TÜRK TİPİ BAŞKANLIK (3)
Tarih: 13.4.2017 12:36:53 / 348okunma / 0yorum
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!

Osmanlı Türkiye´sinde 1512´den itibaren başlayan ve zamanla gelenekleşen, kurumlaşan şu üç hususu tespit edebiliyoruz:

1- Osmanlı Merkezi Devlet Yönetimi´nde siyasi ve ekonomik seçkinlerin yabancılaşması ile Enderun´dan yetişenler etkisinin gittikçe artması, Medreselerde, tekkelerde ve tarikatlarda 1517´de Mısır´dan getirilen 2.000 kadar Eşari din ulemasının gittikçe artan etkisiyle dini seçkinlerin yabancılaşması, paralellik arz ediyor.

Sonuçta Osmanlı-Türk medreselerindeki Hanefi-Maturidi çizgisine bağlı İslami bilimlerle pozitif bilimlere aynı ölçüde değer veren akılcı sistem zamanla çöküyor. Nihayet 1580´de Takiyüddin´in Rasathanesi "meleklerin bacaklarını gözetliyor" gerekçesi ile topa tutuluyor.

2- Ekonomik fakirleşme ile tarikatlar ve dini cemaatlere yönelme paralellik arz ediyor. (Bugün olduğu gibi.)

3- Tarikat ve dini cemaatler, Kur´an´ın "batıni tefsirine" yöneldikçe Hoca Ahmet Yesevi ve Hacı Bektaşi Veli´nin "Alp Erenleri / Gazi Dervişleri" çizgisinden uzaklaştılar. Bu gelişme milli bilinci körelterek, İslam´ın itikadi olarak algılanmasında, toplumsal barışı bozan yeni hususların ortaya çıkmasına sebep oluyor.

Nitekim devrinin en büyük İslam âlimlerinden olan Kuşadalı İbrahim Halveti´nin (1774-1846) şu üç tavrı bugün için de oldukça manidardır:

1- Kuşadalı İbrahim Halveti tarikat merasimlerine itibar etmemiş; tâc, hırka, kemer gibi görünüşe ait unsurlara değer vermemiştir. Daha önemlisi kimseye hilafet ve hayattayken kimseye irşad izni vermemiştir. Çünkü ona göre “irşad edebilmek, ancak Nebevi bir emir ve işaret geldiği zaman mümkün olabilir”di.

2- 1820´li yıllarda tekke ve zaviyelerin içinde bulunduğu acınası durumu gören Kuşadalı İbrahim Halveti bunların kapatılmasını istemiştir. Ona göre; “hilafet kimseye verilmez, hilafet Muhammedi bir sır olup kimde eseri zuhur ederse hilafet sırrının hamili odur”.

3- Bugünkü İstanbul-Aksaray´da bulunan ve 12 yıl ders verdiği dergâhı 1832´deki büyük İstanbul yangınında kül oldu. Zamanın en büyük ilim adamı, tarihçi ve devlet adamlarından Ahmet Cevdet Paşa ve devlet erkanı, dergahı yeniden yaptırmak istedilerse de Kuşadalı İbrahim Halveti buna izin vermemiştir. Tekke ve zaviyelerin devrini tamamladığı kanaatindedir.

Bugün Türkiye ve İslam dünyasında iktidarın ve paranın kontrolüne sahip, kendilerini "İslamcı" olarak tanımlayanlar:

1. İslami çıkış noktaları Selefi/Eşari Müslüman Kardeşler zaviyesinden olduğu için “akıl”ı pas geçiyorlar. İslam felsefesinden habersizdirler. Muhtemeldir ki pek çoğu Farabi´yi, Maturidi´yi okumamıştır bile.

2. Lafta olsalar da, gerçekte hiç birisi “milli” değildirler. Tarih şuurları zayıftır. Müslüman gibi düşündüklerini zannediyor, Makyavel gibi yaşıyorlar.

3. Savundukları Selefi/Eşari formatlı İslami değerlerle, yaşadıkları kapitalist tüketim kültürü arasındaki çelişkiye cevap bulamıyorlar.

