ERİŞ ÜLGER İSTANBUL SÖYLEŞİSİ
Değerli okurlarım, Bazı insanlar vardır, tarihin bir dönemini yaşamış ve bu tarihin sayfalarına adlarını altın harflerle yazdırmıştır. İşte onlardan biri Sayın Eriş Ülger´dir.
Tarih: 28.11.2015 11:12:54/ 1298okunma / 0yorum

/resimler/2015-11/28/1058387736697.jpg

Eriş Ülger, ulu önder Atatürk´ün en yakın arkadaşlarından Salih Bozok ve manevi kızı Sabiha Gökçen´in de manevi oğullarıdır. Ayrıca 10 Kasım 1953´te Atatürk´ün naaşının Etnografya Müzesi´nden Anıtkabir´e nakli sırasında Türk Gençliği adına “Ata­türk´ün Türk Gençliğine Hitabı”nı okuyan çocuktur. Kendisini telefonla arayarak randevu talep ettiğimizde bizi kırmadılar ve kolay kolay hiç kimseye açmadıkları İstanbul´daki müze evlerinde ziyaretimizi kabul ettiler ve siz okurlarımız için 3 saat süren bir söyleşi yaptık ayrıca müzelerindeki Atatürk´ün özel eşyalarını ve fotoğraflarını bizimle paylaştılar. Sizlerin huzurunda kendilerine tekrar teşekkür ediyorum. Bu yazımızda hem söyleşiyi okuyacaksınız hem de Atatürk´ün özel eşyalarının fotoğraflarını göreceksiniz. Hatta Atatürk´ün son içtiği kahvenin telveli fincanını da sizlerle paylaşıyorum. Aslında çok uzun olan keyifli sohbetimizin can alıcı noktalarını okuyacaksınız.

Değerli okurlarım, Sayın Eriş Ülger İstanbul´daki sohbetimizde yapmış olduğumuz daveti kırmayarak 19 Aralık 2015 Cumartesi günü saat 19:00´da Çukurova Belediyesinin değerli katkılarıyla Adana´da siz değerli okurlarımızla ve Adana halkıyla “Orhan Kemal Kültür Evi”nde buluşacaktır. Bu konferans için katkılarını esirgemeyen Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin´e de huzurlarınızda teşekkür ederim.

/resimler/2015-11/28/1059397894135.jpg

ERİŞ ÜLGER ANLATIYOR

Türkiye Cumhuriyeti Devleti 920 lira ile kurulmuştur. Siz bununla bırakın bir fabrika kurmayı, üç beş arkadaşınızı yemeğe götürdüğünüz bir bedeldir. Mustafa Kemal 920 lirayla o da Erzurum´daki Yüzbaşı Hüseyin´in ve hocaların arasında toplayıp biriktirdiği ve bir araya getirdiği paradır. Türkiye sadece Yunanla savaşmamıştır, İngiliz´le, Fransız´la, İtalyan´la savaşmamıştır. Arabıyla savaşmıştır, Kürdüyle savaşmıştır, Ermeni´siyle savaşmıştır, Yahudi´siyle savaşmıştır, Rum´uyla savaşmıştır, Amerika´yla savaşmıştır ve hepsinden mucizevi bir şekilde başarıyla çıkmıştır. Mustafa Kemal Meclisle savaşmıştır, Mustafa Kemal hocalarla savaşmıştır, Mustafa Kemal irticayla savaşmıştır. Bütün bunlar üç yılın içindedir. Üç yıldan sonra birazcık nefes almaya çalışır bu sefer Latife Hanım bırakmaz nefes almasını. Hadi Latife hanımdan ayrılmıştır, devrimlerin sıkıntıları yaşanmıştır. Devrimlerin sıkıntıları giderilmiştir fakat hastalığa yakalanmıştır.

/resimler/2015-11/30/1040332657115.jpg

MUSTAFA KEMAL NEDEN SİROZ HASTALIĞINA YAKALANDI?

Mustafa Kemal 1937´lerde 38´lerde hastalanmamıştır, Mustafa Kemal 1933´te Cumhuriyetin 10. Yılı kutlamalarında hastadır zaten. Hastalığının teşhisi 1931 yılında konmuştur.

