AHMET DEMİR SAHNELERİN ŞÖHRETLİ BİR SANATÇISIYDI
On bir yaşında bestelediği “Geze geze de yüreğime dert oldu” ve ”Haram oldu da bana bu Antebin elleri” adlı eserleriyle tanınan Ahmet Demir sayısız yurt içi ve yurt dışı turnelere çıkan bir çok yönlü sanatçı olarak yazıp, besteleyip, seslendirdiği eserleriyle çeşitli firmalardan 53 plak ve 10 kaseti çıkan bir dönemin şöhretli bir sahne sanatçısıydı. Cumali Karataş
Tarih: 13.3.2017 09:33:59/ 185okunma / 0yorum

/resimler/2017-3/13/0937166546120.jpg***Müziğe nasıl başladınız Sayın Ahmet Demir?

---Şimdi efendim bana göre insan sonradan sanatçı olamaz? Anadan doğma olur. Anasından sanatçı olur. Ben okula gitmeden besteci olanlardanım. Gözümü türküye açtım. Türkü söyledim. Türkü besteledim.

***Çocukken kendircilik yaptığınız belirtiliyor özgeçmişinizde. Nedir bu kendircilik? Nasıl bir meslek?

---Türkiye´de yalnız Birecik´te var bu kendircilik… Ekilen kendir 5-10 metre yüksekliğinde dam boyu oluyordu. Onu çekip suya ıslıyorduk. Bir hafta kalıyordu. Sonra çıkarıp, 2-3 gün kurutulduktan sonra kibrit gibi oluyordu. Daha sonra da kırınca kabuğundan kendir oluyordu. Sonra bunu yasakladılar. Güya bundan uyuşturucu yapıyorlarmış. Sonra zaten fabrika devri başladı. Naylon ipler çıktı. Pamuk ipler başladı. Bu meslekte 40-45 sene önce kalktı. Şimdi var ise de semboliktir. Şunu da belirteyim ki Nuri Sesigüzel de kendirciydi. Benim kalfamdı.

***Sesinizin güzelliğini nasıl toplum önünde sergileyebildiniz veya toplum sizi nasıl türkücü olarak tanıdı?

            ---Kendircilik yaparken herkes kafasına göre bir şeyler söyler. Gündüz olmazdı kendircilik. Yaz aylarında ve gece olurdu. Gece saat on iki, bir de işe kalkardık. Kendir iplerinin kopmaması için güneş vurmaması ve gölgede yapılması gerekirdi. Güneş vurup kopardı yoksa kendirin kabuğu. İşte bu kendircilik zamanlarında ben de bir şeyler söylerdim. Sesimin güzelliği dikkatleri çekti o zaman.

            ***Nuri Sesigüzel de söyler miydi, kalfanız olduğuna göre?..

            ---Tabii canım o da söylerdi.

            ---Sonra…

/resimler/2017-3/13/0937509615713.jpg            ---Sesimin güzelliğiyle tanınınca, o zamanlar Birecik´e gelen konserlerde beni çıkarmaya, istek yapmaya başlarlardı. Yine böyle bir halkın konser isteği sonucu, Malatyalı Fahri diye tanınan Fahri Kayahan´ın konserinde sahneye çıkıp, onun tamburu eşliğinde, kendi bestem olan “Geze geze yüreğime dert oldu” adlı kendi bestem olan mayayı okuduktan ve halktan çok büyük bir alkış aldıktan sonra, artık her gelen konserde isteyim istemeyim sahneye çıkarmaya başladılar. Hatta bir defasında, Birecik´ten İstanbul´a gidip meşhur olan Nuri Sesigüzel, Nezahat Bayram ile birlikte Birecik´e konsere gelmişlerdi. Her taraf, dam, duvar doluydu. Adım atılamıyordu. Ben de en arka sıralardan birine oturmuş, sahnedeki sanatçıları herkesle birlikte alkışlıyordum. Bir de farkına vardım ki millet beni alkışlıyor. Derken beni elden ele verip, omuzlardan aşırıp sahneye taşıdılar. Sahnede üç, dört türkü okudum. Sanırım türkünün biri ”Ezo Gelin”di. Türküleri bitirince Nuri Sesigüzel:”Bizim topraktan çıkar…”deyip övgüyle konuşurken, seyirciler alkışlıyordu.

