PARİS´TEKİ KANLI GECE´NİN SANSASYONEL YANKILARINA TESLİM OLMAMAK
Ne gariptir ki, Soğuk Savaş sırasında SSCB´nin nükleer silahları ve dev askeri güçleriyle baş etmiş ABD´nin Başkanı Hüseyin Obama daha geçen gün, IŞİD´in ortadan kaldırılamayacağını adeta kabullenerek, “kuşatılmasının böylece etksinin sınırlanmasının” bir başarı sayılabileceğini ifade etmiştir. Zira ortadan kaldırılması zamanı gelmemiştir. Daha fazla IŞİD cinayetine ve terörüne ihtiyaç vardır.
Tarih: 15.11.2015 16:18:37 / 650okunma / 0yorum

Paris´teki ‘Kanlı Gece´ birden dünya kamuoyunun gündemindeki ilk sıralara yerleşti. Nasıl olmasın ki? Fransa gibi Avrupa uygarlığının en süzme niteliklerini barındırdığı varsayılan bir ülkede kaçıncı kez böylesine can alıcı bir terrorist eylem ortaya çıkıyordu? Hem de bu boyutlarda ölümcül bir saldırı, toplum güvenliği açısından en son tekniklerin ve becerilerin uygulandığı bilinen Paris´te nasıl oluyor da istihbarat engellerine takılmadan gerçekleştirilebiliyordu?

Olay bir yandan sansasyona endekslenmiş medya aracılığı ile, diğer yandan da Fransız yetkililerin eylemin ilk anlarından itibaren verdikleri demeçlerle, aldıkları önlemlerle olağanüstü boyutlara taşınıverdi. Sanki terör eylemlerini yapan gizli güçlerle söz birliği edilircesine, “dünyanın sonuna geliniyor ha…” imajı başarılı biçimde insanların kafalarına pompalandı.

Fransa Cumhurbaşkanı Hollande 129 kişinin senkronize saldırılar sonucu yaşamlarının yitirmelerinin, 352 kişinin de yaralanmalarının üzerinden saatler geçmeden, “Bu bir savaştır” diyerek Mayıs 1961´de de Gaulle´e karşı girişilen Cezayir Darbesi´nden bu yana ilk kez Fransa´da olağanüstü hal ilan etti. Bununla birçok özgürlükler kısıtlandı, ülkeye giriş ve çıkışlar sıkı kontrol altına alındı. En önemlisi Fransa´da ve hatta Avrupa´da bir panik havası yaratıldı.

Kabul etmek gerekir ki hangi ülkenin başkentinde 6-7 noktada birden bu kapsamda bir saldırı ile yüzlerce insanın ölümü ve de yaralanması söz konusu olsa bunu hafife almak olanaklı değildir. Kaldı ki eğer bu tip olaylar dünyanın çeşitli yerlerinde de görünüyorsa ve bir takım ‘mevhum düşmanların´ varlığı hep potansiyel saldırı beklentilerini yaratmış ise, Fransa´nın başına gelenler elbette önemsenmelidir. Hele masum insanların bombaların, otomatik silahların hedefine yerleştirilip katledildikleri görülüyorsa buna tepki gösterilmesi çok doğaldır.

Ama Paris olayında ve sonrasında ortaya konulan tepkilerin boyutları ve yaygınlığı akıllara bambaşka düşünceler getirmektedir. Ortaya hemen “uluslararası terör” tehdidi, bununla koşut olarak “radikal İslam” çağrıştırması atılınca saldırıların ve saldırganların amaçları konusunda da oluşan kuşkular öne çıkmaktadır.

Hollande, “Bu bir savaştır” derken herhalde Libya´da ve Suriye´de başlatılan iç savaşlarda ülkesinin birlikte hareket etmekte olduğu savaşçı koalisyon ortaklarının ne denli saldırgan niyetler taşıdıklarını pek dikkate almıyor. Savaşın daha yeni Paris´te başlamakta olduğunu varsayıyor. Halbuki Fransa, Kuzey Afrika´da ve Ortadoğu´da ulusları bölüp parçalayarak, sınırları ortadan kaldırıp yeni baştan çizerek, milyonlarca insanın ölümüne ve yerlerini yurtlarını terk etmelerine neden olarak Batı emperyalizminin egemenlik alanlarını pekiştirme projesinde hep en önlerde yer almıştır. Yani eğer ortada bir savaş varsa, bu savaşın başlatıcısı ve yürütücüsü rolünü hevesle oynamıştır.

