ABD’DE SİYAHİ KÖLELERİN TORUNLARINA TAZMİNAT GİRİŞİMİ

NATO,“Çekilme Afganistan’ı Terk Etmek Değil” 

Avrupa'dan İran’a Uyarı

‘‘Uranyum Zenginleştirmesi İran’ın Ciddiyetini Gölgeliyor’’ 

ABD'de Asyalılar Artan Şiddet Karşısında Tepkili

ABD’de Seçim Yasası Değişikliklerine Firmalardan Tepki 

NATO: "Rusya, Ukrayna sınırındaki askeri yığınağını sonlandırmalı"

Afganistan Görüşmeleri İçin Yeni Tarih Belirlendi

Rusya’dan ABD’ye Sert Uyarı 

Esat Rejimine Kimyasal Saldırı Tepkisi

Biden’dan Afganistan’dan Asker Çekme Kararı

Türkiye ve Libya: “Deniz Yetki Anlaşmamızı Teyit Ediyoruz”

Taleban, Türkiye’deki Zirveye katılmıyor

AB’den İranlı Komutanlara İnsan Hakları Yaptırımı

ABD’deki Türk Derneğinden Biden’a Çağrı 

G7 Dışişleri Bakanları’ndan Rusya’ya Çağrı

Avukat Latcovich,, "Halkbankı yargılamak Türkiye’yi yargılamaktır"

 “LİBYA’YA VERDİĞİMİZ DESTEK, TRABLUS’UN DÜŞMESİNİ, YENİ KATLİAMLARI  ÖNLEDİ VE ATEŞKESİ SAĞLADI”

Ekvador'da başkanlık seçimlerini sağcı aday kazandı

Libya Başbakanı Türkiye'ye geliyor

Suriye’de Nusayri iç çatışması büyüyor

SALGIN AVRUPA’DA HÜKÜMETLERE GÜVENİ AZALTTI

İnişli-çıkışlı bir seyir izleyen vaka ve ölüm sayıları karşısında hükümetler, salgının yarattığı ekonomik, psikolojik ve sosyal krizleri aşmak için bir yıldır mücadele ediyor.

Corona virüsü pandemisi tüm dünyada olduğu gibi Avrupa’da da halkın kendi hükümetlerine olan güvenini azalttı. Fransız araştırma kuruluşu Siyasi Bilimler Referans merkezi (CEVIPOF) tarafından, salgının birinci yılında Almanya, Fransa, İngiltere ve İtalya'da yapılan bir anket, en çok Fransız halkının güveninin azaldığını, Almanlar'ın ise, sert önlemlere rağmen halen hükümete güvenmeye devam ettiklerini ortaya koydu.

VOA Amerika’nın Sesi internet sitesinde yer alan habere göre, Avrupa halkında "yorgunluk" ve "mutsuzluk" oranları artarken, ilk başta yaşanan korku duygusunun ise 13 puan gerilediği, halkın aşı ve yeni tedavi biçimleri sayesinde pandemiden daha az korktuğu belirlendi.

İnişli-çıkışlı bir seyir izleyen vaka ve ölüm sayıları karşısında hükümetler, salgının yarattığı ekonomik, psikolojik ve sosyal krizleri aşmak için bir yıldır mücadele ediyor. Bir yılı aşkın süredir "sürekli acil durum" yönetimi yapan iktidarlar, diğer taraftan da krizden çıkış ve sonrasını planlamaya çalışıyor.

Pandeminin en çok vurduğu kıtalardan Avrupa'da hükümetler 2020'de ilk vakadan bu yana ince bir denge çizgisi üzerinde yürüdü. Zaman zaman toplumu ve ekonomik faaliyetleri serbest bırakarak, zaman zaman da tüm ekonomiyi durdurma pahasına baskıları artırıp herkesi eve kapatarak, virüsle mücadelede bir yılı geride bıraktı.

Corona virüsü salgınının birinci yılında CEVIPOF pandeminin toplumlar ve hükümetler üzerindeki etkisini inceledi. Opinion Way'e yaptırılan “Siyasi Güven Barometresi” adlı Avrupa anketinde, Fransa, Almanya, İngiltere ve İtalya'da halka, salgın yönetimiyle ilgili duygu ve düşünceleri soruldu.

Aynı virüs ve varyantlarıyla karşı karşıya gelen 4 ülke aynı epidemiyolojik baskıyı yaşamıyor. Corona virüsünün Avrupa'ya ilk girdiği ülke İtalya, yavaş yavaş restoranlarını yeniden açmaya başlıyor. Fransa ülkeyi üçüncü kez tümüyle kapatmamak için sokağa çıkma yasağını uyguluyor. Kış dalgasının sert vurduğu Almanya, katı kısıtlamalar getirirken, başta gevşek davranan İngiltere, sıkı bir kontrol uygulamaya devam ediyor.

