TAKILAN YPG ARMASI MI, TÜRKİYE´NİN BAŞINA ÇUVAL GEÇİRMENİN PROVASI MI ?
Bay Büyükelçi istediği kadar YPG armalarını Amerikan askerlerinin bireysel dostluk nişanesi olarak taktığını ileri sürsün. Buna inanmak safdillik olur.
Tarih: 31.5.2016 16:40:08/ 3131okunma / 0yorum

“ABD Büyükelçisi Bass, Şanlıurfa´da  gerçekleştirilen Güneydoğu İş Kadınları Zirvesi´ndeki konuşmasında Amerikan askerlerinin YPG arması takmasının bireysel bir hareket olduğunu ve devletin politikasını yansıtmadığını söylemiş

Ardından da şunları eklemiş:

YPG´ye danışmanlık yapan ve YPG armaları takan askerlerimizle alakalı son birkaç gündür çok şeyin konuşulduğunu biliyorum. Bu Pentagon sözcüsünün de belirttiği gibi kişisel hareketler, izin alınmadan yapılan hareketlerdir ve düzeltilmişlerdir. DAEŞ´e karşı yürütülen savaşta bu ABD´nin bir politikasını yansıtmamaktadır, politika seçimi değildir.”

Bay Bass, “Türkiye içindeki bazı topluluklara, hem Kilis´e hem de etrafındaki yerlere zarar veren bu DAEŞ´i Türk sınırından nasıl uzaklaştırabiliriz, nasıl atabiliriz diye yakından çalışıyoruz,” sözleri ile de Türkiye´ye yönelik tehditleri uzaklaştırmak için ne büyük bir çaba harcadıklarına işaret etmiş.

Bir özür mü, ‘Biz bildiğimizden şaşmayız´ diklenişi mi bu sözler bunu kestirmek zor olsa da Büyükelçi´nin konuşmasının bir yerinde, Türkiye´de bazı kişiler tarafından öne sürülen düşünceleri düzeltmek için bana fırsat verdiğiniz için teşekkür ederim,” demesini bir tavzih olarak kabul etmek gerekir belki de. Ama yine de bu açıklamalar “Özrü kabahatinden büyük” özdeyişi ile örtüşüyor gibi.

ABD´nin dünyanın her yerinde yıllardır sürdürdüğü savaşlarını Orta Doğu´ya sıçratması ile işlediği kabahatler o kadar büyük ki, özür dilense de, günah çıkarılsa da bunların yarattığı felaketleri örtbas etmenin olanağı yok. Ancak DAEŞ – IŞİD- gailesinin giderilmesi yolunda attığı adımları haklı çıkarmak adına dilenen bir özür var  ise ortada,  bunun asıl kabahatleri çok fazla aştığını da bilmek gerek.

Neymiş, “DAEŞ´i Türk sınırından nasıl uzaklaştırabiliriz, nasıl atabiliriz diye yakından çalışıyorlarmış!”  Bunun için de YPG´nin savaşan unsurlarına danışmanlık yapılıyormuş. ABD, DAEŞ´e karşı olan savaşında bir çok grup arasında en önemli desteği Suriye Arap Koalisyonu adı altında savaşan Suriyeli Araplara veriyormuş. Onlara DAEŞ´e karşı olan savaşlarında özel ekipmanlar sağlıyorlarmış. Bu arada da bir grup  Amerikan askeri izin almadan YPG  armaları takıyorlarmış üniformalarına…

İlk Soru elbette şu olmalı: Ne işi var Amerikan askerinin Suriye´de?

İkinci Soru da şöyle geliyor ardından: . DAEŞ´in ABD´ye karşı ortaya koyduğu sorunlar nedir de Amerika Birleşik Devletleri bundan aşırı endişe duyup bu örgüte karşı böyle bir savaşımın destekçisi oluyor?