Şimdi bu durumda sadece terör unsurlarını suçlayarak, kendi sınırları içine taşınan savaşı lanetlemek hem Fransa´ya hem de bu projede saf tutan ülkelere, bağlaşıklarına ve bu durumu sineye çekmiş insanlara düşmez. Kaldı ki Fransa ve Batı Dünyası bugün yüzlerle ifade edilen can kayıplarına matem tutarken, Kuzey Afrika, Orta Doğu ve İç Asya´daki ‘proxy´ savaşlarında, istilalarda ve insansız hava araçlarının hedef gözetmeyen saldırılarında ölenlerin milyonları aştığını görmezden gelemezler.

Hollande ve ortakları elbette bunun farkındalar ama yarattıkları sansasyon ile ‘yavuz hırsız ev sahibi bastırır´ özdeyişine uygun yöntemlerle kendilerini aklatmanın yollarını buluyorlar. Üstüne üstlük bunu yaparken son derece şeytani araçlar da kullanıyorlar. Kendi halklarını korkularıyla yönetmenin ve de egemenlik alanları kurmak istedikleri coğrafyaya daha derinden nüfuz edebilmenin ortamını da yaratıyorlar.

Örneğin nedir, necidir IŞİD? Hani Paris saldırılarının üzerinden saatler geçmeden yine Hollande´ın suçlu olarak ilan ettiği bu örgüt neyin nesidir?

IŞİD belki de atom bombasından da tehlikeli post-modern bir silahtır. Daha doğrusu silah haline getirilmiş insanlar topluluğudur. Ayrıca dinsel yapılanmaları ile çok işe yarayan ve ‘mevhum düşman´ figürü olarak radikal İslamın kıyıcılığının yarattığı korkuyla Batılı insanı kendi içerisinde bloklaştırıp emperyal maceralara onay verir kalıba sokan bir faktördür. Bunun sayesinde şimdilerde Suriye-Irak coğrafyası koskocaman canlı bir buldozerle yakılıp yıkılmakta; örneğin Türkmen ve Arapların boşaltıldığı alanlarda Kürdistan´nın uzantılarının kurulması sağlanmaktadır.

IŞİD bunun yanısıra Suriye´ye ABD´nin ve başta Fransa olmak üzere diğer Batılı heveskarların havadan ve karadan müdahalesine davetiye çıkaran verimli bir bahanedir.

IŞİD zaten bu amaçlarla var edilmiştir. Kuruluşu, bizim kimi derin stratejistlerimizin ‘bunlar mağdur edilmiş Sunni kesimlerin korunmak için bir araya gelen masum insanlar´ görüşünün aksine, Batılı ülkelerin gözden sakladıkları desteklerle sağlanmıştır. Türkiye´de üslenmişler, donanmışlar; Katar ve Suudi Arabistan ‘dan gelen yardımlarla palazlanmışlardır.

Ne gariptir ki, Soğuk Savaş sırasında SSCB´nin nükleer silahları ve dev askeri güçleriyle baş etmiş ABD´nin Başkanı Hüseyin Obama daha geçen gün, IŞİD´in ortadan kaldırılamayacağını adeta kabullenerek, “kuşatılmasının böylece etksinin sınırlanmasının” bir başarı sayılabileceğini ifade etmiştir. Zira ortadan kaldırılması zamanı gelmemiştir. Daha fazla IŞİD cinayetine ve terörüne ihtiyaç vardır.

Nitekim Paris´teki Kanlı Geceyi bu bağlamda değerlendirirsek son eyleminde işe çok yaramıştır. Antalya´da devam etmekte olan G 20 Konferansının gündem maddesidir. Batılı ortakların halklarıyla ve silahlarıyla, ekonomileriyle ortak hedeflere yönelmesini sağlayacak mevhum düşmandır. “Dünya´nın sonu geliyor” korkusu yaşatılan kitlelerin sindirilmesinde rol üstlenecek kıyıcılık timsalidir. Bugünlerde Olağanüstü Hal ilanı ile o vazgeçemediği özgürlük ikliminden bile mahrum bırakılan Fransa´nın, global etkisini yitirmekte olan o muhteşem Fransa´nın, emperyal maceralarındaki günahlarını kendi insanlarının ölümü pahasına görüntüde de olsa aklatmaya yarayacak trajedi aktörleridir IŞİD militanları…









