CHP NEREYE GİDİYOR?
35. OLAĞAN KURULTAY SONRASINDA CUMHURİYET HALK PARTİSİ´NİN YÖNELİŞİNİ VE ÜLKE GERÇEKLERİNE TARİHSEL MİSYONU AÇISINDAN YAKLAŞIMINI DEĞERLENDİRME AMACINI GÜDEN YAZI DİZİMİZİN BUGÜNKÜ BÖLÜMÜNDE KEMAL ANADOL´UN GÖRÜŞLERİNİ OKURLARIMIZLA PAYLAŞACAĞIZ
Tarih: 8.2.2016 14:57:36/ 1477okunma / 0yorum

BUGÜNKÜ SÖYLEŞİ BÖLÜMÜNDE KEMAL ANADOL TEMEL YANLIŞLARIN BİRİSİNİ ŞU SAPTAMAYLA ÖZETLİYOR

“CHP´NİN BÜYÜMESİ İÇİN SAĞA AÇILMASI GEREKİR YANLIŞINA DÜŞÜLMESİ HEM LİDER KADROYA HEM DE PARTİ´YE GÜVENSİZLİK YARATIYOR”

Kemal Anadol ‘Cumhuriyet Halk Partisi Nereye Gidiyor?” sorusunu yanıtlarken, Parti´nin Anayasa Mutabakat Komisyonunda yer almasını eleştiriyor ve Yönetime şu soruları yöneltiyor:

“Bu Mecliste Yeni Anayasa yapmak için masaya oturmanın kediye ciğer emanet etmekten başka anlamı yoktur. Anayasa Mahkemesi tarafından "Laiklik karşıtı eylemlerin odağı olmuş" gerekçesiyle cezalandırılan AKP ile aynı masaya oturmanızın gerekçesi nedir? 12 Eylül 1980 hukukunun en somut örneği Seçim ve Siyasi Partiler kanunlarıdır. Bunları değiştirmek için de Meclisin salt çoğunluğu yeterlidir. İktidara "Masaya oturmadan, önce bu yasaların değişmesi" koşulunu neden yöneltmediniz ve şimdi yöneltmiyorsunuz? Yüzde on seçim barajıyla oluşan bir parlamento milli iradeyi nasıl temsil eder? Hele Siyasi Partiler Kanunu! Tamamen mevcut yönetimlerin devamını sağlayan, lider sultasını perçinleyen bu yasayı değiştirmek için hangi girişimde bulundunuz?”

“CHP´NİN BÜYÜMESİ İÇİN SAĞA AÇILMASI GEREKİR YANLIŞINA DÜŞÜLMESİ

HEM LİDER KADROYA HEM DE PARTİ´YE GÜVENSİZLİK YARATIYOR”

Değerli okurlar, CHP´nin son kurultayı ve sonucundaki “KURULTAY BİLDİRİSİ” ve AKP ile “ÖZGÜRLÜKÇÜ ANAYASA” masasına oturması, Başyazarımız Sayın Çetin Remzi Yüreğir´in uzun yıllardır yaptığı kötü gidişatla ilgili uyarılarının bir bir gerçekleştiği bir noktaya gelindiğini bizlere üzülerek göstermiştir. Sayın Kemal ANADOL ile yaptığımız söyleşiyi sunuyoruz.

KEMAL ANADOL SÖYLEŞİSİ

AHMET ERDOĞDU: Sayın Anadol, CHP Gençlik Kollarından başlayarak ülkemizin ve Cumhuriyetimizin kurucu partisi CHP´nin bütün kademelerinde görev yaptınız. Uzun yıllar milletvekili ve Grup Başkan Vekili olarak Parlamentoda bulundunuz, CHP´nin simge isimlerinden biri oldunuz. CHP, iktidarda olsun, muhalefette olsun son yıllara kadar hep ülke siyasetinde etkili olmuş, sayısal ağırlığının ötesinde bir siyasal ağırlığa sahip olmuştur. Ancak ülkenin yaşamsal sorunlarla karşı karşıya olduğu bu günlerde CHP´nin hem iktidar alternatifi olmanın uzağında hem de eski siyasal ağırlığından yoksun olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz.

Bir diğer sorum ise, Deniz Baykal´ın 2010 yılında bir kaset komplosu üzerine Genel Başkanlıktan ayrılması üzerine CHP Kurultayının büyük desteği ile Genel Başkan seçilen, önceleri büyük umut ve beklenti yaratan Sayın Kılıçdaroğlu´nun “Yeni CHP” olarak adlandırdığı siyasal çizgiyi, kadrolaşma politikasını ve sağa açılım stratejisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Genel Başkanın "Artık,1930´ların CHP´si değiliz" söylemi ile bazı parti kurmaylarının "ulus devletin miadı dolmuştur" söylemleri karşısında, partinin kuruluş ilkelerinden uzaklaştığı ve eksen kaymasına uğradığı eleştirileri için neler söylemek istersiniz.