Toynbee yaklaşık yarım asır önce söylüyor: "Batı için Güney Müslümanlığı (Suudi Arabistan - Kahire ekseni) tehlike olmaktan çıkmıştır. Ancak Kuzey Müslümanlığı (Semerkant – Buhara-İstanbul ekseni veya Türk Müslümanlığı) mutlaka kontrol altına alınmalıdır. Batı için her daim tehlike oluşturabilir."

"Kuzey Müslümanlığı"nın Batılıları en çok rahatsız eden hususlarından birisi, en olumsuz şartlarda Mustafa Kemal gibi "isyancı" liderler çıkarabilmekte, imparatorluk geleneğine sahip olup, Batı´nın emperyal hesaplarına aynı şiddette cevap verebilmekte oluşudur.

Mustafa Kemal tarihimizde ilk kez, parasını cebinden ödeyerek, Elmalılı Hamdi Yazır Hoca´ya -14 yıl süren bir çalışmanın sonunda- Türkçe Kuran tefsir ve meali hazırlattı. Hazırlanan tefsirin Hanefi, Maturidi İslam anlayışında olmasının ayrıca bir anlamı vardır. Atatürk Diyanet İşleri Başkanlığı ve Genel Kurmay Başkanlığı´nı aynı günde kurarak Türk milletine ve dünyaya özel bir mesaj vermiştir.

Atatürk, Elmalılı´nın Kuran tefsir ve mealini binlerce adet bastırarak Anadolu´ya dağıttırdı. Böyle bir teşebbüs Müslüman Türkler´in Kuran´daki İslam´ı birinci kaynaktan öğrenmesini sağladı ki, bu durum emperyalistlerin hiç de hoşuna gitmez.

İşte BOP taşeronlarını en çok korkutan burasıdır. Semerkant-Buhara-İstanbul ekolünün İslam inanç yapısı Mustafa Kemal´de ifadesini bulan milli tarih şuuru ve vatan sevgisi ile birleşirse…Toynbee haklı çıkabilir.

Türk milliyetçiliği bugün, şuurlu projelerle, büyük kitlenin derinliği olmayan, yüzeysel ve kaba “nasyonalistliğe” dönüştürülmeye çalışılıyor. Milli takımın galibiyetinde sokaklara dökülen yüz binler; "Azınlık Vakıfları Kanunu", yabancılara satılan topraklar, elden çıkan bankalar,…BOP eş başkanlığı ve AB için verilen ölçüsüz tavizler karşısında kılını dahi kıpırdatmıyor. İşte AKP´nin ve Batı´nın istediği de böyle bir "milliyetçilik"tir !

Aynı grubun bir kısım mensupları Türk milliyetçiliğine "ırkçılık" yaftası ile saldırırken, Devletimizin kurucusu Mustafa Kemal´e "dinsiz" diyebilecek kadar gözleri dönmüştür. İstanbul´u fetheden Fatih Sultan Mehmet kendi yazmış olduğu "Divan"ında şarap içtiğini yazacak kadar dürüst iken, onun bu eserini bugün yayınlayanlar, Fatih´in satırlarına sansür uygulayacak kadar utanmazdırlar. Hâlbuki sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed amcası Ebu Talib son nefesine kadar Müslümanlığı kabul etmediği halde ona hoşgörü göstermiş, hayatı boyunca "hoşgörü" diye haykırmıştır.

Bizi biz yapan, toplumsal dinamiğimizi belirleyen üç kimlik unsurumuz vardır:

1. Türk´üz. Dedesinin kim ve nereden geldiğine takmayıp, "Ne mutlu Türküm diyene" sözü Türklük kabulümüzün temelidir.

2. Müslüman´ız. “Kuran - hadis – akıl” İslami kimliğimizin temelidir.

3. Laik devletten yanayız. Ne laiklik dinsizlik, ne dindarlık irticadır. Alevi´si, Sünni´si ile bütün Müslümanlar ve diğer inanç sahipleri ibadetlerinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti nezdinde eşit ve hürdür.

Yüce Yaradan´ın Kuran´daki ilk emri: "Oku! Allah´ın adıyla oku ya Muhammed"dir. Sevgili peygamberimiz Hz. Muhammed; "İlim kadın ve erkek her Müslüman´a farzdır" diyor. Cumhuriyet Türkiye´sinin kurucusu Atatürk: "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" derken Kuran ve peygambere gönderme yapıyor. Ve evet, Kur´an´daki 60 ayet, akıl ve önemine vurgu yapıyor.

