AYM: “İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ İDDİASI TEMELLENDİRİLEMEZ İSE KABUL EDİLMEYECEK”

KILIÇDAROĞLU, ŞİDDET MAĞDURU RUKİYE AY’I KABUL ETTİ

MECLİS’E GELEN FEZLEKELER KONUSU TARTIŞILIYOR

ERDOĞAN,“ATLAS SİNEMAMIZ AYNI ZAMANDA YAŞAYAN BİR MÜZE OLACAK”

CHP'Lİ GÜRER, "TİGEM’DE NELER OLUYOR?"

AKP'li Ala, "Türkiye Avrupa'nın güvenliğine katkıda bulunmaya devam ediyor"

ÖZTRAK: CHP BALKAN MASASI’NI ANLATTI

CHP GRUP BAŞKANVEKİLİ ÖZKOÇ'TAN ERDOĞAN'A ELEŞTİRİ

SALICI: “CHP GELECEĞİN İKTİDARINI KONUŞUYOR”

İYİ Parti Adana teşkilatından ilçelere ziyaret

AĞBABA: “ONLAR BİR CAN, MOTORSİKLET DEĞİL”

ERDOĞAN,"DEĞİŞİM RÜZGARI ESTİRDİK"

CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI SEYİT TORUN’DAN ERDOĞAN’A YANIT

"Cezaevlerinin yanı sıra gözaltı merkezleri ve karakollar da incelensin"

Sarıeroğlu,"AK Parti demek Türkiye demektir"

“Esnafın, çiftçinin suni söylemler ve şişirme haberlere karnı tok”

ÖZKOÇ: “TERÖR ÖRGÜTLERİYLE MASAYA OTURAN ERDOĞAN'DIR”

“LEBALEB’LE ÖVÜNMEK HANGİ VİCDANA SIĞAR?”

Fezlekeler Meclis'te

ERDOĞAN,"CHP SÜZME FAŞİST PARTİDİR"

Gürer, "İhracatta Rusya’nın insafa gelmesini bekliyoruz"

TBMM BAŞKANI ŞENTOP, "1921 ANAYASASI'NIN KABUL EDİLİŞİNİN 100. YILI SEMPOZYUMU"NA KATILDI

Türkiye'de 16 Nisan 2017'de referandum ile kabul edilen yeni hükümet sistemi bulunduğuna işaret eden Şentop,bu bağlamda yürütülen tartışmalarda birçok temel kavramın, birbirine karıştırıldığını gördüklerini söyledi.

TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, Ankara Üniversitesi ve Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi tarafından TBMM'de düzenlenen "1921 Anayasası'nın Kabul Edilişinin 100. Yılı Sempozyumu"nun açış konuşmasını yaptı.
TBMM Tören Salonu'nda gerçekleşen "1921 Anayasası’nın Kabul Edilişinin 100. Yılı Sempozyumu", saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı'nın okunması ile başladı.
TBMM Başkanı Mustafa Şentop, sempozyumun açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye'de 16 Nisan 2017'de referandum ile kabul edilen yeni hükümet sistemi bulunduğuna işaret ederek, bu bağlamda yürütülen tartışmalarda birçok temel kavramın, birbirine karıştırıldığını gördüklerini söyledi. Şentop, bunlarla ilgili hiçbir şey okumamış, hiçbir şey bilmeyen birçok kişinin bu konularda konuştuğunu, yazdığını gördüklerini ifade ederek, şunları kaydetti:
"Kuvvetler ayrılığı yani yasama ve yürütme erklerinin birbirinden ayrıldığı bir sistem. Bu sistemde, kuvvetlerin sert, katı şekilde ayrılması sonucu başkanlık sistemi dediğimiz bir hükümet sistemi ortaya çıkıyor. Yumuşak ayrım dediğimiz sistemde ise parlamenter sistem ortaya çıkıyor. İkisi arasında bir karma model olarak da yarı başkanlık veya yarı parlamenter sistem diyebileceğimiz bir sistem var. Dolayısıyla bizim bugün 16 Nisan 2017 referandumu ile kabul ettiğimiz sistem, bu çerçevede kuvvetler ayrılığı ve birliği bağlamında kuvvetler ayrılığını esas alan, hatta sert, katı kuvvetler ayrılığını esas alan bir sistem başkanlık sistemi. Öncelikle bu iki erkin, yasama ve yürütmenin birbirinden bağımsız olarak millet iradesine dayanması, iki ayrı seçimle seçilmesi meselesi. Halbuki parlamenter sistem, yumuşak kuvvetler ayrılığı sisteminde tek seçimle hem yasama hem yürütme seçiliyor. Daha doğrusu yasama seçilmiyor, yürütme onun içinden çıkıyor. Birçok kişi burada sistemin doğası gereği olmayan, tamamen siyasi konjonktür gereği olan hususlardan hareketle, bir nevi kuvvetler birliği sistemi varmış gibi değerlendirme ve yaklaşımlarda bulunuyorlar. Siyasi partilerin yapısı, siyasi partiler sistemi bağlamında tartışılabilecek ayrı bir konudur. O bakımdan bugün Türkiye'de anayasal olarak yürürlükte olan hükümet sistemi, bir başkanlık sistemidir.
Çok tuhaf, bu sözü bir yerde söyledim, bir gazetede yapılan değerlendirmede, 'Meclis Başkanı hükümet sisteminin başkanlık sistemi olduğunu itiraf etti' diyor. Bunu okuyunca çok utandım, nasıl itiraf etmişim diye. Aslında 16 Nisan 2017'den beri Türkiye'de hükümet sistemi, başkanlık sistemi. Bunu bilmeyen, ben itiraf ettiğim zaman öğrenen bir kişinin bu kadar büyük bir bilgi fukaralığıyla bir şeyler yazıyor olabilmesi hakikatten büyük bir cesaret ve cüret isteyen bir şey. Maalesef Türkiye'de her malın alıcısı var. Eski bir tabir, kelimelerin mazur görülmesini isterim; 'topal atın kör alıcısı olur' derler. Dolayısıyla her lafın, her sözün, her değerlendirmenin 83 milyonluk ülkede az veya çok alıcısı olacaktır. Bir tartışmayı yürüteceksek, olabilir herkesin değerlendirmesine, kanaatine, ulaştığı sonuca saygımız var fakat bunların doğru bilgilere dayanması lazım. Farklı fikirlere sahip olabiliriz ama bilgilerde eğer yanlışlık, çarpıtma varsa ona itiraz etmemiz lazım. Hep beraber doğru bilgiyi edinip, ondan sonra isteyen o bilgiden başka bir yorum, farklı bir yorum elbette çıkarabilir. Ama bilgide bir yanlışlık, çarpıtma veya bilgisizlik varsa o zaman ona hep beraber müdahale etmemiz gerekir."

/vş)