NATO,“Çekilme Afganistan’ı Terk Etmek Değil” 

Avrupa'dan İran’a Uyarı

‘‘Uranyum Zenginleştirmesi İran’ın Ciddiyetini Gölgeliyor’’ 

ABD'de Asyalılar Artan Şiddet Karşısında Tepkili

ABD’de Seçim Yasası Değişikliklerine Firmalardan Tepki 

NATO: "Rusya, Ukrayna sınırındaki askeri yığınağını sonlandırmalı"

Afganistan Görüşmeleri İçin Yeni Tarih Belirlendi

Rusya’dan ABD’ye Sert Uyarı 

Esat Rejimine Kimyasal Saldırı Tepkisi

Biden’dan Afganistan’dan Asker Çekme Kararı

Türkiye ve Libya: “Deniz Yetki Anlaşmamızı Teyit Ediyoruz”

Taleban, Türkiye’deki Zirveye katılmıyor

AB’den İranlı Komutanlara İnsan Hakları Yaptırımı

ABD’deki Türk Derneğinden Biden’a Çağrı 

G7 Dışişleri Bakanları’ndan Rusya’ya Çağrı

Avukat Latcovich,, "Halkbankı yargılamak Türkiye’yi yargılamaktır"

 “LİBYA’YA VERDİĞİMİZ DESTEK, TRABLUS’UN DÜŞMESİNİ, YENİ KATLİAMLARI  ÖNLEDİ VE ATEŞKESİ SAĞLADI”

Ekvador'da başkanlık seçimlerini sağcı aday kazandı

Libya Başbakanı Türkiye'ye geliyor

Suriye’de Nusayri iç çatışması büyüyor

Afganistan'da düzenlenen saldırılarda 9 sınır muhafızı yaşamını yitirdi

AKP'li Çelik'ten Yunanistan'a mesajlar

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, "Türkiye ne kara vatanı ne mavi vatanı konusunda herhangi bir taviz vermeyecek" dedi.

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, Yunanistan'ın en son Batı Trakya'da Amerika Birleşik Devletleri ile bir tatbikat gerçekleştireceğini ve bunun Türkiye sınırına 20 kilometre uzaklıktaki Dedeağaç'a kadar uzandığını belirterek, "Bu tip eylemlerin hiçbir şekilde Yunanistan'a bir faydası olmayacak, bölgedeki barışa bir faydası olmayacak, aramızdaki sorunların çözülmesine bir faydası olmayacak. Türkiye de ne kara vatanı konusunda ne mavi vatanı konusunda herhangi bir taviz vermeyecek. Hukuk, diplomasi temelinde bir çözüm istiyorlarsa biz buna hazırız ama sürekli olarak bize 'Türkiye hukuk, diplomasi temelinde yaklaşsın' diyenlerin Yunanistan'ın bu açıklamalarını, bu adımlarını da görmezden gelmemesi gerekiyor." dedi.
Çelik, Yunanistan ile istikşafi görüşmelerin 5 yıl aradan sonra 25 Ocak'ta başladığını, bu görüşmelerin sağlıklı şekilde ilerlemesine güçlü destek verdiklerini dile getirdi.
Avrupa'daki dostlarının Türkiye'ye sürekli olarak "Bu istikşafi görüşmelerin oluşturduğu sağlıklı zemini koruyun." dediklerini belirten Çelik, kendilerinin de buna ilişkin olarak,  "İstikşafi görüşmelerin oluşturduğu sağlıklı zemin ve diyaloğu korumaya kararlıyız fakat bunu sadece tek taraflı olarak bize söylüyorsunuz. Bakın Yunanistan'ın beyanlarındaki saldırganlık, kışkırtıcılık devam ediyor. Bunu Yunanistan'a da söyleyin." yanıtını verdiklerini ifade etti.

Çelik, Yunanistan'a yönelik olarak şunları söyledi:

"Biz komşuyuz şimdiye kadar beraber yaşadık, bundan sonra da bu coğrafyada beraber yaşayacağız. Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı Türkiye Cumhuriyeti'ni köşeye sıkıştırmak ya da zarar vermek için başkalarıyla kurduğunuz ittifakların hiçbir işe yaramayacağını biz biliyoruz, siz de biliyorsunuz. Sonuçta yapacağınız en sağlıklı şey, oturup Türkiye Cumhuriyeti ile kazan kazan temelinde bir anlaşmaya varmaktır, bütün bu bahsettiğimiz konulardan. Ama bunun yerine kışkırtıcı beyanlara devam ederseniz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin hak ve menfaatlerini zedeleyen birtakım açıklamalar yapmaya devam ederseniz, Ege'deki ve Akdeniz'deki haklarımızı hedef alan birtakım açıklamalar yapmaya devam ederseniz, bu bahsettiğimiz sağlıklı yürümesini istediğimiz diplomatik süreçlerin maalesef istikrarsızlaşmasından biz sorumlu olmayız. O yüzden Yunanistan'daki bütün siyasetçileri, başbakanı ve özellikle Dışişleri Bakanını daha sağlıklı ve temiz bir dil kullanmaya davet ediyoruz."

