BAŞKAN ERDEM'DEN FIRINLARA DENETİM

“Çocuklarımıza birer umut olabilirsiniz.  Unutmayın;mutluluk paylaştıkça artar!”

İngiltere'den Rahmi M. Koç Müzesi’ne ödül

POLİS OKULU ÖĞRENCİLERİNDEN KIZILAY’A KAN

KKTC, COVID-19'a Karşı  Koruyucu Burun Spreyi Üretmeye Başlıyor 

"Jeolojik Çevremiz ve Varlıklarımız Yok Edilmeye Devam Ediyor"

Pandemi Elimizi Yordu

“Şehir insanının en büyük sorunu biyolojik anlamda işsiz olmasıdır”

Hatay'daki orman yangınları belgesel oldu

"TSK’DAN DEVROLAN SAĞLIKÇILARIN ÖZLÜK HAKLARI HİÇE SAYILIYOR"

Balıkçılıkta av yasağı başlıyor

SEYHAN HALKIN TALEPLERİNİ SİM’LE DEĞERLENDİRİYOR

ADANA KIZILAYI TÜRKİYE BİRİNCİSİ

Yüreğir Devlet Hastanesi'ne Kadın Hastalıkları ve Doğum Servisi açıldı

ADANA ÇİFTÇİLER BİRLİĞİ VALİ ELBAN’I ZİYARET ETTİ

LÖSEV binlerce aileye ışık olmaya devam ediyor  

Eruh'ta bir askerimiz şehit oldu

BAŞKAN ERDEM İLÇE EMNİYET MÜDÜRÜNÜ ZİYARET ETTİ

Askeri uçak düştü, pilotlarımız kurtarıldı

Büyükşehir'den iki mahalleye yağmur suyu isale hattı

Kocaispir  hizmetteki iki yılını değerlendirdi

TEMA Vakfı : “Kömürsüz bir gelecek mümkün”

Kül depolama sahalarını mevzuata uygun hale getirmeyen termik santraller çalışamayacak

TEMA Vakfı, kömürlü termik santrallerin çevre mevzuatına uyum sağlamaları için 31.12.2019’a dek tanınan muafiyet süresinin bitmesinden sadece 5 gün önce yapılan yönetmelik değişikliğinin iptali için 2020 yılının Şubat ayında dava açmıştı. İlgili maddenin hukuka, kamu yararına aykırı olduğu ve değişikliğin çevreye ve insan sağlığına geri dönüşü mümkün olmayan zararlar vereceği gerekçesiyle açılan davada, T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından yürütmeyi durdurma kararı verildi.

 

TEMA Vakfı tarafından açılan davada verilen yürütmeyi durdurma kararının gerekçesinde; santrallere 31.12.2019 tarihine kadar tanınan muafiyet süresinin söz konusu santrallerin gerekli yatırımları yapmaları için yeterli olduğu vurgusu dikkat çekti. Kararda, termik santrallerin faaliyetleri sonucu oluşan atıkların; toksik nitelikte olduğu, yer altı ve yüzey suları ile tarım alanlarını kirlettiği, çevre ve insan sağlığı açısından olumsuz etkilerinin bulunduğu da vurgulandı. Bu denli kirletici ve riskli olan atıkların depolanmasına; çevre yatırımları yapılmadan, içeriği ve ayrıntısı belli olmayan bir akademik rapora dayalı olarak devam edilmesinin hukuka uygun olmayacağı ifade edildi. Danıştay İdari Dava Daireler Kurulu, söz konusu değişikliğin yapılması halinde insan ve çevre sağlığı üzerinde telafisi güç veya imkânsız zararlar doğabileceği gerekçesiyle yürütmeyi durdurma kararı verdi.

 

Kapanması gereken termik santraller çalışmaya devam edecekti

Dava konusu Yönetmelik değişikliğinde bahsi geçen kömürlü termik santrallere, çevre mevzuatına uyum sağlamaları ve gerekli yatırımlarını tamamlamaları amacıyla 31.12.2019 tarihine kadar süre tanınmıştı. Madde gereği, verilen tarihte çevre yatırımlarını tamamlamamış olan termik santrallerin bu tarih itibarıyla faaliyetlerinin durdurulması gerekmekteydi. Bu kapsamda düzenli kül depolama alanlarına ilişkin çevresel eksiklikleri bulunan santrallerin faaliyetlerinin durdurulması gerekirken, yatırım için verilen son sürenin bitmesinden beş gün önce yapılan bir Yönetmelik değişikliğiyle santrallerin çalışmasının önü açılmıştı. 

 

Çevre yatırımlarını tamamlamamış kömürlü termik santrallerinin faaliyetlerine son verilmelidir

Kömürlü termik santral atıkları; baca gazı ve kül depolama sahalarındaki eksiklikler nedeniyle bölgelerindeki yer altı ve yüzey sularını, tarım alanlarını ve halk sağlığını derinden etkileme potansiyeline sahip olan ve özel koruma tedbirleri gerektiren atıklardır. Bu nedenle yürütmeyi durdurma kararının gereği yapılmalı, Muğla Yatağan ve Kütahya Seyitömer Santralleri başta olmak üzere, çevre yatırımlarını tamamlamamış olan tüm santrallerin faaliyetlerinin yatırımlar tamamlanana kadar durdurulması gerekmektedir. 

 

TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, konuya ilişkin yaptığı açıklamada; “Kömürlü termik santraller, arazi kullanımı ve oluşturduğu kirlilik nedenleriyle ekosistem üzerinde büyük baskı yaratmakta ve iklim krizinin başlıca nedenlerinden biri olarak gösterilmektedir. Ülkemizin, termik santrallere yatırım yapmak yerine; enerji verimliliğini en üst seviyeye çıkararak, alternatif enerji kullanımı üzerine araştırma yaparak kömürlü termik santrallerden çıkışı adil bir dönüşüm ile sağlayacak gücü ve potansiyeli vardır” ifadelerini kullandı. (CO)