YAZIK ÇOK YAZIK
Tarih: 28.3.2017 12:01:46 / 853okunma / 0yorum
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?

Bundan yıllar önce talebeliğimde bir yazı yazmıştım. O zamanlar daha 20 yaşlarında gençtim. Fakat edebiyata meraklı biri olduğumdan kelimelerin anlamı ve yazının güzel anlatımına önem vermeye gayret ediyordum.

Belki de bendeki yazma hevesi o zamanlarda başlamıştı. Gelecekte yazar olma düşüncesi o günlerde kendini gösteriyordu. Yazdığım yazıları belki elli defa okumuşumdur. Her okuduğumda da ayrı bir hüzne dalmışımdır. Ardından da” bak” demişimdir. “Daha yirmi yaşlarında neler düşünmüşüm. Düşündüklerim nasılda gerçek olmuş.”

Belki o zamanlar hayal âlemim daha genişti. Yaşamın en çetin günlerini göğüslüyordum. Okuma derdi, yaşama derdi içi içeydi. Hem okuyor, hem de çalışıyordum. Kimseye yük olmuyordum. Anadan, babadan, kardeşten, akrabadan bir yardım görmüyordum. Aslında kimseye de muhtaç değildim.

Benim gibi kendi kendine yeten çok az genç vardır. Belki de okulu duraksaya duraksaya geçişimin sebepleriydi bunlar. Çünkü okula başlamadan önce geçimimi tedarik etmem gerekiyordu. Tedarik etmek içinde belli bir süre para kazanmam ve maddi durumumu düzeltmem şarttı. Bu da benim bazen sınıfta kalmamı, bazen de ara vermemi mecbur bırakıyordu. Onlardan birkaçı Ortaokulda kendini göstermişti.

O zamanlar EL İŞİ DERSİ VARDI. Şimdi var mı bilmiyorum. El işinde ağaçtan, ipten, kilden, çamurdan bazı eşyalar, ya da sanat eserleri yapmamızı isterlerdi. Bizde malzeme alır hocanın gösterdiği şeyleri yapmaya çalışırdık. Fakat bazen olurdu ki o basit ve ucuz denen malzemeleri almaya gücüm yetmezdi. Kimseye de; “Alamıyorum.” diyemezdim. Hocada o yüzden beni kaç defa azarlamış, aşağılamış, sonunda sınıfta bırakmıştı. El işinden sınıfta kalınır mı? demeyin. Kaldım işte.

Daha buna benzer sayısız olaylar geçti başımdan.

Ortaokul birdeydim. Yazın tarlada çalışıp aldığım ayakkabım delinmişti. Delik haliyle idare ediyordum ki; ne olduysa altı düştü. Dikmek istedim fakat dikemedim. Ne yapacağımı şaşırırken arkadaşım Nebi evlerinden babasının çizmesini getirdi. Koskocaman çizmeyi giydim ve pantolonu üzerine çektim. Okula öyle gittim.

O günlerde kimse fark etmez sanmıştım.Bir gün idareden çağırdılar. Korkarak gittim ki; Müdür yardımcısı bir ayakkabı almış. Giymemi istedi. Bende mecburen giydim. Yoksa ortaokul ikide okulu bırakacaktım. Ayakkabı sorunum hallolunca okula devam ettim.

Daha sonra Adana´ya gittim. Yıl 1972.Onatlı yaşımda Orta üçteyim. Bizim çocuklara göre Ortaokul için büyük bir yaş. Çalışıp ta okuyanlara göre ise küçük. Çünkü o yaştan küçük çocuklara iş vermiyorlar. Bana da iş vermezlerdi ama, Allah yardım etti. Zaten ne zaman sıkışsam Allah´ın yardımını her zaman görmüşümdür. O çok büyük bir güçtür.Ben bunu yaşayarak gördüm. Nasıl derseniz işte örnek.

Okuldan eve geldim. İçeri girdim, yiyeceğim hiçbir şey yok. Cebimde param da yok. Yardım isteyeceğim bir arkadaşım bile yok. Biraz yatağa uzandım uyumaya çalıştım. Aç insan uyur mu? Karnım zonklanıyor. Kapıyı çektim dışarı çıktım. İkindin vakti. Sokaklarda kimseler yok. Nereye gideceğimi bile bilmiyorum. Ana caddeye çıkarken baktım ki yolun ortasında koni gibi dürülmüş bir kâğıt para. Sanki elle kıvırmışlar yere atmışlar. Eğildim aldım. Yüz yirmi lira. O zaman için büyük para. Etrafıma baktım ama kimseler yok. Acaba yitiren var mı? diye geri geldim ve köşede biraz bekledim. Kimseden ses seda yok. Zaten etrafta hiç kimse de yok. Yazın sıcağında herkes içeri çekilmiş,dışarı çıkmıyor.

Doğruca bakkala gittim yiyecek malzemeler aldım, karnımı doyurdum.