Kaynak: ÖZEL HABER

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
Güvenlik *
Yenile
Yorumunuz *
 “GEÇİŞ KANLI MI KANSIZ MI, SERT Mİ YUMUŞAK YA DA TATLI MI OLACAK?”
“GEÇİŞ KANLI MI KANSIZ MI, SERT Mİ YUMUŞAK YA DA TATLI MI OLACAK?”
Kılıçdaroğlu´nun bir çağrı, niyet ya da temenni niteliği taşımayan, sadece gelecekteki vahim koşulların habercisi sayılabilecek sözleri hakkında soruşturma başlatacağına Başsavcı, yaşanmakta olan Anayasa´yı fiilen “tebdil, tağyir ve ilga” etme eylemi için harekete geçmeliydi.
   LAİKLİĞİ TWİTLERLE – KUŞ CIVILTILARI İLE – KORUMAYA KALKIŞMAK!
LAİKLİĞİ TWİTLERLE – KUŞ CIVILTILARI İLE – KORUMAYA KALKIŞMAK!
Bu ciddi tehdidin ortaya yenilerde çıkışının nedeni çok açık aslında. Türkiye´nin ve Türk ulusunun çağdaşlaşma hamlelerine ödünsüz sahip çıkan bir siyasal yapı ve bunun altyapısını oluşturan halk katmanları ve seçmen kitlesi vardı yakın geçmişe kadar.
PKK´YI GERÇEKTEN YENDİK Mİ DERSİNİZ?
PKK´YI GERÇEKTEN YENDİK Mİ DERSİNİZ?
Yakılmış, yıkılmış kentlerimiz; bombalı tuzaklar yüzünden evinden yurdundan edilmiş yurttaşlarımız; onca şehidimiz, öksüz yetim kalmış yavrularımız, tehlikelerden ve tehditlerden korunamayan ülkemiz, çepeçevre düşmanlıklarla kuşatılmış Türkiye´miz ve içten vurulan sahipsiz ulusumuz… Sonuçta gerçek tablo bu
BUGÜN 23 NİSAN: ULUSAL EGEMENLİĞİMİZE EL KONULMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ
BUGÜN 23 NİSAN: ULUSAL EGEMENLİĞİMİZE EL KONULMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ
Ulusal iradeyi temsil ettiği yanılsamalarıyla beslenen ve kişisel otorite tahakkümüne dayalı oldubittilere, benzeri ancak 1930´ların diktatörlükler Avrupa´sının yıkıntıları arasında aranıp bulunabilecek bir dikta rejiminin hayallerine karşı uyanık olmalıyız
ERDOĞAN´IN DEMOKRASİ VAADİ Mİ? BUNU BİR DURUP DÜŞÜNELİM…
ERDOĞAN´IN DEMOKRASİ VAADİ Mİ? BUNU BİR DURUP DÜŞÜNELİM…
Cumhurbaşkanı Erdoğan´a göreve demokrasi vaadiyle geldiğini hatırlattığını söyleyen Başkan Obama aslında geçmişten bugüne uzanan ve Türkiye açısından karabasandan farksız bir başka tür vaadden ve bunlar karşılığı taahhüt edilen desteklerden bahsediyor.
 BOMBACILAR ELBET YAKALANIR AMA ASIL SORUN YÖNETSEL ANARŞİDEN KURTULAMAMAK
BOMBACILAR ELBET YAKALANIR AMA ASIL SORUN YÖNETSEL ANARŞİDEN KURTULAMAMAK
Yara büyüktür ve çok derinlerdedir. Bu duruma ancak “yönetsel anarşi” tanımı denk düşer. Anarşinin sorumluları ise bunu görmezden gelmeyi seçmişlerdir.
RUS´UN - VE DE AMERİKALI´NIN – PYD/YPG AŞKI BAŞKA
RUS´UN - VE DE AMERİKALI´NIN – PYD/YPG AŞKI BAŞKA
Davutoğlu, PYD´yi “Suriye rejiminin uzantısı olan terör örgütü, Rusya´nın sivil halkı bombalamasıyla iş birliği yapan bu terör örgütü,” diye nitelerken şu gerçeği gözlerden kaçırıyor: PYD sadece Rusya´nın değil, ABD´nin de ‘bizim çocuklar´ dediği ve bunu kafamıza vura vura tekrarladığı bir oluşum.
“GAZİ, KAHRAMAN, ŞANLI HALEP” NEYİN NESİ BİR ANLASAK!
“GAZİ, KAHRAMAN, ŞANLI HALEP” NEYİN NESİ BİR ANLASAK!
