"Sorumlularından yargı önünde hesap sorulmalı"

İMO:"Şantiye şefliğinin yetkin kişilerce yürütülmesi hayati önemdedir"

Adana normalleşme listesinde yok

EŞİK'in TBMM İzleme Raporu'nun 5.si açıklandı.

ÇMO’dan “Tebliğ” eleştirisi

ADD,“TAM BAĞIMSIZLIK, EKONOMİK BAĞIMSIZLIKTIR.”

ADANA BAROSU’NDA “UZAKTAN” AVUKATLIK YEMİNİ VE RUHSAT TÖRENİ

"Medeni Kanun eşitlik ve çağdaşlığın simgesidir"

İstanbul'da UFO Görüntüsü Çekildiği İddia Ediliyor: İşte O Fotoğraf

Feyzioğlu'ndan "YÖK’e destek

“KADIN ERKEK EŞİT HAKLARA SAHİP” ZİHNİYETİ YERLEŞMEDEN DEMOKRASİ SAĞLANAMAZ ”

TMMOB, "RTÜK’e ait taşınmaz ihalesi iptal edilmelidir"

Esendemir, “Alçak katliamı kınıyoruz”

TBB BAŞKANI FEYZİOĞLU, "ÇOĞU AÇILIM SÜRECİNDE KAÇIRILDI"

"ANADOLU BASINI OKSIJEN ÇADIRINDAN ÇIKARILMALIDIR"

Eğitim Sen Eğitim Yöneticilerinin seçme ve görevlendirme yönetmeliğini yargıya taşıdı

AYM Başkanı: "Anayasa hükümleri yasama, yürütme ve yargıyı bağlayan üstün hukuk kurallarıdır"

‘MÜTEAHHİTLER ÖNCELİKLİ MÜKELLEFLERİMİZDİR’

Sanayi odası başkanları ‘Hukuk reformu’ istedi

TGF 63.Başkanlar Konseyi Toplandı:"BASINA DESTEK PAKETİ ŞART"

EĞİTİM-SEN,"OYALAMAYA HAYIR"

ÇMO’dan “Tebliğ” eleştirisi

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO)Adana Şube Başkanı Kenan Doğan, “Çevre Mühendisinin uzmanlığı yok sayılıyor” dedi.

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO)Adana Şube Başkanı Kenan Doğan, Türkiye’de çevre konusunda yaşanan nitelik sorununun nedeninin, Çevre Mühendisleri olmadığını belirterek, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca çıkarılan ve Çevre Mühendislerinin diplomasını yok sayan Atıksı Arıtma Tesisi personeli Tebliğinin düzeltilmesini istedi.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından “Atıksu Arıtma Tesislerinde Çalışan Teknik Personele İlişkin Tebliğ” hazırlanarak 23 Mayıs 2019 tarihinde Resmî Gazete’ de yayımlandığını anımsatan ÇMO Adana Şube Başkanı Kenan Doğan, “Bu Tebliğ ile; 4 yıllık Çevre Mühendisliği lisans eğitimini ve diplomasını “yetersiz” (!) bularak, farklı meslek gruplarına birkaç günlük eğitim ve sınav sonucu verilecek belgeler ile Çevre Mühendisliği uzmanlık alanını değersizleştiren bir süreç başlatılmıştır. Böylece, 2009 yılından beri mücadele ettiğimiz; “Çevre Görevlisi” kavramına, mesleki haklarımızı ortadan kaldırmaya yönelik yeni bir halka daha eklenmiştir.” dedi.

BU ÇEVRE POLİTİKALARININ TOPLUM YARARINA OLMADIĞI AÇIKTIR!