Korku azaldı, yorgunluk arttı

Bu farklı koşullara rağmen, Alman, Fransız, İngiliz ve İtalyan hükümetleri aynı gerçekle baş etmeye çalışıyor. Anketin yapıldığı 4 ülkede de en çok öne çıkan duygu "virüsle yaşama koşullarından duyulan yorgunluk ve bıkkınlık." Ankete katılan Fransızlar’ın yüzde 41'i en çok yorgunluk yaşadıklarını, yüzde 34'ü mutsuz olduklarını söylüyor. Anketler, Nisan 2020'ye göre, yorgunluk duygusunun yüzde 13, üzüntünün ise 6 puan arttığını, ancak virüsten korkunun yüzde 13 oranında gerilediğini gösterdi.

İtalya'da da, Fransa'dakine benzer bir eğilim ortaya çıkıyor. Çok daha sert önlem alan ve katı önlemleri Nisan ve Mayıs ayına kadar uzattığını açıklayan İngiltere ve Almanya'da rakamlar daha düşük. İtalyanlar’ın yüzde 40'ı artık virüsle yaşamaktan yorulduğunu dile getiriyor. Bu rakam İngiliz halkı içinde yüzde 31, Almanlar'da ise yüzde 15 oranında ortaya çıkıyor.

Hükümete en çok Almanlar güveniyor

Anketin ortaya koyduğu bir başka sonuç da, Avrupalılar, liderlerini ve hükümetlerini giderek daha çok eleştiriyor olması ve pandeminin yarattığı ekonomik sonuçlardan endişe duyması. Ancak aşılama sürecinin başlaması da umut veriyor.

IFOP araştırma şirketinin Paris Match için yaptırdığı ankete göre, genel karantina kararı almayan Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un popülaritesi Şubat ayında yükseldi. Fransızlar’ın yüzde 50'si Macron'un politikaları hakkında "iyi fikirlere sahip olduklarını" söyledi.

Bununla birlikte Cevipof anketinin ortaya koyduğu ikinci bir unsur ise, Fransa’nın komşularından çok daha güçlü bir siyasi güvensizlik yaşamaya devam ediyor olması. Fransızlar’ın yalnızca yüzde 37'si liderlerinin sağlık krizini iyi yönettiğine inanırken, İtalyanlar’ın yüzde 52'si, Almanlar’ın ise yüzde 56'sı kendi hükümetlerinin politikalarını onayladıklarını dile getirdi.

En çok Fransızlar eleştiriyor

CEVIPOF uzmanı siyaset bilimci, siyasi davranış analizi uzmanı Bruno Cautres, Avrupa'da en çok Fransızlar'ın iktidarlarını eleştirmesini, "Fransızlar, sonu görünmeyen ve daha uzun süre devam eden bir krize sürüklendiklerini hissettikleri için bu kadar yüksek bir yorgunluk ve mutsuzluk sergiliyor. 2018 sonbaharından bu yana Sarı Yelekliler, ardından emeklilik reformuna karşı protesto ve şimdi bu uzun salgın ... Çıkışı asla göremeyeceğimiz sonsuz bir krizin içine girildiği yaygın hissi var" sözleriyle yorumladı.

Ancak halkların güven kaybı demokrasiye olan inançlarını sarsmıyor. Aksine, siyasi yaşamın gittikçe daha az tatmin edici bir şekilde işleyişinden şikayet ediliyor. Ankete katılanlar, kurumların işleyişine ilişkin düşüncelerini açıklarken "kurumların sadece gerekli değil, aynı zamanda krizin sona ermesini desteklemek için hayati önemde olduğuna inandıklarını" belirtti.

Komplo teorilerine itibar arttı

Anketin ortaya koyduğu bir başka tespit de, krizden nihai çıkışın ardından, gittikçe iktidarlara güvenmeyen ve komplo teorilerine itibar eden bir Avrupa halkının oluşmaya başlaması. Pandemi hakkında hala yanıtı bilinmeyen soruların varlığı, Avrupa halkının komplo teorilerine daha çok inanmalarına neden olduğunu da gözler önüne seriyor.

Fransızlar'ın yüzde 36'sı "Sağlık Bakanlığı'nın aşıların zararlarını gizlemek için ilaç endüstrisi ile işbirliği içinde olduğunu", yüzde 42'si alınan önlemlerin "hükümete halkı izleme ve kontrol etmesi için fırsat verdiğini" dile getiriyor. Bu korku, Almanya'da yüzde 39, İtalya'da yüzde 40, İngiltere'de ise yüzde 41 oranında.