***Plaklara, kasetlere nasıl ulaştınız?

            ---Bu konser olayları askerliğime yakındı. Ben Adana´ya gelip gelip gidiyordum. Bazen bir süre çalışırdım da. Hatta buğday pazarında 5-6 ay çaycılık da yaptım. Bu süre zarfında Adana Radyosu” Çukurova´dan Sesler” programı yöneticisi Selahattin Sarıkaya´dan usul ve makam dersleri aldım ve bu ara sahnelere de çıktım. Camcı Mahmut ve Nedim Kıvırcık isimli kişiler Adana ve ilçelerine konser tertip ederlerdi. Camcı Mahmut´un Japon Tanyeli isimli bir kızı vardı. Türkü okurdu. Ben de Burhan Bilgin ve Şarlo Cemil´in bana eşlik etmesiyle programlar yapardım. Bir dönemin Küçük Emrah ve Küçük Ceylan gibi ben de dönemin çocuk sanatçılarındandım.

            ***Burda söze girmek istiyorum… O dönemde Adana´daki müzik ortamı  nasıldı? İsimler, oluşumlar, etkinlikler?..Bir parantez açalım isterseniz…

            ---Selahattin Sarıkaya ve Çukurova´dan Sesler” sanatçıları vardı. Biz bir gruptuk… İzzet Altınmeşe, Gül Avalan, Kadir Ergeç gibi isimler vardı. Emirgan, Gül Bahçesi, Piknik Aile Çay Bahçesi gibi yerlerde dönemin Adana´daki sanatçıları okurdu. Kervan Aile Çay Bahçesi´ne tanınmış sanatçılar gelirdi. Zeki Müren´e kadar oraya geldiler.

            İstanbul konusuna gelince…

            Askerden sonra Adana´ya geldim. Baktım Adana´daki grup hep İstanbul´a göçmüş. Ben de İstanbul´a gittim. /resimler/2017-3/13/0938493299114.jpgOnlara ulaşamadan Bedri Çağlayan ile tanıştım. Elimde Adnan Varveren, Abdullah Nail Bayşu ve Bedri Çağlayan´ın adresi vardı zaten. Bedri Çağlayan´a ismimi söyleyince: ”Ooo siz Birecik´teki çocuksunuz.” dedi ve sizi bu akşam stüdyoya götürüp dinleyelim” diye ilave etti. O akşam Şençalar Stüdyosu´nda Seyfettin Sucu ile plak yapıyorlardı. Seyfettin Sucu´nun plağı bittikten sonra beni aldılar stüdyoya. Ben,”Geze geze yüreğime dert oldu.”, “Fırat´ın akışına”, “Adana-Antep yolu”ve “Bir yâr sevdim bu ellerden” isimli dört eserimi deneme olarak okudum. Aradan bir ay geçti ya da geçmedi,”Geze geze yüreğime dert oldu” ve “Fırat´ın akışına” Palandöken´de, diğer ikisi ise Silvana Plakçılık şirketinde çıktı. 

            ***Deneme olarak okuduğunuz plak olunca şaşırdınız mı?

            ---Şaşırdım ve heyecanlandım… Plaktan sonra ben Otoman firmasına tornacı olarak girdim. İki yıl çalışıp meslek öğrendim. Daha sonra ise Selahattin Sarıkaya ve diğer arkadaşlarımı, kendi grubumu buldum.  Bir gün Selahattin Sarıkaya fabrikaya gelip: ”Oğlum nedir bu elinin kiri, pası? Sen Ahmet Demir oldun. Gel de işimize bakalım…” deyip, beni alıp Beyoğlu´na getirdi. Grafson Plak stüdyosunun altındaki kendi yazıhanesine geldik. Daha sonra stüdyoya çıktık. Burhan Bilgin´in bağlaması eşliğinde “Birinci kurşun”, “Gez gez şu Urfa´yı gez.” İsimli bestelerimi Arfon Plak altında okudum. Bundan sonra plaklar ve turneler devam etti.  O günden bu güne müzik hayatımı sürdürmekteyim.