Yeri gelmişken, Atatürk´ün, onu sonsuzluğa götüren hastalığının nedenine kısaca değinelim. 10 K asım 1938´de aramızdan ayrılan Atatürk´ün doktorları sirozdan dolayı vefat ettiğini tuttukları ölüm raporunda belirtmişlerdir.

Sirozun nedeni çok içki içmesi değil sık sık geçirdiği sıtma ve bu hastalığın karaciğerde yaptığı onarılmaz tahribattır. O zamanların sıtma hastalığını tek ilacı Kinindi. Trablusgarp´ta, Halep´te, Şam´da ve daha pek çok yerde –ki toplam11 kez sıtma hastalığına yakalanmıştır. Bir de geceli gündüzlü dur durak bilmeden çalışması, bir insan beynini taşıyacağı yükün çok fazlasını taşımak zorunda kalmış olmasının o aziz vücutta yaptığı tahribatın sonucudur siroz.

Yoksa benim sevgili arkadaşım Can Dündar´ın uydurduğu gibi Atatürk her gece bir şişe rakı içmemiştir. Aksine Falih Rıfkı Atay, “Bir bahar yaprağı gibi gözümüzün önünde solmaya başladı” der. Bunu söylediği zaman yıl 1931´dir.

1937 yılında Numune hastanesinde yapılan muayeneleri ve kan tahlilleri sonucunda, teşhis yine sıtmaydı ve durum vahimdi. Doktorların ısrarla hastanede kalmasını istemelerine rağmen bunu kabul etmemiş ve durumunu İsmet İnönü ve Fevzi Çakmak´a anlatmıştı. Bu olaya şahit olan Salih Bozok´tur.

/resimler/2015-11/28/1104306649947.jpg

ATATÜRK´ÜN SINIRLARI

Atatürk´ün hatlarını çizmenin bir Robespier´in bir Jean Jack Rousseau´nun veya Franz Lizst´in veya bir Schubert´in veya herhangi birinin sınırlarını çizebilirsiniz. Michelangelo´nun sınırlarını bilirsiniz. Michelangelo çok iyi bir ressam, heykeltraş ve yaratıcıdır tamam ama işte bu üç kelimeyle sınırlayabilirsiniz. Beethoven harikulade besteleri olan bir bestecidir ve müthiş eserleri vardır. Napolyon büyük bir imparatordur veya Fatih Sultan Mehmet İstanbul´u zapt etmiştir. Ama hepsinin sınırları vardır. Mustafa Kemal´in sınırı yok. Daha doğrusu onun başarıda sınırı yok. Mustafa kemal neye elini atmışsa neye dokunmuşsa hepsini ihya etmiştir. İhya edemediği bir tek şey vardır o da hastalığıdır. Yoksa her şart altında yenmesi gerekenleri yenmiş ama kendisine gelince bütün bu maddi ve manevi yükler bugün size de yüklense bana da yüklense veya her hangi birine yüklense bizler onun altında eziliriz. Mustafa Kemal, ezilmek şöyle dursun onların üstüne de çıkmıştır. O nedenle bizim 60´lı 70´li yaşlardaki neslin çok büyük kabahati vardır, çok büyük suçu vardır ve telafisi olmayan hatalar yapmıştır. Bizim bugünkü yönetimden şikayetçi olma lüksümüz yoktur çünkü onları biz getirdik. Nasıl getirdik? Bir insan bir konuda pasifse aktif olana yardım ediyor demektir. Onun için biz hep pasif kaldık.

MUSTAFA KEMAL´İN MİLLET VE MİLLİYETÇİLİK ANLAYIŞI

Mustafa Kemal milleti şöyle tarif ediyor: “Millet, dil, kültür ve mefkûre (ülkü) birliğiyle birbirine bağlı vatandaşların teşkil ettiği bir siyasi ve içtimai (sosyal) heyettir. Türkiye Cumhuriyetini kuran Türk halkına Türk Milleti denir.”

Milliyetçilik anlayışına gelecek olursak, Cumhuriyetin kuruluşunun 10. Yılı nedeniyle vermiş olduğu nutkunu şu veciz sözüyle noktalamıştı: “NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE” Atatürk´ün bu vecizesi milliyetçilik anlayışının sembolünü oluşturur. Kendi eliyle kurduğu ve Cumhuriyet Halk Fırkası olan ve daha sonra Cumhuriyet Halk Partisi adını alan partinin tüzüğünü kendisi bizzat kaleme almış, özellikle milliyetçiliğin kapsamlı bir tarifini yapmıştır.

