ÇULHAOĞLU: “VATANDAŞLARIMIZ ELEKTRİK BORÇLARINI ÖDEYEMİYORLAR"

AKINCI ÜSSÜ DARBE GİRİŞİMİ DAVASI SONUÇLANDI

CHP’Lİ SÜMER, ADANA TESPİHÇİLER ÇARŞISINI GÜNDEME GETİRDİ

CHP'Lİ İLGEZDİ: "HER 10 SALDIRGANDAN 7'Sİ SERBEST"

Erdoğan: "Dijitalleşmenin sonu faşizme çıkar"

İYİ Parti'li Çelik, "60 milyon insan yoksullaştırıldı"    

CHP KADIN KOLLARI'NDAN EŞİTLİK VE SEVGİ MESAJI

CHP KADIN CİNAYETLERİNİ TEK TEK SIRALADI

CHP CAMİ İMAMLARI İÇİN ARAŞTIRMA ÖNERGESİ VERDİ

“Kadın dövenler serbest kalıyor”

“BOTAŞ VE TPAO’YU KİME SATACAKSINIZ?”

 MİLLİ GÜVENLİK KURULU TOPLANDI

AKP'li Ay, "Adana'ya yararı olacak projelere destek vereceğiz"

CHP'li Kuşoğlu, "Sayıştay, Karayolları'nda 97 bulguya rastladı"

CHP'Lİ SARIBAL,"ÇİFTÇİLER HACİZ KISKACINDA"

CHP- İYİ PARTİ ORTAK AÇIKLAMASI: “SEÇİM İSTİYORUZ”

CHP, “KADINA ŞİDDET POLİTİKTİR”

DANIŞTAY CİNAYET’NİN FAİLİ ALPARSLAN ARSLAN’IN CEZASI ONANDI

Erdoğan ‘yerli aşı’ için tarih verdi

GÜRER, "ÇİFTÇİ BORÇLARI YAPILANDIRILMALI, FAİZLER SİLİNMELİ"

 ADIGÜZEL: BİLİŞİM ÇAĞINI 390 BİLİŞİM ÖĞRETMENİ ATAMASIYLA MI YAKALAYACAĞIZ?

“SOYLU KENDİSİNİ SARAY’A SİYASİ PARATONER Mİ ATADI?

CHP’li  Özel, İçişleri Bakanı Soylu’nun sokağa çıkma yasağıyla ilgili, "Çok sınırlı sayıda birikme oldu. Doğrudur. Ben bunu öngörmedim. Eleştirileri de aldım kabul ettim. Hakaretleri de kabul ettim" sözlerine yanıt verdi.

CHP Grup Başkenvekili Özgür Özel, TBMM Genel Kurulu’nda 31 kentte 48 saat sokağa çıkma yasağının geç duyurulması nedeniyle yaşanan izdiham görüntüleri için İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun açıklamalarını eleştirdi.

Özel, “Soylu, kendisini sarayın tepesine siyasi paratoner olarak atamış. Bütün tepkileri toplayacak, oradan topraklayacak, Saray eleştiriden kurtulacak, Süleyman’ın da canını nasılsa saray kurtaracak” dedi.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı gündem dışı konusşmasında değişik konulardaki eleştireleri şöyle dile getirdi:

“Sayın Başkan, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından 18 Martta ataması gerçekleştirilen 20 bin sözleşmeli öğretmen var. Dört gözle atanmayı bekliyorlardı, uzun süredir işsizlerdi. Kimisi mesleğiyle hiç bağdaşmayan geçici ve güvencesiz işlerde kimisi mesleğiyle bağdaşan geçici süreli işlerde çalışıyorlardı. Atanan 20 bin şanslı öğretmen çok sevindi ve hızla yapmaları gerektiği gibi mevcut işlerinden ayrıldılar, istenen evrakları hazırladılar ama hâlen atanmadılar. Atanmadıkları için de bu dönemde hepsi birden işsiz, ücretsiz ve maaşsız durumdalar. Atanacak, atamalarına karar verilen bu öğretmenlerin bir an önce işlemlerinin tamamlanmasını ve kendilerinin hak ettikleri -çoktandır hak edip de atanmadıkları için alamadıkları- maaşlarına ve sosyal güvencelerine bir an önce kavuşmasını ümit ediyoruz, çağrımız bu yönde.