 /resimler/2017-3/13/0939278021152.jpg           ***Sayın Demir, bestelerinizi siz okudunuz, başkaları okudu; siz bir ses sanatçısı olarak başkalarının da eserlerini plak yaptınız. Az da olsa şiirlerinizi de başka besteciler bestelediler. Siz ise, ortaya çıkan kaset ve plaklara okunan eserlere bakıldığında tüm eserlerinizde kendi güfteleriniz olduğu gözleniyor. Bu çok yönlülük içerisinde güftenizi bestelemeniz konusuna açıklık getirebilir misiniz…

            ---Kimi besteciler önce güfteyi ele alıp inceliyor, besteliyor. Bendeki beste olayında ise güfte ile beste birlikte oluyor genel olarak. Bu yüzden kendi şiirlerimi besteliyorum.

            ***Ailede genetik bir olay var mıydı önce bunu sormak isterim. Sonra da sanatçı olmanız konusuna aileniz nasıl baktı?

            ---

***Kuran-ı kerim okudunuz. Camilerde ezan okudunuz. Babanız karşı çıktı sanatçılığınıza ama siz her şeye rağmen sanatçı oldunuz.  Başaran birine olarak şunu sormak istiyorum. Yerelden ulusala uzanmak; Urfa´dan, Adana´dan İstanbul´a gidip ünlü olmanın yolu nerden geçer? Yerel sanatçılar ya da sanatçı adayları, gençler için  bu konuda neler önerirsiniz?. 

            ---Önce Allah vergisi bir sese sahip olacaklar. Ondan sonra birisi elinden tutacak, şansın yardım edecek. Ama hepsinden önce bu işin eğitimini alacaklardır.   

            ***THM dalında gerek beste ve gerekse yorum olarak barak, maya ve uzun havalarla adınızı duyurdunuz…  Hüzünlü bir ifade, yorum taşıyan barak ve maya nedir? Bu konuya biraz açıklama getirebilir misiniz?       

            ---Barak ve maya aynı çağrışımı yapar.  Kırsal kesimdeki halkımıza ait müzik kültürünün bir ürünüdür. Hoyrat, bozlak, barak ve maya birer ağızdır. Barak´ın düzüne, daha doğrusu uzun havaların düz okunuşuna maya denir. Benim “Geze geze yüreğime dert oldu” isimli eserim aslında bir mayadır. Fakat barak deniliyor, öyle anılıyor.

/resimler/2017-3/13/0941313051849.jpg            ***Birçok eserleriniz var… Telif hakları yönünden hakkınızı elde edebildiniz mi?

             ---Telif haklarından yeterince yararlanamıyorum… Arada sırada okunsa da ne verirlerse. Paraya da önem vermiyorum… Bu işe gönül veren biri olarak adımın anılmasını istiyorum.. Şimdiye kadar bu konuda kimseyi de dava etmedim. Fakat en son Hakan Taşıyan ”Geze geze…´yi okuyup, üstelik hakaret edince dava açtım. Şimdi bu dava bir yıldır sürüyor. Eserimi sahiplenen biri olmadığı halde bu dava sürüyor. Ölmüş bir insana zorla eserimi mal etmeye çalışıyorlar. 

