YAZARLAR

  • BIST 100

    110.022%0,44
  • DOLAR

    6,7695% 0,25
  • EURO

    7,6426% -0,20
  • GRAM ALTIN

    366,56% -1,50
  • ÇEYREK ALTIN

    604,824% -1,50

Adana

06.06.2020

  • İMSAK 03:29
  • GÜNEŞ 05:12
  • ÖĞLE 12:42
  • İKİNDİ 16:33
  • AKŞAM 20:03
  • YATSI 21:39
  • Cumartesi 36 ° / 16 ° Güneşli
  • Pazar 37 ° / 17 ° Parçalı bulutlu
  • Pazartesi 38 ° / 18 ° Güneşli

Yükleniyor

Yükleniyor

Yükleniyor

CHP GRUP BAŞKANVEKİLİ ÖZEL: "SOMA KIRMIZI ALARM VERİYOR"

ÖZEL, “BİR AN ÖNCE TEDBİR ALINMAZSA BİRKAÇ GÜN SONRA ÇOK GEÇ OLABİLİR” DEDİ.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, bir maden kenti olan Soma’da koronavirüs testi pozitif çıkan vakaların hızla arttığına dikkati çekerek, “Soma, koronavirüs salgını noktasında kırmızı alarm veriyor. Her bir aile hekiminin, 40 ila 60 arasında değişen koronavirüs temaslısı vatandaşla ilgilendiği ve çeşitli endişeler nedeniyle bazı madencilerin temas ettiği kişileri gizlediği dikkate alındığında, bugün artık çok geç kalmadan Soma’ya özel tedbirlerin alınması gerekmektedir. Madenlerde üretim amaçlı çalışmanın durdurulması ve madencilere işsiz kalmayacakları güvencesinin verilmesi gerekiyor. Tüm madencilerin evlerinde 14 gün boyunca karantinaya alınıp temaslarının kesilmemesi durumunda Soma’yı çok daha büyük bir tehlikenin beklediği anlaşılıyor” dedi.
CHP’li Özel, yaptığı yazılı açıklamada, sonuncusu 16 Nisan’da olmak üzere Soma ve Soma’daki madenler özelinde yaptığı açıklamalarla, koronavirüs salgını nedeniyle Soma’daki riskin çok daha yüksek olduğunu ve tedbir alınması gerektiğini vurguladığını ancak bu çağrılarının yanıtsız kaldığını anımsattı. Özel, “Soma hiçbir yere benzemiyor. Halen Soma’da 12 bin 800 işçi 3 vardiya halinde çok sayıda maden ocağında çalışmaya gidiyor. Soma’nın Kınık sınırında bulunan bir maden ocağı, İzmir Valiliği’nden aldığı ve hangi mevzuata dayandırıldığı bilinmeyen özel karantina izniyle, işçileri 7 gün 24 saat madende konaklatıyor. Geçtiğimiz günlerde Soma’da ölümlü bir iş kazasının yaşandığı madenin bile üretimini artırdığı bir süreçle karşı karşıyayız. Şu anda madenlerde üretimin durabileceği olasılığı nedeniyle, işverenler tarafından madenler kapasite üstü çalıştırılıyor. Maden ocakları, işin yapısı gereği, işçilerin burun buruna çalıştıkları, yerin altında kan ter içinde omuz omuza çalıştıkları ve bu temasın engellenmesinin mümkün olmadığı yerler. Madenciler, havalandırması çok düşük, çok dar bir alanda sık ve yoğun bir efor sarf ederek, küçücük galerilerin içinde sosyal mesafe kuralları hiçe sayılarak çalışıyorlar. Madenlerde sosyal mesafenin kesilmesi ne yazık ki mümkün değil” dedi. Özel, şunları kaydetti:
KORONAVİRÜS POZİTİF VAKALAR ARTIYOR
“Madencilerin akciğer hastalıkları yönünden ciddi risk grubunda oldukları biliniyor. Ayrıca Soma'da filtresiz çalışan termik santral yüzünden de bütün Soma ile birlikte ikinci bir riski de taşıyorlar. Haftalar önce bu madenlerde çalışmanın durdurulması gerekiyordu. Başta Yeni Anadolu ve İmbat olmak üzere birkaç gündür gelen Soma'daki madenlerden koronavirüs pozitif haberlerinde ciddi artışlar var. Soma'daki aile hekimleri, pozitif vakalar nedeniyle takip edilen hasta sayılarının her gün ikiye katlanarak arttığını, her bir aile hekiminin pozitif vakalarla temaslı 40 ila 60 vatandaşla ilgilendikleri, bunların tamamının madenci ya da madenci ailelerinden oluştuğu ifade ediliyor.
CİDDİ GELİR KAYBI YAŞANACAĞI ENDİŞESİ HAKİM
Madenciler, iki asgari ücret aldıkları için ve kısa çalışma ödeneği ya da ücretli izin gibi yasal düzenlemelerde bu durum gözetilmediğinden, hastalanıp karantina altına alınmalarının ya da ücretsiz izne ayrılmalarının ciddi gelir kayıpları oluşturacağını düşündükleri için bu durumu gizleme eğilimine girebiliyorlar. Madenciler ayrıca akciğer tomografisinde teşhis konulması durumunda, bu teşhisin bir daha madende çalışmasına engel oluşturacağını düşünüyorlar. Bugünlerde Soma’da pozitif çıkan vakaların temas ettiği kişilerin belirlenmesi sırasında, madencilerin ‘Sakın benim ismimi verme’ şeklinde arkadaşlarından ricada bulundukları biliniyor. Bu nedenle testleri pozitif çıkan kişiler, temas ettiklerinin isimlerini vermeleri durumunda arkadaşlarına kötülük yapacaklarını düşündüklerinden bu isimleri gizleyebiliyorlar.
HASTALIKLARINI GİZLİYORLAR
Yapılan uyarılara rağmen madene geliş gidişlerde servislerin tam dolu olarak gittikleri, polis kontrollerinden geçerken madencilerin gizlendikleri, şoförlerden de testleri pozitif çıkanların olduğu biliniyor. Çok daha vahimi madencilere tanınan yıpranma hakkı nedeniyle, madencilerin büyük bir bölümünün madende çalışmama tehdidinin koronavirüs riskinden bile ürkütücü olduğunu düşünmeleri ve bu hastalığı gizleme eğilimine girebilmeleri.
SOMA ÖZELİNDE TEDBİR ALINMALI
Tüm bu gerekçelerle Soma'da özel tedbirlerin alınması gerekiyor. Bugün çıkıp bir iradenin Soma'ya özel kararlar açıklaması lazım. Soma kırmızı alarm veriyor. Madenlerde üretim amaçlı çalışmaların durdurulması, madencilere işsiz kalmayacaklarının ve koronavirüsün meslek hastalığı olarak sayılacağının güvencesinin verilmesi gerekiyor. Bölgedeki sağlık çalışanlarının da uyarıları doğrultusunda, madenlerdeki çalışmaları durdurup, tüm madencileri evlerinde karantinaya alıp teması kesmezsek, belki birkaç hafta sonra çok geç olacak ve Soma Türkiye'nin çok üzerinde bir vaka sayısıyla karşı karşıya kalacak. Bu konuda çok acil olarak çağrıda bulunuyoruz.”

