayışları yerine yerleşik düzenin anayasal düzenine saygılı olmak durumundadır.
   ÇOK İLERİ ZİNCİRLİ DEMOKRASİ HOŞ GELDİN!
ÇOK İLERİ ZİNCİRLİ DEMOKRASİ HOŞ GELDİN!
Şu sonuca varıyoruz ne yazık ki: Davutoğlu´nun iktidara daha bir güçlü biçimde geldiği günün ertesinde basına, düşünüre, hukukun üstünlüğüne inananlara ve de kontrolsüz siyasal güç kullanma eğilimine karşı duranlara bir gözdağıdır. Tümüne, “Bundan sonra astığımız astık, kestiğimiz kestik olacaktır” mesajıdır.
DÜŞÜRÜLEN RUS UÇAĞININ ANIMSATTIĞI SORULAR VE SORUNLAR…
DÜŞÜRÜLEN RUS UÇAĞININ ANIMSATTIĞI SORULAR VE SORUNLAR…
Şimdi şöyle bir yaklaşım sergilemeyi yararlı ve uygun görüyoruz Rus müdahalesi sınırlarımızın ötesindeki Türkmen bölgesine doğru yayılır yoğunlaşırken… Sadece bir dizi sorular koyaşım ortaya diyoruz. Sorgulayalım gelişmeleri diyoruz. Yanıt ararken belki gerçeklere de yaklaşıp bir anlam verebiliriz Türkiye´nin kendi kendisini içerisine düşürdüğü netameli durumun geçmişine ve geleceğine…
   CUMHURİYET HALK PARTİSİ OLAĞANÜSTÜ BİR DÖNEMDEN GEÇERKEN
CUMHURİYET HALK PARTİSİ OLAĞANÜSTÜ BİR DÖNEMDEN GEÇERKEN
CHP´nin seçim hezimeti kabul edilmesi gereken konumunun başlıca nedenleri arasında bu keyfi, partinin hiçbir kurumsal kademesinde oluşturulmamış, tarihsel ideoloji ve misyonu ile ters düşen ‘değişim yolu´ sayılmalıdır. CHP´yi seçmenine yabancılaştıran bu dönüşüm/değişim döngüsü sandıklara gitmeyen, gitse dahi çevresinde etkin olmamayı seçen sempatizanların sayısını artırmıştır
   DAVUTOĞLU´NUN YOK DEDİĞİ KRİZ ASIL BUNDAN SONRA ÇIKACAK!
DAVUTOĞLU´NUN YOK DEDİĞİ KRİZ ASIL BUNDAN SONRA ÇIKACAK!
Olay Erdoğan´ın istediği ya da istemediği isimlerin atanmasıyla ilgili bir krizden öteye geçecek, Anayasa´nın ihlali noktasına ulaşacak bir yetki kargaşasına dönüşecektir. İtiraf ettiği fiili yetki paylaşımı yaklaşımı ile hükümet etme gücünü de devretmeye hazır olduğunu şimdiden kabullenmiş duruma girecektir.
PARİS´TEKİ KANLI GECE´NİN SANSASYONEL YANKILARINA TESLİM OLMAMAK
PARİS´TEKİ KANLI GECE´NİN SANSASYONEL YANKILARINA TESLİM OLMAMAK
Ne gariptir ki, Soğuk Savaş sırasında SSCB´nin nükleer silahları ve dev askeri güçleriyle baş etmiş ABD´nin Başkanı Hüseyin Obama daha geçen gün, IŞİD´in ortadan kaldırılamayacağını adeta kabullenerek, “kuşatılmasının böylece etksinin sınırlanmasının” bir başarı sayılabileceğini ifade etmiştir. Zira ortadan kaldırılması zamanı gelmemiştir. Daha fazla IŞİD cinayetine ve terörüne ihtiyaç vardır.