            ***Ahmet Demir´in bundan sonraki yapacakları nelerdir?

            ---Yeni bir albüme başladım ve de bitmek üzere Bundan sonraki amacım gerek eski ve gerekse yeni barak havalarını bir albümde toplamak Hiçbir barak havası sahipsiz değildir.  Mutlaka bunu bir yapan vardır. Bundan sonra ben bir barakçı ve barak çocuğu olarak bestelemiş olduğum bu bana ait barak havalarını bozmadan okusunlar. Geçmişte olduğu gibi sahiplenmesinler çok ayıptır. Ayrıca bir de sanat albümü gibi bir kitap hazırlığım vardır. İçerisinde film, senaryo da olacak.

            ***Bir de çiğ köfte konusu… Önemli gün ve gecelerin iddialı bir çiğ köftecisiniz…

            ---Adana´ya gelen birçok ünlü isimlere ve önemli zamanlarda çiğ köfte yaptım. Bu konuda iddialıyım.

            ***Zevk ve hobileriniz nelerdir?    

            ---Tek zevkim büyütüp, okutup adam etmektir. En büyük zevkim budur. Çünkü Beyoğlu sokaklarında çok süründüm ben.    

 

                                                ***AHMET DEMİR***

            1944 Yılında Ş.Urfa´nın Birecik ilçesinde doğdu. Birecik´te 3. sınıfa kadar okuyup, daha sonra Adana İnkilap İlkokulu´nu dışardan bitirdi. Kendircilik, çaycılık, tornacılık gibi çeşitli işlerde çalıştıktan sonra askere gitti. (1964) Askerliğini Manisa 57. Tümen Orduevinde ses sanatçısı olarak yaptı. Askerlik sonrasında Adana´ya dönen Ahmet Demir, bir süre sonra ise sanatsal nedenle İstanbul´a gitse de daha sonra yeniden Adana´ya döndü. İstanbul´a gitti. Evli ve iki çocuk babası olan Ahmet Demir, sanatçı olarak emekli olup müzik çalışmalarıyla birlikte yaşamını Adana´da sürdürmektedir.

            Küçük yaşlardan beri müziğe tutkulu olan Ahmet Demir, Birecik´te tanınmaya başladı. Bu tanınma sonucudur ki, Fahri Kayahan´ın 1960-1961 yıllarında Birecik´te verdiği konsere halkın isteği üzerine davet edilip, 11 yaşında bestelediği “Geze Geze Yüreğime Dert Oldu”   adlı barak mayasını Fahri Kayahan tamburu eşliğinde okuduğunda büyük beğeni aldı ve daha sonra da Birecik´e gelen konserlerde halk tarafından hep sahnede yer alması istendi. 1962 yılında sanatını ilerletmek için Adana´ya gelerek, Adana Radyosu´nda “Çukurova´dan Sesler”i yöneten Selahattin Sarıkaya´dan makam ve usül dersleri aldı. Daha sonra,”Çukurova´dan Sesler”in Adana Belediyesi Şehir Tiyatrosu salonunda gerçekleştirilen bir konserde sahne aldı. 1962-1964yılları arasında beste çalışmalarını yürüten Ahmet Demir, askerlik sonrası İstanbul´a gittiğinde bestesi olan “Geze Geze Yüreğime Dert Oldu” adlı mayayı Palandöken Plak´a okudu. Daha sonra Silvan Plak´a üç, Arfon Plak´a üç, Türküfon Plak´a iki, Odeon Plak´a iki, Şah ve Diba Plak´a 5 plak olmak üzere toplam olarak 16 plak okuduktan sonra İstanbul´dan başlayıp Siirt´te sona eren konserleriyle adından söz ettirdi. On kadar kaset de yapan sanatçı, daha sonra yine yurt içi turnelerini sürdürerek, okuduğu plakların sayısını 53´e çıkardı. Bugüne kadar 53 plak ve 10 tane de kaset yaptım. Başrolünü Perihan Savaş ve Yıldırım Gencer´in oynadığı “Kanlı Değirmen” ve “Pınarcık” adlı filmlerin türkülerini okuyan Demir´in hu güne kadar türkü, barak, arabesk vb. dallarda yüz kadar bestesi bulunmaktadır. 1970-1980 arası Edirne´den Van´a, Trabzon´dan Adana´ya kadar Türkiye´nin her köşesinde konserler veren; gazino, konser, turne, plak, gibi çeşitli sahne ve müzik çalışmalarını dolu dolu bir şekilde sürdüren Ahmet Demir; Adana, İstanbul, Bursa, Samsun, Manisa, Eskişehir, Edirne, Gaziantep ve Mersin gibi illerin pavyonlarında da bir dönem çalıştan Ahmet Demir MSG Asıl Üyesidir.










