ÖZEL OKUL KURUCULARI ÖRGÜTLENİYOR!

Allianz Motto Hareket Adana’da da dijital eğitimlerle devam ediyor

Eğitim-Sen: "Boğaziçi Üniversitesi Bileşenlerinin Yanındayız"

Yüz yüze eğitim için adım atıldı!

Eğitimin İçeriği Masaya Yatırılıyor

Yüz yüze yapılacak sınavlar ertelendi

60 Metre Yüksekliğindeki Siloyu 8 Saniyede Enkaza Çevirdiler

EĞİTİMSEN,”SINAVSIZ EĞİTİM MODELİ GELİŞTİRİLMELİDİR”

ÇÜ Ziraat Fakültesinin Dergisi TÜBİTAK ULAKBİM TR Dizinine Girdi

Seyhan'da zabıtaya “Salgında Davranış” eğitimi

ÇÜ AGENTEM Türkiye’nin İlk, Avrupa’nın Sayılı Merkezleri Arasında

Ç.Ü.'de bir ilk “ÇEVRİMİÇİ KURS”

Rektör Prof. Dr. Tuncel ÇÜTAM'daydı

KİMFOR 2 Konferansı tamamlandı

Dünyanın En İyi Bilim İnsanları Listesinde Çukurova Üniversitesi 8 Akademisyenle Yer Aldı

KADAUM’da Profesyonel Kariyerde Kadın Konuşuldu

Çukurova Üniversitesi Halkı Bilgilendirme Seminerleri Başladı

Eğitim-Sen "Yüzyüze eğitim uygun değil"

UZAKTAN EĞİTİM SÜRECİNİN AYRINTILARI BELLİ OLDU

Eğitim-Sen, "Eğitimde tam eşitlik sağlanmalıdır"

Eğitim Sen: "Çukurova Üniversitesi Online Sınav Kararını Gözden Geçirmeli"

Eğitim-Sen, "Eğitimde tam eşitlik sağlanmalıdır"

"Pandemi sürecinde eğitim de yaşanan sorunlar"la ilgiliaçıklama yapan Eğitim-Sen Adana Şube Başkanı Hüseyin Kaya, "Müfredat acilen yeniden gözden geçirilerek günün şartlarına uygun hale getirilmelidir" dedi.

