YENİ REJİMİN SAKINCALARI CHP´NİN EFSANE MİTİNGLERİNDE NEDEN GÜNDEME GELMEDİ Kİ ?
Cumhuriyet Halk Partisi 24 Haziran ‘da sadece iki seçim kaybetmedi. Ülkeyi ve kurulmasında görev aldığı Cumhuriyeti de kaybetti gibi görünüyor. Gürer´in ve İnce´nin iş işten geçtikten sonra yakınmaları buna çok talihsiz örnekler oluşturuyor.
Tarih: 29.7.2018 15:03:21/ 1398okunma / 0yorum

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ülke sorunlarını gündeme getirmek için cumhurbaşkanının  da yanıtlamasını istediği soru önergeleri hazırlamış ve bunları TBMM Başkanlığına sunmuş. Ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan´a yöneltilen soru önergeleri, TBMM Başkanlığı tarafından Gürer´e iade edilmiş.  

TBMM Başkanı Binali Yıldırım imzasıyla, Gürer´e gönderilen iade yazısında, “Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 98. maddesi beşinci fıkrasına göre ‘yazılı soru; yazılı olarak en geç on beş gün içinde cevaplanmak üzere milletvekillerinin Cumhurbaşkanı Yardımcıları ve bakanlara yazılı olarak soru sormalarından ibarettir. İlgili soru önergeleriniz, Anayasa´da öngörüldüğü şekliyle Cumhurbaşkanı Yardımcısı ya da bakanlara yönetilmesi halinde işleme konulabilecektir” ifadelerine yer verilmiş.

Ancak buna tepki gösetren ve 16 Nisan referandumu ile Anayasanın değişmesi sonucu ülkemizin parlamenter sistemden, tam anlamıyla ‘tek adam´ yönetimine geçtiğini belirten Gürer, “Böylesine geniş yetkilerle donatılan Cumhurbaşkanına yazılı soru önergesi bile verilemiyor. Parlamento ise adeta komisyon salonlarına dönüştü.  Yeni düzenlemeye göre, milletvekillerinin soru ve önerilerini muhatap alacak bakanlar parlamentoda yok” diye konuşmuş.

Bu konudaki haber gazetemizde de “CUMHURBAŞKANINA SORU SORAMAZSINIZ…”  başlığı ile yer aldı. Ancak Gürer´in bile bile zorladığı ve ardından yeni rejimi eleştiren bu çıkışı akıllara 24 Haziran´ın hemen sonrasında CHP´nin ‘rozetsiz´ cumhurbaşkanı adayının yaptığı bir açıklamayı getirdi.

Şu saptamaları yapıyor Muharrem İnce:

"Bugünden itibaren yeni rejimin Türkiye için ne kadar büyük bir tehlike olduğunu söylemeliyiz.  Devlet ile partinin hatta bir tek kişinin hem yasama, yürütme ve yargı haline gelmesi beka sorunudur. Bunu yaşayacağız ve bedelini hep birlikte ödeyeceğiz. Türkiye demokratik değerlerle ağını koparmıştır. 143 yıldır sürdürdüğümüz parlamenter sistemle bağını koparmıştır. Toplumsal barışımızı tehdit eden faktörler iş başında olmaya devam edecektir. Tam anlamıyla tek adam rejimine gelmiştir. Sistemin içinde bir mekanizma yoktur. Geleceğimize dair her zaman büyük endişelerimiz olmaya devam edecektir,”

Şöyle sürdürüyor kaygılarını İnce:

“Halkımızla bütünleşmeye mücadele etmeye devam edeceğiz. Her 3 vatandaştan birinin onayını almış birisi olarak tüm vatandaşların taktirini kazanmayı sürdüreceğiz. Aday olduktan sonra ortaya çıkan inanç birlik olma arzusu devam edecektir. Seçimde birlikte yaşadığımız heyecanı, inancı büyüyerek devam ettirmeliyiz.  Türkiye Erdoğan kadroları ve yönetim anlayışıyla  yaşamını sürdüremez. Kendileri sorunlarımızın nedenidir.” Sorunların nedeni olanlardan yaşadığımız sorunları çözmelerini beklemek işin doğasına aykırıdır. Halkımızla buluşmaya devam etmeliyiz. Eksikliklerimizi  tamamlamak zorundayız. Yapılan her şeyde yanlışlar bulunabilir. Bize düşen yanlışları düzeltmek olmalıdır. Türkiye herkesin Türkiyesi  olana kadar mücadelemiz sürecektir. Bu süre içinde birbirimize güvenmek en büyük gücümüz olacaktır. Ülkemizin geleceği için hissettiğimiz  kaygıları daha fazla hissetmeye devam etmeliyiz. Geleceği kazanmak için aynı kaygılarda beklentilerde buluşmaya devam etmelidir."