ABD´nin,  onunla birlikte hareket eden Batılı ülkelerin asıl adıyla IŞİD´in yaratılması sürecinde üstlendikleri rolleri görmezden gelmek de olası değildir bu arada. Irak´ta başlayan ve hiçbir temele dayanmayan işgal hamleleri, ardından da Esad rejimini devirip yerine kendi kafalarındaki paylaşım modelleri doğrultusunda bölünmüş Suriye yaratma adımları, bütün bölgenin güvenliğini alt üst ettiği gibi,  kitlesel ölümlere – daha açıkçası – cinayetlere yol açmıştır. Ortaya çıkan IŞİD ve diğer kökten dinci görünümlü cürüm oluşumları bu sürecin hızlanıp derinleşmesinde önemli işlevler üstlenmişlerdir. IŞİD bu oyunda attığı her adımla ve nereden kaynak sağlandığı şüphe yaratan silahlarla ortaya koydukları kıyımlarla hep ABD ve ortaklarının projelerine uygun roller almıştır.

Kaldı ki Rusya´nın Suriye´ye kadar sarkıp burada askeri güç olarak yerleşmesi bile önemli bir sonucudur IŞİD´in… Moskova´nın Kırım´ı işgali karşısında sessiz kalınmasının bir diyeti olmuştur Rus askeri gücünün gelip Ortadoğu´da bir köprübaşı oluşturması. Şimdi de bir yandan Batı diğer yandan Rusya,  Orta Doğu paylaşımında Türkiye´nin içinden başlayıp, Suriye ve Irak´tan İran´a kadar uzanabilecek bir Kürdistan yaratılması projesinde masa başında, zaman zaman da Suriye toprakları üzerinde, bilek güreşini sürdürüp durmaktadırlar.

Bu hamlelerin hepsinin ardında da IŞİD´le oynanan kanlı ‘tavşana kaç tazıya tut´ tiyatro oyununun replikleri vardır. Kimi kaynaklar IŞİD´in de tıpkı El Kaide gibi bir Pentagon ürünü olduğunu ileri sürüp durmaktadırlar.  Ancak şurasını kimse yadsıyamaz: ABD´nin YPG ile işbirliği masum bir dost/düşman senaryosunun parçası değildir. Türk askerinin kafasına çuval geçirildiği günlerdeki hıncı anımsatır biçimde Suriye hudutlarımızın ötesinde PKK temelli bir Kürt oluşumu yaratma bağlamında sürdürülen bir komplonun pervasızca ortaya serilmesidir. Ayrıca ABD´nin Türk ulusuna “Kuzey Suriye´den sonra sıra size de gelecek, PKK ile işbirliğimiz sürecek” mesajının verilmesidir!

Bay Büyükelçi istediği kadar YPG armalarını Amerikan askerlerinin bireysel dostluk nişanesi olarak taktığını ileri sürsün. Buna inanmak safdillik olur. Aslında danışmanlık ötesinde silahla vuruştuğu da haber verilen ABD askerinin, “yüksek Amerikan çıkarları” uğruna parçalanıp yok edilen Suriye´de, bireysel tercihlerinin kaprislerini tatmin için değil Washington´un devlet politikasının gerekleri için adımlarını doğru atmak zorunda olduğunu hiçbir Amerikan yetkilisi yadsıyamaz. 