“CHP´nin milliyetçiliği gerek müstakil, gerek başka devletin tebaası halinde yaşayan bütün Türkleri bir kardeşlik hissiyle sevmek, onların refahını dilemekle beraber, hariçteki bu Türkleri kendi siyasi iştigal (sorumluluk) hududundan hariç tutar. Partinin ve devletin telakkisine göre, Türkiye Cumhuriyeti dahilinde ve Türk dili ile konuşan, Türk kültürüyle yetişen, Türk ülküsünü benimseyen her vatandaş, hangi din ve mezhepten olursa olsun Türk´tür. Türk milleti büyük insanlık ailesinin yüksek ve şerefli bir uzvudur. Bu itibarla bütün insanlığı sever. Milli menfaatlerine dokunulmadıkça başka milletlere karşı düşmanlık beslemez ve telkin etmez.”

1924 Anayasasında ise Atatürk milliyetçiliği şöyle ifade ediliyor: Din ve ırk ayrımı gözetmeksizin ulus tanımını dil, kültür ve siyasi birliktelik gibi değerlere dayandıran milliyetperverlik anlayışıdır.

Yine 1924 Anayasasında milli egemenlikle ilgili maddede şöyle deniyor: “HAKİMİYET KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR” Bu hükümle millet egemenliğinin anayasa aracılığı ile garanti altına alınması anlamına gelmektedir.

MUSTAFA KEMAL HEP KENDİ VERDİ

Mustafa Kemal´den biz hiçbir şey istemedik aslında. Ne hürriyet istedik ne bağımsızlık istedik, ne kadın haklarını istedik, ne kılık kıyafetimiz değişsin istedik, ne harf inkılabı istedik ne okka gitsin kilo gelsin istedik ne anayasa istedik, hiçbir şey istemedik. Hep o verdi. Siz eğer birisine bir şey verirseniz o çok kıymetli değildir. Ama siz mücadele eder de alırsanız o şeyin kıymeti sınırsızdır. Ben hiç unutmam Teknik üniversiteyi bitirip de ilk maaşımı aldığım gün anneme Baylan pastanesinden pasta alıp götürmüştüm,40 sene sonra annem demiştir ki o pastanın tadı bambaşkaydı. Bu benim uğraşımın neticesi alınan bir şeydi. Bizler Mustafa Kemal´den bir şey istemedik hep o verdi ve verdiklerinin kıymetini bilemedik. Çünkü mücadele edip de almadık ki. Demedik ki yollara düşüp biz kadın haklarını istiyoruz, biz Türkler uygarlığa ve medeniyete çok sıcak bakan bir toplum değiliz. Biz çok medeni olmak isteyen bir toplum değiliz sorun orada. Atatürk bize adam olun dedi. Biz adam olurken onun korkusundan ondan çekinerek adam olmaya çalışmışız ama onu da becerememişiz.

Zeki ol, çalışkan ol demiş bunu bize empoze etmiş. Biz sadece Atatürk´ün söylediklerini değil Atatürk´ün de kıymetini bilememişiz. Ama bize armağan ettiklerinin de kıymetini bilemedik. 1950 yılında Türkiye Cumhuriyeti´nin bütçesinde 103 ton altın vardı. 1923´ten 1952´nin ortasına kadar Osmanlının borçlarını ödedik. Ona rağmen çevresindeki bütün ülkelerle dost olan bir Türkiye var. Rusya´sıyla, Balkanlarıyla, İran´ıyla, Irak´ıyla, Yunanistan´ıyla dost bir ülke var ve gürül gürül bir genç nesil geliyor. Bakıyorsunuz aksi bir mucize gerçekleşiyor Türkiye halkıyla birlikte deformasyona uğruyor. Bunun nedenlerinin çok ciddi boyutta araştırılması lazım. Bu bir kişinin üç kişinin ya da beş kişinin bir araya gelip bir eser koyacağı bir iş değil. Türkiye 16 Mayıs 1919´la 1950 ye kadar olan safhasının nedenleri çok iyi etüd edilip araştırılması gerekmektedir. 1950´yle 1960 arasında har vurup harman savurmanın nedenleri gayet iyi araştırılmalı, 1960´tan sonraki ihtilaller vesaire Türkiye´nin nereye çekilmek istendiğini ve nereye geldiğinin etüdünün yapılması gerekir. Yoksa bugün ki iktidar dünden veya evvelsi günden hazırlanıp ta gelmedi. 1940´ların 1950´lerin sonucudur bugünkü konum.