Gerek Gürer´in gerekse İnce´nin kaygılarına katılmamak olası değil elbette. Ancak altı kazındıkça ve Cumhuriyet rejimi ile hiç bir temel bağlantısı bulunmayan yeni sistemin açılıp saçıldıkça  daha hangi alanlarda ve işleyişlerde ulusal varlığımız adına daha ne büyük sakıncalar yaratacağı da ortadadır. Zira 16 Nisan Anayasa Değişikliklerinin yaratmaya başladığı  kontrolsüz  icra/yürütme gücünün ucu açık yetkilerinin ne anlama geldiği daha o değişiklikler meclise sevjk edildiği, görüşülüp hakloyuna sunulduğu zamandan beri bellidir. 24 Haziran´daki seçimlerden sonra anlaşılıp, keşfedilmiş bir durum değildir. Ama gelim görün ki hem Gürer´in hem de İnce´nin  bu sakıncaları ve tehditleri seçimler sonrasında telaffuz etmeye başlamış olmaları son derece büyük bir garabet örneğidir.

Anımsayalım. Hem ‘rozetsiz CHP adayı´ İnce´nin hem de Kılıçdaroğlu CHP´sinin seçim platformunda bu yeni rejim sorunsalı olması gerektiği konuma hiç bir biçimde layık görülmemiştir. Meclis seçimleri için CHP yüzlerce sayfalık bir bildirge kitabında aksine sanki yeni rejimin işleyişleri gönül rızası ile kabul edilmişçesine “iktidar programı” daha doğrusu iktidar hayaliyle sıralanmış vaadler uzun uzun anlatılmıştır. Bunun yanında İYİ PARTİ´nin seçime katılmaktan  mahrum kalmaması için CHP´nin tarihsel müktesebatına hiç yakışmayan hülle oyunu sergilenmiş, ideolojik olarak aynı cümlede  dahi adları geçmemesi gerekenlerle ittifak yapma zaafiyetine düşülmüştür. Seçime adeta saatler kala, rejim meselesi ile ilgili son derece muğlak bir uyarı ve itirazlar deklarasyonu, birax da İyi Parti´nin dayatması ile çalakalem hazırlanıp kamuoyuna sunulmuştur.

Muharrem İnce´nin kampanysaı katılım ve heyecan açısından gerçekten CHP´li kitleler açısından efsane boyutlarına ulaşmış iken bu büyük fırsat cumhurbaşkanı adayının kişisel şovu haline getirilerek tam anlamı ile heba edilmiştir. Alanları dolduran yüzbinler, olasıdır ki milyonlar, günlük polemiklerle avutulup umutlandırılmış, aday İnce´nin hazırlattığı reklamlarda da vurgulandığı gibi seçimler sonrası kurulacak ‘Muharrem İnce İktidarı´nın yaratacağı müreffeh ve adil bir toplum modelinin özlemlerine kaptırılmak istenmiştir. Ama CHP´nin meclis seçimleri kampanyasında da eksikliği görülen ‘Yeni Rejim´ in oluşturduğu tehditler hiç gündeme gelmemiştir. Sadece birkaç kez İnce iki yıl içerisinde muğlak bir ‘restorasyon dönemi´ne girileceğinden söz etmekle yetinmiştir.