KEMAL ANADOL: Siyasal olayları kendimizi dünyadan izole ederek açıklama yöntemi bizi yanlış sonuçlara götürür. Bu nedenle Türkiye ve CHP´deki gelişmelere bu açıdan bakmayı uygun görüyorum.

9 Kasım 1989 tarihi tarihte önemli bir dönemeci ifade eder. O gün "Berlin Duvarı" yıkılmış ve kısa bir süre sonra 1991´de SSCB dağılmıştır. Böylece dünya tarihinde "Soğuk Savaş" dönemi sona ermiştir. O güne kadar NATO ve Varşova paktlarının daha doğrusu ABD ile SSCB´nin aşırı silahlanmaya dayanan bir "Dehşet Dengesi" vardı. Dehşete dayansa da bu denge süper güçlerin dünyada hegemonya kurmasını
engelliyordu. Soğuk savaş bitince bu denge ortadan kalktı ve ABD´yi "Dünya Jandarması" haline getirdi. ABD stratejisini belirleyen ekipler 21. Yüzyılın "Enerji ve Su Kaynakları" yüzyılı olduğunu saptadılar. Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) işte böyle doğdu. Dikkatinizi çekerim; Orta Doğu değil Büyük Ortadoğu Projesi. Bu dünya enerji koridorunu belirliyor. Kuzey Afrika´da Fas´tan başlıyor, Orta Doğu´dan Kafkaslara uzanıyor ve Orta Asya´ya kadar ilerliyor. Petrol burada, doğal gaz burada, su kaynakları burada! Enerjinin yoğunlaştığı coğrafya Orta Doğu, kalbi de Irak. İşte Baba Busch Birinci Körfez Savaşını bunun için başlattı. Türkiye de bundan etkilendi ve Turgut Özal "Bir koy, üç al" olarak özetlediği kumarhane politikası ile ülkemizi bu çirkin paylaşıma ortak etmek istedi. Genelkurmay Başkanı Necip Torumtay 3 Aralık 1990 günü istifa ederek ülkemizi Irak harekatının dışında tutmayı başardı.

ABD stratejistleri 1. Körfez Savaşından dersler çıkardılar. BOP´nun enerji koridorundaki ülkelerin, Ermenistan ve Gürcistan dışında tamamı Müslümandı. Bu ülkelerde genellikle yer altında olan İhvan yani Müslüman Kardeşler hareketi güçlüydü ve antiamerikandı! ABD bu akımla barıştı. Onlar "Siyasal İslamcı" görüşlerini koruyacak ancak ABD karşıtlığından vazgeçeceklerdi. ABD de İhvan hareketini bulundukları ülkelerde destekleyecekti. Türkiye´de de bu ideolojiye sahip "Milli Görüş" hareketi bölündü ve AKP sahneye çıkarıldı. ABD´nin görünür/görünmez desteği ile 3 Kasım 2003´ te iktidara getirildi. Artık "Ilımlı İslam" damgası ile Müslüman ülkelerde ayrı bir bölünme yaratılmıştı. O güne kadar "Ilımlı İslam" diye bir kavram yoktu. Gerçek ise başkaydı. ABD yanlısı ülke ve devletler "Ilımlı İslam" tarifine uyuyordu. Diğerleri ise "Terörist İslam" kategorisi içindeydiler. Artık iki kavram dünya ve ABD siyaseti ve jargonunda moda haline gelmişti. Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) ve "Ilımlı İslam"... Türkiye´deki AKP iktidarı her ikisinin de simgesi ve yıldızıydı!

Oğul Busch bu alt yapı hazırlığından sonra İkinci Körfez Savaşını başlattı. Türkiye´yi Irak harekatına ortak etmek isteyen ABD talepleri "Hükümet Tezkeresi" halinde TBMM´ne sunuldu. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve CHP Meclis Grubu buna şiddetle karşı çıktı. CHP´ye ilaveten henüz üç aylık AKP milletvekillerinden doksan civarındaki vicdanlı AKP´li oylarıyla 1 Mart 2003 günü reddedildi! Bu ABD tarihinde örneği görülmeyen bir olaydı. ABD savaşa Türkiye olmadan devam etti. Savaş sonunda yine ABD stratejistleri yeni dersler çıkarttılar. Türkiye´de "Ilımlı İslam" patentli bir partiyi iktidara getirmek yeterli olmuyordu. Ülkede "Caydırıcı Güçler" vardı! Bunlar üzerinde operasyonlar yapmak ve engelleri kaldırmak gerekiyordu. Bu nedenle zamana yayılan geniş bir "Medya Operasyonu" yapıldı. Fethullah Gülen´in "Mezardakilere bile oy kullandırın" talimatıyla destek olduğu 12 Eylül Anayasa referandumu ile "Yargı Operasyonu" gerçekleşti. "Ergenekon ve Balyoz" davaları ile "Ordu Operasyonu" sahneye konuldu. 2011 Genel seçimlerinde de hedefteki "ulusalcı" kadrolar tasfiye edilerek "CHP Operasyonu" tamamlandı. Altı okundan biri devrimcilik olan sürekli yenilenme ve değişimi öngören CHP´nin önüne Yeni sıfatı konmuş ve YCHP ortaya çıkmıştı. CHP, AKP´nin önünde engel ve caydırıcı güç olmaktan çıkarılmış ve CHP kimliğini savunan kadrolar "muhafazakar" olarak damgalanarak ekonomik ve siyasal "Küreselleşme" anlayış ve uygulamanın
önü ardına kadar açılmıştı. Gürcistan´da ve Ukrayna´da Soros´un gerçekleştirdiği "Turuncu Devrim" ülkemizde de bir başka yöntemle gerçekleştirilmişti.