Kaynak: ÖZEL HABER

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
ADALET YÜRÜYÜŞÜ NEREYE KADAR?
ADALET YÜRÜYÜŞÜ NEREYE KADAR?
Kılıçdaroğlu´nun AKP iktidarının köklü rejim değişikliğine gitme heveslerine, hesaplarına ve hamlelerine karşı tam yerinde ve zamanında önlem alamadığı, hep uzlaşmacı ve çekingen davrandığı geçmişini dikkate alırsak, bu kez de sadece soyut ADALET kavramı adına çıktığı yürüyüşte de çok büyük toplumsal ve siyasal enerjiyi heder edeceği kuşkusunu duymaktan kendimizi alamıyoruz
MONŞER DEDİKLERİ DİPLOMATLARIMIZI ÖZLEMEK…
MONŞER DEDİKLERİ DİPLOMATLARIMIZI ÖZLEMEK…
Güçlü, saygın ve ulusal çıkar temelli geleneksel dış politikalarımızın darmadağın edilmesine, Arap şeyhlerinin sinsi hesaplaşmalarına ve de Batı Emperyalizminin kanlı ellerine terk edilmesine dur demenin zamanı gelmiş olmalı.
AMERİKAN TİPİ BAŞKANLIĞA DA FİT OLMAMAK…
AMERİKAN TİPİ BAŞKANLIĞA DA FİT OLMAMAK…
Trump´un kendisinin bir sürü gerçekle örtüşmeyen haberlerle bilgilendirildiği iddialarına yer verilen bir yazıda, Beyaz Saray´daki kimi danışmanların ve görevlilerin başkanın ön yargılarına, hatta paranoya derecesine varan kaygılarına, komplo teorileri merakına uygun düşen yalan yanlış olaylar kurgulayarak çanak tutmasından söz ediliyor.
ABD´YE SAVAŞ AÇMAK NE DEMEK, AKSİNE BİZE AÇILMIŞ SAVAŞIN FARKINDA MIYIZ?
ABD´YE SAVAŞ AÇMAK NE DEMEK, AKSİNE BİZE AÇILMIŞ SAVAŞIN FARKINDA MIYIZ?
Trump´a istendiği kadar PYD´nin terör sabıkasını içeren dosyalar sunulsun, ya da değişik platformlarda temkinli hareketle tüm tehlikelerden uzak kalınacağı varsayılsın, yine Türkiye´ye açılan savaş sürüp gidecek. Böyle bir durumda dahi bizim kimseye savaş açacak şansımız yakın gelecek için zaten görülmüyor. Bu bağlamda da herhalde Başbakan Yıldırım bu açmazın itirafını yapmış oluyor şimdiden...
CUMHURİYET HALK PARTİSİ´NİN KAPISI ÖNÜNE KİMLER KONMALI ACABA?
CUMHURİYET HALK PARTİSİ´NİN KAPISI ÖNÜNE KİMLER KONMALI ACABA?
Müdafa-I Hukuk günlerinden başlayan uzun yüzyıllık koşusunda Cumhuriyet Halk Partisi en umulmadık yöneticisini bile kişilerin keyfine göre değil kurumsal işleyişleri çerçevesinde gerektiğinde koltuğundan indirmesini bilmiş bir organizmadır. Bunu gözden kaçırmış olanlar varsa CHP´nin tarihine bir zahmet dönüp baksınlar deriz.
 SORUN ´EVET´ VE ´HAYIR´ İLE SINIRLI DEĞİL
SORUN ´EVET´ VE ´HAYIR´ İLE SINIRLI DEĞİL
Böyle bir referandumun yapılıyor oluşu bile Türkiye´de artık yukarıda sözünü ettiğimiz olumsuz dönüşümlerin ne noktaya taşındığının kanıtı olarak görülmelidir. 16 Nisan oylaması nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, Türkiye şu anda bile başkalaştırılmış durumdadır
16 NİSAN´DA NEYİ OYLAYACAĞIMIZI NE KADAR BİLİYORUZ?
16 NİSAN´DA NEYİ OYLAYACAĞIMIZI NE KADAR BİLİYORUZ?
16 Nisan´da vereceğimiz kararlar her ne kadar ülkemizin, Cumhuriyet´imizin ve de ulusumuzun bekasını ilgilendiriyor olsa da, gerektiğince sağlıklı ve bilinçle verilmiş olmama olasılığını taşımaktadır. Bu da Türkiye´yi, hukukun üstünlüğünün reddedildiği ve parlamenter demokrasinin rafa kaldırıldığı, dolayısı ile Cumhuriyet rejiminin yok edildiği bir sonuca götürme tehlikesini doğurmaktadır.
