İMAMOĞLU: “HEDEF YILDA 20 KM METROYU İSTANBULLULARA KAZANDIRMAK”

CHP'Lİ NAZLIAKA, ZÜBEYDE HANIM’IN ANMA TÖRENİNE KATILDI

CHP'Lİ ÜNSAL,"TÜRKİYE'DE 70 MİLYON KİŞİYE AŞI YAPILMALDIR"    

CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI AKIN: "GERÇEK ENFLASYON TEZGAHTA"

"Bunlar çözüm üretmese de ilk seçimde gidecekler ve biz EYT çilesine son vereceğiz"

Erdoğan koronavirüs aşısı yaptırdı

AĞBABA, “GÜVENCESİZ SOKAK EMEKÇİLERİ TÜKENMİŞ DURUMDA”

VERGİ CENNETİNDEKİ ŞİRKETE VERİLEN 1,6 MİLYAR DOLAR KREDİ MECLİS’E TAŞINDI

“CUMHURBAŞKANIMIZ YEMİNİNE SADIKTIR”

CHP'Lİ TORUN’DAN “MENEMEN” AÇIKLAMASI

AKP'li Canikli,"Türkiye'den korkmakta haklılar"

CHP’DEN “EBA’YA ERİŞİME GÖRE NOT” UYGULAMASINA TEPKİ!

AKP'li Kandemir,"Eğer cesaretiniz varsa yeni yollar açabiliyorsunuz"

CHP'Lİ AKIN: YANLIŞ ENERJİ POLİTİKALARIYLA VATANDAŞIN PARASINI FÜTURSUZCA HARCIYORLAR

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Medya Oscar Ödülleri Töreni’ne katıldı

TBMM DİJİTAL MECRALAR KOMİSYONU BAŞKANI YAYMAN'DAN WHATSAPP AÇIKLAMASI

CHP'li Altay "2020 anayasa ve ekmeğin askıya alındığı bir yıl olarak kapatıldı"

CHP'li Karakurt: Menemenlinin milli iradesi gasp edildi

Bahçeli'den "seçim barajı düşürülmeli" önerisi

HDP hakkında kapatma dilekçesi hazırlayan MHP'li konuştu

Sümer: "Adana Stadyumu için verilen Ocak 2021 tarihi umarım son olur"

 “BU SENE SADECE  KOVİD-19 VİRÜSÜYLE DEĞİL, İSLAM DÜŞMANLIĞI VİRÜSÜ İLE MÜCADELE ETTİK”

Erdoğan, "Uzun yıllar demokrasinin beşiği olarak nitelendirilen ülkelerde kültürel ırkçılık, ayrımcılık, hoşgörüsüzlük artık gizlenemez boyutlara ulaşmıştır," diye konuştu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Amerika Müslüman Cemiyeti'nin 23. Yıllık Kongresi'ne video konferans yoluyla yaptığı bağlantıda, "Bu sene sadece Kovid-19 virüsüyle değil ondan daha hızlı yayılan İslam düşmanlığı virüsü ile de mücadele etmek zorunda kaldık." dedi.

İletişim Başkanlığı tarafından yapılan duyuruya göre, Kongrenin tüm İslam alemi için hayırlara vesile olmasını dileyerek, düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkürlerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gönül isterdi ki, bu güzel buluşmayı, yüz yüze gerçekleştirelim, siz kardeşlerimle ruberu hasbihal edelim. Ancak tüm dünyayla beraber ülkelerimizi de etkileyen koronavirüs salgını, bu sene böyle bir kucaklaşmaya izin vermiyor. Bu yıl hem bu tarz programlarımızı hem de cihanşümul kardeşliğimizin timsali olan bayramlarımızı biraz buruk yaşıyoruz." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gönüller arasına sınır çizilemeyeceğinin de gayet iyi farkındayız. Kalpleri, yürekleri bir olanlar, bir atanlar için mesafelerin de engellerin de hiçbir kıymeti yoktur. Fiziken bir arada olmasak da şu an ekranları başında bizi izleyen tüm kardeşlerimle gönüllerimizin bir ve beraber olduğunu biliyorum. İnşallah kısa zamanda fiziken de bir araya geleceğimize inanıyorum." ifadesini kullandı.