AHMET ERDOĞDU: CHP´nin oyları % 25 bandına sıkışmış görünüyor. CHP bu sıkışıklığı nasıl aşabilir? Üstelik 7 Haziran Seçiminde iktidar partisi AKP´nin 9 puan civarında oy kaybettiği durumda da, Ana Muhalefet Partisi CHP´nin oy artıramaması hatta oylarının bir puan civarında düşmüş olmasının siyaset bilimi açısından nasıl bir açıklaması olabilir? Ekonomi ağırlıklı seçim bildirgesine ve emeklilere ve dar gelirli toplum kesimlerine dönük somut vaatlere rağmen seçmen CHP´ye neden güven duymuyor ve oy vermiyor? CHP nerede, neyi yanlış yapıyor? CHP nasıl bir çıkış yapmalı ki oylarını % 35-40 bandına çıkarsın ve iktidar seçeneği olsun?

KEMAL ANADOL: Bir siyasal partinin başarısı için en önemli unsur "güvenilir" olmaktır. Bunun için söylem/slogan/vaat, gerçekçi, inandırıcı ve heyecan verici olmalıdır. Doğru söylem yanlış ağızdan çıkarsa inandırıcı olmaz; toplumda heyecan yaratamaz. Yakın geçmişte ironik bir örnek vardır. Ortanın solu mücadelesinde CHP´den kopan kadrolar, inandırıcı olabilmek için kurdukları partiye "Güven Partisi" adını vermişlerdir. Aynı dönemde CHP´nin sloganları toplumda heyecan yaratmıştır:

"Bu Düzen Değişmelidir", "Yoksulluk Kader Değildir", "Toprak İşleyenin Su Kullananın"...

Güven salt slogan ve vaatlerle yaratılmaz. İnandırıcı olamazsanız güven yaratamazsınız. Uygulama ve tutarlılık çok önemlidir. "CHP´nin büyümesi için sağa açılması gerekir" deyip yanlışların içine düşülmesi hem partiyi yöneten başkan ve kadroya hem de partiye güvensizlik yaratır. CHP´ye her seçim inatla oy veren seçmenin temel tercihleri, Cumhuriyetin temel değerleri, Atatürk ilkelerine olan bağlılık, laiklik, demokrasi, emeğe saygı ve adaletli paylaşımdır. Bu kitleyi ve onların oylarını kilitleyip güvenceye almadan sağa açılım politikasına yönelirseniz halkın diliyle, çarşıdaki pirince giderken evdeki bulgurdan olursunuz. CHP Genel Başkanının ve her yenilgiden sonra değiştirdiği kadroların düştüğü yanlış budur ve ana gövdesinde (ki %25 oyun tamamına yakını onlarındır) bunalımlar yaratır. "Laiklik karın doyurmuyor" anlayışıyla ve "Türkiye´de laiklik tehlikede değildir" söylemiyle, Anayasa Mahkemesi´nin "Laiklik karşıtı eylemlerin odağı olduğu" gerekçesiyle kapatma kararı aldığı AKP´nin her gerici uygulamasını görmezden gelirseniz yurttaşın partiye olan inancını sarsarsınız. Doğrudur; söylemlerinizin tamamı laiklikten ibaret olmamalıdır. Ülkenin ve halkın gereksinimleri ve sorunlarını dile getirmelisiniz elbette. Ama Atatürk´ün kurduğu TBMM´ne türbanlı Milletvekilleri girdiğinde "Bu gün hayatımın en mutlu gecesini yaşıyorum" diyorsanız bizzat kendiniz inandırıcılığınıza gölge düşürürsünüz. Hani türban sorununu sadece üniversite öğrencilerinin, kızların eğitim özgürlüğü için çözmeye uğraşıyordunuz. Şimdi ana okullarına, Mahkemelere, Yargıtaya sirayet eden türban uygulaması karşısında neden anlamlı bir sessizlik içinde oluyorsunuz? Atatürk Cumhuriyet´in ve CHP´nin kurucusudur. Doğrudur; 2003 yılına kadar Atatürk devlet himayesindeydi. Ama 2003´ten sonra iş tersine döndü. Atatürk anıtlarına ulusal bayramlarda çelenk koymak bile yasaklandı. Okullarda Ulusal Ant kaldırıldı. Ama ilginç bir gelişme oldu. Devlet himayesinden çıkan Atatürk´e halk sahip çıktı. Her bayramda Anıtkabir dolup dolup boşalıyor. Atatürkçü Düşünce Dernekleri yurda yayıldı. 20. yüzyılın karizmatik liderlerinin tamamı tarihte kaldı. Ama Atatürk´ün yıldızı parlıyor. İçine girdiğimiz Ortadoğu bataklığında "Yurtta Barış, Dünyada Barış" ilkesi capcanlı ve tüm görkemiyle duruyor. "Tam bağımsızlık" ilkesi hala, hatta bugün daha çok mazlum ulusları aydınlatıyor, Ölenin de öldürenin de "Allahuekber" dediği Müslüman aleminde laikliğin ne denli gerekli olduğu anlaşılıyor. Atatürk yepyeni... Şimdi "Yeni şeyler söylemek lazım" diye odasındaki Atatürk resmini indiren CHP Milletvekilinin kimliğini ortaya çıkarmak ve gereğini yapmak varken, olayı yok sayarak üstünü kapatırsanız bundan en çok etkilenen ve kahrolan CHP´ne oy veren milyonlar olur. Partiler demokrasinin olmazsa olmazıdır. Onun için herkesin gözü onların üzerinedir. Bagajında CHP karşıtı eylem ve söylemler bulunan kişiler bir günde onbaşı olmadan generalliğe terfi ederse elbette toplumda kuşkular ortaya çıkar. Geçmişte de merkez sağdan bazı politikacıların CHP´ne girdikleri görülmüştü. Ama onlar CHP ilkelerine ve yaşamına uyum sağlayacaklarını söylerlerdi. Şimdi durum farklı! Devşirmeler fikirlerini koruduklarını ve partide bunları savunmaya devam edeceklerini bazen zımni bazen açık söylüyorlar.