Yılmaz, "Türkiye, güçlü sağlık sistemiyle, kontrol edilemeyen boyutlara ulaşan Kovid-19 salgının yayılmasına karşı mücadelesinde etkili önlemler ve fırsatlar sağladı" dedi.


AKP Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye'nin Kovid-19'la mücadelesini ve alınan tedbirleri anlattı. 

"Türkiye, güçlü sağlık sistemiyle, kontrol edilemeyen boyutlara ulaşan Kovid-19 salgının yayılmasına karşı mücadelesinde etkili önlemler ve fırsatlar sağladı" ifadesini kullanan Yılmaz,  bu durumun, diğer ülkelerle kıyaslandığında, düşük vaka sayısı ve tüm dünyayı etkileyen ölümcül virüsün daha fazla yayılmasının engellenmesiyle sonuçlandığını belirtti. 

Yılmaz, Kovid-19 salgınının ortaya çıkmasını takiben, 10 Ocak'ta Sağlık Bakanlığı tarafından kurulan Koronavirüs Bilim Kurulu'nun olağanüstü çalışmalar gerçekleştirdiğini vurgulayarak, bunun yanı sıra, Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) mart ortasında Kovid-19'u pandemi ilan etmesinden önce illerdeki süreç yönetim koordinasyonunun, başarılı sonucun ortaya çıkmasının en önemli sebeplerinden biri olduğuna dikkati çekti.  

Cevdet Yılmaz, böylelikle, bütün illerde, İçişleri Bakanlığı, valilikler, belediye başkanlarının temsilcileri, şehirler ve hastanelerin yönetiminden sorumlu kişilerin idaresinde, "İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu" ve "İl Pandemi Kurulu" başlıklı geniş kapsamlı yönetim ve karar alma mekanizmasının kurulduğunu hatırlattı.  