Sayın Ülger, gazetem Yeni Adana adına size çok teşekkür ederim.

S. ERİŞ ÜLGER KİMDİR?

Ankara´da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini An­kara´da tamamladı. 10 Kasım 1953´te Atatürk´ün naaşının Etnografya Müzesi´nden Anıtkabir´e nakli sırasında Türk Gençliği adına “Ata­türk´ün Türk Gençliğine Hitabı”nı okudu.

İstanbul Yıldız Teknik Üniversitesi´nin Mimarlık Fakültesinden me­zun oldu. Askerlik görevini yaptıktan sonra kısa bir müddet Türki­ye´de çalışan Ülger 1967 yılında İsviçre´ye giderek Avrupa´daki çalış­ma hayatına başladı. Mimar, İnşaat Amiri ve Danışman olarak çalışan Ülger, meslek hayatını Almanya´da noktaladı.

Mesleki çalışmasının yanı sıra 1998´de Avrupa Atatürkçü Dü­şünce Derneği´ni kurdu ve ilk başkanlığını yaptı. Milliyet Gazetesi´nin düzenlediği “Örsan Öymen” yarışmasında “Atatürk ile Röpor­taj” başlıklı eseri ile üçüncülük ödülü aldı.

Avrupa´da “Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti” ile ilgili arşiv çalışmaları yaptı. Bu çalışmalar 1992´de iki cilt halinde “Dünya Ba­sınında Atatürk” adı ile Almanca olarak Bonn Büyükelçiliği tarafın­dan basıldı. Her iki kitapta daha sonra Almancadan tercüme edilerek TBMM Yayınevi tarafından basıldı. “Özgün Belgelerle Atatürk” adlı eseri ise gene TBMM Yayınevi tarafından 1995 yılında basıldı.

“Mustafa Kemâl´den Atatürk´e” başlıklı iki ciltlik dört dil­de (Türkçe, Almanca, Fransızca, İngilizce) ve 870 adet hiçbir yer­de yayımlanmamış Atatürk fotoğraflarından oluşan diğer kitabı ise 1993´de T.C. Kültür Bakanlığı tarafından yayımlandı.

Cumhurbaşkanlığı Kültür Danışmanı olarak görev yapan Ül­ger´in Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti tarihi ile ilgili olarak 18 adet yayınlanmış kitabı bulunmaktadır.

Pek çok gazete ve haftalık dergilerde makale ve yorumları yayın­lanan Ülger, son olarak Avusturya eski Büyükelçisi August R. Von Kral´ın “Das Land Kamal Atatürks”, “Kemâl Atatürk´ün Ülkesi” adlı kitabını Almancadan-Türkçeye tercüme etmiş ve Alfa Yayınevi tarafından 2011 yılında yayımlanmıştır. F. Perrone Di San Marino isimli yazarın İtalyancadan tercüme edilmiş olan “Mustafa Kemal İl Vittorioso”, “Ön Asya´nın Lideri Kahraman Mustafa Kemâl” ve "Damladaki Deniz” adlı kitapları çok kısa bir zaman önce İnkılâp Kitapevi tarafından basılmıştır.

Lâtife Hanım adlı kitabı Paraf Yayınları arasında yayınlanmıştır.

“Atatürk Milliyetçiliği” adlı kitabı, Parola Yayınları tarafından yayımlanmıştır.

“Ummid-i Aşkım Fikriye” adlı kitabı Bilgi Yayınevi tarafından yayımlanmıştır.

Atatürk ile ilgili en son “Mustafa” adlı kitabı ise basım hazırlığı içindedir.