ZAMAN ZAMAN BİRKAÇ ŞEHİT VERMEK!
ZAMAN ZAMAN BİRKAÇ ŞEHİT VERMEK!
Ankara´nın beş yılı aşkın süredir çelişkili, ulusal çıkarları ve güvenlik kaygılarını dikkate almadan yürüttüğü Suriye politikasının hesabını kim sormalıdır? Elbette parlamento ! Hem de en fazla ve öncelikle parlamentonun iktidar kanadı…
VESAYETTEN KURTULMAKMIŞ, KİM İNANIR BUNA?
VESAYETTEN KURTULMAKMIŞ, KİM İNANIR BUNA?
AKP´nin tasarladığı ve şu sıralar komisyon´daki ‘esaslı bir anayasa değişikliği´ teklifinin, içeriğiyle ele alındığında, sadece mevhum ‘vesayet odaklarını´ tasfiye etme hesabıyla ortaya çıkarılan masum bir girişim olmadığı çok açıktır.
ANAYASA TEKLİFİNDE CUMHURİYET REJİMİNİ NEYE DÖNÜŞTÜRMEK HEDEFLENİYOR?
ANAYASA TEKLİFİNDE CUMHURİYET REJİMİNİ NEYE DÖNÜŞTÜRMEK HEDEFLENİYOR?
Sakıncaları ayrıntılarda gizli olan rejim değişikliği girişimi söz konusu. Öyle ki bunu ‘mini ya da sınırlı´ tanımları ile geçiştirmek olası değil.... Asıl büyük tehlikenin Türkiye´de Cumhuriyet rejiminin ortadan kaldırılmasında kullanılan yöntemde olduğunu da kavramak gerekmekte...
CHP´NİN ADANA MİTİNGİNDEN ALINACAK DERSLER VAR
CHP´NİN ADANA MİTİNGİNDEN ALINACAK DERSLER VAR
Diktaya giden son dönemeçte Cumhuriyet Halk Partililer önce kendi iç sorunlarını, Atatürk Cumhuriyetini yeterince koruma ve kollama kararlılığında yoksun yönetim kademelerini hizaya getirerek çözmek ve de yüklenilen Cumhuriyet ve ülke bütünlüğü sorumluluklarına her kademede sahip çıkıp gereğini yapmak gibi bir görev üstlenmek zorundadırlar. Adana Mitinginden çıkarılacak ders bu olmalıdır.
   PARLAMENTER DEMOKRASİ´NİN BAĞRINA HANÇER DAYANMIŞKEN
PARLAMENTER DEMOKRASİ´NİN BAĞRINA HANÇER DAYANMIŞKEN
“Bir hükümetin meşruiyeti sadece menşeinde, yani iktidara gelişinde değil, iktidarda da kendisini bu mevkie getiren Anayasaya riayeti ve Millet efkarı, ordu, kaza ve ilim müesseseleri gibi müesseselerle işbirliği yaparak, Hukuk içinde yaşaması ile ve devamı ile mümkündür.”(*)
AKP´Yİ YÖNETENLER VE BUNLARA BOYUN EĞENLER DE  SORUMLULUKLARININ FARKINDA MI?
AKP´Yİ YÖNETENLER VE BUNLARA BOYUN EĞENLER DE SORUMLULUKLARININ FARKINDA MI?
Gerçekte AKP yöneticileri bir yandan ‘millet ne derse o olur´ diyerek kontrolsüz, kuralsız bir keyfi rejim modeline kılıf hazırlarlarken, bir yandan da kendi iç yapılarında dahi demokratik işleyişleri durdurma, bunları yok sayma yoluyla bir oldu bitti arayışına giremezler.
 “GEÇİŞ KANLI MI KANSIZ MI, SERT Mİ YUMUŞAK YA DA TATLI MI OLACAK?”
“GEÇİŞ KANLI MI KANSIZ MI, SERT Mİ YUMUŞAK YA DA TATLI MI OLACAK?”
Kılıçdaroğlu´nun bir çağrı, niyet ya da temenni niteliği taşımayan, sadece gelecekteki vahim koşulların habercisi sayılabilecek sözleri hakkında soruşturma başlatacağına Başsavcı, yaşanmakta olan Anayasa´yı fiilen “tebdil, tağyir ve ilga” etme eylemi için harekete geçmeliydi.
   LAİKLİĞİ TWİTLERLE – KUŞ CIVILTILARI İLE – KORUMAYA KALKIŞMAK!
LAİKLİĞİ TWİTLERLE – KUŞ CIVILTILARI İLE – KORUMAYA KALKIŞMAK!