"Türkiye ne kara vatanı ne mavi vatanı konusunda herhangi bir taviz vermeyecek"

Ömer Çelik, Yunanistan'ın en son Batı Trakya'da Amerika Birleşik Devletleri ile bir tatbikat gerçekleştireceğini ve bunun Türkiye sınırına 20 kilometre uzaklıktaki Dedeağaç'a kadar uzandığını belirterek, "Bu tip eylemlerin hiçbir şekilde Yunanistan'a bir faydası olmayacak, bölgedeki barışa bir faydası olmayacak, aramızdaki sorunların çözülmesine bir faydası olmayacak. Türkiye de ne kara vatanı konusunda ne mavi vatanı konusunda herhangi bir taviz vermeyecek. Hukuk, diplomasi temelinde bir çözüm istiyorlarsa biz buna hazırız ama sürekli olarak bize 'Türkiye hukuk, diplomasi temelinde yaklaşsın' diyenlerin Yunanistan'ın bu açıklamalarını, bu adımlarını da görmezden gelmemesi gerekiyor." dedi.

Çelik, Yunanistan'a, "Akdeniz'de Ege'de sorunları diplomatik olarak çözecek deneyime ve kapasiteye sahibiz ama 'diplomasi' diye masaya davet ettiğinizde bu, Türkiye'nin adımlarını tek taraflı durdurması, sizin ise atmaya devam ettiğiniz adımları daha hırslı, daha maksimalist bir şekilde atmaya devam etmeniz anlamına gelmiyor. Çözümü masada bulacaksak, masada bulacağız ama bizi masaya davet edip, masayı bir oyalama taktiği, sahayı ise kendinizin maksimalist taleplerini ilerleteceğiniz bir alan olarak görürseniz bu işlemez." mesajını verdi.

Yunanistan'ı sağduyulu olmaya davet eden Çelik, "Bu süreci sağlıklı bir şekilde hep beraber yönetelim, çıkan sonuç diplomasiye ve hukuka uygun bir netice getirsin." ifadesini kullandı.

Batı Şeria'da Ulusal Yahudi Fonu'nun Müslüman Filistinlilere ait arazileri alma girişimi olduğunu belirten Çelik, "Bunu son derece iki devletli çözüme aykırı, sakıncalı ve son derece kışkırtıcı bir adım olarak görüyoruz, bundan kaçınılması gerektiğini ifade ediyoruz." diye konuştu. 

Bütün dünyanın bu durumu sadece kınama mesajlarıyla geçiştirdiğini dile getiren Çelik, "Buna karşı etkili adımların ne olacağını, İsrail'in bu yayılmacı, iki devletli çözümü yok eden yaklaşımına karşı nasıl somut adımlar atılacağını konuşmanın zamanı gelmiştir. Aksi takdirde bu daha da ileride içinden çıkılmaz, çözümü zorlaştıran bir tabloyu önümüze getirecek, bugün ertelenen sorunlar daha yırtıcı bir şekilde önümüze gelecek." dedi.

"Pek çok somut girişimleri başlattık ve bunları takip ediyoruz"

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Çelik, Batı dünyası ile Çin arasında Uygur Türkleri konusundaki tartışmalara ilişkin görüşlerinin sorulması üzerine, "Biz Uygur Türk'ü kardeşlerimizin temel hak ve hürriyetlere uygun, insan haysiyetine uygun koşullarda yaşaması konusunda yüksek hassasiyete sahibiz. Biz, burada defalarca şunu ifade ettik, Çin'in toprak bütünlüğünü, terörle mücadele hakkını da savunuyoruz fakat bütün bunlar, bu Uygur Türklerine dönük birtakım negatif davranışlar, olumsuz uygulamalar ve oradan gelen birtakım görüntüleri büyük bir kaygıyla izliyoruz. Bu şekilde bir sonuç asla doğurmamalıdır, biz bunu doğru bulamayız." dedi.

Bu konuda daha önce Çin makamlarıyla Türkiye'den heyet gitmesi yönünde görüşmeler yapıldığını hatırlatan Çelik, olumsuz haberlerin ortadan kalkmasının tek yolunun bu uygulamalara son verilmesi ve Türkiye'den gidecek heyetin Çin makamlarıyla iş birliği halinde buraları ziyaret edip, buralardaki politikaların bu şekilde gözden geçirilmesi olduğunu dile getirdi.

Bazı ülkelerin Uygur Türkleri meselesini kendi çıkarları ile Çin arasındaki mücadelenin bir parçası haline getirmeye çalıştıklarına dikkati çeken Çelik, Uygur Türklerinin bu şekilde başka mücadelelerin arasında kalmasına asla razı olmayacaklarını vurguladı.

"Bizim buradaki temel hassasiyetimiz, Sincan Özerk bölgesindeki Uygur Türk'ü  kardeşlerimizin insan haysiyetine, hak ve hürriyetlere uygun bir şekilde yaşama haklarının ve orada bu standartlara sahip olma haklarının korunmasıdır." ifadesini kullanan Çelik, bu konudaki hassasiyetlerini sürekli olarak gündemde tutuklarını söyledi.

