Prof. Dr. Özer OZANKAYA


TÜRK SİYASAL YAŞAMINDAKİ MAFYA SOYSUZLAŞMASINI DA ATATÜRK DÜŞÜNCESİ YENECEKTİR!

ATATÜRK'ÜN DEMOKRASİ DERSLERİ IŞIĞINDA TÜRK SİYASAL YAŞAMINDA MAFYA SOYSUZLUĞUNUN ETKİNLEŞMESİNİN ANA NEDENLERİ VE ÖNLENMESİNİN TEMEL YOLU!


Türk siyasal yaşamında “paragözlülük” mafyacılığa yol açmış bulunuyor; oysa mafyacılık demokrasinin yıkılması demektir.

Bir an önce demokratik seçimler yapılarak Türkiye Büyük Millet Meclisi Cumhuriyetimizin kuruluş ilkelerini yeniden yürürlüğe koymalıdır.

Ülkemizde kimi siyasetçilerle kimi yüksek kamu yöneticilerinin soygunculaşmasının yolu, Turgut Özal'ın tüm ulusun gözleri önünde söylediği “Benim memurum işini bilir!” sözlerinin yarattığı "hava"yla açılmıştır.

Böylesi bir yoz siyasal kültür iklimini olağanmış gibi algılatan bu sunuşa, para düşkünlerinin iştahını arttıran yüksek milletvekili maaşları ve “kıyak emeklilik” denilen milletvekili emekliliğinin de eklenmesi, yakınılan bu açık ve büyük siyasal ahlak bozulmasının ikinci başlıca nedeni olmuştur kanısındayım.

Yine bu ortamın yol açtığı yıkıcı siyasal ahlak bozulmasının üçüncü temel etkeni de, yazılı ve görsel basın araçları sahipliğinin mesleği yazarlık olanların elinden çıkıp işadamlarının ellerinde toplanması üzerine, basın-yayın patronluğunun, genel yayın koordinatörlüğünün ve köşe yazarlığının büyük servetler sağlayan bir "iş"e dönüştürülmesi olmuştur.

AKP iktidarı döneminde ise bütün bu olumsuzluklar tavan yapmıştır.

Oysa Cumhuriyetimizin kuruluşunda Türk siyasal kültürüne nakış gibi işlenen özgürlük ve özellikle de basın özgürlüğü anlayışı, böyle yıkıcı etkenlerden devletimizi, ulusumuzu ve yurdumuzu sakınma bilinci üzerine kuruluydu.

Siyasal iktidara gelişlerini Atatürk ve Cumhuriyet kurumlarımıza borçlu olmalarına karşın, Atatürk'e ve Cumhuriyetimizin, yani demokrasimizin kurucu ilkelerine karşıtlık sergileyen siyaset insanlarının hiçbirisi, bırakın böyle düşünceleri anlatıp savunmayı, Atatürk'ün aşağıda örneklerini verdiğimiz, başta eğitim kurumları olmak üzere tüm kamuoyu ortamlarında ulusumuza sunduğu demokrasi düşüncelerine de ne saygılı olup uygulamışlar, ne de ulusumuzca ve özellikle yeni kuşaklarca öğrenilmesine olumlu bakmışlardır.

Ama Atatürk, bu çıkarcı siyasetçileri ve onların içerdeki ve dışardaki destekçilerini, davranışlarının utanç vericiliğini tüm ulusun anlamasını sağlayarak sürgit yenilgiye uğratacak sağlamlıkta siyasal, ekonomik, düşünsel, kültürel temeller atmıştır.

Atatürk'ün dediği gibi "Düşünceler topla, tüfekle, baskı ve ezinçle yok edilemez. Ulusal egemenlik (demokrasi düşüncesi, Ö.O.) öyle bir ışıktır ki, onun karşısında taclar, tahtlar batar, yok olur. Ulusların tutsaklığı üzerine kurulu bütün yapılar yıkılmaya yazgılıdırlar."  