/resimler/2015-11/28/1109122436583.jpg/resimler/2015-11/28/1109247124460.jpg/resimler/2015-11/28/1109404468410.jpg/resimler/2015-11/28/1109523375949.jpg








Kaynak: ÖZEL HABER

Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
Telefon
Güvenlik *
Yenile
Yorumunuz *
Vakıfbank Ortaokulu öğrencilerinden Anadolu ezgileri
Vakıfbank Ortaokulu öğrencilerinden Anadolu ezgileri
Vakıfbank Ortaokulu öğrencileri, ´O Ses Vakıfbank 2017´ yarışmasında yeteneklerini sergiledi. Yöresel kıyafetlerle sahneye çıkan öğrenciler, Anadolu´nun farklı yörelerine ait birbirinden güzel ezgileri seslendirdi.
Ç.Ü. Devlet Konservatuvarı´ndan Geleneksel Yıl Sonu Konseri
Ç.Ü. Devlet Konservatuvarı´ndan Geleneksel Yıl Sonu Konseri
Mithat Özsan Amfisi´nde gerçekleştirilen konsere ÇÜ Devlet Konservatuvarı Müdürü Prof. Dr. Toğrul Ganioğlu, Müdür Yardımcıları Doç. Ulviyye Güler, Yrd. Doç. Dr Seda Ayvazoğlu öğrenciler ve veliler katıldı.
Büyükşehir´in sanat ve bilim faaliyeti
Büyükşehir´in sanat ve bilim faaliyeti
Peyzaj sanatlarını sıra dışı tasarımlarla zenginleştiren Adana Büyükşehir Belediyesi, Fuzuli Caddesi´ndeki 25 metrelik duvarı üç boyutlu resimlerle donattı. Öte yandan Şehit Mehmet ve Ahmet Oruç Eğitim Merkezi´nde düzenlenen Fen Bilimleri Proje Etkinliği´nde öğrenciler birbirinden ilginç projelerini sergiledi.
YENİ ADANA GAZETESİ TEŞEKKÜR İLANI
YENİ ADANA GAZETESİ TEŞEKKÜR İLANI
TÜRKİYENİN KÜLTÜR MİRASI
Ç.Ü.´de opera ve klasik  müzik konseri
Ç.Ü.´de opera ve klasik müzik konseri
ÇÜ Devlet Konservatuarı Sahne Sanatları Bölümü Opera Şan Ana Sanat Dalı öğrencileri, opera ve klasik müzikseverlere unutamayacakları bir sanat gecesi yaşatacak.
Tarihi konakta deyişler ve semahlar
Tarihi konakta deyişler ve semahlar
Adana Büyükşehir Belediyesi Ramazanaoğlu Konağı Resitalleri´nde Halil Yıldırım Deyişler ve Semahlar Konseri ilgi gördü.
Tarsus´ta yeni bir kazı çalışması
Tarsus´ta yeni bir kazı çalışması
Mersin´in Tarsus ilçesinde Fatih Mahallesinde yapılan sondaj kazısı sırasında Roma dönemine ait yapı taşları ve mezarlar bulundu.
ÇUKUROVA 11. KİTAP FUARI 6 OCAK´TA AÇILIYOR
ÇUKUROVA 11. KİTAP FUARI 6 OCAK´TA AÇILIYOR
TÜYAP Adana Fuarcılık A.Ş. tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği işbirliğiyle, ÇUFAŞ Çukurova Fuarcılık A.Ş., Adana Valiliği ve Adana Büyükşehir Belediyesi destekleriyle düzenlenen Çukurova Kitap Fuarı, on birinci kez 6-14 Ocak 2018 tarihleri arasında TÜYAP Adana Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi´nde kapılarını açacak
Tiyatroda, Direklerarası Seyirci Ödülleri sahiplerini buldu
Tiyatroda, Direklerarası Seyirci Ödülleri sahiplerini buldu
Direklerarası Seyircileri´nin oluşturduğu “Halk Jürisi” üyeleri, 2016-2017 Tiyatro Sezonunda Adana, Gaziantep ve Mersin´de sahnelenen oyunları seyrederek; Performans, Tasarım ve Yapımlar kategorilerinde değerlendirdi. Halk Jürisi oyunlar, oyuncular ve tiyatrolar arasından ödüle layık bulduklarını belirledi.
Ramazanoğlu Konağı´nda iki solistten musiki ziyafeti
Ramazanoğlu Konağı´nda iki solistten musiki ziyafeti
Adana Büyükşehir Belediyesi, kentin simgelerinden 500 yıllık Ramazanoğlu Konağı´nda resitaller dizisini İki Solistten Şarkılar konseriyle sürdürdü
2017´NİN EN ÇOK SATAN KİTAPLARI
2017´NİN EN ÇOK SATAN KİTAPLARI
