Cumali KARATAŞ


KAYAN BİR YILDIZ:BURHAN PAKER



?Sevenler Anlar?(Yürüyorum Sokaklarda) şarkısını Müslüm Gürses´in tanıttığı TRT Adana Radyosu ve ?Çukurova´dan Sesler?in kadrosunda saz olarak yer alan; hukuk öğrenimini müzik yüzünden yarıda bırakarak, plak döneminin, gazinoların aranan bir sazı olarak Orhan Gencebay, Arif Sağ, Yavuz Top ve İbrahim Tatlıses gibi sanatçılara da çalan; neyzen olarak Çukurova Üniversitesi´nde öğretim üyeliği yapan Burhan Paker´i geçtiğimiz günlerde kaybettik.

Cumali Karataş

Uy anam anam

Haziran´da ölmek zor?

Şair Hasan Hüseyin´in Orhan Kemal´ın anısına yazdığı güzel bir şiir vardır.?Haziran´da Ölmek Zor? Nazım Hikmet, Ahmet Arif, Ahmet Haşim, Hasan İzzettin Dinamo, Ahmet Muhip Dranas, Tahir Alangu, Victor Hügo, Maksim Gorki, O´ Henry ve Henry Miller haziran ayında toprağa verdiğimiz şair ve yazarlarımızdandır. Şimdi müzik dünyasından da bir usta müzisyen, neyzen Burhan Paker de bu kervana bu kervana katıldı. Neyzen Burhan Paker´i ne yazık ki kaybettik. 10 Haziran günü Sessiz sedasız ayrıldı aramızdan diyeceğim ama pek öyle de sessiz sedasız değil gibi? Çünkü Adana Asri Mezarlığı´ndaki yerini almadan önce bir süredir tedavi görüyor Burhan Paker.

Müslüm Gürses, Özdemir Erdoğan, İsmail Polat ve Mahmut Taş gibi ses sanatçılarının eserlerini okuduğu Burhan Paker seçici ve ilkelidir? Örneğin, hançere yetmezliği nedeniyle Yıldız Tilbe´nin bestesini okuyamayacağını düşündüğünden ona izin vermez. Bestelerini Müslüm Gürses ve İbrahim Tatlıses´e göre yapan Paker; Mine Koşan ve Kibariye gibi ses sanatçılarının da eserlerini okuyabileceğini düşünür. Arkadaşı, Müslüm Gürses´in yorumuyla dile düşen ?Sevenler Anlar? ve ?Dünya Ne Hâle Gelmiş? gibi besteleri de bulunan ve ülke çapında önemli bir neyzen olarak tanınan kıymetli müzisyen Burhan Paker´le Yeni Adana gazetesi sanat sayfasında bir söyleşi gerçekleştirmiştik. Ardından da, çocukluk yıllarında sırf müzik adına bir şeyler öğrenebilmek için çıraklığını yaptığı, daha sonra ise, Sadık İçlises´in okuduğu ?Böyle Gelmiş Böyle Gider? ile İsmail Polat´ın okuduğu ?Gelmişim Gurbete Dönmem? gibi bestelerini de notaya alan, ustası Kazım Karaörs´le ilgili bir şeyler yapalım istemesi yüzünden, onun hakkında bir araştırma sayısı yayınlamıştık. Daha sonra, kısa bir süre sanat danışmanlığında bulunduğum, Adana Büyükşehir Belediyesi Kültür Müdürlüğü´nün Çukurovalı sanatçılara yönelik belgeselinde de bir araya gelmiştik.

Zaman zaman Duygu Kafe´de çaylı sohbetlerimiz de olmuştu? Gönüllerde ve dillerde yer bulan bestelerinin yanı sıra, son dönem bir Adana türküsü yapmak istiyordu. Yapılan besteleri de beğenmiyordu. Karacaoğlan´ın bir şiirini bestelediği de aramızda geçmişti. Bununla birlikte? Enstrümantel besteler de yapmıştı. Ardından, işlerin yoğunluğu yüzünden bir süre görüşememiştik. Birkaç kez aramam da ise telefonu kapalıydı. Araya epeyi zaman da girmişti. Bu ara Sonunda, geçenlerde Adanalı eski bestecilerden Fırat Gen tarafından ölüm haberini aldığımda ise toprağa verildiğini öğrenmiştim. Şaşırıyorsunuz tabii, üzülüyorsunuz, böylesine mert bir müzisyen ve besteciyi müzik dünyası ve Adana kaybettiği için, başta da siz.