Partinin ekonomik söylemleri üretime ve istihdama dönük olmalıdır. Yoksa emeklilere ikramiye gibi kavramlar hemen açık artırmaya çıkıyor. Örneğin 7 Haziran´daki vaatler 1 Kasım´da AKP´nin hanesine ve oyuna yansıyor. Dünyada neoliberal politikaların modası geçerken küresel rüzgarlara kapılmanın ve "Karma Ekonomi", "Planlı Kalkınma" kavramlarını bir yana bırakmanın yarar sağlamadığı da son seçimlerde görüldü. Ayrıca gerek dini gerekse ekonomik söylemlerde AKP ile yarışa kalmak boşunadır. Aslı varken dublöre kim itibar eder!

AHMET ERDOĞDU: CHP, AKP iktidarını kıyasıya eleştiriyor, ülkeyi diktatörlüğe götürmekle suçluyor. Hatta Parti, Kurultay öncesi "Otoriterleşen AKP" diye de bir kitapçık yayınladı. AKP için bu tespiti ve teşhisi yapan CHP, şimdi "12 Eylül izlerinden arınmış, insan odaklı, özgürlükçü ve demokratik bir Anayasa" yapmak için AKP ile Anayasa Masasına oturmaya hazırlanıyor. 12 Eylül darbesinin parlamentoyu kapatarak hapse attığı hukukçu bir milletvekili olarak bu gelişmeyi nasıl karşılıyorsunuz, AKP ile İnsan odaklı, özgürlükçü ve demokratik bir Anayasa yapmak ne ölçüde mümkündür?

Son olarak, CHP´nin 16-17 Ocak´ta yapılan 35.Olağan Kurultayını, bu kurultayda alınan kararları, yapılan tüzük değişikliklerini ve kabul edilen "Kurultay Bildirisini" değerlendirir misiniz. CHP nereye gidiyor?

