YAZARLAR

  • BIST 100

    101.447%0,00
  • DOLAR

    5,6900% -0,18
  • EURO

    6,2981% -0,28
  • GRAM ALTIN

    274,69% -0,21
  • ÇEYREK ALTIN

    453,2385% -0,21

Adana

18.09.2019

  • İMSAK 04:55
  • GÜNEŞ 06:16
  • ÖĞLE 12:38
  • İKİNDİ 16:07
  • AKŞAM 18:51
  • YATSI 20:06
  • Çarşamba 28 °C / 20 °C Güneşli
  • Perşembe 27 °C / 19 °C Güneşli
  • Cuma 27 °C / 20 °C Güneşli

Yükleniyor

Yükleniyor

Yükleniyor

DERDİMİZ YÜZDE ÜÇ OY ARTIŞI YA DA CHP´NİN İÇ MUHALEFETİNİN SONLANMASI MI İDİ?

Cumhuriyet Halk Partisi´nin geçmişinde kökleşmiş devrimci ve atılımcı dinamikler, her zaman ülkeyi ve ulusu yeni boyutlara, daha ileri hedeflere yöneltmekten geri durmayan refleksleri harekete geçecektir. Cumhuriyet Halk Partisi, tarihsel sorumluluğunu ka

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin belediye başkanlarıyla yaptığı toplantıda, başkanların partiye yönelik önerilerini dinlemiş.  24 belediye başkanı, ?Adalet Yürüyüşü? ile ilgili Kılıçdaroğlu´na eylemin  ardından yaptırdıkları anketlerde, CHP´nin mevcut oy oranına en az artı 3 gibi bir oranının eklendiğini de anlatmışlar ve bu tür etkinliklerin devam etmesi gerektiğini söylemişler. Bunun üzerine de Kılıçdaroğlu, 26-30 Ağustos tarihlerinde, Çanakkale´de Adalet Kurultayı gerçekleştireceklerini anımsatarak, bu kurultayda da tüm belediye başkanlarının el ele olmasını istemiş.  Kılıçdaroğlu, bu Kurultay´da çıkacak sonuca göre partisinin yeni etkinlikler de gerçekleştirebileceği bilgisini vermiş.

Daha da ilginci bazı belediye başkanları da Adalet Yürüyüşü ile birlikte CHP içindeki muhalefet hareketlerinin de sonlandığı bilgisini Kılıçdaroğlu ile paylaşmışlar. Bu bağlamda Yürüyüşün hem kamuoyunda hem de CHP tabanında büyük ses getirdiği vurgulanarak, ?Parti içindeki olumsuz sözler son buldu? denilmiş.

Sormak gerekir, bu mu olmalıydı  25 gün süren tarihsel Yürüyüş´ün ve   finalinde gerçekleştirilen, kimi kaynaklara göre 1 milyon 600 bin kişinin katıldığı,  Maltepe Mitinginin özeti belediye başkanlarınca yapılırken ortaya çıkan değerlendirme? Yüzde 3 oy artışı ve parti içindeki muhalefet hareketlerinin sonlanmış olması mı derdiydi eyleme gönülden destek veren geniş kesimleri ile Türk halkının?  Yüzde 3 oy artışının hiç bir değeri yok CHP´ye umut bağlamış milyonlar nezdinde,  zira  kesin iktidar sahibi olabilme savaşımında böyle bir artış devede kulak?

Parti içinde muhalefetin susturulması  ve bundan çok olumlu bir gelişme olarak söz edilmesi CHP gibi özdenetime dayalı siyasal olgunluk geçmişi bulunan bir parti için utanç verici bir tablo. Genel Başkan sultasının tüm kurumsal işleyişleri bir kenara itme tehlikesi ile karşı karşıya kalmakta olan parti örgütünde alttan alta kaynamakta olan hoşnutsuzlukları aslında bir süre sonra içerik ve ağırlıktan yoksun eylemler, yürüyüşler ve kurultaylar da bastırıp yok edemez. Mutlaka CHP´nin içinden geçmekte olduğu yetersizlikler dönemi sona erecek, Parti´nin özüne dönmesi yolunda savaşıma girişecek  ciddi kadro hareketleri başverecektir. Bundan kimsenin gocunmaması gerekir. Zira Cumhuriyet Halk Partisi geçmişinde kökleşmiş devrimci ve atılımcı dinamikler her zaman ülkeyi ve ulusu yeni boyutlara, daha ileri hedeflere yöneltmekten geri durmamıştır.

Gelelim bugün başedilmesi zor gibi görülen ama mutlaka alt edilecek  kısırdöngü tablosuna:

Cumhuriyet Halk Partisi, Kılıçdaroğlu döneminde dünyanın her köşesinde yaygın tahribat yaratmakta olan  ?popülizm´ sendromuna tutsak düşürülmüştür. Nedenleri ve boyutları kendi başına bir yorum yazısı gerektirecek bu durumun şu günlere yansımasının yarattığı görünüm ve olumsuz etkileri öncelikli görülmelidir.