Hazreti Ali´nin buna benzer bir kıssası aklıma geldi.

Hz. Ali (ra) eve gelir. Karnı çok acıkmıştır. Fadıma Anamıza;

“Yiyecek bir şey var mı ?”diye sorar.

Fadıma Anamız;

“Yok ya Ali” der. Hazreti Ali geri döner. Yolda mahzun mahzun yürümeye başlar. Bir süre yürüdükten sonra karşısına elinde devesi olan bir adam çıkar. Hazreti Ali´yi tanıyordur.

“Ya Ali” der.”Şu Deveyi satacağım almaz mısın ?”

Hazreti Ali;

“Param yok, nasıl alayım ?” der.

Adam;

“Sonra verirsin ya Ali” der.

Hazreti Ali;

“Kaç para” diyorsun ?” der.

Adam da;

“ 100 dinar ver.” der.

Hazreti Aliye göre ucuzdur.

“Tamam.” Der Hazreti Ali. Deveyi alır. Çeke çeke giderken karşısına başka bir adam çıkar. Hazreti Ali´yi o da tanıyordur.

“Ya Ali” der.” O deveyi satıyor musun ?”

Hazreti Ali;”Evet” der. “Kaç para verirsin ?”

Adam deveye yakından bakar. Dişlerini kontrol eder.

“Fena değil.” der. “300 Dinar veririm.”

“Al “der Hazreti Ali. Deveyi adama satar, 300 dinarı alır.

Doğruca Peygamberimiz (sav) yanına gider. Olanları tek tek anlatır. Peygamberimiz (SAV),

“Ya Ali, o deveyi satan Mikayildi. “der. “Alan da Cebrail´di.”

Belki bu olay ticareti teşvik etmek için anlatılır ama benim inancımda, Allah´ın kimseyi aç bırakmayacağı mesajı yatmaktadır.

Yine Kuran da bir surede şöyle der. Çevrenizdeki kedi köpeklere bakın. Yarın ne yiyeceklerini biliyorlar mı?

Allah yarattıklarını doyuracaktır. Ben buna canı gönülden inananlardanım.

Bizim gençliğimizde arkadaşlık anlayışı çok farklıydı. “Can gibi, canan gibi.” derler ya. Can kadar önemliydi arkadaşlık. Ölümüneydi belki de. Çıkar için değil. Menfaat sağlamak için değil. Eşit haklara sahip olmak için arkadaşlık. Vatan için arkadaşlık. Bayrak için arkadaşlık. İlim için, fen için arkadaşlık. İnsan için, insan olmak için arkadaşlık vardı.

Bir kuru ekmeği paylaşmak için arkadaş olurduk.

Dün böyle bir arkadaşımızı daha kaybettim.

O benim için bir amcaoğlundan çok, dert ortağı, can dostuydu. Mezarını kendim kazdırdım.Yüce Mevla bana nasip eyledi.Çok zor bir olay, sevdiğin insanın mezarını kazdırmak.İnsan düşündükçe kötü duygulara saptanıyor.Birde sıranın artık bizlere doğru geldiğinin işaretini görüyor.Hayatın dönemeçlerinin sonuna geldik ve gidiyoruz.Birbirimizi sevmek lazım.İnsanca,dostça,kardeşçe sevmek lazım.

Ne demiştik daha o yaşlarda;

“Hayat adım adım yürüdüğümüz meçhul bir yoldur.Her adımımız bir iz, her dönümümüz bir yaş bırakır.”

Bu satırları 1977 lise son sınıf da yazmıştım.

O günden bu güne kimler geldi, kimler geçti dünyamızdan. Bu dünyadan gidenlerin daha çok olduklarını görüyorum.Kalanların ise arkadaşlığı çıkar ilişkisine döktüklerini,çıkarı olmayanların birbirlerine selam bile vermediklerini biliyorum. Bu davranışlar insanlığın yara aldığını bize hatırlatıyor.Yazık çok yazık.İnsanlık yara oalmamalı.