Millet olarak, 1550´lerde olduğu gibi, yeniden bilime sırtımızı döndüğümüz anda sürünmekten kurtulamayacağız. Biliyor musunuz, Orta Asya´dan Anadolu´ya en son gelen bilim adamı, 1403-1474 yılları arasında yaşamış astronum, matematik ve dil bilimci Ali Kuşcu Semerkandi´dir. (1449)

Osmanlı Devlet yönetiminde Töre´den ayrılma Fatih Sultan Mehmet´le başlamış (1432 – 1481), II. Beyazıd ve Yavuz Sultan Selim ile devam etmiş, Kanuni zamanında zirve yapmıştır. Başlaması, “Devletin devamı için kardeş katline izin veren Fatih Kanunnamesi´dir.” O tarihte geçerli Töre İslam Hukuku olup, İslam´a göre “sebepsiz, suçsuz insan öldürmek bütün insanlığı öldürmeye eş” sayılmıştır.

Bu başlangıç ve sonrasındaki benzeri uygulamalar, II. Beyazıd ve Cem Sultan mücadelesi ile birlikte, Osmanlı Tahtı´nda oturan padişahın meşruiyeti konusunda kendisine destek veren bir ilmiye sınıfı yaratma ihtiyacını doğurmuştur. Bu ihtiyaç 1517 yılında Mısır´dan getirilen ulemanın yorumlarında bulunmuş; İslam´ın Maturidi yorumu terk edilerek, Eşari esaslar Devlet katında kabul görmüş, yerleşik esaslar haline getirilmiştir.

Öyle ki o çağda neredeyse halkının tamamına yakını okur yazar olan ve 1492 yılında Hıristiyan Dünya´nın saldırılarına yenilen Endülüs´ün çağrılarına uzun süre duyarsız kalınmış; sonra da Endülüs Yahudileri Selanik ve İstanbul´a getirilirken, Endülüs Müslümanları´nın sadece bir kısmı Kuzey Afrika´ya götürülmüş(!); kalanının kılıçtan geçirilmesine, sadece Granada meydanında 1.000.000 cilt kitabın yakılarak yok olmasına göz yumulmuş, sebep olunmuştur.

Bu gelişmelerde pek çok mazeret sayılabilir. Ama Endülüs´ün de Türk Dünyası gibi, İslam´ın Maturidi yorumunu benimseyip yaşayan bir topluma sahip olduğu gerçeği, inkar edilemez.

Maturidi yorum sonuçta, “adil olmayan emire isyanı haklı gören bir anlayış barındırır”. Oysa Osmanlı yönetimi, İslami esas ve kurallardan ayrılmış olmakla, yaptıklarını meşrulaştıracak bir ilmiye sınıfına ihtiyaç duymaktadır. Onlara bu fetvayı verebilecekler, İslam´ı Eş´ari bakışıyla yorumlayanlardır.

İslam´daki, “şartları olgunlaştığında 4 kadınla evlenebilme izni” ile yetinmeyip -ki o şartlardan birincisi mevcut nikahlı eşin rızasının alınması olup normal halde, bu bile imkansızdır- harem oluşturup onlarca cariye edinmek, kendisine karşı gelebilecek herkesin sorgusuz sualsiz kellesini almak, v.b. İslam Hukuku´na aykırı uygulamalar başka türlü meşrulaştırılamazdı.

Bu durum beraberinde ve sonucunda bilimsel gerilemeyi, yobazlığı, akıldan ve bilimden uzaklaşmayı, nihayetinde milletler topluluğu içerisinde gerilerde kalmayı getirmiştir.

İşte şimdi bizden, 90 yıllık “muasır medeniyet seviyesinde olan Milletler´e ulaşmak ve onların önüne geçmek” gibi bir hedeften vazgeçmemiz isteniyor.

İnanıyorum ki Türk Milleti´nin henüz basireti bağlanmamıştır. Millet bu tuzağı görecek ve bu tuzağa düşmeyecektir.

Önümüze konulan Anayasa taslağı tam da budur.

