MHP'li Avcı, “Basının yerli ve milli kalabilmesi şart”

BAŞKAN ERDEM’DEN 24 TEMMUZ BASIN BAYRAMI MESAJI

ÇGC,“Anadolu Basını kurbanlık oldu”

FEYZİOĞLU,"BAROLARIMIZIN HEDEF GÖSTERİMESİ YANLIŞTIR"

TGF : “24 Temmuz Bayram değil, dayanışma günü”

MSB: "Kaş açıklarında içinde 45 kişinin bulunduğu tekne battı"

98. YILDÖNÜMÜNDE DE LOZAN ZAFERİ ULUSAL VARLIĞIMIZIN GÜVENCESİ

Esendemir: "Basın sansürden kurtulmadıkça özgürlük hayal"

VALİ ELBAN'IN EV SAHİPLİĞİNDE BAYRAMLAŞMA TÖRENİ DÜZENLENDİ

KKTC’NİN 20 TEMMUZ BAYRAMINA ANTALYA’DA KUTLAMA

ÇGC, "Bayram sevincine gölge düşürmeyin"

ADANA BAROSU,“BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ’NDE HAKLI MÜCADELE KAZANDI”

ADANA BAROSUNDA AV. SEMİH GÖKAYAZ DÖNEMİ BAŞLADI

Kurban pazarlarında tokalaşarak pazarlık yasak

Van'da Göçmen Taşıyan Minibüs Yandı: 12 Ölü

Hayvan Severler Erdoğan’dan Veto ve Söz Hakkı Talep Ediyor

ADANA BAROSU’NUN  31. OLAĞAN GENEL KURULU YAPILDI

33 ile yeni emniyet müdürü atandı    

İran Sınırında 462 Litre Sıvı Eroin Ele Geçirildi

Çiftlik Bank'ın kurucusu Aydın'ın ilk ifadesi:"Borçlarımı ödeyeceğim"

Türkiye'de 3. Doz Olanların Tercihi Pfizer/BionTech

98. YILDÖNÜMÜNDE DE LOZAN ZAFERİ ULUSAL VARLIĞIMIZIN GÜVENCESİ

Lozan Barış Antlaşması, Gazi Mustafa Kemal´in önderliğinde Ulusal Kurtuluş Savaşı ile kurtardığı Özgürlük ve Bağımsızlığının diplomasi masasında emperyalist sömürgecilere kabul ettirilişinin belgesidir.

Lozan Barış Antlaşması, Gazi Mustafa Kemal´in önderliğinde Türk Ulusu´nun  şahlanarak ve varını yoğunu ortaya koyarak kazandığı Ulusal Kurtuluş Savaşı ile kurtardığı Özgürlük ve Bağımsızlığının diplomasi masasında emperyalist sömürgecilere kabul ettirilişinin  belgesidir.

 

Türk Ulusu, 30 Ekim 1918 tarihli Mondros Ateşkes Anlaşması ile kendisine dayatılmak istenen tutsaklığı  ve 10 Ağustos 1920 tarihinde Sevr Anlaşması ile de reva görülen ölümü reddetmiş, 19 Mayıs 1919 tarihinde başlayan ve 9 Eylül 1922´de düşmanın denize dökülmesi ile noktalanan Ulusal Kurtuluş Savaşı ve görkemli 30 Ağustos Başkomutan Meydan Muharebesi sonunda Türk Vatanını fethetmek düşüncesini, Türk Ulusunu tutsak etmek hayalini genel ve  ma´şeri bir fikir haline koymaya çalışanların layık oldukları akibetten kurtulamayacaklarını tüm dünya uluslarının gözleri önüne sermiştir ?

Muzaffer Türk Ordularının çapulcu sürüsüne dönüşen Yunan ordusunu 9 Eylül 1922´de denize dökmesi karşısında, emperyalist devletlerin barış istemekten başka bir çareleri kalmamış, önce 11 Ekim 1922´de Mudanya Ateşkes Anlaşması, ardından dokuz aylık çok zorlu bir mücadeleden sonra 24 Temmuz 1923 tarihinde Lozan Barış Antlaşması imzalanarak yeni Türk Devleti´nin bağımsızlığı uluslar arası alanda tescillenmiştir.

Atatürk Büyük Söylev´inde bu antlaşmayı şu sözlerle tanımlamıştır: ?Lozan Barış Antlaşması´nın ihtiva ettiği esasları diğer barış teklifleriyle daha fazla mukayese´ye mahal olmadığı fikrindeyim. Bu antlaşma, Türk Milleti aleyhine yüzyıllardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşması´yla tamamlandığı sanılmış büyük bir suikastın  sonuçsuz kaldığını bildirir bir belgedir. Osmanlı tarihinde benzeri görülmemiş bir siyasi zafer eseridir!?