İlgili birimlerin bu konuları Çin makamlarıyla sürekli görüştüklerini aktaran Çelik, "Burada sürekli olarak 'şunu dediniz, bunu demediniz' diyenlerin somut hiçbir girişimi yokken biz pek çok somut girişimleri başlattık ve bunları takip ediyoruz." diye konuştu.

Terörle mücadele meselesinin ayrı, Uygur Türkleri ile ilgili olumsuzlukların ortadan kaldırılmasının ayrı konular olduğuna işaret eden Çelik, "Umarız en kısa zamanda bir sonuç alırız." dedi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) tanıtılmasını da içeren bir eylem planının olup olmadığının sorulması üzerine Çelik, "Kıbrıs'taki eski müzakere modeli, devam etmesi mümkün olmayan bir model" dedi.

Artık iki devletli çözümün konuşulması gerektiğini belirten Çelik, şunları kaydetti:

"Güney Kıbrıs Rum kesiminin tanınması ve Avrupa Birliği'ne alınması bütün kurallara aykırıdır, hukuka aykırıdır, uluslararası ilişkilerin temel prensiplerine aykırıdır. Bu şekilde bir yaklaşım söz konusu olduğundan beri tabii ki Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin de egemen bir devlet olarak aynı tanınma muamelesini görmesini arzu etmektedir. Orada bir devlet var, orada bir bayrak var, orada bir Cumhurbaşkanı ve Başbakan var, hükümet var, Meclis var. Bunlar Kıbrıs Türk davasını temsil ediyorlar. Bu egemen devletin gereken saygıyı uluslararası toplum tarafından görmesinin Türkiye Cumhuriyeti takipçisidir. Sayın Cumhurbaşkanımız bunu çeşitli görüşmelerde, çeşitli platformlarda defalarca dile getirmiştir. Dolayısıyla bu öteden beri süregelen bir politikadır."

"Bugünkü tablo istikşafi görüşmeler ile başlayan olumlu atmosfere uygun değil"

Çelik, bir gazetecinin Yunan jetinin Türk gemisini taciz etmesi konusunun MYK'da gündeme gelip gelmediği sorusu üzerine, konuyu takip ettiklerini belirterek ne zaman Avrupa Birliği-Türkiye ilişkilerinde bir pozitif ajanda, pozitif bir gündem oluşsa böyle bir durumun ortaya çıktığını söyledi.

Ömer Çelik, konuşmasına şöyle devam etti:

"Yunan jetlerinin bu kadar yakın mesafeye gelmesi ve burada yaptıkları eylem kuşkusuz provokatif eylemdir. Biz bunlardan kaçınılması gerektiğini söylüyoruz. Bizim unsurlarımız da gereken kurallar çerçevesinde gereken cevabı vermiştir. Bu tablo Yunan jetlerinin, sınırları aşarak, kuralları ihlal ederek aşırı bir şekilde yaklaşması neticesinde ortaya çıkmıştır. Bu gerginliklerden uzak durmak gerekir. Çünkü hem istikşafi görüşmeler devam ediyor hem Avrupa Birliği bağlamındaki görüşmeler devam ediyor. Yunanistan'ın bundan da vazgeçmesi gerekir. 'Türkiye diplomatik kanalları güçlendirirsin, müzakereyi güçlendirirsin' deniliyor, Türkiye bunu güçlendirirken, bu sadece tek taraflı olarak Türkiye'ye söylenmemeli. Bizim attığımız adımlar ortada. Bunun Yunan tarafına da gerekli bir şekilde davranılması gerektiği konusunda birtakım telkinlerde bulunulması gerekiyor. Bugünkü tablo maalesef istikşafi görüşmeler ile başlayan bu olumlu atmosfere uygun bir tablo değil. Bunun sorumlusu da biz değiliz. Bunu ortaya çıkaran şey Yunan Hava Kuvvetleridir. Bizim unsurlarımız da gereken cevabı vermiştir."

Gerginlikten yana olmadıklarını, Türkiye'nin hak ve menfaatlerini koruyacak güce ve koruma konusunda her şeyi göze alabilecek kararlılığa sahip olduğunu vurgulayan Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ama mesele Ege'yi barış denizi yapmaktır. Aynı şekilde, toplumlar arasında, devletler arasında kazan kazan formülü bulmaktır. Bunu bulabilecek imkan varken gereksiz birtakım sertleşmelere gerek yok. Burada Türk Silahlı Kuvvetleri unsurları, diğer unsurlarımız görevlerinin başındadır. Kara vatanımız, mavi vatanımız, ana vatanımız konusunda kesinlikle bir taviz söz konusu olmayacak. Diplomatik yolları açık tutalım, görüşme yapalım, müzakere yapalım. Bu konuda Türkiye Cumhuriyeti yeterli deneyime ve kapasiteye sahiptir. İsteyen için bu yollar açıktır ve sonuçta da kazan kazan formülüne ulaşabilecek imkanlarımız var."

(vş)