Bu ciddi tehdidin ortaya yenilerde çıkışının nedeni çok açık aslında. Türkiye´nin ve Türk ulusunun çağdaşlaşma hamlelerine ödünsüz sahip çıkan bir siyasal yapı ve bunun altyapısını oluşturan halk katmanları ve seçmen kitlesi vardı yakın geçmişe kadar.
PKK´YI GERÇEKTEN YENDİK Mİ DERSİNİZ?
PKK´YI GERÇEKTEN YENDİK Mİ DERSİNİZ?
Yakılmış, yıkılmış kentlerimiz; bombalı tuzaklar yüzünden evinden yurdundan edilmiş yurttaşlarımız; onca şehidimiz, öksüz yetim kalmış yavrularımız, tehlikelerden ve tehditlerden korunamayan ülkemiz, çepeçevre düşmanlıklarla kuşatılmış Türkiye´miz ve içten vurulan sahipsiz ulusumuz… Sonuçta gerçek tablo bu
BUGÜN 23 NİSAN: ULUSAL EGEMENLİĞİMİZE EL KONULMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ
BUGÜN 23 NİSAN: ULUSAL EGEMENLİĞİMİZE EL KONULMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ
Ulusal iradeyi temsil ettiği yanılsamalarıyla beslenen ve kişisel otorite tahakkümüne dayalı oldubittilere, benzeri ancak 1930´ların diktatörlükler Avrupa´sının yıkıntıları arasında aranıp bulunabilecek bir dikta rejiminin hayallerine karşı uyanık olmalıyız
ERDOĞAN´IN DEMOKRASİ VAADİ Mİ? BUNU BİR DURUP DÜŞÜNELİM…
ERDOĞAN´IN DEMOKRASİ VAADİ Mİ? BUNU BİR DURUP DÜŞÜNELİM…
Cumhurbaşkanı Erdoğan´a göreve demokrasi vaadiyle geldiğini hatırlattığını söyleyen Başkan Obama aslında geçmişten bugüne uzanan ve Türkiye açısından karabasandan farksız bir başka tür vaadden ve bunlar karşılığı taahhüt edilen desteklerden bahsediyor.
 BOMBACILAR ELBET YAKALANIR AMA ASIL SORUN YÖNETSEL ANARŞİDEN KURTULAMAMAK
BOMBACILAR ELBET YAKALANIR AMA ASIL SORUN YÖNETSEL ANARŞİDEN KURTULAMAMAK
Yara büyüktür ve çok derinlerdedir. Bu duruma ancak “yönetsel anarşi” tanımı denk düşer. Anarşinin sorumluları ise bunu görmezden gelmeyi seçmişlerdir.
RUS´UN - VE DE AMERİKALI´NIN – PYD/YPG AŞKI BAŞKA
RUS´UN - VE DE AMERİKALI´NIN – PYD/YPG AŞKI BAŞKA
Davutoğlu, PYD´yi “Suriye rejiminin uzantısı olan terör örgütü, Rusya´nın sivil halkı bombalamasıyla iş birliği yapan bu terör örgütü,” diye nitelerken şu gerçeği gözlerden kaçırıyor: PYD sadece Rusya´nın değil, ABD´nin de ‘bizim çocuklar´ dediği ve bunu kafamıza vura vura tekrarladığı bir oluşum.
“GAZİ, KAHRAMAN, ŞANLI HALEP” NEYİN NESİ BİR ANLASAK!
“GAZİ, KAHRAMAN, ŞANLI HALEP” NEYİN NESİ BİR ANLASAK!
Dış siyasetimizin ulusal çıkarlarımız bağlamında nasıl bir kırılma noktasına getirildiğini görebilecek ve bundan kaygı duyacak yetkili, etkili kesimler, parlamentoda görev yapan milletvekilleri bu gidişe dur demenin çareleri geciktirmeden aramalı.
   “EY AMERİKA SÖYLE BANA,  DOST MUSUN, DÜŞMAN MISIN?”
“EY AMERİKA SÖYLE BANA, DOST MUSUN, DÜŞMAN MISIN?”
Soru çok yanlıştı aslında! ABD´yi “Dost musun, değil misin?” yanıtına zorlamanın ne kadar tehlikeli olduğu açıkça ortaya çıkmadı mı? Soruyu yanıtlayan sıradan bürokratın ağzından, “Ne dostluğu? Sizin düşmanınızla birlikteyiz, bunu anlayın artık” sözlerini duymadık mı?
HALKI İSYANA ÇAĞIRANLAR MI, BUNA KALKIŞANLARI YÜREKLENDİRENLER Mİ DAHA SUÇLU?
HALKI İSYANA ÇAĞIRANLAR MI, BUNA KALKIŞANLARI YÜREKLENDİRENLER Mİ DAHA SUÇLU?
Kabul edilmeli ki ulusal yapımızı ve ülke bütünlüğünü bu denli tehlikeli sulara taşıyan önemli bir dönüm noktası vardır o da bugün iktidar partisi içerisinde sözlü çarpışmalara neden olan o Dolmabahçe Mutabakatı denilen olaydır.
