Av.Cemil DENLİ


UĞUR MUMCU


Kalemini, vicdanını, ruhunu satmamış, kirletmemiş, döneklik etmemiş yiğit gazeteci, kalpaksız Kuvayı Milliyeci Uğur Mumcu´nun alçakça öldürülüşünün üzerinden çeyrek asır geçti. Onu ilk kez Ankara Hukuk Fakültesindeki öğrenciliğim sırasında görmüştüm. İdare Hukuku Hocamız merhum Prof. Tahsin Bekir Balta´nın asistanı idi. Son görüşüm ise CHP.nin Adana İstasyon Meydanında yaptığı seçim mitingi sonrasında seçim otobüsünün Atatürk Parkı´nın köşesindeki kavşaktan geçişi sırasında oldu. Otobüsteydi ve görünce heyecanla el salladım, O da el salladı. Otobüs gözden kayboluncaya dek arkasından baktım. Mangal yürekli yiğidi son görüşüm olacağını bilemedim!..

Bu yazımda Ankaralı olmakla övünen Uğur Mumcu´nun bu gün de güncelliğini koruyan ve ibretle okunması gereken sözlerinden bir demet sunarak günümüz aydınlarına ben merkezci siyasetçilere sorumluluklarını anımsatmak istiyorum.

Uğur Mumcu diyor ki ;

?Biz yabancı sermayeye hizmet edenleri tanırız. Biliriz ki, bunlar, egemen sınıfların uşaklarıdır. Biz şeriatçıları izleriz. Biliriz ki, bunlar, bir geri düzenin özlemcileridir. Biz faşistleri gözleriz. Biliriz ki, bunlar emperyalizmin jandarmalarıdır. Korkakları, bildiklerini söyleyemeyenleri, yazamayanları anlarız. Biliriz ki, bu korkaklığın nedenleri vardır. Ama kendilerini tarafsız olarak tanıtanları tanımada güçlük çekeriz. Tarafsız aydın olmaz. Tarafsız aydın olmak kamu oyunu dolandırmaktır. ?

?Susmayı, kendi kabuğunun içine çekilmeyi, bir yaşam biçimi, bir kişilik simgesi olarak benimseyen insanlar vardır. Özgürlükleri ve silahları konuşmamaktır. Her adaletsizlik, onların eylemsizliğinden güç alır biraz da.?

?Baskıya boyun eğmeyen, gelen geçen yönetimlere maşalık etmeyen, içinde insanlık onurunu bir değişilmez hazine gibi saklayan insanlardır çağlarına e toplumlarına yakışanlar. Faşizmin utanç duvarlarına karşı birer ?fedai mangası´ gibi dövüşenler her toplumda, her dönemde, karanlığa karşı sıkılmış bir yumruk gibi uzanıp geliverdiler bu güne kadar. Açılan yumrukların içinden özgürlük güvercinleri uçtu havaya.?

?Gözlerin açıksa göreceksin, kulağın sağır değilse duyacaksın. Ellerin kesik değilse uzanacaksın.?

? Namuslu insanın, çevresindeki haksızlıklara karşı cesur olması, kendisine düşen bir namus borcudur. Namuslu aydın hep acı çeker. Daha da çekecektir. Fakat bir devrimcinin dediği gibi, İnsan şu veya bu biçimde ölebilir. Önemli olan sırtını düşmana dönük ölmemesidir..?

?Her ülkede, emperyalizme ve kapitalizme karşı başkaldıran namuslu aydınlar yirmibirinci yüzyılda dikilecek ?meçhul asker´ anıtlarının bronz taşlarıdır.?

?Korkak bin kere ölür, cesur bir kere ölür.?

?Halkın alınterini savunanlar, hiçbir korkunun yükü altında ezilmezler. Yabancı sermayeye, uluslar arası kapitalizme karşı dövüşenler, hiçbir ayıbın yüz kızartısını taşımazlar.?


Sevgili okurlar, yakın bir geçmişte yitirdiğimiz değerli sinema ustası Metin Erksan´ın ifade ettiği gibi :
?Türkiye Cumhuriyeti Devleti, beş yıldızlı otellerin lobilerinde cicili bicili giysiler içinde viskiler içilerek, ya da medrese bozuntusu binalarda Türkçe´den başka dilde zikirler edilerek kurulmamıştır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, kan ve atış içinde bütün dünya ile meydan savaşları yapılarak bin bir zorluk ve yoksulluk içinde kurulmuştur.?

Böylesine benzersiz destansı bir kuruluşu olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti´nin yurttaşları olmanın büyük bedeli ve sorumluluğu vardır. Şimdi bu sorumluluğun gereğini yerine getirme ve bedel ödemenin; . ?Mustafa Kemal´in askerleriyiz!? sloganını salonlarda birbirine bakarak atmaktan vazgeçip, sözde değil, özde Mustafa Kemal´in askerleri olmanın zamanıdır. Aymazlık, bilisizlik ve ihanetler sonucunda gelinen durum elim ve vahimdir. Yapılması gerekenler Devletimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk´ün buyruk ve söylevlerinde vardır:

Birinci buyruk Gelibolu Anafartalar´daki Kemalyeri Şehitliği´nin yazıtında kazılıdır:
?Benimle beraber burada muharebe eden bütün askerler kesin olarak bilmelidir ki, bize verilen namus görevini eksiksiz yapmak için bir adım geri gitmek yoktur. Uyku, dinlenme aramanın, bu dinlenmeden yalnız bizim değil, bütün ulusumuzun sonsuza kadar yoksun kalmasına neden olacağını hepinize hatırlatırım.?

İkinci buyruk ?Büyük Söylev?dedir.
?Bir gün İstiklal ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen vazifeye atılmak için içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkan ve şerait çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. Bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen; Türk İstiklal ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!?

Yazımı Uğur Mumcu´nun ?Kuvayı Milliye?yi tanımlayan sözleriyle bitirmek istiyorum:
?Kuvayı Milliye, Ulusal Kurtuluş Savaşı´nda işgalci emperyalist ordularına karşı savaşan, Türkü, Kürdü, Lazı, Çerkezi, Arabı ile bütün etnik gurupları kapsıyordu. Bugün Kuvayı Milliyeci olmak, halkı sivil örgütler ve partiler eliyle örgütlemek ve bütün etnik guruplar arasında ayırım gözetmeksizin aynı yurdun insanları olduğumuz bilincini yerleştirmek ve bu ortak bilinç ile çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmak demektir.?

Şimdi yeniden ?Kuvayı Milliye? zamanıdır ve Kuvayı Milliye´yi destanlaştıran Büyük ozan Nazım Hikmet´in dizeleriyle Mustafa Kemal´in askerlerine çağrımdır:

? İşte:
Şu güneşten düşen ateşte
milyonlarla kırmızı yürek yanıyor!
Sen de çıkar göğsünün kafesinden yüreğini
şu güneşten düşen ateşe fırlat;
yüreğini yüreklerimizin yanına at!?


Saygılarımla.
Avukat Cemil Denli



YAZARLAR

  • Cuma 27.9 ° / 16.7 ° Açık hava
  • Cumartesi 28.7 ° / 16.4 ° Açık hava
  • Pazar 27.2 ° / 16 ° Bulutlar
  • BIST 100

    1.469%0,91
  • DOLAR

    9,5812% 0,85
  • EURO

    11,1635% 0,76
  • GRAM ALTIN

    553,22% 1,47
  • Ç. ALTIN

    912,813% 1,47