KEMAL ANADOL: Şu an yürürlükte bulunan Anayasa´ya 12 Eylül Anayasası demek haksızlıktır. 178 maddeden oluşan metin, seçimle oluşan TBMM tarafından çeşitli dönemlerde tam 16 kez değiştirilmiştir. Yani mevcut Anayasanın tam tamına 117 maddesi değiştirilmiştir. Mevcut parlamentolar Anayasayı sadece değiştirme yetkisine sahiplerdir. Yeni bir Anayasa yapmak Kurucu Meclislerin işidir. Mevcut Anayasa da ancak madde değişikliklerine izin vermektedir. Ayrıca "12 Eylül Anayasasını değiştireceğiz" söylemi tam bir aldatmacadır. İnsana sormazlar mı? Bağıra çağıra referandum yaptınız. "12 Eylül eseri maddeleri değiştireceğiz" diyordunuz. Demek o zaman milleti aldatmışsınız. Şimdi açıklayamadığınız ve sonra ortaya çıkacak projeleriniz var. Türkiye´nin rejimini değiştirecek bir modelin peşindesiniz. Muhalefete gelince... Anayasa Mahkemesi tarafından "Laiklik karşıtı eylemlerin odağı olmuş" gerekçesiyle cezalandırılan AKP ile aynı masaya oturmanızın gerekçesi nedir? 12 Eylül 1980 hukukunun en somut örneği Seçim ve Siyasi Partiler kanunlarıdır. Bunları değiştirmek için de Meclisin salt çoğunluğu yeterlidir. İktidara "Masaya oturmadan, önce bu yasaların değişmesi" koşulunu neden yöneltmediniz ve şimdi yöneltmiyorsunuz? Yüzde on seçim barajıyla oluşan bir parlamento milli iradeyi nasıl temsil eder? Hele Siyasi Partiler Kanunu! Tamamen mevcut yönetimlerin devamını sağlayan, lider sultasını perçinleyen bu yasayı değiştirmek için hangi girişimde bulundunuz? Yasayı değiştirmek bir yana önce AKP sonra da onu taklit eden CHP tüzüklerine bir bakalım. Genel başkanlar Kurultay veya Büyük Kongrelerinde çıkardıkları blok veya anahtar listeyle Genel Merkez yöneticilerini seçtiriyorlar. Bu yetmiyormuş gibi bu organların içinden karpuz seçer gibi MYK üyelerini seçiyorlar! Bununla da yetinmeyip kendi seçtikleri kişileri azil yetkisine sahipler. Bu durumda hangi MYK üyesi Genel Başkana "yanlış yapıyorsunuz" diyebilir? Bu yöntem yürürlükteki Siyasi Partiler Kanununda bile yok. Kendi tüzüklerinizde var. Neden Kurultayınızda bunu değiştirmiyorsunuz? CHP´nin 35 ilde Milletvekili yok. Ama bu illerin çıkaracağı Milletvekili sayısının iki katı Kurultay delegesi var! Ve bu delegeler Kurultay´da sonucu belirliyorlar. Neden bunların değişmesi yolunda bir çabanız yok? Anlaşılan herkes karnından konuşuyor. Bu Mecliste Yeni Anayasa yapmak için masaya oturmanın kediye ciğer emanet etmekten başka anlamı yoktur.

Son CHP Kurultayında kabul edilen bildirgede geçen "Eşit Vatandaşlık" kavramının neyi ifade ettiğinin açıklanması gerekiyor. ilk dört maddenin değiştirilmesine izin verilmeyeceği söyleniyor. Pek iyi, içinde "Türk Milleti" ifadesi geçen 5.,6.,7.,9.,66. Maddeler değişecek mi? Özetle bu maddelerden "Türk" sözcüğü çıkarılacak mı? "Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir" diyen 10. madde eşit vatandaşlık için yeterli değil mi?

Yine bildirgedeki AB Yerel Yönetimler Özerklik Şartı altında TC´nin koyduğu çekincelerin kaldırılacağı ifade ediliyor. AB´nin bu Şartı 15.10.1985´te imzaya açılmış. Altı maddesine T.C. çekince koymuş. 1.4.1993 günü TBMM tarafından onaylanmış. Gerekçenin bir cümlesi de şöyle: "Adem-i Merkeziyetçiliğe dayanan bir Avrupa oluşturulmasına önemli katkı sağlamak." İnsan ister istemez tarihi anımsıyor. Avrupa´da Birinci Jön Türk Kongresinde iki tez çarpışmıştı. Merkezi sistemi yani üniter yapıyı savunan Ahmet Rıza Bey´e karşı Adem-i Merkeziyetçi sistemi savunan Prens Sabahattin. Azınlıkta kalan Prens Sabahattin hareketten kopmuştu. Prens Sabahattin yanlıları daha sonra İttihad Terakki´ye karşın gerici Ahrar partisini kurmuşlardı. 114 sene sonra hoş geldin Prens Sabahattin! TBMM´den geçen Büyük Şehir, daha sonra Bütün Şehir yasaları artık mülki sınırla Belediye sınırlarını eşitlemiştir. Yerel yönetimlere yeni yetkiler sağlanmıştı. Ama bu konu, ayrı bir konu olan Kürt sorunu tartışılırken gündeme getiriliyor! Sormak lazım yerel yönetimlere mi özerklik yoksa yerele mi? Yerel coğrafyaya mı?

AHMET ERDOĞDU: Sayın Anadol, son olarak ilave etmek istedikleriniz varsa onu da almak isteriz.

KEMAL ANADOL: Size iyi yayınlar diler, okuyuculara saygılar sunarım.