“YENİ TÜRKİYE YOLUNDA” AKP´NİN TÜRKİYE´YE VE TÜRK ULUSUNA  NE KADAR BORCU VAR?
“YENİ TÜRKİYE YOLUNDA” AKP´NİN TÜRKİYE´YE VE TÜRK ULUSUNA NE KADAR BORCU VAR?
Hukukun üstünlüğüne dayalı bir anayasal düzeni, parlamenter demokratik rejimi, ulusal birlik ve bütünlüğü güvenceye alınmış bir vatanın korunup kollanması gibi bir sorumluluğun taşıdığı ödenemez borcu vardır. Davutoğlu ve iktidarı önce bu borcunun bedelini ödemek zorundadır. ,
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
KENTİMİZ DÖNÜŞÜMDE YOLLAR ‘ÇÖKÜŞÜM´DE
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
PENGUENLEŞMEK
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
60. SANAT YILINDA CAHİT SEYHANLI
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
ÖZEL HASTANESİ OLMAYAN ORDU
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
BAYRAM TADINDA OLSUN GÖNÜLLERİNİZ
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
ULUSAL KURTULUŞ SAVAŞININ ÖZGÜRLÜK VE EGEMENLİK GÜNEŞİ 19 MAYIS 1919 SABAHI KAHRAMANLAR DİYARI SAMSUNDA DOĞDU
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
ÜNİVERSİTELERDE ÖRGÜTSEL ADALET
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
21.12.2015 DEN 23.11.2016 YAZI VE RÖPORTAJLAR-5
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
İNANMAK BU OLSA GEREK.
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
DÜŞÜNCENİN BİLİM, SANAT VE GERÇEĞE UYGUNLUĞU-Fikri Akdeniz (*)
Ahmet  DUMAN
Ahmet DUMAN
TARİH OKUMAK…
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
AYRICALIKLI OLAN KİM?
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
GÜNEŞİN GİZEMLİ BAHÇESİ
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
MİLLİ BURJUVAZİYE SEVABINA ÖNERİLER - 3 –
İlhan ALPER
İlhan ALPER
SELAHADDİN YANIKSES DERKEN…
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Böylesi Ancak Bizde Olur Dedirtecek Bir Memleket Durumu
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
“ARTIK MECLİS VAR !”
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
TSK GÜVENİ HAK EDİYOR
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
İNTİHAR BELGESİNİ YIRTAN MECLİSTEN ARDINDA İNTİHAR MEKTUBU BIRAKAN MECLİSE
Celal Topkan
Celal Topkan
EY ERDOĞAN, EY BOZDAĞ YETER ARTIK, HALKIN AKLIYLA ALAY ETMEKTEN VAZGEÇİN
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Ben, Sen, O. Biz, Siz, Onlar
Cihat OVALI-SPOR YORUM
Cihat OVALI-SPOR YORUM
MAVİ ŞİMŞEKLER 34 PUANA DEMİR ATTI
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
ÇİĞŞAR ve OBALAR
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
DEĞİŞEN CHP NASIL OLMALI?(1)
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
ADANA´DA FUTBOL
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
İHTİYARLAR PERİŞAN EDİLMESİN
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
Ramazan geldi hoş geldi
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Bugün
23 °C
Cuma
22 °C
Cumartesi
22 °C
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2017-5/23/1458036914194.jpg