Medya takibinin öncü kurumu Ajans Press, 2017 yılının en çok satan kitaplarını inceledi.
ADANA GECELERİNDEN KARTPOSTALLIK GÖRÜNTÜLER
ADANA GECELERİNDEN KARTPOSTALLIK GÖRÜNTÜLER
Adana´da tarihi mekanlar, köprüler ve Seyhan Baraj Gölü çevresi ışıklandırmaları ile adeta geceyi aydınlatıyor.
EV´leniyoruz Fuarı´nda  Başkan Sözlü nikah kıydı
EV´leniyoruz Fuarı´nda Başkan Sözlü nikah kıydı
Açılış töreninde konuşan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü, Adana´nın fuarlar noktasında ciddi bir mesafe kat ettiğini vurgulayarak ailenin Türk Milleti için en önemli kurum olduğunu belirtti
Ç.Ü.´deki Konak Sohbetleri devam ediyor
Ç.Ü.´deki Konak Sohbetleri devam ediyor
Etimolojiden edebiyata, sanattan tarihe kadar çeşitli konularda konusunda uzman isimleri takipçileri ile buluşturan Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Türkoloji Araştırmaları Merkezi Kültür Evi´nde bu hafta Mersin Çeşmeleri ve Bitkileri anlatıldı.
 Ramazanoğlu Konağı´nda yaylı çalgılarla türkü konseri
Ramazanoğlu Konağı´nda yaylı çalgılarla türkü konseri
Adana Büyükşehir Belediyesi Ramazanoğlu Konağı Resitalleri´nde keman, kabak kemane, çello ve ritim saz buluştu.
   DURMUŞ ALİ ÖZKALE´DEN İMZA VE SÖYLEŞİ GÜNÜ
DURMUŞ ALİ ÖZKALE´DEN İMZA VE SÖYLEŞİ GÜNÜ
Özkale´nin imza ve söyleşi gün yarın 14.00-18.00 ve Cumartesi günü ise 09.00-13.00 arasında Karahan Kitapevi2nde gerçekleştirilecek.
PROF. DR.FİKRİAKDENİZ´DEN “GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE YAŞAMBAĞLARI” SERGİSİ
PROF. DR.FİKRİAKDENİZ´DEN “GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE YAŞAMBAĞLARI” SERGİSİ
4 Aralık 2017 günü Çağ üniversitesi Mihri Müşfik Sanat Galerisinde düzenlenen resim sergisinin açılışı Çağ Üniversitesi Kültür-Halkla İlişkiler Müdürlüğü´nün girişimleriyle açıldı.( HABER Fehmi İNCEOĞLU)
Ramazanoğlu Konağı´ndaki resital geceleri devam ediyor
Ramazanoğlu Konağı´ndaki resital geceleri devam ediyor
Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen geleneksel Ramazanoğlu Konağı Resital gecelerinde Adanalı müzikseverler sanatçılarla buluşmaya devam ediyor
Portakal Çiçeği Karnavalı için ´Kortej Tasarım Yarışması´
Portakal Çiçeği Karnavalı için ´Kortej Tasarım Yarışması´
Adana´nın uluslararası tanıtımına katkı sağlayan Nisanda Adana´da Portakal Çiçeği Karnavalı´nın daha da güçlenip, anlamlanması için emek veren isimlerden Ziyapaşa Bulvarı Geliştirme ve Koruma Derneği Başkanı Naci Sezgek, 7 Nisan 2018´de gerçekleştirilecek dev kutlamanın programına ´Kortej Tasarım Yarışması´ kazandırdı.
ÇDSO´NUN  KONSERİ 1 ARALIK´TA
ÇDSO´NUN KONSERİ 1 ARALIK´TA
Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası (ÇDSO), klasik müzik konserlerine devam ediyor.
ATO´nun restore etttiği "Kısacıkzade Konağı" hizmet veriyor
ATO´nun restore etttiği "Kısacıkzade Konağı" hizmet veriyor
Adana Ticaret Odası (ATO) tarafından 2005 yılında satın alınarak tarihi dokusuna uygun olarak restore edilen Kısacıkzade Konağı, Çukurova Üniversitesi Türkoloji Araştırmaları Merkezi Kültür Evi olarak yaşamaya devam ediyor.
ÇGSA´da Geleceğin Müzisyenleri Yetişiyor
ÇGSA´da Geleceğin Müzisyenleri Yetişiyor
Çukurova Güzel Sanatlar Akademisi Kültür ve Sanat Derneği (ÇGSA) çocukları ve gençleri zararlı alışkanlıklardan uzaklaştırarak müzikle buluşturuyor.
KRT TV´DE YENİ ADANA GAZETESİ KONUŞULDU