KIVILCIM KEMAL ANADOL KİMDİR

K. Kemal Anadol, 25 Kasım 1941´de Karabük Safranbolu´da doğdu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi´ni bitirdi. Serbest avukatlık yaptı. Ereğli Memleket gazetesini çıkararak, gazetenin Yazı İşleri Müdürlüğü´nü üstlendi ve köşe yazarlığını yaptı. Emek Dergisi´nin sürekli yazarı oldu. Türkiye Barış Derneği´nin Genel Başkan Vekilliği görevini yürüttü. Yeni Yüzyıl gazetesinde hukuk, demokrasi ve çevre konulu sürekli yazılar yazdı. Yayınlanmış 6 kitabı bulunmaktadır. Türkiye Yazarlar Sendikası ile Bilim ve Edebiyat Eserleri Sahipleri Meslek Birliği Üyesi oldu. Cumhuriyet Gazetesi "Yunus Nadi Armağanı" ile "Abdi İpekçi Barış-Dostluk Ödülü"nü aldı. 15(IV), 16(V) Dönem Zonguldak, 18 ve 22. Dönem İzmir Milletvekili. Anadol, evli ve 2 çocuk babasıdır.








Kaynak: ÖZEL HABER

Anahtar Kelimeler: NEREYE GİDİYOR
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
Telefon
Güvenlik *
Yenile
Yorumunuz *
BÜROKRASİYE SON
Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi´ne uyum kararnameler ile yapılacak. ‘Yardımcı´ statüsündeki kadrolar kaldırılacak. ´Müsteşarların´ görevini bakan yardımcıları yürütecek.
“1603 TL´LİK ASGARİ ÜCRETİ KABUL ETMİYORUZ”
“1603 TL´LİK ASGARİ ÜCRETİ KABUL ETMİYORUZ”
CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Niğde İl Kongresi´nde AKP hükümetini eleştirdi.
KILIÇDAROĞLU, “BU GAZETE, SADECE ADANALILARIN DEĞİL, TÜRKİYE´NİN ONURU VE GURURUDUR”
KILIÇDAROĞLU, “BU GAZETE, SADECE ADANALILARIN DEĞİL, TÜRKİYE´NİN ONURU VE GURURUDUR”
Kılıçdaroğlu, CHP Adana İl Kongresinde yaptığı konuşmada, “Adana deyince tabi Yeni Adana Gazetesi´ni de seslendirmek gerekir. 100 yıllık bir gazete. Kültür vurgusunu özellikle bu gazete için yaptım. Milli Kurtuluş savaşından başlayarak günümüze kadar yayın hayatını kesintisiz sürdüren bir gazete. Bu gazete, sadece Adanalıların değil, Türkiye´nin onuru ve gururudur. Türkiye´nin kültürüne yaptığı önemli katkılarından dolayı bu gazetenin yöneticilerini ve çalışanlarını 80 milyonun huzurunda saygıyla anıyorum” dedi.
SEDAT DOĞAN ÇEKİLDİ, BARUT TEK LİSTESİ İLE   SEÇİME GİRDİ
SEDAT DOĞAN ÇEKİLDİ, BARUT TEK LİSTESİ İLE SEÇİME GİRDİ
Ayhan Barut ve Sedat Doğan´ın aday oldukları Adana CHP İl Kongresine ‘blok liste-çarşaf liste´ anlaşmazlığı damgasını vurdu.
   GÜL´DEN “AHLAK SINIRLARINI AŞAN SALDIRILARA” YANIT
GÜL´DEN “AHLAK SINIRLARINI AŞAN SALDIRILARA” YANIT
11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül´ün tepki çeken KHK eleştirisi sonrası kendisi hakkında yapılan yorumlara yanıt verdi
   ERDOĞAN´DAN KHK´Yİ ELEŞTİREN DAVA ARKADAŞLARINA: “YAZIKLAR OLSUN”
ERDOĞAN´DAN KHK´Yİ ELEŞTİREN DAVA ARKADAŞLARINA: “YAZIKLAR OLSUN”
Erdoğan, "Tuhaf kampanyalar başlatıldı. Hatta içimizden bazıları da bu kampanyaya katıldı. Biz bir yolda aynı dava arkadaşı değil miyiz? Gönüldaş değil miyiz? Nasıl oluyor da bir anda af edersiniz gidip Bay Kemal´in kayığına biniyorsunuz" diye tepki gösterdi.
CHP GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROĞLU ADANA İL KONGRESİNDE KONUŞTU
CHP GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROĞLU ADANA İL KONGRESİNDE KONUŞTU
“Parti içinde asla kavga istemiyorum. Delege hesabı yapanların partide işi yoktur,”.diyen Kılıçdaroğlu, “Ayrıca Adana Milletvekilleri´ne sesleniyorum önümüzdeki günlerde siyasi partilerdeki delege sisteminin kaldırılması ile ilgili TBMM´ye kanun teklifi verin,” dedi
 “YABANCILARA HER YIL 3. HAVALİMANI PARASI KADAR FAİZ ÖDÜYORUZ”
“YABANCILARA HER YIL 3. HAVALİMANI PARASI KADAR FAİZ ÖDÜYORUZ”
CHP´Lİ ERDOĞDU: “FAİZ KARŞITI İKTİDAR, YURT DIŞINA HER YIL 12 MİLYAR DOLAR FAİZ ÖDÜYOR; MÜLKİYET HIZLA YABANCILAŞIYOR, YABANCI SERMAYE MİLLİ GELİRİN YÜZDE 70´İNE ULAŞTI” UYARISI YAPTI