   İSTİKRAR MASALLARINA İNANMAK İSTEYENLER İÇİN ANIMSATMADIR
İSTİKRAR MASALLARINA İNANMAK İSTEYENLER İÇİN ANIMSATMADIR
Hukukun üstünlüğü ve Anayasal düzene saygı sağlanmadan, kişisel değil toplumsal kaygılar dikkate alınmadan, sadece dönemsel oy çoğunluğuna dayandırılmak istenen ‘meşruiyet´ ve yetki arayışları eninde sonunda hüsranla ve en acı istikrarsızlık dönemleri ile noktalanıverir. Dünya tarihi bunun örnekleri ile doludur.
   CHP´DEKİ ‘YENİLGİ TAHRİBATINI´ OLAĞANÜSTÜ KURULTAY İLE GİDERMEK OLASI MI?
CHP´DEKİ ‘YENİLGİ TAHRİBATINI´ OLAĞANÜSTÜ KURULTAY İLE GİDERMEK OLASI MI?
Alelacele gidilecek olağanüstü kurultay bir çare olacak mıdır? Yoksa Kılıçdaroğlu ve ekibine yıllarca benzer yanlışları sürdürecekleri bir iktidar dönemini hediye etmiş olmanın ezikliği ile mi yetinmek zorunda kalacaklardır böyle bir acele hamleye kalkışanlar?
AKP´NİN KAMU DÜZENİNİ KORUMA VE HAKİM KILMA SORUMLULUĞU
AKP´NİN KAMU DÜZENİNİ KORUMA VE HAKİM KILMA SORUMLULUĞU
Yeni dönemde AKP dayandığını söylediği “Sayısal meşruiyet ve siyasal meşruiyet” temelleri doğrultusunda ülkeye ve Türk ulusuna hizmet ederek tarihe geçecek bir başarı sağlamak istiyorsa önce sözünü ettiğimiz anayasal krize kesin bir çözüm getirmek zorundadır
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
EKONOMİYE BAKIŞ
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
SİPTİLLİNİN ÖNÜNDE KOCA SANAYİ VARDI
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
ÖZGÜRLÜKÇÜ LAİKLİK, DİNCİLİĞE SERBESTLİK DEMEKTİR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
***DERGİCİ LİSELİLER***
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
“ LAİKLİK,ADAM OLMAK DEMEKTİR.”
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
KURTULUŞ SAVAŞI GÜNLERİ (6)
Ahmet  DUMAN
Ahmet DUMAN
Siyaseti Kendi Geleneğine Göre Yapmak…
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
İÇİ BOŞ LAİKLİK YETMEZ
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
17 NİSAN ‘´KİTAP HEDİYE GÜNÜ´´
Cihat OVALI ADANA´DA FUTBOL
Cihat OVALI ADANA´DA FUTBOL
TEZCANLILIK
İlhan ALPER
İlhan ALPER
SANATTA YOLUN BAŞI
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
8 Mart Çalışan Kadınlar Günü Kutlu Olsun
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
CHP SOLDA (MI?)
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
CUMHURİYETİ YAŞATACAĞIZ.
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
“ARTIK MECLİS VAR !”
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
KAYIN”ANNEM”
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Toprağa Yüzünü Çeviren Şair: Fettah Köleli
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
VAR OLMAK VE EĞİTİM
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
Savaş, Çocuk ve ´Çok Güzel Bir Anne´
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
HUKUKSAL YAPTIRIMI OLMAYAN MAHKEME : BERTRAND RUSSEL MAHKEMESİ
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
TÜRKİYE ÜZERİNE KURULAN OYUN
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Yaşananlara Değer miydi?
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
ÇOK SAHİPLİ, İKİ TARAFLI HABER ELEMANI: MECİD SUCAİ
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
ÇAY DEYİP GEÇMEYİN..
