YAZARLAR

  • BIST 100

    109.835%0,62
  • DOLAR

    6,8172% -0,32
  • EURO

    7,6828% -0,62
  • GRAM ALTIN

    379,56% -0,12
  • ÇEYREK ALTIN

    626,274% -0,12

Adana

12.06.2020

  • İMSAK 03:27
  • GÜNEŞ 05:12
  • ÖĞLE 12:44
  • İKİNDİ 16:35
  • AKŞAM 20:06
  • YATSI 21:43
  • Cuma 31 ° / 19 ° Gök gürültülü sağanak yağış
  • Cumartesi 31 ° / 18 ° Parçalı bulutlu
  • Pazar 29 ° / 17 ° Gök gürültülü sağanak yağış

Yükleniyor

Yükleniyor

Yükleniyor

Adana Barosu Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü'ne vurgu yaptı

Adana Barosu Çocuk Hakları Komisyonu Koordinatörü Av. MiyesserErselan Önenli, 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü nedeniyle yazılı açıklamada bulundu

Adana Barosu Çocuk Hakları Komisyonu Koordinatörü Av. MiyesserErselanÖnenli, 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü nedeniyle yazılı açıklamasında çocukların çocukluklarını doyasıya yaşamaları ve rahatça okula gidebilmeleri için bir ve birlik olmanın önemine vurgu yaptı.

Uluslararası Çalışma Örgütünün (ILO) raporuna göre, tüm dünyada 73 milyonu “tehlikeli” işlerde olmak üzere halen 152 milyon çocuk işçi bulunduğuna dikkat çekti.

“GELECEK NESİLLER VE TOPLUM İÇİN HEP BERABER MÜCADELE EDELİM”

Av. MiyesserErselanÖnenli, açıklamasında; “Türkiye’de ise çalışan çocuk sayısı 2 milyon gibi tehlikeli bir sayıya yaklaşmaktadır. Çocuğun kişisel, fiziksel ve zihinsel gelişimine engel olan çocuk işçiliği Türkiye’de yüksek sayıda olması vahim bir noktada olduğumuzu gösterir. Bu konuda kamu otoritesi, gerek mevzuatta gerek istihdam alanında çocuk işçiliğine engel olacak çalışmalar yapmalıdır. “ ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin taraf olduğu BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin çocuk işçiliğini engellemek taraf devlete sorumluluk yüklediğini belirterek, “Özellikle işverenlere uygulanacak denetimlerinin arttırılması ve yaptırımların caydırıcı olması gerekmektedir.

Çocuğun, ekonomik sömürüye ve her türlü tehlikeli işte ya da eğitimine zarar verecek ya da sağlığı veya bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaksal ya da toplumsal gelişmesi için zararlı olabilecek nitelikte çalıştırılmasına karşı korunma hakkını kabul ederler.

Özellikle bölgemizde tarım işçisi ailelerin çocuklarının çadırlarda yaşam koşulları uygun değildir.  Çocukların sosyal ve kültürel bir alanının olmaması, uygun koşullarda konaklamamaları, kendi özel alanlarının olmayışı şuan ki tarım sektöründe aktif olarak çalışan çocuk olsun aileleriyle çadırda kalan çocuklar olsun gelecek toplum için büyük tehlikeyi göstermektedir. Çocukların tek rol modelleri beraberlerindeki ebeveynleri olacaktır. Çocukların sağlıklı ve fiziksel olarak güçlü olması çadır ve tarım koşullarında mümkün olmayacaktır. Mülteci olarak Türkiye’de hayatını sürdürmeye çalışan çocuklar en büyük dezavantajlı kesimi işaret etmektedir. Bu çocukların hem Türkiye’ye olan uyumları hem diğer tarım işçisi çocuklar gibi eğitim, sosyal, kültürel, psikolojik gelişmeleri imkansızlaşmaktadır.

Kalabalık kalan tarım işçisi ailelerde yetişen çocukların özel alanlarının olmayışı birey olduklarında bir çok toplum dışı davranışı normalleştireceklerdir. Toplumca savaşılan bir çok problemin arkasında bireylerin çocukluğundan kalan travmaların varlığı bilinmektedir.

Uygun koşullarda yaşamayan aileler ve özellikle çocuk işçilerde kronik rahatsızlıklar meydana gelecektir. Uygun koşulların oluşturulmaması, gelecek toplumun kronik hastalık durumunu ve yeni hastalıkların ortaya çıkmasını arttıracaktır. Çocuklar için sağlık koşulları ve barınma koşulları iyileştirilmelidir.

Akran zorbalığının, eğitim seviyesi yüksek bölgelerinde dahi artışı görülmektedir. Uygunsuz çadır koşullarında yaşayan ve ataerkil yetiştirilen bu çocukların birbirine yapacağı zorbalıklar ‘’suça sürüklenen çocuk’’ oranını arttıracaktır. Kalabalık yaşanan çadır koşullarında erken yaş evliliklerinin normalleşmesi de başka bir riski göstermektedir.

Öngörülebilir ya da öngörülemez olarak bakıldığında bir çok problemin kaynağı tarım işçiliğinde çalışan ailelerin ya da çocukların koşullarının iyileştirilmesine yöneliktir. Çocukların gelişimlerinin toplumu muhakkak etkileyeceği göz önünde bulundurulmalıdır. Bugünün çocuğuna gelişimi konusunda uygun koşullar oluşturulmadığı takdirde gelecek toplumun problemi artacaktır.

Geleceğimizi emanet edeceğimizçocuklarımıza daha yaşanabilir bir dünya bırakmak zorundayız. Çocukların kişisel, fiziksel ve zihinsel gelişimleri için istihdam alanlarında değil de oyun oynama hakkı olan parklarda olmaları gerekmektedir.Gelecek nesiller ve toplum için hep beraber mücadele edelim”(CO)

Haber Kaynak : HABER MERKEZİ