AYHAN BARUT MU, SEDAT DOĞAN MI?
AYHAN BARUT MU, SEDAT DOĞAN MI?
CHP´de çift listeli seçime gidiliyor. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu´nun Adana İl Kongresine katılması bekleniyor
GÜL´DEN KHK TEPKİLERİNE YANIT GELDİ
GÜL´DEN KHK TEPKİLERİNE YANIT GELDİ
Abdullah Gül, AKP´den gelen tepkiler ve Erdoğan´ın KHK sitemi üzerine “Önemli konularda görüşlerimi halkla paylaşmak benim sorumluluğum. Bunu oraya buraya çekmenin bir anlamı yok,” dedi
"Şeker Kurumu´nun kapatılması, yalnız NBŞ üreticilerini mutlu etti"
"Şeker Kurumu´nun kapatılması, yalnız NBŞ üreticilerini mutlu etti"
CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köy işleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer Olağanüstü hal kapsamında hazırlanan 696 sayılı KHK ile Şeker Kurumunun kapatılarak, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı´na bağlanmasının şeker pancarı çiftçisi ve işçisi için kaygı verici olduğunu söyledi.
“Yerli tohum desteklenmiyor”
“Yerli tohum desteklenmiyor”
CHP Adana Milletvekili Zülfikar İnönü Tümer, tohum, fide ve tarım ürünleri çeşitlerinde yabancı hayranlığının sona ermesi gerektiğini vurguladı
   “15 TEMMUZ SONRASI 30 KHK´DEN SADECE 5´İ TBMM´NİN ONAYINA SUNULDU”
“15 TEMMUZ SONRASI 30 KHK´DEN SADECE 5´İ TBMM´NİN ONAYINA SUNULDU”
CHP´li Havutça KHK´lerin anayasa gereği TBMM´nin onayına sunulmasını istedi ve hükümetin bu hükme uymadığını savundu.
"Narenciye sektörü istikrar bekliyor"
"Narenciye sektörü istikrar bekliyor"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Adana Milletvekili Prof. Dr. Mevlüt Karakaya, zaman zaman iç pazar ve dış pazar sorunlarıyla karşılaşan narenciye sektörünün kalıcı istikrara kavuşması gerektiğini söyledi.
“Tapusu alınmayan TOKİ konutlarından emlak vergisi alınması yasal mıdır?”
“Tapusu alınmayan TOKİ konutlarından emlak vergisi alınması yasal mıdır?”
CHP Adana Milletvekili Zülfikar İnönü Tümer, Halkbank´ın TOKİ taksitleri bitmeyen vatandaşlardan peşin olarak aldığı emlak vergilerini Başbakan´a sordu
CHP MİLLETVEKİLİ´NE RADYO KONUŞMASI NEDENİ İLE SORUŞTURMA
CHP MİLLETVEKİLİ´NE RADYO KONUŞMASI NEDENİ İLE SORUŞTURMA
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan hakkında katıldığı bir radyo programında sarf ettiği sözler nedeniyle soruşturma başlatıldığını açıkladı.
CHP´Lİ YILMAZ: ´PARAMİLİTER GÜÇLER Mİ OLUŞTURULMAK İSTENİYOR?´
CHP´Lİ YILMAZ: ´PARAMİLİTER GÜÇLER Mİ OLUŞTURULMAK İSTENİYOR?´
CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, tartışmalara yol açan KHK´yla ilgili olarak “Böyle rezalet olamaz. Bu düzenleme, Türk toplumunu iç savaşa sürükleme tezgahıdır” dedi.
"Bitkisel üretim artırılmalı ve denetimi sağlanmalı"
"Bitkisel üretim artırılmalı ve denetimi sağlanmalı"
Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Bitkisel üretimde tarladan sofraya kadar gelen sürecin denetlenmesi ve üreticinin eğitilerek bilinçlendirilmesinin, bu alandaki sorunları çözeceğine vurgu yaptı.
 “DARBEYE KARŞI KOYAN SİVİLLERİ KORUMAK BOYNUMUZUN BORCU”
“DARBEYE KARŞI KOYAN SİVİLLERİ KORUMAK BOYNUMUZUN BORCU”
Yıldırım, 15 Temmuz´da darbe girişimine karşı mücadele eden sivil vatandaşlara hukuki koruma getiren düzenleme için, “Hiçbir düzeltme yapılacak durumda değil. 667-668´deki hukuki terimlerin aynısıdırO zaman gündem olan şimdi neden gündem oluyor bunu anlamak mümkün değil,” dedi
IYİ Parti Adana İl Başkanı M. Metanet Çulhoğlu
IYİ Parti Adana İl Başkanı M. Metanet Çulhoğlu
Adana´da 15 ilçede teşkilatlanmasını tamamlayan İYİ Parti, İl yönetimi ve ilçe başkanlarını tanıttı.
121. MADDE´YE TEPKİLER VE ‘SADECE 15 TEMMUZ İÇİN´ AÇIKLAMALARI
121. MADDE´YE TEPKİLER VE ‘SADECE 15 TEMMUZ İÇİN´ AÇIKLAMALARI