Dış siyasetimizin ulusal çıkarlarımız bağlamında nasıl bir kırılma noktasına getirildiğini görebilecek ve bundan kaygı duyacak yetkili, etkili kesimler, parlamentoda görev yapan milletvekilleri bu gidişe dur demenin çareleri geciktirmeden aramalı.
   “EY AMERİKA SÖYLE BANA,  DOST MUSUN, DÜŞMAN MISIN?”
“EY AMERİKA SÖYLE BANA, DOST MUSUN, DÜŞMAN MISIN?”
Soru çok yanlıştı aslında! ABD´yi “Dost musun, değil misin?” yanıtına zorlamanın ne kadar tehlikeli olduğu açıkça ortaya çıkmadı mı? Soruyu yanıtlayan sıradan bürokratın ağzından, “Ne dostluğu? Sizin düşmanınızla birlikteyiz, bunu anlayın artık” sözlerini duymadık mı?
HALKI İSYANA ÇAĞIRANLAR MI, BUNA KALKIŞANLARI YÜREKLENDİRENLER Mİ DAHA SUÇLU?
HALKI İSYANA ÇAĞIRANLAR MI, BUNA KALKIŞANLARI YÜREKLENDİRENLER Mİ DAHA SUÇLU?
Kabul edilmeli ki ulusal yapımızı ve ülke bütünlüğünü bu denli tehlikeli sulara taşıyan önemli bir dönüm noktası vardır o da bugün iktidar partisi içerisinde sözlü çarpışmalara neden olan o Dolmabahçe Mutabakatı denilen olaydır.
“YENİ TÜRKİYE YOLUNDA” AKP´NİN TÜRKİYE´YE VE TÜRK ULUSUNA  NE KADAR BORCU VAR?
“YENİ TÜRKİYE YOLUNDA” AKP´NİN TÜRKİYE´YE VE TÜRK ULUSUNA NE KADAR BORCU VAR?
Hukukun üstünlüğüne dayalı bir anayasal düzeni, parlamenter demokratik rejimi, ulusal birlik ve bütünlüğü güvenceye alınmış bir vatanın korunup kollanması gibi bir sorumluluğun taşıdığı ödenemez borcu vardır. Davutoğlu ve iktidarı önce bu borcunun bedelini ödemek zorundadır. ,
CHP, “KENTLER NEDEN SİLAH DEPOSUNA DÖNÜŞTÜ?” DİYE SORUP  SORUMLULUKTAN SIYRILABİLİR Mİ?
CHP, “KENTLER NEDEN SİLAH DEPOSUNA DÖNÜŞTÜ?” DİYE SORUP SORUMLULUKTAN SIYRILABİLİR Mİ?
Görüleceği gibi, PKK´nın azgınlaşması, ülke topraklarımızın bir bölümünün savaş alanı haline gelmesi sadece AKP iktidarının yanlış, kabul edilemez, ulusal bütünlüğe ölümcül darbe vuran politikalarına bağlanamaz. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ve genç Türk Ulusu´nun Atatürk ilkeleri doğrultusunda kurucusu olma sorumluluğunu taşıyan CHP´nin yanlış ellerde, kasıtlı mı yoksa basiretsizlikten mi ileri geldiği yakında ortaya çıkacak, yanlış duruş ve siyasetinin de bu kanlı gidişte rolü vardır.
CUMHURİYET HALK PARTİLİLER ‘NEREYE GİDİYORUZ?´ SORUSUNA HAZIR OLMALILAR!
CUMHURİYET HALK PARTİLİLER ‘NEREYE GİDİYORUZ?´ SORUSUNA HAZIR OLMALILAR!
Cumhuriyet Halk Partililer ve bu partiye yılmadan usanmadan oy veren kitleler, yöneticilere ve yetki taşıyanlara ‘Nereye Gidiyorsunuz? Quo Vadis?” sorusunu yöneltme şansını yitirme tehlikesi ile karşı karşıya kalmışlarken, bundan sonra “Nereye Gidiyoruz” sorusuna kendilerini hazırlamalıdırlar. Ülke ve ulus çıkarları bunu gerektirecek yakın gelecekte…
SURİYE SINIRIMIZIN 98 KİLOMETRESİNE HAKİM OL(A)MAMANIN FATURASI
SURİYE SINIRIMIZIN 98 KİLOMETRESİNE HAKİM OL(A)MAMANIN FATURASI
Biz sınırlarımızın kaderini başkalarıyla ortaklaşa tayin etmeye zorlanıyor olmanın zilletini taşımak bir yana, gerçekten de Güney´imizde kurulmakta olan bir Kürt devletinin tehditlerini de hesaba katmak durumundayız artık
TÜRKİYE´Yİ ‘İTİBARSIZLAŞTIRMA´ HAMLELERİ KARŞISINDA GÜÇLÜ KILMAK
TÜRKİYE´Yİ ‘İTİBARSIZLAŞTIRMA´ HAMLELERİ KARŞISINDA GÜÇLÜ KILMAK