*BURHAN PAKER VE MÜZİK?

Burhan Paker üç kız, üç erkek olmak üzere altı çocuklu bir ailede 1946 yılında Adana´da doğdu. Babası Nebati Yağ Fabrikası´nda (Marsa) çalışıyordu. Milli Mensucat İlkokulu, İstiklâl Ortaokulu ve Adana Erkek Lisesi´nde öğrenimini tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2. sınıfından müzik çalışmaları yüzünden ayrıldı. Üç yıl kadar çalıştıktan sonra askerliğini Manisa´da (1969) bandocu olarak yaptı. Daha sonra yeniden İstanbul´a giderek yedi yıl kadar müzik çalışmalarını sürdürdü. Bu ara Hayriye hanımla Adana´da evlendi. Daha sonra döndüğü Adana´da Yıldız, Maksim ve Grand gibi gazinolarda sanat hayatını sürdürmeye başladı. Çukurova Üniversitesi Güzel Sanatlar Nefesli Çalgılar Bölümü´nde öğretim üyesi olarak 1990-2008 yılları arasında görev alan Burhan Paker, bu süre zarfında Adana B.Şehir Belediyesi Konservatuvar Bölümü´nde de öğretim üyesi olarak altı yıl kadar görev aldı.(2000/2006) Özel dersler de verdiği müzik yaşamını Adana´da sürdürmekteydi.

Burhan Paker´in müzik yaşamındaki ilk kıvılcımlar, mahallesindeki portakal bahçesinin bekçisinin oğlunun kaval çalmasından etkilendiğinde başladı. Okula giderken çamurda bulduğu bir kavalla kendisi de onun yolundan gitmeye başladı. Ortaokul yıllarında öğretmeninin isteği üzerine kavalını derslerde çalıyordu. Ortaokul yıllarındaki müzik sevgisi onu Aydın Cangürger´e ait olan Yuvam Sazevi´ne sürükledi. Ailesinden gizli olarak, bir bedel almadan çalıştığı Yuvam saz evinde ders veren Adana Radyosu ve ?Çukuruva´dan Sesler?in şefi Kazım Karaörs´ün öğrencisi olur. Sabah okula gidip, öğleden sonra da Eski Vilayet´in karşısında bulunan Aydın Cangürger´e ait Yuvam Sazevi´ne devam eder. Akşam da babası eve dönmeden önce eve döner.

*ADANA RADYOSU YILLARI?

Lise yıllarında, Çukurova´dan Sesler?de yönetici olarak da ismi geçen sınıf arkadaşı Yaşar Akgüneş´in kurduğu Adana Erkek Lisesi Korosu´nda yer alır. Korodaki çalışmaları sırasında okula gelen Adana Radyosu yöneticileri tarafından beğenilmesi sonucunda da Adana Radyosu´nda da üç yıl kadar müzisyen olarak görev alır.Adana İlRadyosu´na gittiğinde Fahri Işık, Necla Babacan, Canan Işık, Sadık İçlises ve Bahri Hazinses gibi ses sanatçılarının yanı sıra Şaban Gen, Devran Baba, Halit Araboğlu ve Mithat Ateş gibi saz sanatçılarıyla birlikte programlar yapar. Radyo müdürü Kemal beydir o zamanlar, tonmeister Soner Baykara´dır. .