Adalet Bakanı Abdülhamit Gül düzenlemenin sadece 15 Temmuz ve sonrasındaki 16 Temmuzdaki darbe girişiminin püskürtülmesi ile ilgili olduğunu söyledi
 “HERKESİ TERÖRİST İLAN EDEBİLECEK BİR KHK”
“HERKESİ TERÖRİST İLAN EDEBİLECEK BİR KHK”
CHP´li Özkoç, darbe önlemeye yardımcı olan sivillere muafiyet getiren hüküm hakkında,” Aslında alınan karar şudur; palasıyla sokağa çıkan vatandaşa deniliyor ki ‘sen bu palanı bilemeye devam et, artık özgürsün, sen herhangi bir şekilde birisi terör olaylarına destek veriyor diye görürsen bu palayla ona saldırabilirsin´ diyorsunuz” dedi.
"Hukuksuzluğa imza atılıyor"
"Hukuksuzluğa imza atılıyor"
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana İl Başkanı Ayhan Barut, yine bir gece yarısı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Türkiye demokrasisine bir darbe daha vurulduğunu belirtti.
"DEVLETİ İNKAR ETMENİN KHK´SI"
"DEVLETİ İNKAR ETMENİN KHK´SI"
CHP Adana Mv İbrahim Özdiş:"Ülkeyi yönetemeyen, TBMM´yi baypass ederek pasifleştiren ve 17 aydır güzelim ülkemizi OHAL koşullarında KHK´yla yöneten AKP´nin yeni taktiği ‘iç savaş´ tehdidi ile karşı karşıyayız."
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
2017 SENESİNİ FENA ESKİTTİK
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
CHP TABANA NASIL İNECEK?
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
YÜZYILIN EYLEMİ “YENİ ADANA”
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
BİLDİN Mİ IĞDIRLI HASAN ONBAŞIYI
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
BAŞLANGIÇLARDIR UMUTLARI TAZELEYEN
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
ULU ÖNDER ATATÜRK´ÜN EBEDİYETE İNTİKALİNİN 79. YILDÖNÜMÜNDE ATAMIZI ÖZLEMLE ANIYOR VE ARIYORUZ.
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
EĞİTİM ÖRGÜTLERİNDE ÇATIŞMA
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
21.12.2015 DEN 23.11.2016 YAZI VE RÖPORTAJLAR-5
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
FİFA KOKARTLI İLYAS AYAN´A VEFA
Ahmet DUMAN
Ahmet DUMAN
Yüz Yıl...
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
YENİ ADANA GAZETESİNİN 100. YAŞ KUTLAMASI
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ (1)
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
MENEMEN SUİKASTININ YILDÖNÜMÜNDE TÜRKİYE CUMHURİYETİ´NE KURULAN SUİKASTLERE KARŞI ATATÜRK DÖNEMİNİN VE SONRAKİ SİYASAL İKTİDARLARININ FARKLI TUTUMLARI!
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
İKİNCİ YÜZYILA GİRİŞ !
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
ARAŞTIRMA ÜNİVERSİTELERİ VE NİTELİKLİ AKADEMİK KADRO TALEBİ
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
BAŞ DÖNDÜREN GÜNDEM
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
KENDİ KÜLTÜRÜNDEN KORKMAK
Celal Topkan
Celal Topkan
YENİ YILDA TÜRKİYE´NİN GÜNDEMİ
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
VAHİDEDDİN´İN İHANETİ
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
İlhan ALPER
İlhan ALPER
ASRIN TANIĞI YENİ ADANA
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Ortadoğuya Bulaşmayın!
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
İLK YARININ SON HAFTASI MUTLU BİTTİ
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
BİZ VE İLİM
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
DR.ERCAN ATALAY VE ASKF
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
MODEL VE MODA
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
MANDADAN EVVEL İSTİKLAL
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
HER MAÇ BÖYLE OLMALI
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
KÖR, SAĞIR ve İKTİDARSIZ BİR NESİL YETİŞTİRİYORUZ
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Bugün
7 °C
Pazartesi
6 °C
Salı
7 °C
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2017-12/27/1318540403036.jpg