2.134%2,14
14,7232% 0,15
16,3667% 0,25
917,94% 1,46
1514,601% 1,46

Sayın Babür Pınar, okuyacaklarımıza kendinizi tanıtır mısınız?
Erzincan’ın Çayırlı ilçesinde Ağustos 1953 tarihinde doğdum. ADMMA Mimarlık fakültesinden mezun oldum. Şiir yazıyorum ve resim yapıyorum. Araştırma, inceleme yazım çalışmalarım var. Basılı 6 şiir kitabımın ve 6 siyasi, sanat teorisi ve felsefi içerikli kitabım var. Ayrıca 10 kadar kolektif oluşturulan kitapta makalem yer aldı. Çok sayıda dergide şiir ve makalem yayınlandı.
Doğduğunuz ailenin, coğrafyanın ve kültürün yaşamınızdaki rolü nedir?
Babamın öğretmen olması nedeniyle çocukluğum farklı köylerde ve Erzincan’ın Tercan ilçesinde ve Erzincan’da geçti. İlk gençliğim önce Erzurum ve sonra Ankara’da yoğruldu. Bu süreçte farklı insanlarla ve kültürlerle tanışmam, kişilik gelişmemi ve tercihlerimi, seçimlerimi etkiledi. Aslında göçer yaşamdı çocukluğum. Göçerliğin yarattığı bir mekâna, bir şehre, kalıcılığa sığınma istencinin, mekân tasarımı ve yaratıcılığa eğilim duyma ve tercih sürecimi etkilediği söylenebilir. Şiir ve resim yaratılarımda, yaşamımın özellikle siyasi, ideolojik tercihime bağlı pratiğimin izleri görünür. Kuşkusuz tercihimi bu yönde yapmam. Aile ortamımın eğitim ve öğrenme alanı olmasıyla da ilintili. Ya yoksa göçer olmanın aynı zamanda mülk sahibi olma hırsını körüklemesini engellemem mümkün olmazdı. O zaman sanat uğraşının getirdiği kalıcılık istenci değil, mülk edinme hırsı olurdu yaşam tarzı tercihimi biçimleyen.
İnsan içerisinde bulunduğu çoğrafyanın, mahallin, kültürün biçimlediği varlık. Kuşkusuz insanın nerede olduğu ve nasıl bir yaşam sürdürdüğü, doğrudan ailesinin ne olduğunun, olmadığının ifadesidir. Kısacası insan ailesinin eseridir.
İnsanın kendiliğinden şekillenişinin ve bir ömür taşıyacağı kimliğinin oluşmasında asıl belirleyici ailesidir. İnsanın toplumsal varoluş sürecinde hangi doğanın, hangi şehrin, sokağın yapısal etken olduğunun belirleyicisidir aile. Ancak unutmamak gerekiyor aile ilişkileri ve dolayısıyla mekansal, yaşamsal çevre tekdüze değil ve yaşamsal çevre zenginliğinin, aynı aile üyelerinin üzerinde farklı etkisinin olması ve farklı tercihler edinmeyi koşullandırması şaşırtıcı değil. Kardeşlerin farklı yaşam tarzları ve uğraşıları, çevre ilişkilerinin zenginliği ve aynı çevrede farklı anlarda çeşitliliğin farklılaşmasıyla doğrudan ilişkili.
Mesleğinizde insan ilişkileri, mesleki dayanışma boyutu, kazanımları ve zorlukları nelerdir?
Mesleğim mimarlık ama benim yaşamımın merkezine oturan uğraşım sanat.
Bu iki alanda da yaratıcılık belirleyici unsur ve bu nedenle her iki alanda da ilişkiler benzer.
Yaratıcılık ve özellikle sanat eseri yaratmanın, insanın bireyci davranma güdüsünü güçlendirici olduğu doğru. Sanat uğraşısının bireycileşmeyi güçlendirme etkisini kırma bilincine sahip olmayan insanların bulundukları çevrede birbirleriyle çatışması kaçınılmaz gerçekleşiyor. Kıskançlık, çekememezlik sanatçılar arasındaki ilişkileri biçimliyor. Toplumsallığı öne alan bilinç sahibi olmak, bu durumdan kurtulmanın panzehiri. Ama ne yazık ki bu panzehire ulaşan sanatçı sayısı oldukça az. Bu durumda sanat çevresinde tinsel zehirlenme düzeyinin yüksek oluşu kaçınılmaz gerçekleşiyor. Bireyciliğin dürtücü etkisinin yaratıcılığı artırdığı iddiasının aksine bu çatışmalı sürecin eser yaratma gücünü erittiği bir gerçek. Bu çatışma ortamımda eser yaratmanın, ruhsal varsıllaşmanın zemini olamadığı da bir gerçek. Sanat ortamında insan sağlığının bozulmasının önemli bir nedeni de bu gerçeklik.
Mesleğinizin size yüklediği bireysel ve toplumsal sorumluluklar nelerdir?
Toplumların ve insanın ruh sağlığı ve zenginliği için zorunlu bir uğraş sanat. Bu olgu da sanatçının nasıl bir sorumluluk yüklediğinin göstergesi. Toplumun ve insanın sağlıklı bir yaşam sürdürmesinde sanatın olumlu katkısının olabilmesi sanatçının toplumsal bilince sahip olmasına bağlı. Ya yoksa sanat, toplumun ve insanın ruhsal sağlığını bozucu işlev de yüklenebilir.
Mesleğinizin aile ilişkilerinize, olumlu ya da olumsuz etkileri nelerdir?
Kapitalizm insanın beslenme barınma ihtiyaçlarına ulaşmasını zorladığı gerçekliğimiz. Bu nedenle yaşamını sürdürebilmek için gerekli ihtiyaçları elde etme zorunluluğu yol tercihinizi belirliyor. Bu zeminde zorunlu ihtiyaçlarınızı elde etmenizi sağlamayan ve hatta bu ihtiyaçlarınızdan vazgeçmenize yol açan sanat uğraşınız en yakın çevreniz ile ilişkinize rengini veriyor. Bazen yeşil ama çoğunlukla gri bu renk.
Sanatın hangi dallarıyla ne kadar ilgilenebiliyorsunuz?
Benim için sanat ilgi alanı değil yaşamımın tam ortasına yerleşmiş uğraşı. Şiir, resim uğraşı olarak yaşamımı yönlendiren asallarım.
Ülkemizde mesleğinizin geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Umarım iyi olur.
Mesleğinizde başınızdan geçen ilginç bir anınız var mıdır, varsa nedir?
Ankara’da sanat çevresinde yaşamının büyük bölümünü geçiren birisi olarak hem dönemimin edebiyat insanlarıyla ve hem de bir önceki dönem edebiyat insanlarıyla, özellikle Hasan Hüseyin Korkmazgil abimle birçok anı…s