Adana Radyosu´nda üç yıl kalan, Yaşar Akgüneş yönetimindeki ?Çukurova´dan Sesler? korosunda yer alan Burhan Paker; Emirgân Aile Çay bahçesi ile Piknik Aile Çay Bahçesi´nde program yapar. Adana ve Ceyhan´da kiralanan yazlık sinemalarda verilen konserlere katılır. O yıllarda müzikle ilgilenenlere pek sıcak bakılmadığından ve radyoda yaptığı program nedeniyle babasının adını duyması sonucunda evden kovulur. Ancak ki, bir daha radyoevindeki müzik programlarına katılmayacağı yolunda babasına söz verdiğinde, babası tarafında affedilir. Daha sonra ise, kendisi gibi söz yazarı ve besteci olan Tahir´i de müziğe aşıladığı gerekçesiyle babasının gazabına uğradığında bu kez ikisi birden evden kovulurlar.

Üflemeli çalgılarda hiç hocası olmadığını söyleyen Burhan Paker, yüksek öğrenim için İstanbul´a gittiğinde neyle tanışır.

*MÜZİK ANILARI

Orhan Gencebay, Arif Sağ ve Yavuz Top gibi sanatçıları beğenen ve etkilenen Burhan Paker, bu konuyla ilgili anılarını şöyle anlatır:

?Arif Sağ da bana halk müziğini sevdiren bir insan. Gece sekizden sabah sekize kadar halk müziğini dinlerdik. Ne kadar geniş bir repertuaarı vardı. Ayaklı bir kütüphane gibiydi. Ben kendim türküleri ondan öğrendim. Boyumun ölçüsünü aldım.?

?Yavuz Top dersen bambaşka bir alem; insan kere insan. Tamam, bu anlayana yeter? İşimin bozuk olduğu dönem bayramda beni evine götürdü, dolabını açtı:?Eğer burda giyinmezsen şerefsizsin.? dedi. Ben de mecburen giyindim. Sanatçılığını dersen makineli tüfek gibi saz çalar.Bir ton güzel eserleri var.?

?Orhan Gencebay heykeli dikilecek bir adam. Neden heykeli dikilecek bir adam onu da söyleyeyim? İstanbul´da olduğum yıllarda Çakıl, Gar, Lunapark gibi gazinolarda çalıştım. Ayrıca besteler yaptım; stüdyolarda yüzlerce plak kaydına girdim. Bu ara bende panikatak rahatsızlığı baş gösterdi. O yüzden o yoğun tempolu ortamı bırakıp Adana´ya döndüm. İşte o panikatak sorunu olduğu günlerde bir gün Levent´te mi, Etiler´de mi bir yerde Orhan Gencebay´ın evinde çalışma yapıyorduk. Saz ekibi salondaydı. Biz odada Orhan abiyle konuşurken, daha doğrusu, Orhan Gencebay: ?Burhan´cığım panikatak geçer? şöyle yap böyle yap diye sakinleştirmeye çalışırken, bir ara eline kalemi alıyor, bana ?bir saniye??deyip, beste ilhamı olarak aklına gelen müzik ezgilerini 3-4 ölçü olarak notaya alıyordu. Sonra tekrar bazen sohbet ediyor, yine bir ara ?bir saniye?? diyerek birkaç ölçü daha yazıyordu. Şaşırdım yani? Böyle böyle derken şarkı ortaya çıktı. Benle konuşurken ortaya çıkan besteyi salondaki orkestraya gönderdi. Şarkı çalınmaya başlayınca bir müzik sesi geldi içeriye ki yine şaşırmamak elde değil. Bu kadar mı güzel olur. Orhan Gencebay daha sonra, ?getirin onu? diyerek şarkıyı istedi. Bestenin birkaç yerinde rötuş yapınca şarkı daha güzel oldu. Onun için heykeli dikilecek adam dedim. Sonra çok birikimli, kıymetli bir şahsiyet.?



YAZARLAR

  • Pazartesi 16 ° / 7 ° Bulutlu
  • Salı 17 ° / 8 ° Parçalı bulutlu
  • Çarşamba 16 ° / 9 ° Fırtına
  • BIST 100

    108.869%0,00
  • DOLAR

    5,7846% -0,03
  • EURO

    6,4008% -0,01
  • GRAM ALTIN

    271,71% -0,04
  • ÇEYREK ALTIN

    448,3215% -0,04