İşte son otuz yıldır artan bir yoğunlukla kirlenip mafyalaşmaya yüz tutan Türk siyasal yaşamını kurtarıp arıtacak güçteki düşünsel temelleri   yine Atatürk'te buluyoruz.

Bu temelleri özetle paylaşmak üzere önce Atatürk'ün 1924'te Türk Kurtuluş Savaşı'nı zafere ulaştıran düşüncenin "demokrasi yani ulus egemenliği" düşüncesi olduğunu vurgulayan uyarısını özetle aşağıya alacağım. Sonra da tüm eğitim kurumlarında okutulan ve genel olarak ulus bireylerine sunulan YURTTAŞ İÇİN MEDENİ BİLGİLER adlı, 1929 tarihli kitabındaki bu konuya ilişkin düşüncelerinden  örnekler vereceğim.

Bu düşünsel temeller üzerinde, 84 milyon yurttaşın içten güven ve sevgisini kazanmış olan Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyetini ne iç, ne dış hiçbir gücün yenemeyeceğini, "Türkiye Cumhuriyeti'nin sonsuza değin şan ve şerefle yaşayacağını" pek yakında "sömürgen" düşmanlarına da bir kez daha kanıtladığı görülecektir. 

ATATÜRK'ÜN CUMHURİYETİN ÖZGÜRLÜK TEMELLERİNİ ANLATAN YENİLMEZ DÜŞÜNSEL İLKELERİNDEN SEÇMELER

"Ulusal egemenlik ilkesine dayalı temsili bir hükümette kamuoyu büyük bir yer tutar. Basın .. özgürlüğü olmadan ve kamuya ilişkin işler hakkında geniş bir eleştiri alanı bırakılmadan, kamuoyu görevini yerine getiremez.

Ulusal egemenlik ve temsili hükümet düşüncesinin yayılması ve yükselmesi, ancak kamuoyunun etkinliği ile olanaklıdır.

“Kamuoyu ulusun içinde taşan bir değişken düşünceler denizidir. O denizde türlü akımlar, türlü tartışma dalgaları ortaya çıkarır. Kamuoyu ruhsal bir dünyadır. Orada akışan düşünce mücadelesi, dikkatli gözlerden gizli kalmaz.

Bu nedenle kamuoyu düşünsel bir dünya olmuştur ki, bu dünyada kamuya değgin işlerin eleştirisi şu nitelikleri gösterir:

* “Eleştiri ve tartışma bütünüyle özgürdür. Bu özgürlük herkesçe, hiç kimsenin etkisi olmadan kendi                         kendine kullanılır. Hükümeti ve Meclisi dikkatli bulunduran eleştiri özgürlüğüdür.

*  “Kamuoyunun eleştiri özgürlüğü, başlıca birçok yayın ile olur.”

* “Yayın, yolsuzlukları önler ve hükümet araçlarını, görevlerini doğru yapmak zorunda bırakır. Yayın en                 etkili denetim araçlarındandır. Bu noktada, eleştirinin kolay, ama yapmanın güç olduğu gerçeği                            unutulmamak gerekir.”

* “Onun için Kamunun iyiliği düşüncesi, her türlü eleştirilere ve tartışmalara her zaman üstün ve temel                        tutulmalıdır. Savunulan düşünceler, kamunun iyiliği adına ortaya atılmalıdır. Bu düşünce çıkış noktası              olunca, eleştiri ve tartışma devletin de iyiliği adına yapılmış ve yurttaşların toplumsal ve siyasal                             eğitimlerini yükseltmeğe hizmet etmiş olur.”        

* “Kamuya ilişkin işleri eleştirme özgürlüğü, hükümet ile ulus arasında bir anlaşma ortamı oluşturur.                    Hükümet, yayın yoluyla kamuoyunu anlar ve yeri geldiğinde gerekli olan belgelerle onu aydınlatır.”