Son dönemde ve son günlerde Türkiye çok vahim hem de kurumsal değil kişiselleştirilmiş boyutlardaki kimi ithamlarla karşı karşıya kalmıştır.
   DAVUTOĞLU´NUN İSTİKRARI SAĞLAMADA VERECEĞİ SINAV
DAVUTOĞLU´NUN İSTİKRARI SAĞLAMADA VERECEĞİ SINAV
Davutoğlu liderliğindeki AKP iktidarı bir nebze ‘istikrarı yeniden sağlayan´ bir güç olmak istiyorsa, geçmiş yılların hayaletlerini temizleyip, kendi kendisi ile hesaplaşmak zorundadır. Bunu yaparken yeni anayas arayışları yerine yerleşik düzenin anayasal düzenine saygılı olmak durumundadır.
   ÇOK İLERİ ZİNCİRLİ DEMOKRASİ HOŞ GELDİN!
ÇOK İLERİ ZİNCİRLİ DEMOKRASİ HOŞ GELDİN!
Şu sonuca varıyoruz ne yazık ki: Davutoğlu´nun iktidara daha bir güçlü biçimde geldiği günün ertesinde basına, düşünüre, hukukun üstünlüğüne inananlara ve de kontrolsüz siyasal güç kullanma eğilimine karşı duranlara bir gözdağıdır. Tümüne, “Bundan sonra astığımız astık, kestiğimiz kestik olacaktır” mesajıdır.
DÜŞÜRÜLEN RUS UÇAĞININ ANIMSATTIĞI SORULAR VE SORUNLAR…
DÜŞÜRÜLEN RUS UÇAĞININ ANIMSATTIĞI SORULAR VE SORUNLAR…
Şimdi şöyle bir yaklaşım sergilemeyi yararlı ve uygun görüyoruz Rus müdahalesi sınırlarımızın ötesindeki Türkmen bölgesine doğru yayılır yoğunlaşırken… Sadece bir dizi sorular koyaşım ortaya diyoruz. Sorgulayalım gelişmeleri diyoruz. Yanıt ararken belki gerçeklere de yaklaşıp bir anlam verebiliriz Türkiye´nin kendi kendisini içerisine düşürdüğü netameli durumun geçmişine ve geleceğine…
   CUMHURİYET HALK PARTİSİ OLAĞANÜSTÜ BİR DÖNEMDEN GEÇERKEN
CUMHURİYET HALK PARTİSİ OLAĞANÜSTÜ BİR DÖNEMDEN GEÇERKEN
CHP´nin seçim hezimeti kabul edilmesi gereken konumunun başlıca nedenleri arasında bu keyfi, partinin hiçbir kurumsal kademesinde oluşturulmamış, tarihsel ideoloji ve misyonu ile ters düşen ‘değişim yolu´ sayılmalıdır. CHP´yi seçmenine yabancılaştıran bu dönüşüm/değişim döngüsü sandıklara gitmeyen, gitse dahi çevresinde etkin olmamayı seçen sempatizanların sayısını artırmıştır
   DAVUTOĞLU´NUN YOK DEDİĞİ KRİZ ASIL BUNDAN SONRA ÇIKACAK!
DAVUTOĞLU´NUN YOK DEDİĞİ KRİZ ASIL BUNDAN SONRA ÇIKACAK!
Olay Erdoğan´ın istediği ya da istemediği isimlerin atanmasıyla ilgili bir krizden öteye geçecek, Anayasa´nın ihlali noktasına ulaşacak bir yetki kargaşasına dönüşecektir. İtiraf ettiği fiili yetki paylaşımı yaklaşımı ile hükümet etme gücünü de devretmeye hazır olduğunu şimdiden kabullenmiş duruma girecektir.
   İSTİKRAR MASALLARINA İNANMAK İSTEYENLER İÇİN ANIMSATMADIR
İSTİKRAR MASALLARINA İNANMAK İSTEYENLER İÇİN ANIMSATMADIR
Hukukun üstünlüğü ve Anayasal düzene saygı sağlanmadan, kişisel değil toplumsal kaygılar dikkate alınmadan, sadece dönemsel oy çoğunluğuna dayandırılmak istenen ‘meşruiyet´ ve yetki arayışları eninde sonunda hüsranla ve en acı istikrarsızlık dönemleri ile noktalanıverir. Dünya tarihi bunun örnekleri ile doludur.
   CHP´DEKİ ‘YENİLGİ TAHRİBATINI´ OLAĞANÜSTÜ KURULTAY İLE GİDERMEK OLASI MI?
CHP´DEKİ ‘YENİLGİ TAHRİBATINI´ OLAĞANÜSTÜ KURULTAY İLE GİDERMEK OLASI MI?
