Aydının tarifini Jean Paul SARTRE gibi yapacak bilgi birikimim yok ! Ben sıradan bir emekçiyim , fabrika çalışanıyım . Zaten aydının tarifini yapmak da kolay iş değil !
Karadenizin yayla yollarının birleştirilerek yapılmasını önlemek için sandalyeyi alarak iş makinasının önüne oturan Rabia Teyze benim görüşüme göre aydındır ! Çünkü doğaya sahip çıkmaktadır .
Dünya çapında operatör olan bir doktor ülkesinin gerçeklerini görmezden geliyorsa benim için aydın değildir !
Aydın öncelikle zengin olmayı düşünen birisi de değildir .
Aydın tek başına mutlu olmayı düşünmez, reddeder !
*****
Aydın ,yalnızca yaşadığı çağın sorunlarını görerek çözüm üretmez . Aydın dediğin yaşadığı ülkenin 70-80 yıl sonra yaşayabileceği sorunları da görerek ona göre çözüm üreten kişidir ! Aydın yalnızca günü kurtarmaz ülkesinin geleceğini de kurtarır ! Çözümü kamudan yana yapar , bağımsızlıktan yana yapar ! Halkın gönenç içerisinde yaşaması onun birincil görevlerinden birisidir !
*****
İlkokul 5.sınıftan lise 1. Sınıfa kadar avukat Naciye Ablanın (ÖNEMLİ ) yanında çalıştım . Bürosu eski adliye binasına yakın olduğu için avukatlar sık sık Naciye Ablanın yanına gelip sohbet ederlerdi .
Kendi aralarında konuşurken Doğan AVCIOĞLU isminde yazarın “ Yön Bildirisi “ nden bahsederlerdi . Naciye Ablagilden duymuştum ilk defa “ Fabrika yapan fabrikalar “ söylemini …İlk duyduğumda bilinçsiz olduğum için heyecanlanmamıştım !
Şimdi bile “ Fabrika yapan fabrikalar “ söylemini duydukça çok heyecanlanırım !
*****
Askerlik dönüşü Sümerbank Adana fabrikasında makina bakım montaj ustası olarak çalışmaya başladığımda fabrikanın makine parkının Birleşmiş Milletler gibi olduğunu gördüm ! Öyle ki pamuk üretimi yapamayan ülkelerin bile makine parkında makinaları vardı .
Adamlar bize o makinaları bedava verseler bile sattıkları yedek parça ve rulmandan dolayı çok para kazanıyorlardı . Bakmakla sorumlu olduğum makinaları çözdükçe bu makinaların Türk mühendisleri ve teknik elemanlar tarafından kolaylıkla yapılacağını düşünürdüm.
*****
Rahmetli Uğur MUMCU ‘ nun “ Tek kişilik üniversite “ dediği Doğan AVCIOĞLU ; o günlerin ve gelecekte oluşabilecek sorunları çözebilecek çözümler önermişti .
Kısaca Türkiye´nin hızla sanayileşmesi, toprak reformu , nüfus planlaması ile birlikte batıdan bağımsız ve her ihtiyacını karşılayabilecek Kemalist orduyu çözüm olarak siyasilerin önüne koyuyordu Doğan AVCIOĞLU …
Doğan AVCIOĞLU , ekonomide devletçiliği savunuyordu .
******
Bir arkadaşı şöyle diyordu Doğan AVCIOĞLU için : Odasına girdiğinizde kendisini zor görürdünüz sigara dumanından ötürü .
Peki “ Tarih beni haklı çıkaracak .” diyen Doğan AVCIOĞLU haklı mı çıktı yoksa haksız mı ?
2015 Türkiye´sine baktığımız zaman AVCIOĞLU´nun haklı çıktığını görmekteyiz ! Batının oyunuyla ( Sen yapma , ben sana veririm ) Türkiye sanayi devrimini yapamadı . Daha doğrusu yaptırmadılar ! Dışa bağımlı bir Türkiye hakettiği yere gelemedi …
Toprak reformu için bu işin uzmanlarına çok bilmişlik yapmadan şunları söylemek istiyorum : Toprak reformu yapılacak yerlerde nüfus çok arttı , topraklar bölündü bu saatten sonra yapılacak toprak reformu fayda sağlar mı sağlamaz mı ? Onu da Allah bilir !
Doğan AVCIOĞLU yalnızca yaşadığı yıllara değil geleceğe dönük çözümler de üretti .
Bence yüzde yüz haklı çıktı !
Sağlıcakla kalın .
NOT: Aynı şeyleri “Türkiye ‘de ulusal ilaç sanayi “ konusunda ön saflarda mücadele veren ; İlhan SELÇUK ‘un romanını yazdığı Yüzbaşı Selahattin ‘in oğlu Cengiz Yurtoğlu için de söyleyebiliriz .Ulusal ilaç sanayisini savunan Cengiz YURTOĞLU da haklı çıktı ! Türkiye´nin ithal ilaca ödediği miktar yaklaşık 25 Milyar dolardır . Bu para akaryakıta ödediğimiz paradan sonra ikinci gelmektedir !
Aydın dediğin öngörü sahibi olur .