 Coronavirüs salgınıyla mücadele kapsamında esnafımıza Halkbankası aracılığıyla kredi verileceği duyurulmuştu. En büyük sıkıntı, başvuruların otomatik bir cevapla "limit aşıldı", "limit aşımı" gibi cevaplarla reddedildiği, başvuruların akıbetinin dahi sorgulanması için şubelere, bankaya ulaşılamadığı; ayrıca, ilk başlarda başvuru alınırken de "esnaf kefaletten kredi almamış olmak, geçmiş sicili temiz olmak, bir tane çok sağlam kefil getirmek" gibi şartlar olduğu için zaten bunlar olsa banka kendiliğinden 100 bin liraya kadar kredi veriyor ama burada ciddi aksama vardı. Bunlar müjdelenirken Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu gülücükler dağıtıyordu, keyfi yerinde diye sorulmuş, tasdik etmişti. Şimdi onun da keyfi kaçmış. Anlaşılıyor ki ticaret odası üyelerinin de kamu bankalarından vadeliden kredileri çekmekte ciddi sıkıntıları var.

Bu konuda özellikle kamu bankalarındaki bu aksaklığın küçük esnaf boyutuyla çok aciliyeti vardır, bu konuya eğilinmesi gerekiyor. Yine, ziraat mühendislerinden çok sayıda başvuru alıyoruz tarımsal üretimde yer alan çiftçi ve ziraat mühendisleri hem bu iki günlük sokağa çıkma yasağında ki "Gelecekte tam karantinada da böyle olursa." diye de endişe ediyorlar hem de eğer yasaklı gruplardalarsa araziye ve iş yerlerine gidiş gelişte zorlukları var. Ayrıca, üretim danışmanlığı ve girdi temininde çalışan ziraat mühendislerinin iller arası seyahatlerinde bu yasaklama zorluklar getiriyor. Canlıların korunması noktasında insanlar ve hayvanlar dışında bitkileri düşünmezsek bedelini yine dönüp dolaşıp hep birlikte ödeyeceğiz. Kıtlık ve açlığın kaçınılmaz olabileceği bir sürecin yaklaştığına işaret eden ziraat mühendisleri bu sorunun çözülmesi gerektiğini ifade ediyorlar.

Sayın Başkan, yarın sağlıkta şiddet kanunu uzun süredir, bir buçuk yıldır bekleyen kanunumuz bir yandan ilgili komisyonda beklerken bir yandan da sağlıkta şiddet kanunu yarın Adalet Komisyonunda görüşülecek, bu kanun da burada görüşülecek. Bu kanun Adalet Komisyonsuz gitmez, bir kez bunu söyleyelim. İkincisi, sağlıkta şiddette öncelikle Sağlık Komisyon tali komisyon olarak atanmıştı, oraya yollanmıştı evrak. Sağlık Komisyonunun katkısının alınması lazım. Bakın, Türkiye'de ilk corona vaka tespitinden yirmi gün önce Sağlık Komisyonunu toplantıya çağırdık. Sayın Komisyon Başkanının cevabı şu oldu: "İnşallah Sayın Cumhurbaşkanımızın dediği gibi yeterince dut pekmezi tüketilirse corona Türkiye'ye uğramayacak." Yirmi gün sonra ilk vaka, şimdi 1.100 tane kaybımız var. Bu konuyu, bu kadar ciddi bir konuyu… O gün toplantı talebini reddetmişti, şimdi de Komisyonu çağırmıyor. Sağlıkta şiddeti, her partiden sağlıkçılar ve partilerinin o konuda yetkin görüp görevlendirdiği milletvekilleri konuşmayacak da kim konuşacak? Akıl alır gibi değil. Bu konuda lütfen birileri artık inisiyatif alsın, birileri bu görülmeyeni görsün.