Böyle mi olmalıydı? CHP Genel Merkezi, örgütler ve meclis seçiminde aday olanlar 16 Nisan Anayasa Değişikliğinin  ülke ve ulus için yaratacağı olumsuzlukları her ortamda ve fırsatta seçmen kitleleri ile paylaşmalı, iş işten geçmiş görünse bile bunun telafi edilecek koşulları ortaya konulmalı idi. Halk kitlelerine yeniden Cumhuriyet Rejimini kurmak adına ön derlik yapılacağı güvencesi verilmeliydi. CHP´nin rozetsiz adayı İnce de, kendisini astığı astık ketiği kestik, apolet söken bir başkan  özentisi imajını yakıştırmak yerine, CHP´nin Atatürk ideolojisine uygun bir mücadele önderi olarak Cumhuriyet´i yeniden ayağa kaldırma misyonuna adamalı, o efsane mitinglerde yüzbinlere ve milyonlara umut ve ilham kaynağı olmalıydı.

Cumhuriyet Halk Partisi 24 Haziran ‘da sadece iki seçim kaybetmedi. Ülkeyi ve kurulmasında görev aldığı  Cumhuriyeti de kaybetti gibi görünüyor. Gürer´in ve İnce´nin iş işten geçtikten sonra yakınmaları buna çok talihsiz örnekler oluşturuyor.

 

 

 

  

 