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO)Adana Şube Başkanı Kenan Doğan yazılı açıklamasında şöyle devam etti;

“Türkiye’de çevre konusunda yaşanan nitelik sorununun nedeni, Çevre Mühendisleri değildir. Öncelikli olarak devletin, dolayısıyla da Bakanlığın çevre ve çevre yönetimine karşı yaklaşım anlayışının değişmesi gerekmektedir. Çevre Mühendislerinin AAT Sorumlusu olarak tanımlanması doğru değerlendirilmekle birlikte; sadece iki haftalık çevrimiçi atıksu arıtma tesisi 'yeterlilik eğitimi' sonunda yapılacak bir 'sınavda başarılı olanlara' Bakanlıkça ‘tesis sorumlusu’ belgesi verilmesinin dayatılması kabul edilemez bir durumdur.  Bu uygulamanın ücret karşılığı yapılması, üstelik diğer ilgili ilgisiz disiplinlere de sektörde Çevre Mühendisleri ile aynı koşullarda kapı açılması akıl dışıdır.”

“ÇEVRE MÜHENDİSİ MESLEĞİ DEĞERSİZLEŞTİRMEKTEDİR”

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası olarak dava konusu da yaptığımız eğitim ve sınav süreci; Atıksu Arıtma Tesislerinin planlama, proje, inşaat ve işletme süreçlerinin doğru yönetimi ve değerlendirmesinden uzak bir yaklaşımla, sorunun çözümünden çok mesleki uzmanlığı, eğitimi ve Çevre Mühendisliği mesleğini değersizleştirme sürecinde gelinen noktayı göstermektedir. Bu nokta, çevre politikalarının özelleştirmesi adına erozyonuna tabi tutulmasındaki adımlardan biridir. Ayrıca, ücretsiz düzenlendiği ifade edilen eğitim sonucunda “ücret” karşılığında verilen “belge”, mesleki uzmanlık alanı ve diplomamız üzerinden belge ticareti yolu açılmasına da işarettir.

İŞ VE İŞLEMLER ÇEVRE MÜHENDİSİ MESLEK UZMANLARIYLA YAPILMALIDIR”

Tebliğin hazırlanma amacına ek olarak, yapılan eğitim ve sınav ile de çevre yönetim sistemindeki başarısızlığın sorumluluğu, Çevre Mühendislerine yüklenmek istenmiş, arıtma tesisi işletimi her mesleğin yapabileceği bir göreve indirgenmesine tepki gösteren TMMOB Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO)Adana Şube Başkanı Kenan Doğan, sözlerini şöyle tamamladı;

“Çevre Mühendislerinin kendi meslek alanlarında zorunlu eğitim/sınav/sertifika süreçleri ile baskı altında tutulmaları ve tesis işletmesinde “başarılı/başarısız” algısının oluşturulması kabul edilemez. Tesislerin doğru yönetilmesi ve işletilmesi; bu tesislere ilişkin tüm aşamaların bu konuda uzman meslek disiplini olan Çevre Mühendislerinin sorumluluğunda yürütülmesine, etkin denetim mekanizmaları ile yönetim ve işletme süreçlerinde çevre yönetimi anlayışının mühendislik, çevre ve halk sağlığı yararı kapsamında değerlendirilmesine bağlıdır.”

  Doğan “Çevre Mühendisinin uzmanlığı yok sayılıyor”

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO)Adana Şube Başkanı Kenan Doğan, Türkiye’de çevre konusunda yaşanan nitelik sorununun nedeninin, Çevre Mühendisleri olmadığını belirterek, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca çıkarılan ve Çevre Mühendislerinin diplomasını yok sayan Atıksı Arıtma Tesisi personeli Tebliğinin düzeltilmesini istedi.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından “Atıksu Arıtma Tesislerinde Çalışan Teknik Personele İlişkin Tebliğ” hazırlanarak 23 Mayıs 2019 tarihinde Resmî Gazete’ de yayımlandığını anımsatan ÇMO Adana Şube Başkanı Kenan Doğan, “Bu Tebliğ ile; 4 yıllık Çevre Mühendisliği lisans eğitimini ve diplomasını “yetersiz” (!) bularak, farklı meslek gruplarına birkaç günlük eğitim ve sınav sonucu verilecek belgeler ile Çevre Mühendisliği uzmanlık alanını değersizleştiren bir süreç başlatılmıştır. Böylece, 2009 yılından beri mücadele ettiğimiz; “Çevre Görevlisi” kavramına, mesleki haklarımızı ortadan kaldırmaya yönelik yeni bir halka daha eklenmiştir.” dedi.