Anahtar Kelimeler: TÜRK, TİPİ, BAŞKANLIK
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
Telefon
Güvenlik *
Yenile
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
BİLDİN Mİ IĞDIRLI HASAN ONBAŞIYI (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
“AMERİKA İLE SAVAŞA” HAZIR OLMAK (02 Aralık 2017 - Cumartesi)
“BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ” ÜZERİNE (30 Ekim 2017 - Pazartesi)
ARJANTİN´DEN GÖNDERİLEN SİLAHLAR (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
K A D I N (2) (04 Ekim 2017 - Çarşamba)
K A D I N (03 Ekim 2017 - Salı)
ERKEKLİĞİN TAM OLMASI (25 Eylül 2017 - Pazartesi)
TEOG (23 Eylül 2017 - Cumartesi)
MUHTAR GUBALAŞ (17 Eylül 2017 - Pazar)
KUŞKANADI KANIT OLURSA (07 Eylül 2017 - Perşembe)
AĞLAMA KEKO (29 Ağustos 2017 - Salı)
AT BİNİCİSİNE GÖRE KİŞNER (15 Ağustos 2017 - Salı)
ALTINMURT EĞİTİM ARAÇLARI DONATIM MERKEZİ (09 Ağustos 2017 - Çarşamba)
YOK DEVE ! (02 Ağustos 2017 - Çarşamba)
ASRİ HELA (25 Temmuz 2017 - Salı)
GİRİŞİMCİ İDARECİLİK (19 Temmuz 2017 - Çarşamba)
ÖZALP´TE YİRMİ AY (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
SOSYAL SERMAYE (06 Temmuz 2017 - Perşembe)
OLUR MU, OLUR (30 Haziran 2017 - Cuma)
ÖZEL HASTANESİ OLMAYAN ORDU (23 Haziran 2017 - Cuma)
SAHTE DİPLOMA ÇETESİ (14 Haziran 2017 - Çarşamba)
TANRI MİSAFİRİ (07 Haziran 2017 - Çarşamba)
SURİYE, HATAY VE KIBRIS (3) (07 Haziran 2017 - Çarşamba)
ÖĞRETMENEVLERİ (02 Haziran 2017 - Cuma)
SURİYE, HATAY VE KIBRIS (2) (31 Mayıs 2017 - Çarşamba)
SURİYE, HATAY VE KIBRIS (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
İŞ PARAYLA YAPILIR (20 Mayıs 2017 - Cumartesi)
DENİZ BAYKAL (12 Mayıs 2017 - Cuma)
ARSA ÜRETİMİ ÖZALP BOYALDI ÖRNEĞİ (11 Mayıs 2017 - Perşembe)
K E H A N E T (04 Mayıs 2017 - Perşembe)
BUGÜN ÖĞRETMENLERİN MAAŞ GÜNÜ (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
1982 ANAYASA REFERANDUMU (19 Nisan 2017 - Çarşamba)
TÜRK TİPİ BAŞKANLIK (2) (12 Nisan 2017 - Çarşamba)
TÜRK TİPİ BAŞKANLIK (1) (11 Nisan 2017 - Salı)
MİLLİYETÇİLİK ÜLKÜCÜLÜK (09 Nisan 2017 - Pazar)
VALİLİK LOGOSU (06 Nisan 2017 - Perşembe)
BÖYLE Mİ OLMALIYDI ? (30 Mart 2017 - Perşembe)
PUTLAR VE İNSANLAR (29 Mart 2017 - Çarşamba)
KÖMÜR TAŞIMA VE DAĞITIM İHALESİ (23 Mart 2017 - Perşembe)
TACİZ Mİ, İFTİRA MI? (19 Mart 2017 - Pazar)
TACİZ Mİ, İFTİRA MI? (19 Mart 2017 - Pazar)
EĞRİYE EĞRİ DİYEBİLMEK (15 Mart 2017 - Çarşamba)
ATAMA YETKİSİ CUMHURBAŞKANINDA OLMALIDIR (11 Mart 2017 - Cumartesi)
TURAN KÖY (05 Mart 2017 - Pazar)
HAKİM HASAN BEY (22 Şubat 2017 - Çarşamba)
İFTİRA ATIYOR, HAKARET EDİYORSUNUZ! (20 Şubat 2017 - Pazartesi)
APAÇİLERİN YOLU (19 Şubat 2017 - Pazar)
SÜRGÜN (05 Şubat 2017 - Pazar)
KARLA MÜCADELE (15 Ocak 2017 - Pazar)
ALMAN FÜHRERİ HİTLER (03 Ocak 2017 - Salı)
Ç İ N Ç İ N (26 Aralık 2016 - Pazartesi)
BÖYLE GELMİŞ BÖYLE GİTMEZ! (15 Aralık 2016 - Perşembe)
ALADAĞ KKKKK (02 Aralık 2016 - Cuma)
SAKINCALI ÖĞRETMEN (2) (24 Kasım 2016 - Perşembe)
SAKINCALI ÖĞRETMEN (1) (23 Kasım 2016 - Çarşamba)
KIZILDAĞ 1986 (11 Kasım 2016 - Cuma)