Kaynak: ÖZEL HABER

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
CHP´DE İKİ YANLIŞTAN BİR DOĞRU ÇIKARMAYA ÇALIŞMAK
CHP´DE İKİ YANLIŞTAN BİR DOĞRU ÇIKARMAYA ÇALIŞMAK
CHP´yi ‘İnce mi, Kılıçdaroğlu´mu?´ kavgasından öteye geçmeyecek bir Kurultay sürecine mahkum etmemek gerekir. Bu ortamı yaratmaya kimsenin hakkı da yoktur. Unutulmamalıdır ki iki yanlıştan bir doğru hiçbir zaman çıkmaz. D
CUMHURİYET HALK PARTİSİ´NDE DE RESTORASYON, YOKSA…
CUMHURİYET HALK PARTİSİ´NDE DE RESTORASYON, YOKSA…
CHP bir yol ayrımında temellere kadar inen sancılarla boğuşurken dün Genel Başkan Kılıçdaroğlu yaptığı açıklamalarla ve kimi yüzeysel değerlendirmelerle yangına adeta körükle gitmeyi yeğledi.
İLERİ DEMOKRASİDE ‘TAMAM MI, DEVAM MI?´  OYUNU!
İLERİ DEMOKRASİDE ‘TAMAM MI, DEVAM MI?´ OYUNU!
Evet, yarın kritik bir dönemeç yaşanacak, teoride seçmen iradesi hem seçim yapacak hem de görevini devretme noktasına gelen iktidarı denetlemiş olacaktır. Elbette bu olay söylendiği kadar rahat ve etkili bir süreç değildir. O kadar çok icraat alanı ve konusu var ki, sandıklarda bunun ne olduğunu anımsayan ve önemseyen seçmen bulabilmek zor.
ARTIK 24 HAZİRAN SONRASINA BAKMANIN ZAMANI
ARTIK 24 HAZİRAN SONRASINA BAKMANIN ZAMANI
1946 yılından bu yana izleme olanağı bulduğumuz çok partili parlamenter sistemin yansıması olarak yaşanan seçim kampanyalarının çok dışında bir atmosfer içinde geçti gitti günler. Ülkeyi ve ulusu ortak çözümlere yöneltecek, uzlaşmazlıkları tek bir çatı çerçevesinde, açıkçası bir meclis çatısı altında ortadan kaldırması beklenen demokratik yaklaşımlardan iz yoktu. Aksine kişisel kavgalara, hırslara, tehditlere ve toplumsal fay hatlarına prim veren düzeysiz polemikler egemen oldu ortama. Ayrıca Cumhuriyet Rejiminin sona ermesi koşullarını dayatan kurumsal yapılanmaların ne denli en az zararla düzeltilebileceği arayışları yerine, “tek adam tek adama karşı” mücadelesi damga vurdu alanlara ve söylemlere…
   ASKIYA ALINMAKTA OLAN CUMHURİYET REJİMİNE KİM SAHİP ÇIKACAK?
ASKIYA ALINMAKTA OLAN CUMHURİYET REJİMİNE KİM SAHİP ÇIKACAK?
Bugünden bekliyor halkımız, CHP´nin ağzından Cumhuriyet, Atatürk, laiklik ve ulusal çıkarlar, yurdun ve ulusun bölünmez bütünlüğü sözlerini ve bunlara sıkı sıkı bağlılık taahhütlerini… Cumhuriyetin uğratıldığı yol kazasından en az zararla kurtarılması için canların dişlere takılarak savaşımın sürdürüleceği kararlılığını…
YALNIZ KALINAN DÜNYA´DA İNGİLİZ´İN İPİNE TUTUNMAK
YALNIZ KALINAN DÜNYA´DA İNGİLİZ´İN İPİNE TUTUNMAK
AKP iktidarı 24 Haziran´da son derece yaşamsal ve kritik bir seçime hazırlanırken Osmanlı´nın yıkılışı ve Kurtuluş Savaşımızın etkisiz kılınması yolundaki çabaları dikkate alındığında ülkemize ve ulusumuza husumet göstermekle öne çıkan bir İngiltere´nin dostluğuna ve yardımlarına muhtaç mı kalmalıydı?
CUMHURİYET HALK PARTİSİ´NDEN GELECEK İYİ HABERLER NE OLA Kİ?
CUMHURİYET HALK PARTİSİ´NDEN GELECEK İYİ HABERLER NE OLA Kİ?
Kılıçdaroğlu´nun tam yetki ile sürdürme çalıştığı en geniş mutabakatın pratikte fazlaca bir kıymet- i harbiyesi yoktur. Kaldı ki eğer öyle bir mutabakat “Ekmek Ekmeleddin” fiyaskosuna yol açan yeni bir basiretsizlik örneği ile sonuçlanırsa 24 Haziran seçimleri gerçekten Türkiye için aşılması zor tehditlerle dolu bir dönemin başlangıcı olur.
24 HAZİRAN´DA NASIL BİR REJİM DEĞİŞİKLİĞİNİ YÜRÜRLÜĞE SOKACAĞIZ?
24 HAZİRAN´DA NASIL BİR REJİM DEĞİŞİKLİĞİNİ YÜRÜRLÜĞE SOKACAĞIZ?