Pandemi sırasında, bu iki kurulun çalışmasının, vatandaşları en doğru şekilde bilgilendirme, tedbirleri tam olarak uygulama ve ortaya çıkan şikayetleri gidermede hayati rol oynadığının altını çizen Yılmaz, öte yandan, devlet koordinasyonunda gerekli yardım ve desteğin etkin ve verimli şekilde sağlanması ile vatandaşların hizmetlere kesintisiz erişiminde oldukça önemli olduğunu kaydetti. 

"Kovid-19'un yayılmasını önlemek için gerekli tüm tedbirler alındı"

Yılmaz, bu süreçte, farklı siyasi görüşlere rağmen, önemli sayıda belediyenin, hükümetin ve il kurullarının talimatları doğrultusunda Kovid-19'un yayılmasını önlemek için gerekli tüm tedbirleri aldığına işaret ederek, şunları kaydetti:

"Belediyeler, şehirlerdeki hijyeni titizlikle sağladı. Pandeminin etkilerini en aza indirmek için ihtiyaç sahibi kişilere kapsamlı yardımlarda bulundu. Parti iştiraklerine bakılmaksızın, esnafların ödemelerinde ve dükkan kira ödemelerinde kolaylaştırıcı yardımlar yaptı. Belediyeler, pandeminin her türlü yansımasını hesaplıyor. Vatandaşlarımıza, psikososyal destek dahil geniş yelpazede hizmetler sunuyor. Aynı zamanda bu sürecin en önemli aktörleri olan sağlık çalışanlarının koşullarını en iyi standartlara yükseltmek için çalışıyor."

"Bu süreçte belediyelerin yasal yetkisi sınırlandırılmadı"

Yılmaz, bazı ülkelerde belediyelerin gücünün kısıtlanmasının aksine, Türkiye'de belediyelerin yasal yetkisinin, salgın nedeniyle getirilen sert önlemler kapsamında sınırlandırılmadığına da dikkati çekti. 

Öte yandan, devlet bütçesinden belediyelere aktarılan payın artırıldığını vurgulayan Yılmaz, hangi siyasi partiye bağlı olduğu ayırt edilmeksizin, tüm belediyelerin, daha sıkı çalışması ve sürece katılması yönünde teşvik edildiğini dile getirdi. 

Yılmaz, "Belediyelerin siyasi kimliklerinin bir kenara bırakıldığı ve her siyasi partiden belediyenin devlet koordinasyonunda süreç yönetimine dahil olduğu böyle bir dönemde, ne yazık ki bazı CHP'li belediyelerin bu koordinasyonun gerekliliklerine uyum sağlamadığı gözlemlendi." ifadesini kullandı.  

"Bu dönemde ihtiyacımız olan, daha fazla sosyal dayanışma daha az siyasi şov"

Pandemiye karşı verilen mücadelede, koordinasyon eksikliğinin, alınan önlemlerin uygulanmasında önemli eksiklik yaratacağı, pandemiden etkilenen vatandaşlara yardımların ulaştırılması faaliyetlerini verimsiz etkileyeceği ve sorunlara yol açacağının aşikar olduğunu belirten Yılmaz, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bu bağlamda, herhangi bir belediyenin devlet koordinasyonunda yürütülen süreç yönetimi içerisindeki yardım faaliyetleri engellenmedi. Ancak, 'İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu" ve "İl Pandemi Kurulları' çerçevesinde, bütün çalışmalar birleşik koordinasyon merkezi aracılığıyla gerçekleştirilir. Bu bağlamda, organizasyonsuzluğu ve yardım dağıtımında tekrar kaynaklı oluşan eksiklikleri ortadan kaldırmak önemli. Ne yazık ki, tamamı ya da büyük çoğunluğu değil, bazı CHP'li belediyeler koordinasyonsuz faaliyetlerin olumsuz sonuçları göz önünde alındığında uyarılmak zorunda kaldı." 

Bu zor zamanda, diğer ülkeler gibi, belediyelerin yasal ve kurumsal çerçeveyi ihlal etmesi ve hayati önem taşıyan bir aşama olan koordinasyon içinde hareket etme sürecini sabotaj etmesinin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Bu insani anda ihtiyacımız olan, daha fazla sosyal dayanışma daha az siyasi şov" ifadesini kullandı.

(vş)

Haber Kaynak : HABER MERKEZİ