Bu sene insanlığın büyük bir sağlık kriziyle, koronavirüs salgınıyla mücadele ettiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şimdiye kadar yaklaşık 1,5 milyon insanın hayatına mal olan salgın, dalgalar halinde yayılmaya devam ediyor. Hemen her gün bir sevdiğimizin, yakınımızın, komşumuzun veya varlığıyla huzur bulduğumuz kadim bir dostumuzun vefat haberini alıyoruz. Dünya hayatının varlıkla ve yoklukla sınanmak olduğunu bilen insanlar olarak kaybettiklerimizin acısı yüreğimizi yaksa da sabrediyor, Rabbimizden bizi ve tüm insanlığı bu musibetten bir an önce kurtarmasını niyaz ediyoruz. Kovid-19 hastalığına kurban verdiğimiz tüm kardeşlerimize Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, hastalarımıza acil şifalar diliyorum." şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 28 Nisan ve 1 Mayıs'ta Amerika Birleşik Devletleri'ne gönderdikleri iki uçak dolusu tıbbi yardım malzemesiyle, Kovid-19'la mücadele eden sağlık çalışanlarına destek olduklarını dile getirdi. 

Ataların "İyilik et denize at, balık bilmezse halik bilir." dediğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak farklı coğrafyalarda yürüttükleri yardım çalışmalarına bu nazarla baktıklarını belirtti.  

Bu sene sadece Kovid-19 virüsüyle değil, ondan daha hızlı yayılan "İslam düşmanlığı" virüsü ile de mücadele etmek zorunda kaldıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Uzun yıllar demokrasinin beşiği olarak nitelendirilen ülkelerde kültürel ırkçılık, ayrımcılık, hoşgörüsüzlük artık gizlenemez boyutlara ulaşmıştır." dedi.

İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığının, siyaseti esir alan, günlük hayatı zorlaştıran, devlet politikalarına yön veren bir akıma dönüştüğünü kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, birçok ülkede inancından, dilinden, adından veya kılık kıyafetinden dolayı Müslümanların ötekileştirilmesinin artık sıradan hale geldiğini aktardı.

İsveç'te Kur'an-ı Kerim yakılması, Norveç'te Kur'an-ı Kerim'in yırtılması, Fransa'da ise basın özgürlüğü adına Hazreti Peygamberi tahkir eden karikatürlerin teşvik edilmesinin Müslümanların kutsallarına yönelik saldırılardan sadece birkaçı olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçen yıl Yeni Zelanda'da 52 kardeşimizin şehit edildiği terör saldırısı, insanlık olarak karşı karşıya olduğumuz tehdidi gözler önüne sermiştir. 2017 yılında Kanada'daki cami saldırısında 6 Müslüman hayatını kaybetti. Daha önce 2015 yılında Chapel Hill kentinde pırıl pırıl 3 evladımız, yine bir ırkçı tarafından evlerinde vurularak şehit edildi. Irkçı eylemlerin hedefinde elbette sadece Müslümanlar bulunmuyor. Kimliği, görünüşü, dini aidiyeti farklı olan diğer kesimler de bu saldırılardan olumsuz etkileniyor." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan,  İslam ve insanlık düşmanlarının bu kadar pervasızlaşmasının en büyük sebebinin Müslümanların içinde bulunduğu atalet ve gaflet olduğuna değinerek, Müslümanların sadece ekonomi, siyaset, savunma ve diplomaside değil, en çok da kendi aralarında ayrılığa düşmüş durumda olduğunu vurguladı.

Müslümanların birbiriyle uğraşmaktan, hak ve hukuklarını savunmaya maalesef fırsat bulamadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Özellikle gayrimüslim ülkelerde yaşayan Müslüman azınlıkların, Şii-Sünni, siyah-beyaz, Afrikalı-Asyalı, Arap-Acem olarak kendi aralarında tefrikaya düştüğünü görüyoruz. Oysa Rabbimiz Hucurat Suresinde 'İnnemel müminune ihvetun', 'Müminler ancak kardeştirler.' diyerek Müslümanlar arasındaki ilişkinin çerçevesini belirliyor. Peygamberimiz de veda hutbesinde, 'Ne Arap'ın Arap olmayana, ne de Arap olmayanın Arap olana üstünlüğü vardır. Üstünlük ancak takvadadır.' buyurarak, bu konuda net bir sınır çiziyor." diye konuştu.