Kaynak: ÖZEL HABER

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
ÇÜ Devlet Konservatuvarı Bahçesinde Konser Eşliğinde Kermes
ÇÜ Devlet Konservatuvarı Bahçesinde Konser Eşliğinde Kermes
Türkiye´yi, Adana´yı ve Çukurova Üniversitesi´ni çeşitli platformlarda tanıtan ÇÜ Devlet Konservatuvarı öğrencileri farklı etkinlere ev sahipliği yaptı.
GENÇLİK OYUNU SEYİRCİYLE BULUŞTU
GENÇLİK OYUNU SEYİRCİYLE BULUŞTU
Çukurova Belediyesi Tiyatrosu sezona eğlenceli oyunlarla devam ediyor
MÜZİSYEN BİR AİLENİN TEMSİLCİSİ ALİ CANBOLAT
MÜZİSYEN BİR AİLENİN TEMSİLCİSİ ALİ CANBOLAT
Ailece müzisyen olan Canbolatlar´ın müzik sektöründeki önderleri durumunda olan Ali Canbolat´ın; başta ”Gülmeyi Özledim”, “Günah Bize” ve “Gözüm Bebeğim” adlı şarkıları olmak üzere, birçok sanatçının albümlerine aldığı 150 kadar bestesi müzikseverlere ulaştı. Cumali Karataş
Gelecek Turizmde ile  10 Yıl 10 Şehir 10 Hikaye
Gelecek Turizmde ile 10 Yıl 10 Şehir 10 Hikaye
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ile Anadolu Efes ortaklığında sürdürülebilir turizm projeleri ile yerel kalkınmaya destek olan “Gelecek Turizmde”nin 10´uncu yılı anısına yayınlanan “10 Yıl, 10 Şehir, 10 Hikaye” kitabı, okurlarla buluştu. (FEHMİ İNCEOĞLU)
Atatürk´ün Adana´ya gelişi canlandırıldı
Atatürk´ün Adana´ya gelişi canlandırıldı
Türkiye Cumhuriyeti Devleti´nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk´ün Adana´ya gelişinin 94. yıldönümü etkinliklerinde Atatürk´ün kente trenle gelişi canlandırıldı.
Adana Sanat Paydaşları Ortak Akıl Çalıştayı Yapıldı
Adana Sanat Paydaşları Ortak Akıl Çalıştayı Yapıldı
Adana´nın kültür ve sanat konularında problemlerine çözüm bulmak amacıyla, sanatla ilgilenen tüm paydaşları bir araya getiren çalıştay yapıldı.
GENÇLİK OTOBÜSÜ 400 GENCİ AVRUPA´YA GÖTÜRECEK
GENÇLİK OTOBÜSÜ 400 GENCİ AVRUPA´YA GÖTÜRECEK
Gençlik Otobüsü Projesinin Sosyal Medya temsilcilerinden Baran Arslan, “Proje kapsamında 2017 Ağustos ayında tam 400 Türk genç hayallerini gerçekleştirmek ve Türk Kültürünü Avrupa´nın 17 ülkesinde 28 şehirde temsil etmek için yola çıkacak” dedi.
İSTİKLAL MARŞI´NIN ORJİNAL EL YAZISI BESTESİ İSTANBUL ŞEHİR ÜNİVERSİTESİ ARŞİVİ´NDE
İSTİKLAL MARŞI´NIN ORJİNAL EL YAZISI BESTESİ İSTANBUL ŞEHİR ÜNİVERSİTESİ ARŞİVİ´NDE
İstanbul Şehir Üniversitesi Kütüphanesi´nde yer alan Taha Toros Arşivi´nden, İstiklal Marşı´nın bestekarı, dönemin Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Şefi Osman Zeki Üngör´ün kendi el yazısıyla yazdığı orijinal beste gün ışığına çıkartıldı.
MAHRUM OLAN AMMA SANATIYLA MAHRUM ETMEYEN OZAN ÂŞIK MAHRUMİ
MAHRUM OLAN AMMA SANATIYLA MAHRUM ETMEYEN OZAN ÂŞIK MAHRUMİ
Çukurova´nın yazıp, besteleyen, çalan-söyleyen, korolar yöneten, eserlerini plaklara okuyan, derlemeleri bulunan Âşık Mahrumi ile hayatı ve sanatı üzerine uzun uzadıya konuştuk. Cumali Karataş
