Prof. Dr. Süleyman BOZDEMİR


KÖY ENSTİTÜLERİNİN KURULUŞUNUN 81.Cİ YILDÖNÜMÜNDE (2)


 CUMHURİYET’İN YARIM KALMIŞ EĞİTİM DEVRİMİNİN SONUÇLARI ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

               Halk cahil de okumuşlar ne okumuş, ne kadar okumuşlar? Coşkun Telciler, “Herkese Bilim Teknoloji Dergisinin” 3 Kasım 2017 sayısındaki yazısında bu sorunun yanıtını çok güzel bir biçimde veriyor.1727’den Harf Devrimi’nin yapıldığı tarihe kadar basılan kitap sayısı yaklaşık 22 bindir. Bu kitabın 7 bini, II. Abdülhamit döneminde basılmış. Oysa Osmanlı’da matbaanın kurulduğu tarihe kadar Avrupa’da basılan kitap sayısı bir milyar dört yüz milyon kadardır. 1928 Harf Devrimi’nin yapılmasından 1938 tarihine kadar geçen on yılda yeni Türk Alfabesiyle basılan kitap sayısı, Osmanlı’nın 300 yılda yayımladığı kitap sayısına eşittir.

          Şimdi okumuş, kültürlü, birikimli Osmanlı halkının yılda kaç kitap okuduğuna bakalım. 300 yılda 22 bin kitap okuduğunu var sayarsak yılda ortama74 civarında bir kitap okumuş olmaları gerekir. Bu okumuş takımının çok büyük bir kısmını gayrimüslimler oluşturmaktaydı. Bu durumda Türklerin okuduğu kitap sayısı devede kulak bile değil. Hani eski yazıdan yeni yazıya geçince bir gecede cahil bırakıldığı iddia edilen halk, Osmanlı döneminde yılda sadece yetmiş dört kitap okuyarak cahil olmadığını mı göstermiş(!). Yani padişahların, vezirlerin, aydınların, bürokratların ve diğer kesimlerin, bir yılda okuduğu kitap sayısı 74. Bunların hepsinin de kitap okuduğu kuşkulu! Çünkü Türkler içinde kitap okuyanlar daha ziyade subaylar, doktorlar ve üniversite öğrencileri olduğu biliniyor.

            İşte “Harf Devrimi” böylesine kültürlü, okumuş, kitap kurdu(!) olmuş bir kitleyi cahil bırakmışmış! Sanki ülkede kütüphaneler var ve içi kitap dolu da, yeni yazıya geçince halkımız onları okuma zevkinden mahrum kaldı! Yalanın bu kadarı da olmaz dedirtiyor bu sahtekârlar! Osmanlı döneminde İkinci Meşrutiyet’e kadar ülkede açılmış tek bir kütüphane olmadığını biliyor musunuz?

            Bu gerçekler ortadayken, birtakım gerçek dışı sözlerle harf devrimi aracılığıyla Atatürk’ü suçlamak vicdana da akla da sığmaz. Bunu yapanlar gaflet, delalet ve hatta hıyanet içindedirler. Asıl yapılması gereken, Osmanlı’nın Türklere yaptığı zulüm ve hıyaneti ve yüzyıllarca halkımızı okuryazar yapmayarak uygarlık ışığından, bilim ve teknolojiden neden yoksun bıraktığının sorgulanmasıdır.

          İşte tüm bu nedenlerden dolayı, yapılan yenileşme çabalarında bu durumlar büyük sorunlar yaratıyordu. Tanzimat dönemindeki yenileştirme hareketleri de, eğitimde kaybedilen zamanı telafi etmede çok yetersiz kalmış ve eğitimde belirli bir amaç, felsefe ve ilkeler belirlenememiş,  birlik sağlanamamıştır. Her şeye rağmen Cumhuriyet’in ilk yıllarında, Tanzimat döneminde yetişen aydınlardan çok yararlanıldığı görülür. Cumhuriyet eğitim devriminin gerçekleştirdiği olağanüstü başarılara da saygı duyalım. Cumhuriyet döneminde verilen eğitime ve ulaşılan başarıya baktığımız zaman bunu daha iyi görüyoruz.

(devam edecek)



YAZARLAR

  • Cuma 24 ° / 11 ° Parçalı bulutlu
  • Cumartesi 26 ° / 11 ° Bulutlu
  • Pazar 28 ° / 15 ° Bulutlu
  • BIST 100

    1.408%-0,10
  • DOLAR

    8,0148% 0,09
  • EURO

    9,6246% 0,19
  • GRAM ALTIN

    454,74% 0,98
  • Ç. ALTIN

    750,321% 0,98