Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe


Üç Yanlış Bir Doğruyu Götürür mü?

Can UĞURATEŞ 


Üç yanlış bir doğruyu götürür kuralı artık alışkanlık haline gelmişve hemen her sınav için de benimsenmiş durumda. Bu uygulamadan güdülen maksat, sınava giren bireyin, sadece bildiği soruların cevabını vermesini sağlayarak, bilmeden verilen doğru cevapların önünü kesmek. Yani şansı ortadan kaldırmak. Peki, bu kural yaşam sürecine uygun konumlanmaya çalışılırsa, ortaya nasıl bir sonuç çıkar? Yani, insanların yaşam süreçlerinde yaptığı yanlış olarak değerlendirilebilecek davranış şekillerinin sonuçlarıyla ortaya çıkan olumsuz getirileri, doğru yapıldığı kabul edilen davranış şekillerinin olumlu getirilerini ortadan kaldırır mı? Şans faktörü tamamen ortadan kaldırılmalı mı?

Her konuda doğru olan, önce şansa yönelmektense, bilgiyle hamle yapmak olmalı. Şansı mümkün olduğunca ortadan kaldırarak, bilgiye güvenle eylemsellik, birçok sosyal konuda da doğru davranış şekli olarak ortaya çıkar. Öyle ilginç durumlar da vardır ki şansa da ihtiyaç duyulur. Ancak yine de temel unsur bilgidir. Şans bir tarafın detayları iyi görememesinden kaynaklanır ki detaylar her durumda önemlidir. Sonuç: Bilgi esastır. 

Toplumun sosyal yapısı içinde önemli bir gerçek var. Bu gerçek, bireysel bazda tekrarlanan olumsuz ya da toplumca yanlış, çirkin, kötü olarak anlamlandırılan davranış şekillerinin,bireyin daha önceki olumlu, iyi, güzel davranış şekillerini en azından perdelediğini gösteriyor. Bu kanı, bireyin daha önceki davranış şekillerinin ışığında algılanan karakter analizinin etkisine göre değişkenlik gösterirken, şüpheleri de beraberinde getiriyor ki bu şüphe algısının sonuçlarının bireye yansıması, neredeyse,bireyin hayatını tamamen değiştirecek seviyede etki yaratabiliyor.

Bireyin davranış şekillerinin topluma yansımasında, ortaya önce güven kavramı çıkıyor. Toplumsal değerler veya genel kurallara uygun davranış sergilemektense, bulunulan toplumsal yapıda yanlış, kötü, fena, çirkin kavramlarıyla tanımlanan davranış şekilleri veya eylemsel sonuçlar ortaya konuluyorsa, ilgili hakkında genel algı da doğrudan olumsuza dönüşüyor. Yani, yanlışların sayısı kati olarak belirli bir oranda olmasa da genel olarak, bir perde görevi göreceği realitesi ortaya çıkıyor.

Yönetimsel aktivitelerde, hedef kitleler ya da bireylerce yapılan yanlışları göz ardı etmek mümkün değil ve yapılan yanlışlar bireye olumsuzluklar halinde yansıtılır. Unutulmamalıdır ki bulunulan ortamda öyle görünmese de bazı gözler mutlaka takipte ve kayıt altındadır. Yanlış yapıldığında,gösterilen doğrudan tepkiyle bu yanlışın düzeltilmesi esasken, çoğu ortamda, bazı yanlışlar mazur görülüyor izlenimi ortaya çıksa da basit yanlış ve hataların devamlılığı göz ardı edilmeyecek ve devam eden süreçte birey mutlaka, bir şekilde olumsuz tepkiyle karşılaşacaktır.

Doğru olan, yanlışı yapıldığı anda düzelterek, buna müsamaha gösterilmeyeceğini kati olarak belirtmektir. Böylelikle her birey kendini kurallara angaje ederken, yönetimsel etkinliği üzerinde hissedecektir.Yapılan yanlışların, bireyin bulunduğu ortamdaki yerini, mevkiini zedelemesi normaldir. Yapılan yanlışları düzeltmek ve yanlış yapmayı önlemek de aynı zamanda yönetimsel bir görevdir. Sosyal toplum yapısı kendiliğinden gelişen şartlarla kademelenirken, ortaya oldukça çeşitli ve katı olarak tanımlanabilecek kurallar çıkar. Bu kuralların uygulanma etkinliği ise toplumsal baskıyla gerçekleşir ki bu önemli bir caydırıcı güçtür.

Evet tam olarak üç olmasa, bu konuda belirli bir rakam verilemese de sosyal yapıda da yanlışlaristerkânunsal zorunluluklar ister toplumsal baskılarla olsun, bir süre sonra ve devamlılıkta doğruları ortadan kaldırır.

 



YAZARLAR

  • Salı 22.1 ° / 14.7 ° kırık bulutlar
  • Çarşamba 19.9 ° / 9.1 ° Hafif yağmur
  • Perşembe 16.5 ° / 8.1 ° Açık hava
  • BIST 100

    1.809%0,00
  • DOLAR

    12,7369% -0,62
  • EURO

    14,4521% -0,12
  • GRAM ALTIN

    735,65% 3,17
  • Ç. ALTIN

    1213,8225% 3,17