ADANA DEVLET TİYATROSU SEYİRCİSİ İLE BULUŞMAYA DEVAM EDİYOR
ADANA DEVLET TİYATROSU SEYİRCİSİ İLE BULUŞMAYA DEVAM EDİYOR
Adana Devlet Tiyatrosu (ADT), Mart ayında 2´si yetişkin, 1´i çocuk oyunu olmak üzere toplam 3 oyun ile perdelerini açtı. Indıa Bankası, Silahlı Manzara ve Ali Baba Ve Kırk Haramiler Çozuk Oyunu ile seyircisi ile buluşuyor. Adana Devlet Tiyatrosu bu yıl 19.su düzenlenecek olan “Devlet Tiyatroları Sabancı Uluslar Arası Adana Tiyatro Festivali” Ne 27 Mart Pazartesi günü başlayacak.
16. Mersin Uluslararası Müzik Festivali Yaklaşıyor
16. Mersin Uluslararası Müzik Festivali Yaklaşıyor
Her yıl, dünyanın en prestijli müzik gruplarını Mersin´e taşıyarak paha biçilmez sanat hizmeti sunan Mersin Uluslararası Müzik Festivali, 02-26 Mayıs tarihleri arasında seyircisiyle yeniden buluşacak.
TÜRKÜLERİYLE TARİH YAPAN BİR ÇUKUROVA SANATÇISI AHMET KOCAYEL
TÜRKÜLERİYLE TARİH YAPAN BİR ÇUKUROVA SANATÇISI AHMET KOCAYEL
Yazan, besteleyen, çalan, okuyan, mensubu olduğu Kösreli aşiretinin geçmişte yaşadığı bazı olayları öyküleştirdikten sonra türkü olarak besteleyip, aşiretinin adeta tarihçesini tutan Tarsuslu Türk Halk Müziği sanatçısı Ahmet Kocayel, türküleriyle geçmişten geleceğe uzanan bir gelenek köprüsü kurmaktadır. Cumali Karataş
Sarıçam Belediyesi´nden Türk Halk Müziği Korosu
Sarıçam Belediyesi´nden Türk Halk Müziği Korosu
Sarıçam Belediyesi kültürel faaliyetlerine bir yenisini daha ekleyerek Sarıçam Kültür Topluluğu kapsamında Türk Halk Müziği Korosunu kurup çalışmalarına başladı.
2. Orhan Kemal Edebiyat Festivali başladı
2. Orhan Kemal Edebiyat Festivali başladı
estivalde Orhan Kemal Roman Ödüllü Kitap Kapaklarının Sergisi, Varlık Dergilerinin Özel Sayılarının Sergisi, Yaşar Kemal´den Muzaffer İzgü´ye Mozaik Resim Sergisinin açılışını yapıldı
Profesör, fırtınayla sanatını sergiledi
Profesör, fırtınayla sanatını sergiledi
Erzurum´da profesör fırtınaya adeta meydan okuyarak görsel sanat yaptı.
Bakımsızlık tarihi yapıları harabeye çevirdi
Bakımsızlık tarihi yapıları harabeye çevirdi
Mardin´de tarihi yapılar ilgisizlik yüzünden yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Kentte, 900 yıllık Hüsamiye Medresesinin büyük bir bölümü çökerken, Fabracılar Çarşısı da harabeye döndü.
Yöresel Halk Dansları Kulübü Oyuncuları Tek Vücut
Yöresel Halk Dansları Kulübü Oyuncuları Tek Vücut
Adana Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü tarafından faaliyet gösteren Yüreğir Gençlik Merkezi Yöresel Halk Dansları Kulübü çerçevesinde Yöresel Halk Dansları eğitimleri devam ediyor.
HAYRETİN ARPACI İLE BİR MÜZİK NOSTALJİSİ…
HAYRETİN ARPACI İLE BİR MÜZİK NOSTALJİSİ…