Antlaşmanın baş mimarı İsmet İnönü ise Antlaşmayı Türkiye Büyük Millet Meclisi´ne sunarken söylediği Nutuk´ta Lozan´dan getirdiği Türkiye´yi şöyle tanımlamıştır:

 ”Birlik ve bütünlük içinde bir vatan, bunun dahilinde harice karşı olağanüstü sınırlamalardan ve hükümet içinde hükümet ifade eden dahili imtiyazlardan arındırılmış bir vaziyet; olağanüstü mali yükümlülüklerden kurtulmuş bir hal; savunma hakkı mutlak, kaynakları bol ve serbest bir vatan. Bu vatanın adı Türkiye´dir.  O Türkiye´yi bu antlaşmalar ifade ve tavzih etmektedir.”

BUGÜN BU BÜYÜK ZAFERİN 98. YILDÖNÜMÜNÜ KUTLARKEN, LOZAN’I ‘ZAFER Mİ, HEZİMET Mİ? DİYE TARTIŞMAYA AÇMAYA CÜR’ET EDENLERİN YARATTIĞI BÜYÜK TEHLİKEYİ GÖRMEZDEN GELMEME  UYARISINDA BULUNMAYI DA   GEREKLİ GÖRÜYORUZ.

TÜRKİYEMİZ VE TÜRK ULUSU BUGÜNLERDE İÇTEN VE DIŞTAN ÇOK YÖNLÜ TEHDİTLERLE KARŞI KARŞIYADIR.  DEYİM YERİNDE İSE ATEŞ ÇEMBERLERİ İLE KUŞATILMIŞ DURUMDADIR. BİR YANDAN DÜNYA EGEMENLİĞİ İÇİN ÇARPIŞAN BÜYÜK GÜÇLER ÜLKEMİZİ SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİNDEN BU YANA EN YIKICI KAVGALARININ  KARŞILAŞMA ALANI HALİNE SOKMAYA ÇABALARLARKEN, BİR YANDAN DA SINIRLAR ÖTESİNE DE TAŞAN  VEKALET SAVAŞLARININ BİR PİYONU GİBİ KULLANMA AMAÇLARINI GÜTMEKTEDİRLER. KARADENİZ’İ VE BOĞAZLARIMIZI ZORLAYARAK KUZEYDEN, ETNİK AYRILIKÇILIĞA YOL AÇACAK HAMLELERLE DE GÜNEY’DEN SICAK ÇATIŞMALARIN PROVASINI YÜRÜTMEKTEDİRLER. AKDENİZ VE EGE’DE EKONOMİK ÇIKARLARIMIZI VE GÜVENLİK HUDUTLARIMIZI HİÇE SAYAN HESAPLAR PEŞİNDEDİRLER.             BU TEHDİTLERLE BAŞETMENİN YOLU ORADAN ORAYA SAVRULAN GÜNÜ BİRLİK POLİTİKALARLA TEHDİT ODAKLARINI HOŞNUT ETME, BÖYLECE BİR DENGE POLİTİKASI YÜRÜTÜLEBİLECEĞİ HESABINDA OLMAKTAN GEÇMEZ.

TÜRKİYE, LOZAN’A ULAŞAN YOLDA YÜRÜMENİN GEÇMİŞTEKİ  ULUSAL BOYUTLARDAKİ SİSTEMATİĞİNİ YENİDEN GÖZDEN GEÇİRİP BUGÜNKÜ KOŞULLARA UYUM SAĞLATACAK HEDEFLERİNİ ZAMAN GEÇİRMEDEN SAPTAMAK ZORUNDADIR. ÜLKENİN YÖNETİM SORUMLULUĞUNU ÜSTLENMİŞ OLANLAR YA DA ÜSTLENECEKLER, ULUSAL BİRLİK VE BÜTÜNLÜK İÇİNDE, HİÇBİR KİŞİSEL YA DA ZÜMRESEL ÇIKAR HESAPLARININ  GÖLGESİNDE VE ETKİSİNDE KALMADAN,  LOZAN’IN ÇAĞLARI AŞAN İZDÜŞÜMÜNÜ YENİDEN YAŞAMAK VE YAŞATMAK SORUMLULUĞU İLE KARŞI KARŞIYADIR.

(vş)