Bu değişikliğe “sistem” adını kullanmak aslında yetersiz bir saptama. Açıkça Rejim değişiyor Türkiye´de. Önümüze konulan sandıkla 3 Kasım 2019´ya yürürlüğe girmesi gereken rejim değişikliği hemen uygulamaya konulmuş olacak. Değişen rejime artık Cumhuriyet adını kullanmamız bile doğru olmayacak.
CUMHURİYET HALK PARTİSİ´NDE ASAYİŞ BERKEMAL Mİ ARTIK?
CUMHURİYET HALK PARTİSİ´NDE ASAYİŞ BERKEMAL Mİ ARTIK?
Cumhuriyet Halk Partisinin Tüzüğü´nü. bir yönüyle Anayasası´nı, baştan sona değiştirme girişiminin Olağanüstü Kurultay´da kapalı kapılar ardında ve basının izleyemediği bir süreçte yapılması hangi ‘Demokratik Kültür´e sığar? Genel Başkanın direktifleri ile hazırlanan taslak, gerçekten Örgütün ve üyelerin baskı altında olmadan Kurultay´a sunabileceği alternatiF tekliflerle ne düzeyde örtüşebilmiştir?
POPÜLİZM HEYULASININ GÖLGESİNDE YAKLAŞAN  SEÇİMLERE BİR BAKIŞ
POPÜLİZM HEYULASININ GÖLGESİNDE YAKLAŞAN SEÇİMLERE BİR BAKIŞ
Açıkçası dünyanın en olgunlaşmış kabul edilen ülkelerinde bile ipliği pazara çıkmış olan, “sadece oya ve sandığa dayalı” demokrasi ucubesinin en ilkel hali Türkiye´de yaşanıyor. Kimi Batılı yorumcular bu durumun çok yaygın oluşundan alabildiğince kaygılılar. Dünyanın bir çok yerinde olduğu gibi Türkiye´deki demokrasinin de ‘seçilmiş diktatörler´in zuhur ettiği bir sonuca doğru hızla ilerlediğine işaret ediyorlar.
YENİ ADANA´NIN 100. YILINDA GELECEĞE BAKMAK
YENİ ADANA´NIN 100. YILINDA GELECEĞE BAKMAK
YENİ ADANA geçmişten gelen sorumlulukların ağırlığını omuzlarında hissederek Yeni Yüzyılı´na başlıyor. Dokularındaki ‘programa´ sadık kalarak her türlü zorluğa göğüs germeye, görevlerini eksiksiz yerine getirmeye çaba gösterecektir
DERDİMİZ YÜZDE ÜÇ OY ARTIŞI YA DA CHP´NİN İÇ MUHALEFETİNİN SONLANMASI MI İDİ?
DERDİMİZ YÜZDE ÜÇ OY ARTIŞI YA DA CHP´NİN İÇ MUHALEFETİNİN SONLANMASI MI İDİ?
Cumhuriyet Halk Partisi´nin geçmişinde kökleşmiş devrimci ve atılımcı dinamikler, her zaman ülkeyi ve ulusu yeni boyutlara, daha ileri hedeflere yöneltmekten geri durmayan refleksleri harekete geçecektir. Cumhuriyet Halk Partisi, tarihsel sorumluluğunu kavramış kadroların kendi içinden çıkması sürecini yeniden yaşayacak, Atatürk Türkiye´sinin dümenlerinin başında yerini alacaktır.
BASINDA SANSÜR VE KİNDAR, DİNDAR AMA İDRAKSİZ NESİLLER
BASINDA SANSÜR VE KİNDAR, DİNDAR AMA İDRAKSİZ NESİLLER
Bir kez daha altını çizelim: Sansürlenme bir alanda başladı mı bunun sonu nerede gelir bilinemez. Bilimsel alandaki sansürü, yaşamımızın her alanına yöneltilmiş bir tehdit olarak görmedikçe, ayrıca hepsinin öncülü olarak basındaki sansürün derin anlamını kavramadıkça, gelecekteki gençliğimizin hem kindar, hem dindar hem de iktidar yetkilisinin itiraf ettiği üzere, idraksiz bir nesil olarak yetişmesine rıza göstermiş olacağımızı bilmeliyiz.
 PENSİLVANYA´NIN VE KANDİL´İN YOLUNU KİMLER YOL ETTİ?
PENSİLVANYA´NIN VE KANDİL´İN YOLUNU KİMLER YOL ETTİ?
Bugün eğer Kılıçdaroğlu´nun yürüyüş kervanına bu unsurlar da isimsiz ya da isimli katılıyor, sokağa dökülmüş bir muhalefet gösterisinde pay kapıyorlarsa, bunun sorumlusu elbette baştan sona AKP ikidarının yetkili kişileridir. Kandil´in de Pensilvanya´nın yolunu zaman zaman bulan ya da orayı yol edenlerle işbirliği yapan iktidar sorumlularıdır.
ADALET YÜRÜYÜŞÜ NEREYE KADAR?
ADALET YÜRÜYÜŞÜ NEREYE KADAR?
Kılıçdaroğlu´nun AKP iktidarının köklü rejim değişikliğine gitme heveslerine, hesaplarına ve hamlelerine karşı tam yerinde ve zamanında önlem alamadığı, hep uzlaşmacı ve çekingen davrandığı geçmişini dikkate alırsak, bu kez de sadece soyut ADALET kavramı adına çıktığı yürüyüşte de çok büyük toplumsal ve siyasal enerjiyi heder edeceği kuşkusunu duymaktan kendimizi alamıyoruz