Adana´nın müziğinde yetişen; ses, saz olarak profesyonel çalışmalarda bulunup, televizyon istek programlarında da yıllarca yer alan; ses, saz, koro şefi ve bestekâr gibi çok yönlülük donanımlarıyla müzikte ustalığa giderken TRT repertuvarına da giren besteler üreten yöre sanatçılarımızdan olan sevgili Hayrettin Arpacı ile Arif Nihat Aka´lı, Toktay Sökmen´li Divan Musıki Derneği yıllarında, dernek olarak yer aldığımız TRT´nin radyo ve televizyon programlarına birlikte katılmıştık. Cumali Karataş
Özgecan´ın hayatı film oluyor
Özgecan´ın hayatı film oluyor
Mersin´in Tarsus ilçesinde 11 Şubat 2015 tarihinde bindiği bir midibüste vahşice katledilen ve kadına yönelik şiddetin sembol ismi olan üniversite öğrencisi Özgecan Aslan´ın hayatı film oluyor.Yönetmen-Yapımcı Ali Avcı´nın çekeceği ‘Cennetin Kuşları´ filmi, Ekim ayında seyirciyle buluşacak
GÜLSE ÇOCUK TİYATROSU AÇILDI
GÜLSE ÇOCUK TİYATROSU AÇILDI
“ÇOCUKLAR GÜLERSE ANNELER GÜLER, ANNELER GÜLERSE DÜNYA GÜLER”: Gülse Çocuk Tiyatrosu kurucusu Gökhan Vargel, “Tiyatroyu kurma fikri en iyi bildiğimiz işin bu olması, aynı zamanda 2 yaşındaki oğlumuzu kahkahaya boğuyor olmamız. Buradan yola çıkarak daha çok çocuk gülsün istedik. Çünkü çocuklar gülerse anneler güler, anneler gülerse Dünya güler düşüncesiyle “Çocuklar Hep Gülse” çocuk tiyatrosu kuruldu” dedi.
TAMBURİ-ŞEF ŞÜKRÜ BİRBAŞ´I AĞIRLADIK
TAMBURİ-ŞEF ŞÜKRÜ BİRBAŞ´I AĞIRLADIK
Kubbealtı´nda MünirNurettin´in sınavından geçen, 30-40 yıldan beri de Adana Musıki Derneği ve Çukurova Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü TSM korolarıyla simge bir isim haline gelen; Adana Belediyesi Konservatuarı (1985) ile bazı kurum korolarını da yöneten Şükrü Birbaş besteden daha çok müzik eğitimine gönül verip; bir dönem profesyonel olarak yer aldığı çalışamalarda Ali Şenozan, Güneri Tecer, Kutlu Payaslı, Ela Altın, Semra Ersoylu, Muazzez Ersoy ve Seda Sayan gibi ses sanatçılarına sahnelerde yaylı tamburuyla eşlik eden bir Adanalı müzisyendir. Cumali Karataş
SİLAHLI MANZARA´YI KAÇIRMAYINIZ
SİLAHLI MANZARA´YI KAÇIRMAYINIZ
Oyunda "ordu tarafından kullanılması amacıyla, füze taşıyan insansız hava aracı tasarlayan bir mühendisin, mesleki sorumlulukları ve vicdanıyla giriştiği amansız mücadele" anlatılıyor.
ADANA´DAN BİR BİLGE ÖZGEN GEÇTİ
ADANA´DAN BİR BİLGE ÖZGEN GEÇTİ
“Sevgi Dolu Şu Gönlüm”, “Dediler Zamanla Hep Azalırmış Sevgiler”, “Unutur Sanma Sakın Bir Defa Seven Gönül”, “Sana Gönül Borcum Var Ödemek Kolay Değil”, “Susamış Topraklar Gibi Gönüller” ve “Seninle Buluşmamız Ne Kadar Güç Olsa da” gibi besteleriyle tanınan; birçok enstrümanı çalabilme ve enstrüman yapımı gibi renkli uğraşlarının yanı sıra koro şefliği ve yüksek öğrenimi döneminde ses yarışması birinciliğiyle dikkatleri üzerine çeken Bilge Özgen´in çocukluk dönemi Adana´da geçti. (Cumali KARATAŞ)