"Hal böyleyken, her kim etnik aidiyetini dini kimliğinin önüne koyuyorsa, o "asabiyyet-i cahiliyye" yani kavmiyetçilik hastalığına yakalanmış demektir." ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Her kim kardeşini kökeninden, ırkından veya ten renginden dolayı hor görüyorsa, o İslam'ın ruhunu, rahmet ve merhamet, Peygamberi Efendimizin kutlu mesajını kavrayamamıştır. Çünkü biz Türk, Arap, Acem, Afrikalı, Malay, Hintli, Amerikalı olmadan önce 'Bezm-i Elestte Kalü Bela' demiş Müslümanlarız. Kutsallarımıza yönelik saldırılar karşısında tüm farklılıklarımızı bir tarafa bırakıp İslam ortak paydasında buluşmak hepimizin görevidir. Müslüman hak yemediği gibi, hakkına, hukukuna, onuruna el uzatılmasına da müsaade etmez. Müslüman şiddete bulaşmadığı gibi, kör şiddetle birilerinin haklarını gasbetmesine de rıza göstermez. Müslüman, barış için, adalet için, tüm insanlığın huzur ve esenliği için sorumluluk üstlenen bir misyonun temsilcisidir. Müslüman çevresine güven aşılayan, insanların elinden ve dilinden emin olduğu insandır. Başka bir dinden olduğu için insanların canına, malına, haysiyetine el uzatma, hatta saygı göstermeme Müslümana yakışmaz. Kimden gelirse gelsin haksızlık ve hukuksuzluk karşısında susmak, bir Müslümana yakışmaz. Kardeşine sırt çevirme, kardeşini sırtından hançerleme bir Müslümana asla yakışmaz."

"Kudüs'ün hakkını, canımız pahasına savunmak zorundayız"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz ümmetin bir ferdi olarak şahsımızla, ailelerimiz ve komşularımızla beraber, milyarlarca kardeşimizin de mesuliyetini taşıyoruz." ifadesini kullandı.

"Suriyeli mazlumların, açlıktan ve hastalıktan kırılan Yemenli çocukların, Filistinli yetimlerin hukukunu da korumakla mükellefiz." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bizler İslam ümmetinin harim-i ismeti, namusu, gözbebeği olan Kudüs'ün hakkını, canımız pahasına savunmak zorundayız. Türkiye olarak Filistin'den Libya'ya, Dağlık Karabağ'dan Suriye'ye kadar İslam coğrafyasının farklı yerlerindeki sıkıntılara bu anlayışla yaklaşıyoruz. Zalimler karşısında dik duruyor, sağlam duruyor, mazlumun kimliğine bakmadan elinden tutuyoruz. Terör örgütleriyle amansız bir mücadele yürütürken, kutsallarımıza yönelik hadsizlikler karşısında da tepkimizi göstermekten çekinmiyoruz. Asırlardır farklı kültürlere ve inançlara ev sahipliği yapan bir ülke olarak, etnik ve mezhep temelli çatışmaları engellemek için gayret gösteriyoruz. Özellikle dini özgürlükler konusunda tüm insanlığa örnek olacak dengeli, adaletli ve özgüvenli bir politika izlemeye çalışıyoruz. Kimsenin inancına, hayat tarzına müdahale etmediğimiz gibi, ülkemizde yaşayan tüm vatandaşlarımızın ibadet hürriyetini garanti altına alıyoruz. 86 yıl boyunca müze olarak kullanılan Ayasofya Camii'ni asli kimliğine kavuştururken, 1600 yıllık mazisiyle ülkemizin sembollerinden olan Sümela Manastırı'nın restorasyonunu da ihmal etmiyoruz."

"Müslüman ortak paydasında buluşmaktan başka bir çıkış yolumuz yoktur"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Müslüman ortak paydasında buluşmaktan, birbirimizi Allah için, Allah rızası için sevmekten başka bir çıkış yolumuz yoktur. Kardeşliğimiz ne kadar kaviyse, Müslümanlığımız o derece muhkemdir." şeklinde konuştu.

 


Haber Kaynak : HABER MERKEZİ