MONŞER DEDİKLERİ DİPLOMATLARIMIZI ÖZLEMEK…
MONŞER DEDİKLERİ DİPLOMATLARIMIZI ÖZLEMEK…
Güçlü, saygın ve ulusal çıkar temelli geleneksel dış politikalarımızın darmadağın edilmesine, Arap şeyhlerinin sinsi hesaplaşmalarına ve de Batı Emperyalizminin kanlı ellerine terk edilmesine dur demenin zamanı gelmiş olmalı.
AMERİKAN TİPİ BAŞKANLIĞA DA FİT OLMAMAK…
AMERİKAN TİPİ BAŞKANLIĞA DA FİT OLMAMAK…
Trump´un kendisinin bir sürü gerçekle örtüşmeyen haberlerle bilgilendirildiği iddialarına yer verilen bir yazıda, Beyaz Saray´daki kimi danışmanların ve görevlilerin başkanın ön yargılarına, hatta paranoya derecesine varan kaygılarına, komplo teorileri merakına uygun düşen yalan yanlış olaylar kurgulayarak çanak tutmasından söz ediliyor.
ABD´YE SAVAŞ AÇMAK NE DEMEK, AKSİNE BİZE AÇILMIŞ SAVAŞIN FARKINDA MIYIZ?
ABD´YE SAVAŞ AÇMAK NE DEMEK, AKSİNE BİZE AÇILMIŞ SAVAŞIN FARKINDA MIYIZ?
Trump´a istendiği kadar PYD´nin terör sabıkasını içeren dosyalar sunulsun, ya da değişik platformlarda temkinli hareketle tüm tehlikelerden uzak kalınacağı varsayılsın, yine Türkiye´ye açılan savaş sürüp gidecek. Böyle bir durumda dahi bizim kimseye savaş açacak şansımız yakın gelecek için zaten görülmüyor. Bu bağlamda da herhalde Başbakan Yıldırım bu açmazın itirafını yapmış oluyor şimdiden...
CUMHURİYET HALK PARTİSİ´NİN KAPISI ÖNÜNE KİMLER KONMALI ACABA?
CUMHURİYET HALK PARTİSİ´NİN KAPISI ÖNÜNE KİMLER KONMALI ACABA?
Müdafa-I Hukuk günlerinden başlayan uzun yüzyıllık koşusunda Cumhuriyet Halk Partisi en umulmadık yöneticisini bile kişilerin keyfine göre değil kurumsal işleyişleri çerçevesinde gerektiğinde koltuğundan indirmesini bilmiş bir organizmadır. Bunu gözden kaçırmış olanlar varsa CHP´nin tarihine bir zahmet dönüp baksınlar deriz.
 SORUN ´EVET´ VE ´HAYIR´ İLE SINIRLI DEĞİL
SORUN ´EVET´ VE ´HAYIR´ İLE SINIRLI DEĞİL
Böyle bir referandumun yapılıyor oluşu bile Türkiye´de artık yukarıda sözünü ettiğimiz olumsuz dönüşümlerin ne noktaya taşındığının kanıtı olarak görülmelidir. 16 Nisan oylaması nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, Türkiye şu anda bile başkalaştırılmış durumdadır
16 NİSAN´DA NEYİ OYLAYACAĞIMIZI NE KADAR BİLİYORUZ?
16 NİSAN´DA NEYİ OYLAYACAĞIMIZI NE KADAR BİLİYORUZ?
16 Nisan´da vereceğimiz kararlar her ne kadar ülkemizin, Cumhuriyet´imizin ve de ulusumuzun bekasını ilgilendiriyor olsa da, gerektiğince sağlıklı ve bilinçle verilmiş olmama olasılığını taşımaktadır. Bu da Türkiye´yi, hukukun üstünlüğünün reddedildiği ve parlamenter demokrasinin rafa kaldırıldığı, dolayısı ile Cumhuriyet rejiminin yok edildiği bir sonuca götürme tehlikesini doğurmaktadır.
ZAMAN ZAMAN BİRKAÇ ŞEHİT VERMEK!
ZAMAN ZAMAN BİRKAÇ ŞEHİT VERMEK!
Ankara´nın beş yılı aşkın süredir çelişkili, ulusal çıkarları ve güvenlik kaygılarını dikkate almadan yürüttüğü Suriye politikasının hesabını kim sormalıdır? Elbette parlamento ! Hem de en fazla ve öncelikle parlamentonun iktidar kanadı…
VESAYETTEN KURTULMAKMIŞ, KİM İNANIR BUNA?
VESAYETTEN KURTULMAKMIŞ, KİM İNANIR BUNA?
AKP´nin tasarladığı ve şu sıralar komisyon´daki ‘esaslı bir anayasa değişikliği´ teklifinin, içeriğiyle ele alındığında, sadece mevhum ‘vesayet odaklarını´ tasfiye etme hesabıyla ortaya çıkarılan masum bir girişim olmadığı çok açıktır.
ANAYASA TEKLİFİNDE CUMHURİYET REJİMİNİ NEYE DÖNÜŞTÜRMEK HEDEFLENİYOR?
ANAYASA TEKLİFİNDE CUMHURİYET REJİMİNİ NEYE DÖNÜŞTÜRMEK HEDEFLENİYOR?
Sakıncaları ayrıntılarda gizli olan rejim değişikliği girişimi söz konusu. Öyle ki bunu ‘mini ya da sınırlı´ tanımları ile geçiştirmek olası değil.... Asıl büyük tehlikenin Türkiye´de Cumhuriyet rejiminin ortadan kaldırılmasında kullanılan yöntemde olduğunu da kavramak gerekmekte...
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Volgada 11 gün-23
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
ADANA DEMİRSPOR´A BAŞARILAR DİLERİZ
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
LİSE DERGİLERİ
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
TEDAŞ´TAN AÇIKLAMA VAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
ÇOK TEŞEKKÜRLER HAYAT
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ´NİN İŞGALCİ İTİLAF DEVLETLERİNE KARŞI KAZANDIĞI İLK SİYASİ ZAFERİ MUDANYA MÜTAREKESİ´NİN 96. YILDÖNÜMÜ KUTLAMASI
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
EĞİTİMDE DÜŞÜNCE
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
YENİ ADANA GAZETESİNİN KUVAYI MİLLİYE RUHUYLA 100. YILI
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
Dost acı söyler sayın Kılıçdaroğlu
Ahmet DUMAN
Ahmet DUMAN
CHP Sol Parti mi?
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
SAVCI DOĞAN ÖZ´Ü SAYGIYLA ANARKEN...
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
AVRUPA´DA SOSYAL DEMOKRASİNİN BUNALIMI
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
EKONOMİ YÖNETİMİNİN SORUMLULUĞU ARTIYOR!
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
GAZETECİ SAYIN YILMAZ ÖZDİL´İN “M. KEMAL” BAŞLIKLI KİTABI ÜZERİNE
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
HASTA VELİNİMETİMİZDİR !
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
ABD´yi Yerli Malı ile Protesto Etmek Yerine Beyin Göçünü Engellemek ve Bilimin Öngörüsü ile Geleceği Kurmak Gerekir
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Ata Ali Alp
Ata Ali Alp
FİLM ŞENLİĞİNDEN ALTIN KOZA´YA ADANA FİLM FESTİVALİ-3
1923 YENİDEN - Ercan AKARPINAR
1923 YENİDEN - Ercan AKARPINAR
İDLİP
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
EKONOMİK KRİZ Mİ ASİMETRİK SAVAŞ MI?
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
KENDİ KÜLTÜRÜNDEN KORKMAK
Celal Topkan
Celal Topkan
MÜSLÜMANLARIN VE MÜSLÜMAN ÜLKELERİNİN SORUNU
ALİ TAŞ ADN.
ALİ TAŞ ADN.
kitaplık-elş.deneme YASEMİN BÜLBÜL-“SON SALTANAT ERTUĞRUL”(*)
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
ATATÜRK 30 AĞUSTOS´U ANLATIYOR
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
İlhan ALPER
İlhan ALPER
HÜLYA ŞENKUL VE EDEBİYAT
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Bereketli Hilal
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
ADANASPOR´DA ÇIKIŞ DEVAM EDERKEN, DEMİRSPOR YERİNDE SAYDI
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
GÜLLÜ İLE KELOĞLAN
Adil OKAY
Adil OKAY
ADİL OKAY YAZDI: “ZAMANA ADANMIŞ YÜZLERİMİZ”*
Özcan İNCEOĞLU
Özcan İNCEOĞLU
ADANA DEMİRSPOR´UN SERİSİ ANKARA´DA BOZULDU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
HELAL OLSUN SİZE
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
VASİYET
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
PREVEZE Mİ İNEBAHTI MI
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
SEÇİM RENKLİ GEÇİYOR
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
İNSAN HAYATI BU KADAR UCUZ MU?
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Bugün
21 °C
Perşembe
21 °C
Cuma
20 °C
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2018-10/9/1534080953548.jpg