Eğitim Sen Adana Şube başkanı Hüseyin Kaya,"Pandemi sürecinde eğitim de yaşanan sorunları gündeme getirdi. Kaya, "Bu süreçte Eğitimde yaşanan fırsat eşitsizliği emekçi aile öğrencilerinin aleyhine açılmamalıdır. Devlet tarafından gerekli tedbirler alınmalı, eğitimde tam bir eşitlik sağlanmalıdır" dedi.
Kaya,  2020-2021 Eğitim-Öğretim yılı 21 Eylül tarihinde pandeminin gölgesinde başladığını ve salgın nedeniyle online uzaktan başlayan öğretim,n bugüne kadar sıkıntılarla devam ettiğini söyledi.
Kaya'nın açıklaması şöyle:
"Birçok öğrencimiz uzaktan erişim imkanına sahip değildi. Bilgisayar, tablet, cep telefonu, internete ulaşım gibi uzaktan eğitim materyallerine sahip değillerdi. Bu durumu birçok defa dile getirmiştik. Özellikle yoksul emekçi mahallelerindeki öğrenciler, ciddi bir şekilde uzaktan eğitim sürecinde eğitim hakkını kullanamamıştı. Birçok öğrencimizin, başta meslek liselerinde okuyan öğrencilerimiz, bu dönemde çalışmak zorunda kalmış, kız öğrencilerimiz çocuk yaşta evlenmek zorunda bırakılmıştır.
Devlet okullarında yüz yüze eğitime geçilmesini hep savunduk. Okulların yüz yüze eğitime hazır hale getirilmesinin hangi şartlarda mümkün olduğunu kamuoyuyla paylaşmıştık. Bir kez daha vurgulamak gerekirse, okullara yeterli ödenek ayrılmasını, hijyen koşullarının sağlanmasını, sınıfların salgın koşullarına uygun hale getirilmesini ve ortaya çıkacak öğretmen ve yardımcı personel ihtiyacının yeni atamalarla karşılanmasını talep etmiştik.
Bu şartların hiçbiri gerçekleşmeden seyreltilmiş ve devirli olarak önce ilkokul 1. sınıflar ve lise 12. sınıflar eğitim öğretime geçti. Daha sonra kapsam genişletilerek ilkokul 2, 3, 4. sınıflar ile 9. Sınıflar yüz yüze eğitime geçtiler. Jandarma bölgesinde kalan kırsal kesim okulları ise bütün öğrencileri ile birlikte tam gün eğitim-öğretime geçmişlerdir. İlk vakalarla da kırsal kesimde tam gün eğitime geçen okullarda karşılaştık. Daha sonra şehir merkezindeki okullara yayılarak Covid-19 vakaları sıklaşmaya başladı.
Bu Süreçte Eğitim kurumlarından aldığımız Covid-19 pozitif ve temaslı sayısına bakarak diyebiliriz ki; toplum sağlığı ciddi bir tehditle karşı karşıya bırakılmaktadır. Bu tablonun asıl sorumluları bilgileri ve verileri toplumla doğru ve şeffaf bir biçimde paylaşmayanlar salgının yayılımına neden olan yöneticilerdir.
Aldığımız bilgiler üzerinden tespit edebildiğimiz sorunları kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz;
Okullarda pandemiye yönelik tedbirler yeterince alınmamıştır. Ödenek yetersizliği, hijyen koşullarını olumsuz etkilemiş ve personel eksikliği her okulda hissedilmiştir.
Her okul kendi olanakları ile pandemiye karşı tedbir alarak yüz yüze eğitimi sürdürdüler
Bazı okullarda salgın koşulları dikkate alınmadan yapılan öğrencilerin sabah toplanması ve idarecilerin dakikalarca bu çocuklara hitap ettikleri görülmüş, özellikle resmi törenlerde salgın koşulları dikkate alınmadan yapılmıştır. Velilerin de öğrencilerini okula bıraktığı ve okuldan aldığı saatlerde sosyal mesafeye dikkat etmeden toplu halde bulundukları görülmüştür.
Hemen hemen her gün bir okuldan Covid-19’ a yakalanan öğretmen ve öğrencilerin haberini almaya başladık.
Öğrenci dilekçe vererek yüz yüze eğitime katılmama hakkına sahip olmasına kaşın öğrencilerin yüz yüze eğitime katılımı uzaktan eğitime göre iki kat daha fazla olmuştur.
Yüz yüze eğitimle birlikte uzaktan eğitim de devam etmiş, ancak öğrenci katılımı mahallelerin sosyo-ekonomik seviyesine göre farklılık göstermiştir. Yoksul emekçi mahallerinde öğrencilerin uzaktan eğitime katılması, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek olana mahalle okullarına göre çok düşük kalmıştır.
Yine de ortalama bir değer alırsak uzaktan eğitime katılım %30 lar civarında gerçekleşmiştir.
Çok sayıda öğrencimiz uzaktan eğitim sürecinde devam zorunluluğu olmadığı için çalışmak zorunda kalmıştır.
Ekonomik imkanı olan valiler çocuklarını özel okullara, dershanelere, etüt merkezlerine göndererek öğretim açıklarını kapatmışlardır. Ekonomik olanaklara sahip olmayan çocuklarımızın eksikleri halen devam etmektedir. Eğitim, parası olanın yaralandığı bir hizmet haline gelmiştir.
Cumhurbaşkanlığın genelgesinde açık hükümlerin bulunmasına rağmen bazı ilçe ve okullarımızda kronik rahatsızlığı olan 60 yaş üzeri eğitim çalışanları idari izinli sayılmasına rağmen yüz yüze eğitime çağrılıp sağlıkları riske edilmiştir.
İlerleyen tarihlerde pandeminin seyrinin ne olacağını kestirmek oldukça güçtür. Öğretmen ve öğrencilerimizin sağlığı açısından yüz yüze eğitime ara verilmesi olumlu olmakla birlikte, uzaktan eğitimde yaşanan sıkıntıların çözülmemiş olması bir olumsuzluktur. Her öğrencimizin internet, bilgisayar, tablet gibi uzaktan eğitme ulaşacağı materyaller karşılanmalıdır. Müfredat acilen yeniden gözden geçirilerek günün şartlarına uygun hale getirilmelidir. Öğretmenlerin uzaktan eğitimde kullanacakları gerekli doküman ve diğer materyaller geliştirilmeli, acilen öğretmenlere ulaştırılmalıdır. Bu süreçte Eğitimde yaşanan fırsat eşitsizliği emekçi aile öğrencilerinin aleyhine açılmamalıdır. Devlet tarafından gerekli tedbirler alınmalı, eğitimde tam bir eşitlik sağlanmalıdır."

(VŞ)


Haber Kaynak : HABER MERKEZİ