* “Basın, düşünceleri ortaya atmak ve yayınlamak için gerekli olan araçlardır. Siyasal düşünceleri de üreten                       basındır.”

* “Basının siyasal düşünceler üretmedeki payı, çok daha başka niteliktedir. Çünkü siyasal düşünceleri ortaya     atan, her zaman siyasal kümeler ve kesimler gibi düşünce dernekleridir.”

* “İyice bilinmek gerekir ki gazeteler okul kitapları değildir. Aşağı insanların para ile yaptırdıkları basın                        mücadeleleri vardır. En bayağı yalanları yaymada basının kullanıldığı olmuştur. Basın ve düşünce                             özgürlüğünün karşılaştığı başka tehlikeler de vardır.”  

* “Basının ve dahası düşünce derneklerinin siyasal ya da iktisadi gizli amaçlara araç olmasından korkulur.            Basının para ile satın alınabilmesi, uluslararası yüksek para dünyasının basın üzerinde gizli etkisi ya da            yalnızca yabancı devletlerin örtülü ödeneklerinin etkisi, işte bunların kamuoyunu aldatıp yanıltmasından                 gerçekten korkulur.”

"Ama özgürlükten çıkacak bu kötülükler hiç de çözümsüz değildir. Önce basın özgürlüğüne meşru bir sınır              çizilir.”

“İkinci olarak gazeteler özel bir örgüt kurarak, bununla kendi üzerlerinde ahlaki bir etkide bulunurlar.”

“İlk zamanlarda bir işten başka bir şey olamayan gazetecilik, toplumsal bir kurum durumuna gelebilir.”

“Bundan başka halkın düşünsel ve siyasal eğitimi de bir güvencedir. Halk birçok gazeteleri okumağa ve                      onları birbirleriyle denetlemeğe ve gazeteci yalanlarına inanmağa alışırlar.”

“Bütün bunların üstünde, her şeyin açık olması dolayısıyla, iyi niyetin gelişeceğini ve yaşamsal sorunlar             üzerinde iyi niyet sahibi insanların her zaman çoğunlukta olacaklarını kabul etmek uygun olur.”

“Çünkü "her zaman dünyanın yarısını ve bir zaman dünyanın hepsini aldatmak olanaklıdır. Ama bütün dünyayı her zaman aldatmaya olanak yoktur."

* “Basının tam ve geniş özgürlüğü iyiliğe kullanması konusunun nazik olduğu belirtilmeğe değer. Her türlü            yasal sınırlamalardan önce, bir kalem sahibi bilime, gereksinimlere ve kendi siyasal anlayışlarına olduğu                     kadar, yurttaşların haklarına ve ülkenin –her türlü özel düşüncelerin üstünde olan– yüksek yararlarına da              dikkat ve saygı göstermek manevi zorunluluğundadır. Bu zorunluluktur ki genel düzeni sağlayabilir.

“Gerçi basın özgürlüğünden ileri gelecek kötülükleri ortadan kaldıracak etkin araç, asla geçmişte olduğu             gibi basın özgürlüğünü bağlıyan bağlar değildir. Tersine, basın özgürlüğünden doğacak sakıncaları giderme             aracı yine basın özgürlüğünün kendisidir."

 ---------------------------------------------

Kaynak: YURTTAŞ İÇİN MEDENİ BİLGİLER - ATATÜRK'ÜN DEMOKRASİ DERSLERİ, (Özleştiren ve yayına hazırlayan: Ö. Ozankaya, ADD Yayını)

 

 

 

...

 



YAZARLAR

  • Cumartesi 40.6 ° / 24.4 ° Açık hava
  • Pazar 40.8 ° / 24.5 ° Açık hava
  • Pazartesi 42.6 ° / 24.4 ° Açık hava
  • BIST 100

    1.393%0,09
  • DOLAR

    8,4445% -0,13
  • EURO

    10,0553% -0,13
  • GRAM ALTIN

    491,08% -1,23
  • Ç. ALTIN

    810,282% -1,23