TÜRK TİYATROSU´NUN BÜYÜK KAYBI
TÜRK TİYATROSU´NUN BÜYÜK KAYBI
Türk Tiyatros´nun önde gelen sanatçılarından Engin Cezzar, uzun bir hastalık dönemimin ardından 82 yaşında yaşama veda etti
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
HAŞA MİN HUZUR
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
MÜZİSYEN BİR AİLENİN TEMSİLCİSİ ALİ CANBOLAT
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
İNSANI YÜCELTEN İZLER BIRAKTILAR
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
18 MART ŞEHİTLERİ ANMA GÜNÜ
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
21.12.2015 DEN 23.11.2016 YAZI VE RÖPORTAJLAR-5
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
İNANMAK BU OLSA GEREK.
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
Celal TOPKAN- CUMHURİYETİN 93. KURULUŞ YILDÖNÜMÜNDE ATATÜRK´Ü ANLAMAK VE KAVRAMAK
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
DEVLETLER VE İNSAN
Ahmet  DUMAN
Ahmet DUMAN
Medyanın Halleri
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
YOL AYRIMINDA, DÜŞÜNME ZAMANI…
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
AKP´NİN KORKUSU
Cihat OVALI-SPOR YORUM
Cihat OVALI-SPOR YORUM
OLMADI MI OLMUYOR
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
BÜYÜK TEHLİKE: SÜNNİ-Şİİ SAVAŞI
İlhan ALPER
İlhan ALPER
ARABESK
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
İnsanlığın Derinleşen Sosyal Sorunlarını Çözecek Olan İnsan Beyni mi? Yapay Zeka mı?
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
DEMOKRASİ VE YURTSEVERLİK
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
“ARTIK MECLİS VAR !”
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Celal Topkan
Celal Topkan
GELECEK SENİN DÜŞÜN VE ÖYLE KARAR VER
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
BAĞDAŞTIRMACILIK VE EĞİTİM
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
İNTİHAR BELGESİNİ YIRTAN MECLİSTEN ARDINDA İNTİHAR MEKTUBU BIRAKAN MECLİSE
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
GALİLEO GALİLE
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
ÇANAKKALE SAVAŞLARI DENİNCE, NEDEN AKLA İLK O GELİR?
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Takdir Senin Türkiye!
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
ZÜBEYDE HANIM
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
KÖMÜR TAŞIMA VE DAĞITIM İHALESİ
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
BASTON-STEPNE-CAN SİMİDİ
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
İHTİYARLAR PERİŞAN EDİLMESİN
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Bugün
9 °C
Cumartesi
8 °C
Pazar
11 °C
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2017-3/20/1347519475780.jpg