Yeni Adana.net İÇ HABERLER

Ana Sayfa
Yeni Adana'yı Tanıyalım
İç Haberler
Dış Haberler
Başyazı
Yorum ve Köşe Yazıları
Politika
Ekonomi
Spor
Kultur Sanat
Özel Dosyalar
İletişim ve Künye
Duyuru Reklam
Arşiv
Önemli Linkler
Herkes
Ana Arşiv
VERGİ NO
118 BILINMEYEN TELEFOLAR
ASKİSU BORCU ÖĞRENME
NÖBETÇİ
ECZANELER
T.C. KİMLİK NUMARASI
HAVADURUMU
ÖSS

 

 

 

 

  • Çukurova, Akdeniz kıyı şeridi, Ege ve Marmara bölgesinde talasemi taşıyıcılığı sık görülüyor
    Evlenmeden önce Akdeniz anemisi testi yaptırılmalı

    Türkiye’de 1 milyon 300 bin taşıyıcı ve 4 bin 313 hasta olduğu biliniyor. Adana’da da 1998 yılından beri 101 bin 991 tarama yapıldığı ve 4 bin 620 taşıyıcının tespit edildiği bildirildi. Adana ‹l Sağlık Müdürü Dr. Serdar Mercan, “Bu tür hastalıklardan korunmada toplum eğitimi, taşıyıcıların taranması, genetik danışma ve doğum öncesi tanı çok önemlidir” dedi.Akdeniz bölgesinde ve göçlerle yayılarak dünyanın her ülkesinde görülen kalıtsal bir kan hastalığı olup, anne-babadan çocuklara geçen ve tedavisi mümkün olmayan bir hastalık olan talaseminin Sağlık Bakanlığı’nın da kapsamlı çalışmaları sonucu taşıyıcılarının önceden tespiti ile hasta çocukların doğmasının önlenebildiği vurgulandı.
    8 Mayıs Dünya Talasemi (Akdeniz Anemisi) Günü dolayısıyla Adana Hekimevi’nde düzenlenen toplantıda konuşan Adana ‹l Sağlık Müdürü Dr. Serdar Mercan, talasemi (Akdeniz Anemisi) hastalığında korunmada, eğitim, taşıyıcıların taranması, genetik danışma ve doğum öncesi tanının çok önemli olduğunu söyledi.
    Adana’da Devlet Hastanesi bünyesinde Kalıtsal Kan Hastalıkları Tanı Merkezi’nin yanısıra Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Biyokimya-Kadın Hastalıkları-Çocuk Hastalıkları Ana Bilim Dalı Tarama Merkezi’nin de çalışmalara destek verdiğini kaydeden Mercan, “Bu tür hastalıklardan korunmada toplum eğitimi, taşıyıcıların taranması, genetik danışma ve doğum öncesi tanı çok önemlidir” diye konuştu.
    Hastalığın üç tipinin bulunduğunu belirten Mercan, “Bunlar taşıyıcı, hafif hastalık ve hasta tipleridir. Taşıyıcı tiplerde kişi bunu ömür boyu taşır. Kişinin sağlığını etkilemez, hastalığa dönüşmez. Bu tiplerde kişinin taşıyıcı olmasını bilmesi önemlidir. Çünkü bir taşıyıcı başka bir taşıyıcı ile evlenirse hasta tipli çocuklar doğar. Taşıyıcı anne ve babanın evlenmesinden doğan hasta çocuklar ise gerekli olan hemoglobini yapamazlar. Belirtileri 3-4 aylık iken başlayan sürekli kan nakli gerektiren ciddi bir hastalıktır. Bu çocuklar iştahsız, huzursuz ve yüzleri solgundur. Karaciğer ve dalak büyümesi sonucu karın şişliği, gelişme geriliği görülebilir” dedi.
    Uzun yıllar hastalıkla ilgili çalışmalarda bulunan Emekli Prof. Güneş T. Yüregir, Çukurova Üniversitesi Pediatrik Hematoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Yurdanur Kılınç, sağlık müdürlüğü hekimleri ile hasta ve taşıyıcı vatandaşların da hazır bulunduğu törende konuşan Mercan, kalıtsal bir kan hastalığı olan Akdeniz Anemisi’nin Sağlık Bakanlığı’nın da kapsamlı çalışmaları sonucu artık korkulacak bir tür olmaktan çıktığını söyledi.
    Prof. Güneş T. Yüregir de yaptığı konuşmada 1961 yılında Adana Devlet Hastanesi’nde göreve başladığını belirterek, gerek burada gerekse daha sonra görev yaptığı Numune Hastanesi ile Çukurova Üniversitesi Tıp Fatültesi’ndeki görevi sırasında hastalıkla yakından ilgilendiğini belirtti ve “Eskiden sadece hekimlerin ilgilendiği konunun Sağlık Bakanlığı tarafından sahiplenilmesi sevindirici bir gelişmedir” dedi.
    TALASEM‹ NED‹R?

    Akdeniz bölgesinde ve göçlerle yayılarak dünyanın her ülkesinde görülen kalıtsal bir kan hastalığı olup, anne-babadan çocuklara geçen ve tedavisi mümkün olmayan bir hastalıktır. Uygulanan tedaviler destekleyicidir, zor ve pahalıdır. Bu hastalar yaşamak için ömür boyu en az 3-4 haftada bir kan almak zorundadır. Bu hastaların yıllık tedavi maliyeti 10 bin dolardır. Hastalık bebek 3-4 aylıkken başlar. Hasta çocuklar kendileri için gerekli hemoglobini yeterli miktarda yapamazlar. Halsizlik, solgunluk, iştahsızlık, karaciğer ve dalak büyümesi sonucu karın şişliği, sık sık ateşlenme, yüz ve kafa kemiklerinden başlayarak kemiklerde değişiklik ve tipik bir yüz görünümü ortaya çıkar.

Son güncelleme:10.05.2005-09.50