 Sayın Başkan, son konumuz da, iki günlük sokağa çıkma yasağı dün bahsettiğimiz gibi doğru bir karar ama iki günün bir sonuç vermesi mümkün değil. Yine de güzel havada teması kesmek için doğru bir karar ama çok acemice, çok kötü, çok hazırlıksız, çok "Ben bildim, oldu." şeklinde uygulandığı için perişan olduk, dünyaya da rezil olduk. Dün de dediğim gibi, kırk sekiz saatten korktuğumuz bulaşı kırk sekiz dakikada yaptık. Maskesiz yığınlar koşturdu, o koşanlara da hiç kusur bulmuyoruz. Evde iki günlük stoku yoksa, o insanları anlamak gerekiyor. Boşu boşuna kimse kendi hayatını tehlikeye atıp da kendini sokağa, markete atmaz. Ya evde süt alacağı bir çocuğu, ya yaşlısı, bir şeyi vardır, ondan dolayı gider. Tabii, Süleyman Soylu'nun bu konudaki kötü yönetimi özellikle Adalet ve Kalkınma Partisinin -kuş olarak pelikan türünü sevenlerin önderlik ettiği- kendi içlerinde de ciddi bir eleştiri bombardımanına tabi tutuldu. Bir yandan da herkes biliyor ki Bilim Kurulu bunu ne zamandır söylüyor ama "şahsı bilir kurulu"na kabul ettiremiyorlar. Yani meselenin kendisinde bir ortak akıl yerine tek adam yönetiminin odakta olduğu belli.

 Bugün gazeteleri açtığımızda gördük ki Süleyman Soylu kendisini sarayın tepesine siyasi paratoner olarak atamış; bütün tepkileri toplayacak, oradan topraklayacak, saray eleştiriden kurtulacak, Süleyman'ın da canını nasılsa saray kurtaracak çünkü Süleyman Soylu'ya gensoru veremiyoruz. Bu iş, böyle bir durum olunca gensoru olmaz mı? Çıkıp kendi anlatsın, sonra da güvenoyunu tazelesin ama şahsı bilir. "Şahsı bilir." sisteminde o şahsını koruyor "Bütün sorumluluk bende." "Ben saçmaladım." "Hakaretleri dahi kabul ediyorum." "Çok haklılar." Aman tek adam rejimine kimse bir şey demesin. Meselenin kendisi tek adam rejimidir. Bunu tarih önünde not ediyoruz. Süleyman Soylu'ya da hak ettiği gensoruyu milletimizin vicdanında veriyoruz. “ (KAYNAK: TBMM GENEL KURUL TUTANAKLARI)

HABERİN İÇİNDEN: SOYLU NE DEMİŞTİ?

Sokağa çıkma yasağının ilan edilmesini takiben yaşanan izdiham nedeniyle tepki alan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, .Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan'a konuşurken,  "Hafta sonu iki günlük sokağa çıkma yasağı kararı aldık. Çünkü bu kararın üretim ve tedarik zincirine zarar vermeyeceğini düşündük. Bu açıdan önemli bir karardır. Zamanlaması açısından alınan karar, bakanlığımıza ait bir karardır. Bir kez daha söylüyorum: Eleştirileri de aldım kabul ettim. Hakaretleri de kabul ettim" demişti.

Diğer ülkelerdeki örnekleri incelediklerini belirten Soylu, "O örneklerde şunu gördük: İki-üç gün önce ilan edilen sokağa çıkma yasakları marketlere büyük bir hücumu getiriyor. Böyle bir şey yaşanmasın istedik. Saat 21.00 itibarıyla marketler kapanıyor. Bunu düşünerek yasak kararını 21.00’den sonra ilan ettik. Bazıları '23.59’da ilan etseydiniz' diyor. Ancak o zaman da insani açıdan büyük sorunlarla karşılaşabilirdik. Bir ziyarete gitmiş, bir yere gitmiş insanlarımız açısından çok büyük sorun olacaktı. Birkaç saat öncesinden haber verilmesi gerekliydi" ifadesini kullanmıştı.

Bu sürede dışarıda yaşanan izdihamı değerlendiren Süleyman Soylu, "Bir buçuk-iki saatlik bir süreçte bazı kısıtlı bölgelerde bir yığılma oldu. Çok sınırlı sayıda bir birikme oldu. Doğrudur. Ben bunu öngörmedim. Tecrübem var. Ama yine de o saatteki bu çok sınırlı birikmenin büyük bir problem oluşturacağını düşünmüyorum" yorumunu yapmış, "Vatandaşımız yasağın ilanihaye devam edeceğini düşünüyor. Sınırlı birikmenin nedeni budur. Ama şundan eminim: Nasıl bir yöntem izlersek izleyelim muhakkak bir risk olacaktı. Sonuçta o saatte sokağa çıkanların sayısı 250 bin-300 bin civarındadır" demişti.

 

 

 

 

 


Haber Kaynak : HABER MERKEZİ