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
DÜZİÇİ
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
SDH VE SFP MODÜL ALINMASI İŞİ
SDH VE SFP MODÜL ALINMASI İŞİ
BASIN ADN:333736/851 www.bik.gov.tr
KAMULAŞTIRMA İLANI
KAMULAŞTIRMA İLANI
BASIN ADN:332704/843 www.bik.gov.tr
ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SORUMLULUĞUNDA BULUNAN KOMPANZASYON TESİSLERİNİN YENİLENMESİ
ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SORUMLULUĞUNDA BULUNAN KOMPANZASYON TESİSLERİNİN YENİLENMESİ
BASIN ADN:319427/781 www.bik.gov.tr
ÇUKUROVA DR AŞKIM TÜFEKÇİ DEVLET HASTANESİ MUTFAK PERSONEL ASANSÖRÜ YENİLEME İŞİ
ÇUKUROVA DR AŞKIM TÜFEKÇİ DEVLET HASTANESİ MUTFAK PERSONEL ASANSÖRÜ YENİLEME İŞİ
BASIN ADN:320811/776 www.bik.gov.tr
YÜREĞİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINDAN İLAN
YÜREĞİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINDAN İLAN
BASIN ADN:307965/769 www.bik.gov.tr
İNCİRLİK 10 TANKER KOMUTANLIĞI TÖREN ALANI DÜZENLENMESİ
İNCİRLİK 10 TANKER KOMUTANLIĞI TÖREN ALANI DÜZENLENMESİ
BASIN ADN:319973/768 www.bik.gov.tr
ÇÜ ZİRAAT FAKÜLTESİ DEKANLIĞI SARF MALZEME
ÇÜ ZİRAAT FAKÜLTESİ DEKANLIĞI SARF MALZEME
BASIN ADN:320860/760 www.bik.gov.tr
İLAN T.C. ADANA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
İLAN T.C. ADANA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
BASIN ADN:319960/759 www.bik.gov.tr
İLAN T.C. ADANA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
İLAN T.C. ADANA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
BASIN ADN:319960/759 www.bik.gov.tr
ADANA  3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
ADANA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
BASIN ADN:319914/747 www.bik.gov.tr
TAŞINIRIN AÇIK ARTIRMA İLANI
TAŞINIRIN AÇIK ARTIRMA İLANI
BASIN ADN:317572/739 www.bik.gov.tr
ADANA 19.ASLİYE CEZA MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNDEN
ADANA 19.ASLİYE CEZA MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNDEN
BASIN ADN:314029/731 www.bik.gov.tr
T.C. ADANA 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
T.C. ADANA 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
BASIN ADN:314029/729 www.bik.gov.tr
T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI  DUYURU
T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI DUYURU
BASIN ADN:312928/696 www.bik.gov.tr
BİLGİSAYAR ( SERVER) VE SERVER YAZILIMI SATIN ALINACAKTIR
BİLGİSAYAR ( SERVER) VE SERVER YAZILIMI SATIN ALINACAKTIR
BASIN ADN:310476/684 www.bik.gov.tr
TAŞINIRIN AÇIK ARTIRMA İLANI
TAŞINIRIN AÇIK ARTIRMA İLANI
BASIN ADN:308721/673 www.bik.gov.tr
TIBBİ CİHAZ SATIN ALINACAKTIR
TIBBİ CİHAZ SATIN ALINACAKTIR
BASIN ADN:303384/652 www.bik.gov.tr
HURDA MALZEME SATIŞ İŞİ İHALE İLANI
BASIN ADN:300506/645 www.bik.gov.tr
HURDA MALZEME SATIŞ İŞİ İHALE İLANI
BASIN ADN: 300506/628 www.bik.gov.tr
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ BİÇERDÖVERLE HASAT
BASIN ADN:293608/609 www.bik.gov.tr
DOLAR
2.9587
EURO
3.3569
ALTIN
0
BIST
0
 
E-Gazete
14.05.2016
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
e gazeti 2
14.05.2016
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
PTT. 1. LİG

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg