ADANA'DA MÜTEAHHİT DERNEKLERİ'NDEN MESLEKİ YETERLİLİK SEFERBERLİĞİ

"Küresel emisyonların yüzde 45’i ürün bazlı"

SEYHAN’IN İKİ PROJESİNE ÇKA'DAN DESTEK

Kuru incir ihracatı 42 bin tonu aştı

"Faizsiz ya da düşük faizli uzun vadeli krediler esnafa can suyu olur"

TÜİK'e göre enflasyon yıllık yüzde 15.61, aylık yüzde 0.91 arttı

AKDENİZ’İN TARIM SEKTÖRÜ İHRACATÇILARI DUBAİ’DE

ÇKA Mali Destek Programlarını Açıkladı

Türkiye Hazır Beton Birliği 2020 Yılı Hazır Beton Sektör Raporu’nu açıkladı

Uluslararası Meyve ve Sebze Yılı’nda sektörden çağrı: Uluslararası manifesto hazırlanmalı 

Bayraktar, “Şubat ayında üretici ve market fiyat farkı 4 katı aştı”

AVRUPA’NIN EN BÜYÜK 7. RÜZGAR ÜLKESİYİZ!

ADANA'DA OCAK AYI İHRACATI ARTTI

Benzine,pompa fiyatlarına yansımayan 27 kuruşluk zam

İkinci el otomobilde fiyatlar sabitlendi

ALTERNATİF YAKITLAR TEŞVİK BEKLİYOR

Türk çikolatası ve şekerleme ürünleri 185 ülkeye ihraç edildi

ADASO’DAN TEMSA VE SASA’YA ZİYARET

Yarım asırlık zanaatkarlar ödüllendirildi

Piyasalara ne oluyor?

Trafiğe kayıtlı taşıt sayısı 24 milyon  256 bin 741 oldu

YÜCE, "TÜRKİYE TÜM ENERJİSİNİ RÜZGÂRDAN KARŞILAYABİLİR"

YÜCE,“ÜLKEMİZİN RÜZGÂR ENERJİSİ POTANSİYELİ, ENERJİ BAKANLIĞI’NIN STRATEJİK PLANI’NDA BELİRLENEN 48 BİN MEGAVAT’IN EN AZ İKİ KATI BÜYÜKLÜĞÜNDE" DEDİ.

YÜCE, “BU POTANSİYELE GÖRE, 2020 SONUNDA ULAŞTIĞIMIZ 95 BİN 890 MW KURULU GÜCÜN TAMAMINA YAKININI RÜZGÂR ENERJİSİNDEN KARŞILAMAMIZ MÜMKÜN.”ENİZ VE KARA SANTRALLERİ İÇİN YAPILAN RÜZGÂR ÖLÇÜMLERİ IEC STANDARTLARINA GÖRE YENİLENMELİ VE YENİ BİR POTANSİYEL ATLAS YAYINLANMALI" DEDİ.
Rüzgâr enerjisindeki kurulu gücünü son on beş yılda 181 kat artıran Türkiye, 2020 yılı sonunda ulaştığı 9 bin 244 Megavat  (MW) kurulu güçle Avrupa’da 7’inci sırada yer alıyor. Türkiye’nin 95 bin 890 MW kurulu gücü içinde yüzde 10’luk paya sahip olan rüzgâr enerjisinin gerçek potansiyeli ise mevcudun en az on katına karşılık geliyor.

Geleceğini rüzgâr enerjisi sektöründe şekillendirmek isteyen gençlere online eğitim ve belgelendirme fırsatı sunan Windbaba’nın Stratejik Çözüm Ortağı ve Akredite Kobi Danışmanı Bülent Yüce, “Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’mızın Stratejik Planı’nda potansiyel kurulu gücümüz; 10 bin MW’ı denizüstü (offshore), 38 bin MW’ı da karasal (onshore) olmak üzere toplam 48 bin MW olarak açıklanıyor. Ülkemizdeki rüzgâr ölçümlerinin Uluslararası Elektroteknik Komisyonu (IEC) standartlarına göre yenilenmesi halinde, bu potansiyelin en az iki katına çıkacağı görülecektir. Biz de Windbaba olarak rüzgar ölçümü konusuna verdiğimiz verdiğimiz önemi, ayrı bir eğitim başlığı açarak göstermiş bulunuyoruz.” dedi.

// “5 MT/SN RÜZGÂR HIZINDA BİLE SANTRALLER ÇALIŞIYOR”

2015 yılında Enerji Bakanlığı tarafından yayınlanan Rüzgâr Enerjisi Potansiyel Atlası’nda (REPA) yapılan ölçümlerin Türkiye üzerinde 7,5 metre/saniye ve üzerinde rüzgâr hızı olan yerleşim yerleri baz alınarak hesaplandığını hatırlatan Bülent Yüce, gelişen malzeme teknolojileri sayesinde 5 mt/sn rüzgâr hızında bile santrallerin çalışabildiğini, rüzgâr ölçüm teknolojilerinde ise dünyada baş döndüren gelişmeler olduğunu hatırlattı.

Santral ölçeklerinin de on yıl önce ile kıyaslanmayacak ölçüde büyüdüğünü sözlerine ekleyen Yüce, şu değerlendirmeyi yaptı:

// BAKANLIĞA GÖRE 10 BİN MW, WINDEUROPE’A GÖRE EN AZ 30 BİN MW”

“Tüm sektörün veri olarak kabul ettiği REPA, Türkiye'de yer seviyesinden 50 metre yükseklikte ve 7,5 m/s üzeri rüzgâr hızlarına sahip alanlarda 5 MW/km2 gücünde rüzgâr santrali kurulabileceği kabul ediliyor. Ortaya konulan 48 bin MW potansiyel güç rakamına karşılık gelen yüzölçümü ise Türkiye’nin sadece yüzde 1,30'unu oluşturuyor. Keza on yıl önce 1 MW’lık rüzgâr santrali ciddi bir büyüklük olarak görülürken, bugün tek bir santralin 10 MW’ın üzerinde kapasiteye sahip olabildiğini görüyoruz. Ülkemizde geçen yıl inşa edilen projelerin pek çoğu 3,5-4 MW kapasiteye sahip santrallerden oluşuyor. REPA’ya göre ülkemizin offshore RES potansiyeli 10 bin MW olarak açıklanırken Avrupa Rüzgâr Enerjisi Birliği (Windeurope), bu potansiyelin en az 30 bin MW olduğunu söylüyor. Aynı şekilde karada kurulacak santraller için yapılan rüzgâr ölçümlerinin yüksek teknolojiye ve standarda sahip cihazlarla yapılması durumunda, Türkiye’nin sadece rüzgâr enerjisinde dev bir yenilenebilir enerji potansiyeli ile karşılaşacağını rahatlıkla görebiliyoruz. Tüm bu veriler dikkate alındığında ülkemizin yeni bir Rüzgar Enerjisi Potansiyel Atlası (REPA) yayınlaması gerektiğini ve potansiyel güç rakamlarını gerçekçi şekilde revize ederek yenilenebilir enerji politikasını yeniden şekillendirmesi gerektiğini düşünüyoruz.”

RAKAMLARLA TÜRKİYE’DE RÜZGÂR ENERJİSİ SEKTÖRÜ

Türkiye Rüzgâr Enerjisi Birliği (TÜREB) verilerine göre, Türkiye’nin 2006 yılında sadece 51 MW olan rüzgar enerjisi kurulu gücü, 2020 sonunda 9 bin 245 MW’a ulaştı. Kurulu gücün 2030 yılında 25 bin MW’a ulaşması öngörülüyor.
Türkiye’deki her beş rüzgâr santralinden birisine ev sahipliği yapan İzmir, 2020 yılı Temmuz ayı itibarıyla bin 806 MW kurulu güç ile Türkiye’de rüzgâr enerjisinin başkenti konumunda.
Türkiye’de kurulu RES’lerin 2019 yılında ürettiği 20 milyar kWh’lık elektrik enerjisi ile Türkiye’nin 900 milyon dolarlık enerji ithalatının önüne geçilirken; bu enerji sayesinde spot piyasa fiyatları düşürülerek tüketicinin cebinden daha az para çıkması sağlandı.
Türkiye'de rüzgar enerjisi sektöründe faaliyet gösteren 79 firma; 6 kıtada 44 ülkeye rüzgâr enerjsi ekipmanı ihraç ediyor. Bu firmaların cirosunun yaklaşık yüzde 70'ini ihracat oluşturuyor.
2019 yılında rüzgâr enerjisi kurulu gücünü 15.4 Gigavat (GW) artırarak 205 GW’a ulaştıran Avrupa, elektrik ihtiyacının %15’ini rüzgârdan karşılıyor. 2050 yılı hedefi ise Avrupa kıtasında tüketilen enerjinin yüzde 50'sini rüzgâr karşılamak.
Dünyanın önde gelen bağımsız denetim kurumlarından KPMG’nin verilerine göre, 2040 yılında rüzgâr enerjisinin küresel elektrik üretimindeki payı, bugünkü %4 seviyesinden yaklaşık dokuz kat artışla yüzde 34’e ulaşacak.

(VŞ)