Anahtar Kelimeler: YAZIK, YAZIK
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
Telefon
Güvenlik *
Yenile
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
BİZ VE İLİM (26 Aralık 2017 - Salı)
YÜZ YILLLIK HİKAYE - MERHABA TÜRKÇE (20 Aralık 2017 - Çarşamba)
YAHUDİLER (12 Aralık 2017 - Salı)
ALİİİİİİİİİİİİ (05 Aralık 2017 - Salı)
BU SAVAŞ BİTMELİ (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
KREDİ (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
HOCALARIN DÜĞÜNÜ (14 Kasım 2017 - Salı)
CHP KAPATILSIN MI ? (07 Kasım 2017 - Salı)
BAKMAK ve GÖRMEK (31 Ekim 2017 - Salı)
BESİME TEYZE (25 Ekim 2017 - Çarşamba)
BİZİM KÖY´ÜN HALLERİ (NAR) (18 Ekim 2017 - Çarşamba)
EKONOMİNİN ÇİVİSİ (10 Ekim 2017 - Salı)
AY (03 Ekim 2017 - Salı)
KOKAR (26 Eylül 2017 - Salı)
DOSTLAR BENİ HATIRLASIN (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
AĞA VE EŞKİYA (06 Eylül 2017 - Çarşamba)
EMİN AMCA (29 Ağustos 2017 - Salı)
KÖYDE BİR SABAH (20 Ağustos 2017 - Pazar)
KÖYDE BİR SABAH (07 Ağustos 2017 - Pazartesi)
EŞKİYA VE KARETE (ÇUKURAĞALI-Roman) (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
NİHAT ARTIK YOK (24 Temmuz 2017 - Pazartesi)
YEMEN NERE? KOZAN NERE? (18 Temmuz 2017 - Salı)
BAŞKAN ve BEN (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
ÇİĞŞAR ve OBALAR (28 Haziran 2017 - Çarşamba)
TÜRKÇE KONUŞMAK (19 Haziran 2017 - Pazartesi)
CİN HİKÂYELERİ (01 Haziran 2017 - Perşembe)
CİN HİKÂYELERİ (30 Mayıs 2017 - Salı)
CENNET KADIN (23 Mayıs 2017 - Salı)
HAKSIZLIK KARŞISINDA (16 Mayıs 2017 - Salı)
GECE YANIĞI (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
ROMAN YAZMAK (02 Mayıs 2017 - Salı)
ERGENEKONCULAR (25 Nisan 2017 - Salı)
23 NİSAN ÇOCUK BAYRAMI (18 Nisan 2017 - Salı)
ARAP ve TÜRKLER (11 Nisan 2017 - Salı)
GELECEK NESİL (04 Nisan 2017 - Salı)
ZÜBEYDE HANIM (21 Mart 2017 - Salı)
TÜRKLERİN İNSANLIK TARİHİ (14 Mart 2017 - Salı)
İKİ KADIN ve AYRILIK (07 Mart 2017 - Salı)
2B LER VE HİKÂYESİ (28 Şubat 2017 - Salı)
BİBERLER NEDEN KURUDU (21 Şubat 2017 - Salı)
MUTLULUK BÖYLE BİRŞEY (15 Şubat 2017 - Çarşamba)
SAĞDUYU (31 Ocak 2017 - Salı)
Sayfa:
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
2017 SENESİNİ FENA ESKİTTİK
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
CHP TABANA NASIL İNECEK?
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
YÜZYILIN EYLEMİ “YENİ ADANA”
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
BİLDİN Mİ IĞDIRLI HASAN ONBAŞIYI
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
BAŞLANGIÇLARDIR UMUTLARI TAZELEYEN
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
ULU ÖNDER ATATÜRK´ÜN EBEDİYETE İNTİKALİNİN 79. YILDÖNÜMÜNDE ATAMIZI ÖZLEMLE ANIYOR VE ARIYORUZ.
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
EĞİTİM ÖRGÜTLERİNDE ÇATIŞMA
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
21.12.2015 DEN 23.11.2016 YAZI VE RÖPORTAJLAR-5
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
FİFA KOKARTLI İLYAS AYAN´A VEFA
Ahmet DUMAN
Ahmet DUMAN
Yüz Yıl...
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
YENİ ADANA GAZETESİNİN 100. YAŞ KUTLAMASI
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ (1)
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
MENEMEN SUİKASTININ YILDÖNÜMÜNDE TÜRKİYE CUMHURİYETİ´NE KURULAN SUİKASTLERE KARŞI ATATÜRK DÖNEMİNİN VE SONRAKİ SİYASAL İKTİDARLARININ FARKLI TUTUMLARI!
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
İKİNCİ YÜZYILA GİRİŞ !
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
ARAŞTIRMA ÜNİVERSİTELERİ VE NİTELİKLİ AKADEMİK KADRO TALEBİ
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
BAŞ DÖNDÜREN GÜNDEM
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
KENDİ KÜLTÜRÜNDEN KORKMAK
Celal Topkan
Celal Topkan
YENİ ADANA GAZETESİ´NİN 100. KURULUŞ YILI KUTLAMASI, ÖNEMİ VE VERDİĞİ MESAJ
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
VAHİDEDDİN´İN İHANETİ
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
İlhan ALPER
İlhan ALPER
ASRIN TANIĞI YENİ ADANA
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Ortadoğuya Bulaşmayın!
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
İLK YARININ SON HAFTASI MUTLU BİTTİ
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
BİZ VE İLİM
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
DR.ERCAN ATALAY VE ASKF
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
MODEL VE MODA
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
MANDADAN EVVEL İSTİKLAL
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
HER MAÇ BÖYLE OLMALI
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
KÖR, SAĞIR ve İKTİDARSIZ BİR NESİL YETİŞTİRİYORUZ
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Bugün
7 °C
Pazartesi
6 °C
Salı
7 °C
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2017-12/27/1318540403036.jpg