BU ÇEVRE POLİTİKALARININ TOPLUM YARARINA OLMADIĞI AÇIKTIR!

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO)Adana Şube Başkanı Kenan Doğan yazılı açıklamasında şöyle devam etti;

“Türkiye’de çevre konusunda yaşanan nitelik sorununun nedeni, Çevre Mühendisleri değildir. Öncelikli olarak devletin, dolayısıyla da Bakanlığın çevre ve çevre yönetimine karşı yaklaşım anlayışının değişmesi gerekmektedir. Çevre Mühendislerinin AAT Sorumlusu olarak tanımlanması doğru değerlendirmek ile birlikte; sadece iki haftalık çevrimiçi atıksu arıtma tesisi 'yeterlilik eğitimi' sonunda yapılacak bir 'sınavda başarılı olanlara' Bakanlıkça ‘tesis sorumlusu’ belgesi verilmesinin dayatılması kabul edilemez bir durumdur.  Bu uygulamanın ücret karşılığı yapılması, üstelik diğer ilgili ilgisiz disiplinlere de sektörde Çevre Mühendisleri ile aynı koşullarda kapı açılması akıl dışıdır.”

“ÇEVRE MÜHENDİSİ MESLEĞİ DEĞERSİZLEŞTİRMEKTEDİR”

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası olarak dava konusu da yaptığımız eğitim ve sınav süreci; Atıksu Arıtma Tesislerinin planlama, proje, inşaat ve işletme süreçlerinin doğru yönetimi ve değerlendirmesinden uzak bir yaklaşımla, sorunun çözümünden çok mesleki uzmanlığı, eğitimi ve Çevre Mühendisliği mesleğini değersizleştirme sürecinde gelinen noktayı göstermektedir. Bu nokta, çevre politikalarının özelleştirmesi adına erozyonuna tabi tutulmasındaki adımlardan biridir. Ayrıca, ücretsiz düzenlendiği ifade edilen eğitim sonucunda “ücret” karşılığında verilen “belge”, mesleki uzmanlık alanı ve diplomamız üzerinden belge ticareti yolu açılmasına da işarettir.

İŞ VE İŞLEMLER ÇEVRE MÜHENDİSİ MESLEK UZMANLARIYLA YAPILMALIDIR”

Tebliğin hazırlanma amacına ek olarak, yapılan eğitim ve sınav ile de çevre yönetim sistemindeki başarısızlığın sorumluluğu, Çevre Mühendislerine yüklenmek istenmiş, arıtma tesisi işletimi her mesleğin yapabileceği bir göreve indirgenmesine tepki gösteren TMMOB Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO)Adana Şube Başkanı Kenan Doğan, sözlerini şöyle tamamladı;

“Çevre Mühendislerinin kendi meslek alanlarında zorunlu eğitim/sınav/sertifika süreçleri ile baskı altında tutulmaları ve tesis işletmesinde “başarılı/başarısız” algısının oluşturulması kabul edilemez. Tesislerin doğru yönetilmesi ve işletilmesi; bu tesislere ilişkin tüm aşamaların bu konuda uzman meslek disiplini olan Çevre Mühendislerinin sorumluluğunda yürütülmesine, etkin denetim mekanizmaları ile yönetim ve işletme süreçlerinde çevre yönetimi anlayışının mühendislik, çevre ve halk sağlığı yararı kapsamında değerlendirilmesine bağlıdır.”

 (vş)