Alelacele gidilecek olağanüstü kurultay bir çare olacak mıdır? Yoksa Kılıçdaroğlu ve ekibine yıllarca benzer yanlışları sürdürecekleri bir iktidar dönemini hediye etmiş olmanın ezikliği ile mi yetinmek zorunda kalacaklardır böyle bir acele hamleye kalkışanlar?
AKP´NİN KAMU DÜZENİNİ KORUMA VE HAKİM KILMA SORUMLULUĞU
AKP´NİN KAMU DÜZENİNİ KORUMA VE HAKİM KILMA SORUMLULUĞU
Yeni dönemde AKP dayandığını söylediği “Sayısal meşruiyet ve siyasal meşruiyet” temelleri doğrultusunda ülkeye ve Türk ulusuna hizmet ederek tarihe geçecek bir başarı sağlamak istiyorsa önce sözünü ettiğimiz anayasal krize kesin bir çözüm getirmek zorundadır
TOPLUMUN İSTİKRAR ŞANTAJI İLE ZORA KOŞULMASINI ÖNLEMENİN YOLU VAR ELBETTE
TOPLUMUN İSTİKRAR ŞANTAJI İLE ZORA KOŞULMASINI ÖNLEMENİN YOLU VAR ELBETTE
1 Kasım´da ‘istikrar´ ve yaşamsal güvenlik kaygısı öne çıktı büyük ölçüde ve seçmen kitlesi yönünü iktidar gücünü elinde tutan ve her koşulda birinci parti konumunda olacak AKP´ye çevirdi
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
EKONOMİYE BAKIŞ
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
SİPTİLLİNİN ÖNÜNDE KOCA SANAYİ VARDI
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
ÖZGÜRLÜKÇÜ LAİKLİK, DİNCİLİĞE SERBESTLİK DEMEKTİR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
***DERGİCİ LİSELİLER***
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
“ LAİKLİK,ADAM OLMAK DEMEKTİR.”
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
KURTULUŞ SAVAŞI GÜNLERİ (6)
Ahmet  DUMAN
Ahmet DUMAN
Siyaseti Kendi Geleneğine Göre Yapmak…
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
İÇİ BOŞ LAİKLİK YETMEZ
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
17 NİSAN ‘´KİTAP HEDİYE GÜNÜ´´
Cihat OVALI ADANA´DA FUTBOL
Cihat OVALI ADANA´DA FUTBOL
TEZCANLILIK
İlhan ALPER
İlhan ALPER
SANATTA YOLUN BAŞI
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
8 Mart Çalışan Kadınlar Günü Kutlu Olsun
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
CHP SOLDA (MI?)
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
CUMHURİYETİ YAŞATACAĞIZ.
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
“ARTIK MECLİS VAR !”
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
KAYIN”ANNEM”
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Toprağa Yüzünü Çeviren Şair: Fettah Köleli
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
VAR OLMAK VE EĞİTİM
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
Savaş, Çocuk ve ´Çok Güzel Bir Anne´
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
HUKUKSAL YAPTIRIMI OLMAYAN MAHKEME : BERTRAND RUSSEL MAHKEMESİ
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
TÜRKİYE ÜZERİNE KURULAN OYUN
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Yaşananlara Değer miydi?
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
ÇOK SAHİPLİ, İKİ TARAFLI HABER ELEMANI: MECİD SUCAİ
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
ÇAY DEYİP GEÇMEYİN..
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
DÜZİÇİ
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
SDH VE SFP MODÜL ALINMASI İŞİ
SDH VE SFP MODÜL ALINMASI İŞİ
