Gökyüzüne
bir yıldız daha kaydı
(Bedia Erdoğan öğretmenimiz için)
Göksu GÜNAY
Sayın Bedia Erdoğan ile ilk kez Kadın Kuruluşları
Birliği'nde karşılaştım. Dik duruşu,
gülümseyen gözleri ve sakınmasız konuşmasıyla
dikkati çekiyordu.
Başkanı olduğu "Milli Eğitime Yardım
Derneği"ndeki çalışmaları ve
eşi Bedii Bey'in uzun yıllar idarecilik yapması
nedeniyle Adana'yı, Milli Eğitimi, Vali ve yardımcılarını,
okul müdürlerini çok iyi tanıyor, zaman zaman
acılı ve esprili bir dille renkli portreler çiziyordu.
Bir seminer için gittiğimiz Ankara'da üç
gün aynı odada kalmış, uzun sohbetlerimiz
sırasında mutlaka bunları yazmalısınız
demiştim. Gülümsemişti.
Öğretmen Okullarının yetiştirdiği
ödünsüz bir cumhuriyet öğretmeniydi. İlk
atamasının yapıldığı Sivas'ın
bir ilçesinde o yıllarda, döpiyesi, ince topuklu
ayakkabıları ve omuzlarında dalgalanan saçlarıyla,
okula giden genç Bedia öğretmen, kızlarını
okutmayan ilçe halkına da örnek olmuş ve
kızlar okuma şansına kavuşmuşlardı.
Öğretmenin görevinin halk dalkavukluğu olmadığını,
kişiliğiyle, davranışlarıyla örnek
olması gerektiğini, katıldığımız
seminerde net bir dille anlatmıştı. Genç
öğretmenlerimiz maalesef, halkla kaynaşmayı
onların giyimini ve dilini taklit etmek olarak algılıyorlardı.
Eğitie adanmış bir ömür. Yardım
için gittikleri okulları ve öğrencileri
anlatırken duyduğu heyecan ve mutluluk. Ağır
bir hastalık geçirmesine rağmen hiç yakınmaması,
yetiştirdiği iki mükemmel evlat. Evlendikten sonra,
evini kayınvalidesi ve yine öğretmen olan görümcesiyle
paylaşması. 22 yıl süren Dernek Başkanlığı.
İşte Bedia öğretmeni özverili yaşamıyla
örnek alınacak bir kişilik haline getiren etmenler.
Bazı dostluklar vardır, kısa sürer ama unutulmaz.
Sizi Adanalı eğitimciler, dernek arkadaşlarınız
ve öğrencileriniz unutmayacaktır. Gökyüzüne
bir yıldız daha kaydı. Işık oldunuz,
ışıklar içinde yatın Bedia öğretmenim...04.03.2005