MEYVELİ AĞAÇ (04 Kasım 2016 - Cuma)
TEBRİZLİ GENÇ (18 Ekim 2016 - Salı)
BİZ ONU GÜDEMEK, ARKASINDAN GİDEMEK (24 Ağustos 2016 - Çarşamba)
KARAİSALI´DA BİR MODEL DENEMESİ (29 Temmuz 2016 - Cuma)
YÜZÜNÜ DAHİ GÖRMEK İSTEMİYORUM (12 Temmuz 2016 - Salı)
TİN TİN GİDİP, TIN TIN DÖNMEK (28 Haziran 2016 - Salı)
ANGARYA YASAKTIR (27 Mayıs 2016 - Cuma)
DİLENCİSİ OLMAYAN İLÇELER (19 Mayıs 2016 - Perşembe)
Sayfa:
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
2017 SENESİNİ FENA ESKİTTİK
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
CHP TABANA NASIL İNECEK?
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
YÜZYILIN EYLEMİ “YENİ ADANA”
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
BİLDİN Mİ IĞDIRLI HASAN ONBAŞIYI
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
BAŞLANGIÇLARDIR UMUTLARI TAZELEYEN
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
ULU ÖNDER ATATÜRK´ÜN EBEDİYETE İNTİKALİNİN 79. YILDÖNÜMÜNDE ATAMIZI ÖZLEMLE ANIYOR VE ARIYORUZ.
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
EĞİTİM ÖRGÜTLERİNDE ÇATIŞMA
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
21.12.2015 DEN 23.11.2016 YAZI VE RÖPORTAJLAR-5
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
FİFA KOKARTLI İLYAS AYAN´A VEFA
Ahmet DUMAN
Ahmet DUMAN
Yüz Yıl...
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
YENİ ADANA GAZETESİNİN 100. YAŞ KUTLAMASI
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ (1)
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
MENEMEN SUİKASTININ YILDÖNÜMÜNDE TÜRKİYE CUMHURİYETİ´NE KURULAN SUİKASTLERE KARŞI ATATÜRK DÖNEMİNİN VE SONRAKİ SİYASAL İKTİDARLARININ FARKLI TUTUMLARI!
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
İKİNCİ YÜZYILA GİRİŞ !
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
ARAŞTIRMA ÜNİVERSİTELERİ VE NİTELİKLİ AKADEMİK KADRO TALEBİ
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
BAŞ DÖNDÜREN GÜNDEM
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
KENDİ KÜLTÜRÜNDEN KORKMAK
Celal Topkan
Celal Topkan
YENİ YILDA TÜRKİYE´NİN GÜNDEMİ
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
VAHİDEDDİN´İN İHANETİ
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
İlhan ALPER
İlhan ALPER
ASRIN TANIĞI YENİ ADANA
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Ortadoğuya Bulaşmayın!
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
İLK YARININ SON HAFTASI MUTLU BİTTİ
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
BİZ VE İLİM
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
DR.ERCAN ATALAY VE ASKF
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
MODEL VE MODA
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
MANDADAN EVVEL İSTİKLAL
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
HER MAÇ BÖYLE OLMALI
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
KÖR, SAĞIR ve İKTİDARSIZ BİR NESİL YETİŞTİRİYORUZ
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Bugün
6 °C
Salı
7 °C
Çarşamba
11 °C
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2017-12/27/1318540403036.jpg