Cumhuriyet Halk Partisi, gerek temel devrimlerinin özünü oluşturan LAİKLİK konusunda, gerek Cumhuriyet rejiminin vazgeçilemez ANAYASAL DÜZENE  sahiplenme alanında ve de Türk ulusal devletinin BÖLÜNMEZ BÜTÜNLÜĞÜNÜ koruma duyarlılığında ihmalkar, hatta tavizkar davranmaya başlamıştır. Oy oranları fetişizmine kapılıp, bu ilke ve işleyişlerden vazgeçebileceği görüntüsünü öne çıkarmıştır.

Birer örnekle yetineceğiz şimdilik:

Türkiye bugün eğitim politikalarından, dış politikada girişilen akıl almaz  manevralara varıncaya dek tüm alanlarda laiklik ilkesini reddeden zihniyetin ve çevrelerin yıkımından zarar görüyorsa, bunun sorumluları arasında ?laikliği tehlikede görmüyorum´ diyebilen Kılıçdaroğlu´nu aramak gerekmektedir. Daha birkaç ay önce referandum kampanyası sırasında Adana´da parti örgütüne ?sakın laiklik konusunu işlemeyin´ talimatı veren bir genel başkan yardımcısı da ilhamını herhalde genel başkanından almış olmalıdır.

Bugün eğer ülkemiz 10 yıllık süreç sonunda tam bir dikta rejimine dönüşecek bir Anayasa darbesine maruz kalmış ise, bunun da sorumluları arasında Kılıçdaroğlu yönetiminin, AKP tarafından tezgahlanan ?toptan yeni, sivil ve demokratik anayasa değişikliği´  komplosuna yeşil ışık yakıp, Uzlaştırma Komisyonlarına katılmayı marifet sayan tutumunu aramak gerekmektedir.

Ulusal devletin bölünmezliği konusunda da yine ?popülizm fetişizmi ? CHP´yi yanlışlara sürüklemiş, ayrılıkçı ve silahlı kalkışmayı sürdüren etnik kesimlerin sözde demokratik haklar taleplerini meşru olarak görme yanlışına, terör olaylarını ?Kürt Sorunu´ olarak ele alıp bunun çözümünün yollarını arama aymazlığına yenik düşmüştür. Bir an düşünelim: CHP´nin seçkin kadroları arasında yer alması  gereken Belediye Başkanlarının, tarihsel Adalet Yürüyüşü´nü neden cılız yorumlara konu etmesinin ardında da bu sorun yatmaktadır. Kılıçdaroğlu´nun  ve kadrosunun  bu eylemi,  ?% 49´lar Efsanesine ´ dönüştürülmesi yolunda bir adım olarak değerlendirmeye kalkışması, o yürüyüş sırasında biriken siyasal irade enerjisini bir anda boşa düşürmüş, 25 Gün süren çaba ülke politikası açısından  da AKP´ye yönelik ciddi bir uyarı olma bağlamında da önemli bir sonuca ulaşamamıştır. Şimdiden 2019 hesapları yaparak oy kaynaklarını bir araya toplama yanılsaması ülkemiz insanları açısından ciddiye alınmamış, Adalet Yürüyüşü bittiiği yerde kalmıştır ne yazık ki. Selahattin Demirtaş´´ın ?demokratik kesimler de mutlaka katılmalı´  çağrısı yaptığı Adalet Kurultay´ının da akıbeti bundan farklı olamayacaktır. Denilebilir ki CHP´nin özünü dışlayıp, hareketi anonim bir karaktere mahkum etmekle ve de ayrıca  HDP ile yakınlaşmalar oluşturmakla, CHP kendi davasını ciddiye alınacak bir düzeye ulaştıramamanın aczine düşmüştür.

Kıytırık oy kıpırdanması yaratmak?Genel Başkan sultasına muhalefet eden sesleri kısmak? Bu mu olmalıydı  25 gün süren tarihsel Yürüyüş´ün ve finalinde gerçekleştirilen, kimi kaynaklara göre 1 milyon 600 bin kişinin katıldığı,  Maltepe Mitinginin, ülkemizin rejim krizine son vermeye yönelik arayışlara bir başlangıç oluşturması yerine alınan sonuç? Elbette değil. Bunun için diyoruz ki Cumhuriyet Halk Partisi´nin geçmişinde kökleşmiş devrimci ve atılımcı dinamikler, her zaman ülkeyi ve ulusu yeni boyutlara, daha ileri hedeflere yöneltmekten geri durmayan refleksleri harekete geçecektir. Cumhuriyet Halk Partisi, tarihsel sorumluluğunu kavramış kadroların kendi içinden çıkması sürecini yeniden yaşayacak, Atatürk Türkiye´sinin dümenlerinin başında yerini alacaktır.

 

 

 


 

Haber Kaynak : ÖZEL HABER