BİK Seçimi yine yapılamıyor

Uzm. Dr. Menteş, “Şiddet; politik ve toplumsal bir olgudur”

ÇMO, “Adana’nın havası alarm veriyor”

Muğla'da 4,1 büyüklüğünde deprem

Irak'ta şehidimiz var

TTB ve ATO’dan Hekime Psikolojik Şiddete Tepki  

Borsa Lisesi Mezunları “Paylaşmak mutluluktur”

Savcılıktan Ergun Mengi için tutuklama talebi

Prof. Başer: “100 bin ölüm eşiği aşılacak, tam kapanma şart”

BİRLEŞİK KAMU-İŞ,”ÖRGÜTLÜYKEN GÜÇLÜYÜZ”

"ANADOLU BASINI KİMLİĞİNE, MESLEĞİNE VE GELECEĞİNE SAHİP ÇIKMALIDIR"

Köy Enstitüleri Fikir ve Kültür Günleri başlıyor

"Deprem karşısında can ve mal güvenliği siyasete kurban edildi"

Siyasetin Mart ayı gündemi; Kongreler, Andımız ve İstanbul Sözleşmesi 

Karaca, Anadolu’daki gazete sahiplerine seslendi

Göger, “Ramazan kolileri esnaftan tedarik edilsin”

AVUKATLAR GÜNÜ KUTLANDI

Yüksel, "Üniversiteli kadınlar tedirgin"

Yazıcı,"Bunun ismi düpedüz bir muhtıra"

Emekli amirallerin bildirisine imza atanlar gözaltına alındı

104 emekli amiralin ortak açıklaması tepki çekti

Eğitim Sen Eğitim Yöneticilerinin seçme ve görevlendirme yönetmeliğini yargıya taşıdı

Eğitim Sen Adana Şube Yürütme Kurulu Başkanı Hüseyin Kaya, ,"MEB’in Eğitim Yöneticilerini Seçme ve Görevlendirme Yönetmeliğini Yargıya Taşıdık" dedi.

Eğitim Sen Adana Şube Yürütme Kurulu Başkanı Hüseyin Kaya, 05 Şubat 2021 tarihli resmi gazetede MEB eğitim kurumlarına yönetici seçme ve görevlendirme yönetmeliğini yayımlandığını belirterek, "MEB'in yayınladığı bu yönetmelik daha önce sendikalara gönderilen taslaktan farklıdır. Biz Eğitim Sen olarak okullarımıza atanan idarecilerin liyakat ilkesi temel alınarak atanmasını savunuyoruz. İdareci atamaları demokratik, katılımcı, objektif ve şeffaf bir atama sürecinden sonra yapılmalıdır" dedi.
Kaya, şunlaı kaydeti:
"MEB'in yayımladığı yönetmelikte iki konu oldukça dikkat çekicidir. Birincisi "eğitim sertifikası programı" okul idareciliği profesyonel bir meslek değildir. Okullar şirket değil, okul idarecileri de şirket yöneticisi değildir. Eğitimin içinde bulunan her öğretmen arkadaşımız okul idarecisi olabilir.
Okullar bir eğitim merkezidir. Bu nedenle eğitimciler tarafından yönetilmeyi zorunlu kılar. Bu nedenle eğitim sertifikası programı doğru değil, kabul edilemez.
Bir diğer konu ise taslakta olmayan "sözlü sınav" uygulamasıdır. Mülakatın yeniden getirilmesi kabul edilemez. Mülakatlarda değerlendirme siyasi tercihler üzerinden yapılmaktadır. Yazılı sınavda yüksek puan alan bir aday " mülakatla" sıralamanın çok gerisine itilmektedir. Daha önce yapılan birçok sınavda bunları yaşadık. Sınava giren adayların yetenekleri ve yeterlilikleri dikkate alınmadan sınavı yapanların siyasi- ideolojik tutumları belirleyici olmaktadır. Ayrıca mülakat değerlendirmeleri yargı denetimini ortadan kaldırıyor.
Türkiye gibi ülkelerde torpil ve siyasi kayırmacılık mülakatlarda yaşam bulmaktadır. MEB yeniden "sözlü sınavı" getirerek yandaş sendikaların etkisinden kurtulmadığını göstermektedir. Bu malum sendikalar geçmiş dönemde olduğu gibi bu dönemde de idareci atamalarını kendileri yapmak istiyor.
MEB "mülakat" sistemini yeniden niçin uyguladığını açıklamak zorundadır. İdareci atamalarında "sözlü sınav" iktidar yanlısı kadroların iş başına getirilmesi demektir. Bu durumu bütün öğretmenler çok iyi biliyor. Eğitim Sen olarak buna izin vermeyeceğiz. Sınava giren üyemiz olsun yada olmasın bütün öğretmenlerin hakkını koruyacağız.
MEB "sözlü sınav" uygulamasından vazgeçmelidir. İdareci olmak isteyen arkadaşlarımızın kafasında oluşan şaibeleri kaldırmalıdır. Okullarda siyasi kadrolaşmaya hayır.
Eğitim Sen olarak, ilgili yönetmeliği yargıya taşıdık. Eşitlikçi, özgürlükçü ve demokratik bir eğitim ortamının inşası için eğitim yöneticilerinin hakkaniyetli, adaletli, liyakatli, demokratik süreçlerden geçmeleri gerekmektedir. Bundan rahatsız olanlara sözümüz, sendikal hak ve özgürlüklerimizi öğrencilerimizin üstün yararı, eğitim emekçilerinin hakları için sonuna kadar kullanacağımızdır."

(vş)