KRT TV´DE YENİ ADANA GAZETESİ KONUŞULDU
“YENİ ADANA GAZETESİ ARTIK MİLLİ BİR EMANETTİR”: Başarılı ve nitelikli programlarıyla tanınan Televizyon Programcısı ve Sosyoloğ Hulki Cevizoğlu´nun sunduğu KRTTV´deki Akıl Çelen programında,100 yıla tanıklık eden görseller eşliğinde Yeni Adana Gazetesi konuşuldu.
Türkiye´nin halk ozanları Adana´da buluştu
Türkiye´nin halk ozanları Adana´da buluştu
Adana Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Adana Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı ve Çukurova Edebiyatçılar Derneği´nin işbirliğiyle “Türkiye´nin Halk Ozanları Adana´da Buluşuyor” etkinliği düzenlendi.
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
2017 SENESİNİ FENA ESKİTTİK
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
CHP TABANA NASIL İNECEK?
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
YÜZYILIN EYLEMİ “YENİ ADANA”
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
BİLDİN Mİ IĞDIRLI HASAN ONBAŞIYI
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
BAŞLANGIÇLARDIR UMUTLARI TAZELEYEN
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
ULU ÖNDER ATATÜRK´ÜN EBEDİYETE İNTİKALİNİN 79. YILDÖNÜMÜNDE ATAMIZI ÖZLEMLE ANIYOR VE ARIYORUZ.
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
EĞİTİM ÖRGÜTLERİNDE ÇATIŞMA
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
21.12.2015 DEN 23.11.2016 YAZI VE RÖPORTAJLAR-5
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
FİFA KOKARTLI İLYAS AYAN´A VEFA
Ahmet DUMAN
Ahmet DUMAN
Yüz Yıl...
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
YENİ ADANA GAZETESİNİN 100. YAŞ KUTLAMASI
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ (1)
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
MENEMEN SUİKASTININ YILDÖNÜMÜNDE TÜRKİYE CUMHURİYETİ´NE KURULAN SUİKASTLERE KARŞI ATATÜRK DÖNEMİNİN VE SONRAKİ SİYASAL İKTİDARLARININ FARKLI TUTUMLARI!
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
İKİNCİ YÜZYILA GİRİŞ !
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
ARAŞTIRMA ÜNİVERSİTELERİ VE NİTELİKLİ AKADEMİK KADRO TALEBİ
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
BAŞ DÖNDÜREN GÜNDEM
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
KENDİ KÜLTÜRÜNDEN KORKMAK
Celal Topkan
Celal Topkan
YENİ YILDA TÜRKİYE´NİN GÜNDEMİ
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
VAHİDEDDİN´İN İHANETİ
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
İlhan ALPER
İlhan ALPER
ASRIN TANIĞI YENİ ADANA
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Ortadoğuya Bulaşmayın!
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
İLK YARININ SON HAFTASI MUTLU BİTTİ
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
BİZ VE İLİM
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
DR.ERCAN ATALAY VE ASKF
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
MODEL VE MODA
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
MANDADAN EVVEL İSTİKLAL
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
HER MAÇ BÖYLE OLMALI
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
KÖR, SAĞIR ve İKTİDARSIZ BİR NESİL YETİŞTİRİYORUZ
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Bugün
7 °C
Pazartesi
6 °C
Salı
7 °C
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2017-12/27/1318540403036.jpg