BASIN ADN:333736/851 www.bik.gov.tr
KAMULAŞTIRMA İLANI
KAMULAŞTIRMA İLANI
BASIN ADN:332704/843 www.bik.gov.tr
ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SORUMLULUĞUNDA BULUNAN KOMPANZASYON TESİSLERİNİN YENİLENMESİ
ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SORUMLULUĞUNDA BULUNAN KOMPANZASYON TESİSLERİNİN YENİLENMESİ
BASIN ADN:319427/781 www.bik.gov.tr
ÇUKUROVA DR AŞKIM TÜFEKÇİ DEVLET HASTANESİ MUTFAK PERSONEL ASANSÖRÜ YENİLEME İŞİ
ÇUKUROVA DR AŞKIM TÜFEKÇİ DEVLET HASTANESİ MUTFAK PERSONEL ASANSÖRÜ YENİLEME İŞİ
BASIN ADN:320811/776 www.bik.gov.tr
YÜREĞİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINDAN İLAN
YÜREĞİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINDAN İLAN
BASIN ADN:307965/769 www.bik.gov.tr
İNCİRLİK 10 TANKER KOMUTANLIĞI TÖREN ALANI DÜZENLENMESİ
İNCİRLİK 10 TANKER KOMUTANLIĞI TÖREN ALANI DÜZENLENMESİ
BASIN ADN:319973/768 www.bik.gov.tr
ÇÜ ZİRAAT FAKÜLTESİ DEKANLIĞI SARF MALZEME
ÇÜ ZİRAAT FAKÜLTESİ DEKANLIĞI SARF MALZEME
BASIN ADN:320860/760 www.bik.gov.tr
İLAN T.C. ADANA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
İLAN T.C. ADANA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
BASIN ADN:319960/759 www.bik.gov.tr
İLAN T.C. ADANA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
İLAN T.C. ADANA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
BASIN ADN:319960/759 www.bik.gov.tr
ADANA  3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
ADANA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
BASIN ADN:319914/747 www.bik.gov.tr
TAŞINIRIN AÇIK ARTIRMA İLANI
TAŞINIRIN AÇIK ARTIRMA İLANI
BASIN ADN:317572/739 www.bik.gov.tr
ADANA 19.ASLİYE CEZA MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNDEN
ADANA 19.ASLİYE CEZA MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNDEN
BASIN ADN:314029/731 www.bik.gov.tr
T.C. ADANA 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
T.C. ADANA 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
BASIN ADN:314029/729 www.bik.gov.tr
T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI  DUYURU
T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI DUYURU
BASIN ADN:312928/696 www.bik.gov.tr
BİLGİSAYAR ( SERVER) VE SERVER YAZILIMI SATIN ALINACAKTIR
BİLGİSAYAR ( SERVER) VE SERVER YAZILIMI SATIN ALINACAKTIR
BASIN ADN:310476/684 www.bik.gov.tr
TAŞINIRIN AÇIK ARTIRMA İLANI
TAŞINIRIN AÇIK ARTIRMA İLANI
BASIN ADN:308721/673 www.bik.gov.tr
TIBBİ CİHAZ SATIN ALINACAKTIR
TIBBİ CİHAZ SATIN ALINACAKTIR
BASIN ADN:303384/652 www.bik.gov.tr
HURDA MALZEME SATIŞ İŞİ İHALE İLANI
BASIN ADN:300506/645 www.bik.gov.tr
HURDA MALZEME SATIŞ İŞİ İHALE İLANI
BASIN ADN: 300506/628 www.bik.gov.tr
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ BİÇERDÖVERLE HASAT
BASIN ADN:293608/609 www.bik.gov.tr
DOLAR
2.9587
EURO
3.3569
ALTIN
0
BIST
0
 
E-Gazete
14.05.2016
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
e gazeti 2
14.05.2016
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
PTT. 1. LİG

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg