YAZARLAR

  • BIST 100

    114.809%0,00
  • DOLAR

    6,8658% 0,07
  • EURO

    7,7831% 0,28
  • GRAM ALTIN

    397,12% -0,21
  • ÇEYREK ALTIN

    655,248% -0,21

Adana

13.07.2020

  • İMSAK 03:41
  • GÜNEŞ 05:23
  • ÖĞLE 12:49
  • İKİNDİ 16:40
  • AKŞAM 20:06
  • YATSI 21:41
  • Pazartesi 36 ° / 23 ° Gök gürültülü sağanak yağış
  • Salı 36 ° / 23 ° Gök gürültülü sağanak yağış
  • Çarşamba 37 ° / 23 ° Gök gürültülü sağanak yağış

Yükleniyor

Yükleniyor

Yükleniyor

​​​​​​​YASSIADA YARGILAMALARININ HUKUKİ DAYANAĞI KALDIRILIYOR    

TBMM Başkanı Şentop ile AKP ve MHP milletvekillerinin imzasını taşıyan Yassıada yargılamalarının hukuki dayanağının kaldırılmasını içeren kanun teklifi TBMM Anayasa Komisyonunda oybirliğiyle kabul edildi.

TBMM Başkanı ve Tekirdağ Milletvekili Mustafa Şentop ile AK Parti ve MHP milletvekillerinin imzasını taşıyan Teşkilatı Esasiye Kanununun Bazı Hükümlerinin Kaldırılması ve Bazı Hükümlerinin Değiştirilmesi Hakkında Geçici Kanunun Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılması ve Neden Olunan Mağduriyetlerin Giderilmesi Hakkında Kanun Teklifi, 3 maddeden oluşuyor.

Teklifle, millete ait yargı yetkisini gasbettiği savlanan  ve  evrensel hukuk kurallarını çiğneyerek temel hak ve özgürlükleri ortadan kaldıran kararlar veren Yüksek Adalet Divanının kullandığı yetkilerin hukuki dayanağını oluşturan ve halen yürürlükte bulunan kanun hükümleri geçmişe dönük yürürlükten kaldırılacak.

Komisyon görüşmelerinde CHP Sözcüleri bu teklifi koşulsuz destekleyeceklerini açıkladılar.

Yeni dava yolu öngörülerek Yüksek Adalet Divanının kuruluşuna ve yetkilerine ilişkin kanun hükümlerinin yürürlükten kaldırılmasıyla hükümsüz hale gelen kararlardan kaynaklanan zararların tazminine imkan sağlanacak.

Teklifle, millete ait yargı yetkisini gasbeden ve temel hukuk kuralları ile 1960 yılında yürürlükte olan Anayasa'ya açıkça aykırı şekilde başta dönemin Başbakanı Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ın yaşam hakkı olmak üzere birçok kişinin temel hak ve özgürlüklerini ortadan kaldıran yargılamaları yürüten Yüksek Adalet Divanının kullandığı yetkilerin pozitif hukuktaki dayanağı yürürlükten kaldırılacak.

Anayasa Komisyonu Başkanvekili ve AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Ali Özkaya, Yassıada yargılamalarının ardından idam edilen Adnan Menderes ve arkadaşlarının ülkenin kalkınması için çok ciddi bir gayretle çalıştıklarını, her seçimde oyunu daha da artırarak, Türkiye'nin ilerlemesi ve refahına katkı sağladıklarını söyledi.

Menderes ve arkadaşlarının idamının Türk demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçtiğini ifade eden Özkaya, "Bu kanun, 'biz yaptık oldu' diyenlere, 'biz sizi de sizin yaptıklarınızı da tanımıyoruz' denildiği için çok önemli. Bu kanun, demokrasi ve milli iradeye ket vuranlara, silahla, darbeyle yönetime gelenlere 'sizi tanımıyoruz' deme kanunudur. Bu kanunla Meclis, kendisine yapılan haksız saldırıyı milletvekillerinin özgür ve hür idaresiyle sonlandıracak." diye konuştu.

TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç de 27 Mayıs 1960 askeri darbesi ve Yassıada yargılamalarının, doğal hakim ilkesi, masumiyet karinesi ve "kanunsuz suç olmaz" ilkesi gibi evrensel hukuk prensiplerinin yanı sıra o dönem yürürlükte olan 1924 Anayasası'nın yasama sorumsuzluğu, yasama dokunulmazlığı ve Yüce Divan teşekkülüne ilişkin hükümlerine açıkça aykırı olduğunu belirtti.

Darbecilerin, yürürlükteki kanunlar ve Anayasa'yı çiğneyerek kendi darbe hukuklarını yaratma yoluna gittiğini, Demokrat Partiden ve onun temsilcilerinden intikam almak için kendi arzuları doğrultusunda kararlar verecek sözde bir mahkeme kurduğunu ifade eden Bilgiç, "27 Mayıs darbesi demokrasi ve insan haklarına karşı yapılmış bir harekettir. Darbecilerin kurduğu divan, yargılamak için değil cezalandırmak amacıyla teşkil edilmiştir." dedi.

Bilgiç, şöyle devam etti:

"Yüce heyetin takdirine arz ettiğimiz bu kanun teklifinden muradımız, böylesine hukuk dışı bir süreç yürütülerek kurban edilen başta dönemin Başbakanı Adnan Menderes ve iki bakanı Hasan Polatkan ile Fatih Rüştü Zorlu olmak üzere, Yassıada'daki düzmece mahkeme tarafından yargılanan ve hüküm giyen bütün sanıkların çeşitli suçlardan mahkum oldukları yönündeki şekli gerçekliği değiştirmek ve 27 Mayıs hain darbesinin hem Yassıada mağdurlarının aileleri hem de Türk milletinin vicdanında açtığı yarayı bir nebze olsun hafifletebilmektir."

AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin de kanun teklifinin Türk demokrasi tarihi açısından önemli önemli olduğunu belirterek, 1960 darbesiyle Türk demokrasisinin muazzam bir travma geçirdiğini, 27 Mayıs darbesinin bir başlangıç noktası olduğunu, bu tarihten itibaren ülkede darbeler sürecinin başladığını anlattı.

Türkiye'de darbeci geleneğin izlerinin bugün de görüldüğünü vurgulayan Zengin, şöyle devam etti:

"Bugün yaptığımız şey, demokrasimizdeki hasarları ortadan kaldırmakla ilgili bir süreçtir. Bugün hukuki gerçeklik adına bir mahkumiyet kararı hala vardır. Sonuçta Menderes ve arkadaşları idama mahkum olmuşlardır. Hukuksal açıdan bu karar varlığını devam ettirmektedir. Bizim yapmak istediğimiz şey, varlığını hukuksal açıdan devam ettiren bu kararın bizatihi kendisini değil, bu kararı veren mahkemeyi kuran geçici kanunu ortadan kaldırmaktır. Adnan Menderes'in, kefeni üzerinde, idam yaftası boğazında o fotoğrafı Türkiye'de siyasetçiler için böyle olabilirsiniz demenin bir yolu olmuştur. Cumhurbaşkanımız da siyasete girdiği günden itibaren 'Biz bu yola kefenimizi giyerek çıktık.' derken aslında bu fotoğrafı reddettiğini, bunu ayaklarının altına aldığını söylemiştir. Bu bizim kuşağımız açısından fevkalade anlamlı bir cümledir. O fotoğraf Türkiye'de her daim siyasetçiler için

travma simgesi olarak orada kalmıştır. Ta ki bizler, Türk milleti olarak hep beraber bunları adım adım yerle yeksan edinceye kadar."

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de komisyon ve Genel Kurulda teklife kabul oyu vereceklerini bildirdi.

Teklifin imza için CHP'ye gönderilmediğini belirten Özel, "Tüm siyasi partilerin Meclis başkanvekillerinin teklifte imzasının bulunması anlamlı olurdu. Bizimle görüşülseydi getirin imzalayalım demiştik. Hiç şüphe etmiyorum ki bu parlamentodaki tüm milletvekilleri bu imzayı koymak isterlerdi. Bunun yapılmaması, ihtiyaç duyulan ruha, birlikteliğe uygun bir yaklaşım olmamıştır. Meseleyi gündelik, dar ittifaklara sıkıştırmayı sağlıklı bulmuyoruz." dedi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, teklife koşulsuz destek verdiklerini kaydetti.

27 Mayıs'ın, İzmir'in işgalinden sonra ülke tarihinin en kara günü olduğunu aktaran Altay, "Bir başka ayıp da bunu 20 yıl bayram olarak kutlamamızdır. Gecikmiş olsa da bu teklif bir kazançtır. Türkiye büyük ayıp etti, büyük yanlış yapıldı. Ne söylesek boş. Umarım ders almışızdır. 27 Mayıs darbelerin anasıdır. Darbe yapanın insanlığı bitmiştir. TSK'nin Türk milleti ve TBMM'nin emrinde olduğunu herkes bilmeli. TSK'nin bir sürü görevi vardır ama demokrasiyi korumak gibi bir görevi yoktur ve bundan sonra da olmayacaktır. Bunu herkes bilmeli." değerlendirmesinde bulundu.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da 1960 darbesinin Türk demokrasisine vurulmuş ağır bir darbe olduğunu söyledi.

Alparslan Türkeş'in 27 Mayıs'ın öz eleştirisini yapan bu gruptaki tek kişi olduğunu belirten Akçay, 27 Mayıs'ı hiçbir zaman bayram olarak kutlamadıklarını, bu tarihin CHP tarafından kutsandığı gibi de kutsanmadığını ifade etti.

Akçay, "CHP'nin o dönemki mensupları, liderleri, kadroları, yazarları, çizerleri bunun öz eleştirisini yapmamışlardır. Hala 27 Mayıs 1960 darbesini savunanlar da bulunmaktadır. Başbuğ Alpaslan Türkeş, 5 buçuk aylık süre zarfında belli gerekçelerle Yüksek Adalet Divanı'nın kurulmasına, Yassıada zulümleri ve idamlara karşı çıktığı için bu darbelere maruz kalmıştır, her zaman 'en kötü demokrasi en iyi ihtilal rejiminden daha iyidir' şiarını ortaya koymuş ve vefatına kadar aynı çok partili demokratik siyasi hayatı savunmuştur." dedi.

İYİ Parti Antalya Milletvekili Feridun Bahşi de 27 Mayıs 1960'ın Türkiye'de darbe ve muhtıraların başladığı tarih olduğunu belirtti.

Bahşi, tasarıyı olumlu ancak eksik bulduklarını bildirdi.

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş da darbelerle yüzleşmeyi önemli bulduklarını, teklifi desteklediklerini belirtti.

Yassıada yargılamalarının hukuki dayanağının kaldırılmasını içeren kanun teklifi TBMM Anayasa Komisyonunda oy birliğiyle kabul edildi.

TBMM Başkanı ve Tekirdağ Milletvekili Mustafa Şentop ile AK Parti ve MHP milletvekillerinin imzasını taşıyan 1924 Tarih ve 491 Sayılı Teşkilatı Esasiye Kanunu'nun Bazı Hükümlerinin Kaldırılması ve Bazı Hükümlerinin Değiştirilmesi Hakkında Geçici Kanunun Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılması ve Neden Olunan Mağduriyetlerin Giderilmesi Hakkında Kanun Teklifi'nin görüşmelerinde milletvekilleri değerlendirmelerde bulundu.

CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, 1960 darbesinin, sonraki süreçte gerçekleşen tüm darbe ve muhtıraların ilk adımı olduğunu belirterek, demokrasiye kara leke olarak geçen bu darbenin etkinlerini tarihten silmek için partilerin bir araya gelmesinin oldukça anlamlı olduğunu belirtti.

Anayasa'nın rafa kaldırıldığı 12 Mart 1971 Mart muhtırası ile 12 Eylül 1980 darbesi başta olmak üzere, demokrasiye müdahale edilen bütün girişimlere ilişkin kalıntıların da kaldırılması gerektiğini vurgulayan Tezcan, bu adımın Türk demokrasisi için bir gereklilik olduğunu ifade etti.

Sözde Yassıada yargılamaları esnasında 7 kişinin öldüğünü, 1 kişinin intihar ettiğini, 3 kişinin ise idam edildiğini hatırlatan Tezcan, bu tablonun insanlık adına utanç verici olduğunu kaydetti.

MHP İstanbul Milletvekili Feti Yıldız, CHP grup başkanvekilleri ile komisyon üyelerinin kanun teklifine destek vereceklerini açıklaması karşısında mutlu olduğunu söyledi.

27 Mayıs darbesinin izlerinin silinmesine ilişkin yapılacak yasal düzenlenmenin demokrasi için anlamlı bir adım olacağını belirten Yıldız, Adnan Menderes ve arkadaşlarının yakınlarına iadeiitibarın ahde vefanın gereği olduğunu ifade etti.

AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt ise 27 Mayıs darbesinden sonra oluşturulan Adalet Divanı'nın yaptığı sözde yargılama kararlarının kaldırılmasına ilişkin düzenlemenin hayata geçmesi halinde Türkiye demokrasi tarihinde bir dönüm noktası olacağını belirtti.

Beyazıt, bir başbakan ve iki bakanın idam edildiği süreçle yüzleşmenin demokrasinin gereği olduğunu vurguladı.

Menderes ve Demokrat Partililer hakkında hukuksuz karar veren hakimlerin yargılamadan sonra yüksek yargıya atandığını, bu isimlere onursal başkanlıklar verildiğini anlatan Beyazıt, "Yargıtay koridorlarında bu isimlerin hala onursal başkan adı altında fotoğraflarının bulunması doğru değildir. Bunun için de idari bir düzenleme yapılabilir." dedi.

CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, 27 Mayıs 1960 darbesinin Türk tarihinde kara bir leke olduğunu ve utançla hatırlandığını söyledi.

Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamının da acı verici olduğunu aktaran Başarır, bu idamların yanı sıra 28 Şubat süreci ve diğer darbelerin de yeniden sorgulanması gerektiğini bildirdi.

Başarır, "Bu insanların da hakkını teslim etmek zorundayız. 15 Temmuz, 27 Mayıs... 1960'tan bu yana hepsini tartışacağımız bir komisyon kuralım ve bunları tartışalım. Tartışalım ki geleceğe ışık olsun, bir daha tekrarlanmasın." dedi.

HDP Şanlıurfa Milletvekili Hüseyin Kaçmaz, darbenin kazananının bulunmadığını, kaybedenin ise sivil vatandaşlar olduğunu, bütün darbelerin mağdurlarının zararlarının karşılanması gerektiğini belirtti.

CHP İstanbul Milletvekili Yunus Emre, Menderes'in idamının bir cezanın infazı değil, cinayet olduğunu, darbelerin ülke tarihine kara bir leke olarak geçtiğini kaydetti.

AK Parti İstanbul Milletvekili Ravza Kavakcı, 27 Mayıs darbesiyle Türkiye'nin ilerlemesinin önüne geçildiğini, 1960 darbesinin bundan sonraki darbelerin de önünü açtığını söyledi.

Teklifin çok önemli bir çalışma olduğunu vurgulayan Kavakcı, katkıda bulunanlara teşekkür etti.

Maddeleri üzerindeki görüşmenin ardından Yassıada yargılamalarının hukuki dayanağının kaldırılmasını öngören kanun teklifi, oy birliğiyle kabul edildi.

Teşkilatı Esasiye Kanununun Bazı Hükümlerinin Kaldırılması ve Bazı Hükümlerinin Değiştirilmesi Hakkında Geçici Kanunun Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılması ve Neden Olunan Mağduriyetlerin Giderilmesi Hakkında Kanun Teklifi ile Yüksek Adalet Divanı'nın kullandığı yetkilerin hukuki dayanağını oluşturan ve halen yürürlükte bulunan kanun hükümleri geçmişe dönük yürürlükten kaldırılacak.

Yeni dava yolu öngörülerek Yüksek Adalet Divanı'nın kuruluşuna ve yetkilerine ilişkin kanun hükümlerinin yürürlükten kaldırılmasıyla hükümsüz hale gelen kararlardan kaynaklanan zararların tazminine imkan sağlanacak.

Teklifin geçici birinci maddesi üzerinde AK Parti'nin verdiği değişiklik önergesi, kabul edildi.

Kabul edilen önergeye göre, varlığı hukuki dayanaktan mahrum olacak Yüksek Adalet Divanı'nın hükümsüz hale gelen bütün kararlarının adli sicil ve her türlü arşiv kayıtlarından silinmesi, Adalet Bakanlığınca resen yerine getirilecek.

Yüksek Soruşturma Kurulu ile Yüksek Adalet Divanı tarafından haklarında soruşturma ve kovuşturma yürütülenlerin uğradıkları manevi zararlar, hazine tarafından karşılanacak. Bu kişilerin mal varlığı değerlerinin müsadere edilmesinden kaynaklanan maddi zararları da giderilecek.

Zarar görenler ve mirasçıları tarafından zararlarının karşılanması istemiyle yapılacak başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Cumhurbaşkanı tarafından bir komisyon kurulacak. Komisyon çalışma usül ve esasları Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek. Zararlarının karşılanmasını isteyenler komisyonun çalışma usul ve esaslarının Resmi Gazete'de yayımlanmasını izleyen 3 ay içinde komisyona başvurarak, zararlarının tazminini isteyebilecek.

Komisyon kararlarına karşı kararın tebliğini izleyen 15 gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere komisyona itirazda bulunulabilecek. İtiraz üzerine verilen kararlara karşı ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştay'da dava açılabilecek. Bu davalar acele işlerden sayılacak.

Komisyona yapılacak başvurular için herhangi bir ad altında ücret talep edilemeyecek. Komisyonun itirazı üzerine verdiği kararlara karşı Danıştayda açılacak davalarda karar ve ilam harcı maktu alınacak ve dava sonunda maktu vekalet ücretine hükmedilecek.

Komisyon tarafından başvurular değerlendirilirken ihtiyaç duyulan bilgi ve belgeler, ilgili gerçek veya tüzel kişilerden istenebilecek. Kamu kurum ve kuruluşları, bu husustaki talepleri belirlenen süre içinde yerine getirmek zorunda olacak.

Maddi zararların karşılanması talepleri karara bağlanırken uğranıldığı kesin olan ancak aradan geçen zaman sebebiyle tutar yönünden tespiti teknik olarak mümkün olmayan zararlar açısından hakkaniyete uygun bir miktarın ödenmesine karar verilecek.

Kamu kurum ve kuruluşları, Yüksek Soruşturma Kurulu ve Yüksek Adalet Divanı'na ait her türlü arşivlik ve arşiv belgesini maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 30 gün içinde TBMM Başkanlığına devredecek.

Düzenleme, 27 Mayıs 1960'tan itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütecek. (kaynak: TBMM internet sitesi)

Haber Kaynak : HABER MERKEZİ